Yengemin Kardeşi Aslı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yengemin Kardeşi Aslı
Merhabalar, öncelikle kendimden bahsediyim adım deniz 21 yaşınayım profil resmimden gördüğünüz gibi yargıya açık birisiyim.. Aletim kalın ve damarlıdır.Liseye gittiğim dönemin sonunda işlerimiz nedeniyle sürekli olarak amcam da kalıyordum her gece o yengemin inlemeleri yok mu sikimi patlatırcasına kaldırmaya yetiyordu.. Yılbaşı yaklaşıyordu.. yengemin kardeşi aslı memleketlerinden gelmişti. Aslı 1.68 boylarında oldukça güzel ve ateşli bir kız tam bir esmer güzeli. Amcam Aslıyla gitmemi söyledi bizde bir kaç arkadaşımla bir bar da eğlenceye gittik yemeğimizi yedik içkilerimizi içtik fakat çok bir muhabbet konusu yoktu çünkü hiç tanımıyorduk birbirimizi alkolun verdiği etkiyle dans ediyorduk hepsi bu aslı 24 yaşındaydı buarada daha sonra Aslı daha çok yakınlaşmaya ve benim gözlerimin içine bakaraktan dans ederken beni daha çok tahrik etmeye başladı. Dayanamıyordum ve dudağına yapıştım karşılık verdi çok şaşırmıştım daha sonra 40 yıllık sevgililer gibi yeni yıla girdik ama çok azmıştım saat 2:30 gibi mekandan ayrılmak zorunda kaldık ve doğruca kendimizi otele attık… Yengemin kardeşi ne de olsa inlemeye başlıyordu dokundukça (genetik sanırım) üzerinde ki gece elbisesini yukarı sıyırdım ve duvara yaslayıp amını yalamaya başladım yeni traş etmişti harikaydı.. Daha sonra diz çökerttim ve aletimi ağzına verdim o vakumlarına 2 dk dayanamadan şiddetli bir şekilde ağzına boşaldım.Hepsini yuttuktan sonra tuvalete gitti temizlendikten sonra odaya geri geldi sigara yaktık biter bitmez sigaram dudaklarına yapıştım göğüslerine doğru indim ve emmeye başladım inanılmaz bir kadındı çıldırıyordum onu hayal ederken yatağa yattık hemen üzerime çıktı ve gökyüzüne zıplıyormuşcasına tepinmeye başladı bu arada o güzel göğüslerini avuçluyordum.Sonra domalttım o sulanan amına bir güzel vurmaya devam ettim ve içine boşaldım. Yorgun düşmüştüm ama alkolun verdiği etkiyle sikim inmek bilmiyordu.Hemen agzına verdim ıslattı bir kerede bu şekilde arkadan siktim.Aslı o gece inlediği kadar hiç inlememiştir heralde ben de yorulduğum kadar,o günden sonra pek görüşmedik buna da özen gösterdik duyulursa kötü olurdu..Bundan 6 ay sonra bayramda bizim evdelerdi bana yaptığı çocuk muamelesi yok mu annemin yanında çok inandırıcı oluyor… Ama kimse biilmiyor o çocuğun bu kadını nasıl becerdiğini 🙂

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm
Saat kaçtı bilmiyorum. Dış kapının açılma sesi ile uyandım. Yarı uykulu, yarı uyanıktım. O sırada karım da uyanmıştı. Derken içerden kızların sesini duyduk, teyzelerinden dönmüşlerdi. Küçük kız Esra, “Anne, neredesin?” diye sesleniyordu. Yatak odasının kapısı kapalı idi en azından, yoksa bizi çıplak halde uyurken görebilirlerdi. Karım büyük bir korkuya kapılmıştı, “Geldim kızım, geliyorum!” diyerek yataktan fırladı ve alel acele üzerini giyinerek odadan çıktı. Ben de üzerimi giyinip kendimi toparladım…

Odadan çıktığım zaman Özge’nin bakışları ile karşılaştım. O evde yokken ne yaptığımı biliyordu ve annesini kıskanıyordu. Salona girdiğimde, kızlarla beraber teyzeleri Zarife de gelmişti. Zarife beni görünce kıpkırmızı oldu. Karım da onun yanında kızarmış bir suratla oturuyordu. Bense hiçbir şey olmamış gibi davranıyordum. Eve girdikleri zaman bizim yatak odasında ne yaptığımızı tahmin etmişti. Zarife, “Kızlar beni zorla getirdi valla!” dedi, sanki geldiğine pişman olmuş gibi. Bana bakmamaya gayret ediyordu.

Zarife 40’lı yaşlarda, karım gibi türbanlı bir kadındı. Kardeşinin, yani karımın bir kopyası gibiydi. Ama biraz daha kilolu idi. Oturduğu zaman üzerindeki bluzunun altından göbeği belli oluyordu. Koca memeleri de karnının üzerine düşüyordu. Eteği kalçalarını sıkmıştı. Yüzüne makyaj yapmıştı. Annem Zarife için ‘Zilli!’ derdi. Ne demek istediğini daha sonra anlayacaktım. Kocası çalışmak için başka şehre gitmişti. Bir oğlu vardı ve başka bir şehirde üniversite okuyordu. Zarife ise evde kaynanası ile beraber oturuyordu.

Akşam hep birlikte yemek yedik. Karım ablasını bırakmak istemiyor, “Zaten kaynananla kalıyorsun, bir gece de ben de kal!” dedikçe, Zarife gitmekte ısrar ediyordu. Buna rağmen geç saatlere kadar oturduk. Vakit epey ilerlediği için Zarife’yi ben eve bırakacaktım. Zarife’yle evden çıktık. Evi bizim evden arabayla 10 dakika çekiyordu. Gecenin ilerleyen bir saati olduğundan yollar tenhaydı. Zarife, “Enişte size de ayıp oldu, öyle vakitsiz geldim. Yeni evlisiniz sonuçta!” dedi. Bunu söylerken kızardığını gördüm. “Yok, olur mu öyle şey!” dedim. Zarife evdeki suskunluğunu atmış, dili yavaş yavaş açılmıştı. Hatta biraz işi gevezeliğe dökmüştü…

Bana kocasını şikâyet etmeye başlamıştı. “Kaç zamandır dışarda, eve uğradığı yok, çalışıyorum diye gitti, fakat yeteri kadar para göndermiyor. Çocuk param bitti diye beni arıyor, ne yapacağımı bilmiyorum. Zaten kaynanam ayrı bir dert!” diye anlatıyordu. Çok sıkıntılı olduğu belliydi. Arabayı yol kenarına çektim. Cüzdanımı çıkarıp bir miktar para verdim. İtiraz ediyor, almak istemiyordu. Ama ben çok ısrarcı olunca aldı. Bana çok teşekkür ediyordu. Parayı borç olarak aldığını, geri ödeyeceğini söylüyordu. O sırada göz ucuyla ona bakıyordum. Emniyet kemeri memelerinin arasından geçiyordu. Üzerindeki krem renkli pardesüsüne rağmen belli olan dolgun memeleri bu şekilde gözüme daha da büyük görünüyordu.

Zarife, “Kardeşim iyi kadındır. Seni mutlu eder. İyi kadınlık yapar. Sana bir erkek çocuk doğurmak istiyor!” dedi. Ben bir süre sessiz kaldım. Neden böyle konuştuğunu anlamaya çalışıyordum. Aklıma annemin Zarife hakkında söylediği söz geldi, Zarife gerçekten zillinin biriydi, yoksa neden bana bunları söylesin ki. Cesaretimi toplayıp, “Peki sen iyi kadınlık ediyor musun?” diye sordum. Sessiz kalmıştı. Evine gelmiştik. İnerken ona, “Bir arkadaşım işyerine, yemek ve temizlik için bir kadın arıyor. Çalışmak istersen eğer bana haber ver!” dedim. Zarife de, “Haber vermeme gerek yok, hemen başlayabilirim!” dedi. Ben de, “Tamam o zaman, yarın akşamüzeri benim işyerime gel!” dedim. “Gelirim!” diyerek sevinçle indi arabadan.

Ertesi akşamüzeri Zarife dediği gibi benim işyerime geldi. Özge ile bir süre oturdular. Çıkarken Özge’ye, “Ben teyzeni bir arkadaşın işyerine götüreceğim, sen taksiyle eve dönersin!” diyerek para verdim. Karımı arayıp durumu anlattım. Sonra da Zarife ile birlikte arabama atladık. Zarife iş görüşmesine gidiyor diye çok heyecanlıydı. Güzel görünmek için makyaj yapmış, gözlerine boya sürmüştü. Üzerine çiçekli, uzun ve bol bir etek, uzun kollu bir bluz giymişti. Bluzun üzerinde de dizlerinin üzerine gelen şeffaf bir hırka vardı. Ayağında da topuklu ayakkabıları. Başını parlak çiçekli bir türbanla bağlamıştı. Emniyet kemeri yine memelerini belli ediyordu. Onu bu akşam iş görüşmesine götürdüğümü sanıyordu, ama ben onu sikmeye götürüyordum!

Bir apartmanın önüne geldik. Burası benim bir arkadaşın eviydi, evlenmeden önce sikmek için anlaştığım kadınları buraya getiriyordum. Arkadaşım şehir dışındaydı, anahtarı her zaman ben de olurdu. Zarife ile birlikte merdivenlerden 2. kata çıktık. Ben anahtarla kapıyı açtım ve içeri girdik. Zarife burasının bir ev olduğunu görünce, “Ben arkadaşının işyerine gideceğiz sanmıştım?” dedi. Etraf biraz dağınıktı. Zarife’ye, “Senin işe girmene gerek yok. Bana kadınlık yapman yeterli, ben sana maaşını öderim!” dedim. Zarife anlamsızca yüzüme bakıyordu. Ama yavaş yavaş anlamıştı olayı. Ben ona yaklaştıkça kendini geri çekiyordu. Geri geri giderken ayağı takıldı ve kanepenin üzerine kıç üstü oturdu. Fırsat bu diyerek yanına oturdum hemen. Yavaşça yanına yanaştım, gözlerim sürekli gözlerindeydi. “Çok güzel bir kadınsın, kocan çok şanslı, ama seni ihmal ediyor!” dedim. İyice yanaşarak yanaklarından öpmeye başladım. Zarife ise fısıltıyla, “Yapma ne olur! Bu yaptığın doğru değil!” diyordu. Aslında bu sözlerinin ‘Devam et, sik beni!’ demeye geldiğini biliyordum. Tüylü yanaklarını, çenesini vakum gibi içime çekiyordum.

Yanaklarından öperken, elimi memelerine attım. Bluzu ve hırkası ince olduğundan altındaki dolgun memelerini kolayca hissediyordum. Bluzun altından elimi içeri sokunca çıplak karnına değen elim onu biraz irkiltti. Elimi sutyenin içine sokmuş memelerini hamur gibi yoğuruyordum. Memeleri karımınkinden daha büyüktü. Meme uçları da iriydi. Meme uçlarını parmaklarımla sıkmaya başladım. Zarife inlemeye başladı. Memelerinde gezinen elimi tuttu, gözlerini kapatmış derin derin nefes alıyordu. Yanaklarından, dudaklarından öpüyordum. Elimi memelerinden çektim, elimi bırakmak istemiyor gibiydi. Onu ayağa kaldırdım ve içerideki yatak odasına götürdüm.

Burada daha önce pek çok kadını para karşılığı sikmiştim. Yatağı biraz toparladım. Zarife’yi yatağa uzandırdım, ben de yanına uzandım. Yine yanaklarından öpmeye başladım. Elimi eteğinin içine sokarak kalçalarını okşamaya başladım. Ayağına çorap giymemişti. Dolgun kalçalarında gezinen elime alınmamış tüyleri geliyordu. Ama bu akşam Zarife’yi mutlaka sikecektim, başka yolu yoktu bunun. Eteğini yukarı doğru sıyırdım ve bu sefer kalçalarını öpmeye başladım. Onları öpüyor, emiyordum. Bu sırada Zarife de saçlarımı okşuyordu. Bacaklarını iki yana iyice açmıştı. Bembeyaz kalçaları gün yüzü görmemişti. Kasıklarına yaklaştıkça nefes alıp verişi hızlandı. Amındaki alınmamış kılları pamuklu beyaz külotunun kenarlarından belli oluyordu. Kasıkları da yine öyle bir miktar kıllıydı.

Külotunu lastiklerinden tutarak sıyırdım, bacaklarından çıkardım. Bacaklarını iki yana iyice açınca, oldukça kıllı, kararmış amı ortaya çıktı. Am dudakları etli ve büyüktü. Amı sulanmıştı. Am dudaklarına yumuldum, onları deli gibi emiyor, ısırıyordum. Amının içine dilimi soktukça Zarife yeniden inlemeye başlamış, saçlarımı çeker olmuştu. Zarife’nin amının kılları ağzıma, dilime batıyor; ayrıca amından gelen ter kokuları beni çileden çıkarıyordu. Ama daha önce böyle etli am dudakları görmediğimden, onları yalayıp emmeden bana rahat yüzü olmayacaktı. Doğruldum, o sırada kumaş pantolonumun önünün ıslandığını gördüm. Yarağım sertleşmiş, ama tam kalkmamıştı..

O anda aklıma birşey geldi, mutfağa doğru gittim. Buzdolabı açtım. Tam aradığım gibi bir şeyi buldum. Bir miktar dondurma vardı. Paketi alıp, bir kaşıkla içeri girdim tekrar. Zarife elimdekine bakıp, “Dondurma mı yiyeceğiz?” diye sorunca, “Evet, böylesini hiç yememişsindir!” dedim. Soyundum ve çıplak kaldım. Zarife o esnada yarağımı gördü, gözleri sürekli yarağımdaydı. Paketi açtım, kaşıkla amının üzerine bir miktar dondurma koyunca, Zarife birden irkildi. Soğuk dondurma onu irkiltmişti. Ama bir süre sonra amının sıcaklığı dondurmayı eritmeye başlamıştı. Dondurmalı amını deli gibi emmeye, yalamaya başladım. Amının üzerinde, içinde dondurma sürülmedik yer bırakmamış, her tarafını emiyordum. Zarife ise sürekli zevkten inliyordu. Ağzımın etrafı dondurma olmuştu. Amının sıvıları dondurmaya karışmıştı bu arada.

Zarife halen giyinikti, onu daha soymak istemiyordum. Şimdi bluzunu yukarı çıkardım, çıplak karnına aynı şekilde dondurma döküp emmeye, yalamaya başladım. Bu arada parmaklarımı amına sokmuş, içinde gidip gelmeye başlamıştım. Zarife saçlarımı çekiyor, sürekli inliyordu. Bluzunu iyice yukarı çektim, alttan sutyenin kopçasını açarak çıkarttım. Dolgun memeleri açığa çıkınca, uçlarını emmeye, ısırmaya başladım. Meme uçlarında da alınmamış kıllar, tüyler vardı. Onlara da aynı şekilde dondurma dökerek emiyordum. Parmaklarım halen amındaydı ve iyice sulanmış amı parmaklarımı vıcık vıcık etmişti.

“Şimdi sıra sende!” diyerek yatağa sırt üstü uzandım. Kalkık yarağımı sıvazlamaya başlamıştım ki, Zarife yarağımı avuçlayıp, bu işi benim yerime yapmaya başladı. “Üzerine dondurma dök!” dedim. Dediğimi anlamıştı, dondurmadan bir miktar yarağıma döktü. Ve bu şekilde yalamaya, emmeye başladı. Bu işi pek bilmediği belliydi, ama bunun hiç önemi yoktu o anda. Yarağım patlayacak gibi oldu. Ona, “Biraz dur, bekle!” dedim. Kendimi sıkıyor, boşalmamak için zor tutuyordum. Bu şekilde 1-2 dakika zaman geçmişti. Zarife’ye, “69 yapalım!” deyince, (karım gibi, O nedir? diye sormadı), hemen üzerimde ters döndü ve amı yüzümün üzerine geldi.

Tombul göt yanaklarını avuçladım, birkaç şaplak attım. Götünü iki yana iyice açınca osuruk kokulu göt deliği ortaya çıktı. Zarife’nin göt deliği normal halinde madeni 1 Liralık para kadar vardı. Parmaklarımı götüne sokup çıkartmaya başlamışken, Zarife de inleyerek yarağımı yalıyordu. Yarağımı iki eliyle kökünden kavramıştı bu ara. Ona, “Daha önce götten yaptın mı?” diye sordum, ama o yarağımı yalamakla meşguldü, cevap vermedi. Yaptığı belliydi, yoksa göt deliği bu kadar geniş olmazdı. Ben de bunları düşünmeyi bırakıp amına yumuldum. Yatakta deli gibi birbirimize 69 çekiyorduk. Karımla böylesine ateşli sevişmiyordum. Müthiş bir zevk alıyordum.

Zarife’nin götüne şaplak atarak, “Tamam, bu kadar yeter!” dedim. Zarife nefes nefese kalmış bir halde yarağımı emmeyi bıraktı. “Kalk üzerimden!” dedim. Vücudum ağırlığı altında ezilmişti sanki. “Şimdi sikiş zamanı!” dedim. Üzerindekileri çıkartmasını istedim. Zarife çarçabuk soyundu, yatağa sırt üstü uzanıp, bacaklarını iki yana iyice açtı. Üzerine uzanarak bacaklarının arasına girdim. Amına yarağımı yavaş yavaş sokunca, derin derini “Iğhh, ımm!” diye inledi. Amının sıcaklığını hissediyordum. İçinde gidip gelmeye başladım. Zarife kollarını sırtımda gezdiriyordu. Daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. “Bacaklarını yukarı kaldır!” dedim bu sefer. Dediğim gibi yapınca bu pozisyonda daha kolayca amına girip çıkmaya başladım. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan patlama gibi sesler geliyordu. Yatak ikimizin ağırlığı altında eziliyor ve gıcırdama sesleri geliyordu. Zarife’ye daha şiddetle pompaladıkça onun vücudu ile benimki de yaylı yatağın üzerinde yaylanıyordu.

Zarife şiddetle inliyor, boynumu sırtımı okşuyor, kollarıyla beni sıkıyordu. Bu şekilde bir süre sikiştik, boşalmaya yaklaşmıştım, ama buna niyetim yoktu, kendimi kasıyordum sürekli. Üzerinde doğrularak amından çıktım. Zarife bu yaptığıma kızmış gibiydi, “Gir içime, gir içime!” deyip duruyordu. Onu bu sefer yan çevirdim. Sol yanının üzerine yatırarak, sağ bacağını biraz kaldırdım. Yarağımı bacaklarının arasından amına soktum. Bu pozisyonda sikmeye başladım, Zarife elleriyle yataktan tutunuyor, ha bire inliyordu. Kasıklarım tombul götüne çarptıkça çıkan sesler beni daha da azdırıyordu. İkimiz de terlemiş, su içinde kalmıştık. Artık dayanacak halim kalmamıştı ki, amının içine olanca gücümle patladım. Zarife iki büklüm olmuş gibiydi, suratında acı ve zevk bir arada vardı. Amından akan döllerim bacaklarına, yatağa bulaşmıştı. Karımı sikerken böyle zevk almamıştım. İkimiz de derin derin nefes alıyorduk. Amından çıkıp yanına uzandım. Birbirimize sarıldık.

Çıplak boynunu, göğsünü öpüyordum. Zarife, “Üç yıldır sikişmedim, kocamla sikişeli o kadar olmuştur herhalde!” dedi. “Hayatında başka bir erkek oldu mu peki?” diye sorunca, “Hayır! Sen beni ne zannettin?” dedi. Bu soruma alınmış gibiydi. “Seni incitmek istemedim!” dedim. Sonra daha önce sorduğum ve yanıtını alamadığım soruyu tekrar sordum, “Daha önce hiç götten sikiştin mi?” dedim. “Kocamla birkaç defa yapmıştım, kocam başka kadınlara gitmesin diye onun isteğine boyun eğdim!” dedi. “Benimle de yapar mısın?” diye sorunca, birşey demeden kollarını boynuma doladı. Saat ilerliyordu, fazla zamanımız yoktu, yoksa karım şüphelenebilirdi. Durumu ona anlattım. Kendisini yatakta köpek gibi domalttım. Bacaklarını iyice açmasını ve belini eğmesini istedim. Göt deliği karımınki kadar kıllı değildi.

Göt deliğine bolca tükürdüm ve tükürüğü içine iyice yedirdim. Sonra da yarağımı sıvazlamaya başladım. Yeniden bir göt sikmenin heyecanıyla yarağım tekrar kalktı. Dizlerimin üzerinde iyice doğruldum ve götüne yarağımı hizaladım. Yarağımın kafası kolayca içine girmişti. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Göt sikmenin hazzı bambaşkaydı. Pompaladıkça yaylanan ve sallanan göt yanakları bana ayrı bir zevk veriyordu. Yarağım kolayca götünde gidip geliyordu. Zarife dirseklerinin üzerine çökmüş, zaman zaman başını arkaya çeviriyor ve sürekli inliyordu. Bu pozisyonda daha fazla devam etmek istemedim. Bu kez onu yatağa yüz üstü uzandırdım. Tombul götü bir tümsek gibi havaya kalkmıştı. Göt yanaklarını ellerimle iki yana iyice açınca belirgin şekilde açık olan göt deliğine yüklendim. Yarağım kolayca içeri girmişti. Yataktan destek alarak büyük bir güçle götüne girmeye başladım.

Yarağım neredeyse taşaklarıma kadar götüne girip çıkıyordu. Zarife’nin yüzü yatağa yapışmış gibiydi ve boğuk boğuk sesler çıkarıyordu. O anda ölü gibi hareketsiz yatıyordu sadece. Ayakuçlarımdan destek alarak götüne daha çok abandıkça, yatak da zangır zangır sallanmaya başlamıştı. Alt katta kim oturuyorsa mutlaka bizi duyuyordur diye düşündüm bir an. Biraz doğruldum, Zarife’nin terli sırtına tutunarak destek aldım. Bu şekilde götüne girip çıkmaya devam ettim bir süre. En sonunda ise götünün içine patladım. Götüne biraz daha sokup çıkardım. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Zarife halen, “Ahh, ımm!” diye sayıklıyordu sanki. Yarağımı çıkarınca Zarife’den de osuruk sesi geldi. Doğruldum, yatağın üzerinde oturdum. Zarife’de kendine gelmişti, o da yatağın üzerinde doğrularak oturdu. “Karımla böyle sikişmiyorum!” dedim. Zarife de, “Kardeşim içine kapanıktır biraz. İnsanın senin gibi kocası olsa daha başka ne ister?” dedi. Ona sarıldım. Bir süre sonra kalkarak giyindik ve evden çıktık.

Merdivenlerden inerken alt katın kapısı açıldı ve içerden orta yaşlarda, üzerinde minik bir şortla ip askılı bluz olan, sarışın bir kadın çıktı. Elindeki çöp poşetini kapının önüne koyarken, bize bakarak, “İyi akşamlar!” dedi. O sırada kadınla göz göze geldik. Az önce yukarda ne yaptığımızı biliyordu. Zarife merdivenlerden inerken bir ona, bir de bana baktı. Gördüğü görüntü onu şaşırtmış gibiydi. Kadının gözlerinin içine bakarak, “İyi akşamlar!” dedim. Uzun zamandır bu binaya geliyordum, ama bu kadını ilk kez görmüştüm. Gözlerindeki davetkâr bakışı sezebiliyordum.

Zarife’yi arabayla evine bıraktım. İnmeden önce kendisine bir miktar daha para verdim ve “Bundan böyle ne zaman paraya sıkışırsan haber ver!” dedim. Zarife gülümseyerek arabadan indi. Eve geldiğim zaman epey geç bir saatti, karım merakla bekliyordu. “Malesef ablanın işi olmadı, arkadaşım başka bir kadını işe almış!” dedim.

Kısa bir zaman sonra okullar tatile girecekti. Ben de karımla balayına çıkmanın heyecanı içindeydim. Antalya’da bir otelde 10 günlük tatil ayarladım. Ama daha sonra karım kızlarının da gelmesini istedi. Şimdi Özge de bizimle beraber gelecekti. Önümüzde 10 günlük sikiş dolu bir tatil bizi bekliyordu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Güvenli yer…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Güvenli yer…
Müdür olacak şerefsizle kavga edip işten ayrıldığımın ikinci haftası.

Benim reyondan durmadan çamaşır eksik çıkıyormuş neden dikkat etmiyor muşum… Karıların kabinde başka şey denerken içlerine kat kat don giydiklerini buna yapabileceğim bir şey olmadığını söylediğimde bir araba laf etti, “yanlarında dur sende” dedi bende “elalemin karısıyla kabine giremem” dedim. Söylendi. ben de vurdum kapıyı çıktım ama sertleşmesindeki asıl neden başkaydı. Geçen ay yani işe girmemin ikinci haftasında beni kabinde görmüş yanıma girmiş ve kapıyı kapatıp elindeki sütyeni uzatarak “şunu bir denesen ya bak çok yakışacak” demişti.

Hiç konuşmadan kabinden dışarı çıkmıştım ve o günden beri bana düşmanca bakıyordu. Öbür çalışan kızlardan birine yemekte durumu anlattığımda hepsine aynı şeyi yaptığını bazılarının evet bazılarının da hayır dediğini ama iki halde de bir olumsuzluk doğmadığını anlatmıştı. Müdür zararsız sapıktı yani. Bu hale geleceğimi bilsem o zaman biraz meme gösteriverirdim.

Şİmdi de işsizliğin ikinci haftası ve kredi kartı limiti dolu, cebimde toplam 42 lira Kadıköydeki barda oturuyorum. Sağolsun barmen kankanın ısmarladığı bira önümde ve kira ödememe 4 gün kalmış durumda. Evde makarna filan stoğu daha bir süre yeter ama kira ne olacak? Annemden isteyemem, kocası olacak şerefsizden kurtulduğum zamandan beri eve gitmedim telefonda konuşuyoruz. Dört yıl ne kadar çabuk geçmiş. Onsekizi doldurduğum gün evden gitmiştim. Bekaretim yanımdaydı rezil üvey babam olacak herif ona dokunmamaya özen göstermişti ama başka özen gösterdiği konu yoktu.

Annem olacak kadın ise herşeyi domuz gibi biliyordu sonuçta tabii, büyük te olsa bir apartman dairesinde küçücük kızı götünden siken biri varsa üçüncü kişi de o kızın annesiyse herhalde farkına varır yani değil mi? Neyse geçmiş konular ve kafamdan sildiğim şeyler bunlar.

Kira ödemek gerek, aidat, gaz bok püsür bin lira gerek. Hemen gerek. Keşke şerefsize biraz meme gösteriverseydim. Şimdi maaş almış olurdum sorun kalmazdı.

Bira da bitmeye yaklaştı, kanka bir tane daha kıyak çıkar mı acaba?

Aa bir bira daha geldi bile, “ne iş” der gibi baktım gözüyle yandaki adamı işaret etti. “beyefendi ısmarladı”. Beyefendi buraların tiplerinden değil. Ceketli, kravatlı, eller manikürlü. Değişik. Başımla teşekkür ettim, o da eliyle bir şey değil dedi. Hareketindeki kararlı zariflik ilginç. Göz ucuyla daha dikkatli baktım hoş herif ve evli. Kanka “kim kız bu” diyor sessizce. “Bilmiyorum” deyip biramı bitiriyorum.

İki birayla sarhoş olacağımı sanmadığına eminim ama yanıma geliyor. “Şimdi adını söyleyip havadan sudan hangi salatalardan hoşlandığımdan dem vuracak amına koyayım” diyorum içimden. Öyle yapmıyor. elimden tutup “gel benimle” diyor gözüme bakarak. Ayaklarım onun kontrolunda elinden elime geçen sıcaklık aklımı bulandırıyor. Onunla gidiyorum.Çıkarken kankanın hayretle arkamdan baktığını görüyorum. Bu bardan tanımadığım biriyle ilk çıkışım değil ama bu kadar çabuk olanını görmemiş, şaşkınlığı normal. “Sana gidiyoruz” diyor “evin nerede” Yalnız yaşayıp yaşamadığımı, sevgilim olup olmadığını, neler sevdiğimi ya da sevmediğimi, hangi kitapları okuduğumu, dizileri ve hatta adımı sormuyor. Evimi soruyor ve oraya gidiyoruz diyor. Elim hala elinde.

Kirası ödenmek zorunda olan ev çok yakın. İki adım sonra eski apartmanın giriş katındaki dairenin kapısındayız. Anahtarı bulup çıkartmam bir yıl sürüyor, kapıyı açıp içeri girmek bir ömür.

Kapının arkamdan kapanmasıyla tokatın suratımda patlaması aynı an. Şaşkınlıktan acıyı hissedemiyorum. İkincisi diğer yanağımda ve çok daha sert. Dişim dudağımı kesiyor. Kaçmaya çalışıyorum ama saçlarımdan yakalamış kıpırdayamıyorum. Sürükleyerek yatak odasına götürüyor. Şoktan bağıramıyorum bile.

“Ses çıkartmayacaksın” diyor. O sırada aklımdan geçen saçma bir şekilde “ses çıkartırsan gebertirim” filan demedi “çıkartmayacaksın” dedi “kim ulan bu herif” düşüncesi. Donmuş kalmış olduğumun farkındayım ama tırnaklarım kendiliğinden yüzüne geçiyor. Umursamadı bile, sadece bileğimi kırarcasına acıtarak arkaya büktü ve dizini bacak arama bastırarak kıpırdamayacak hale getirdi. “Tecavüze uğruyorum” dedim içimden “ne saçma şey zaten verecektim ben buna”. “Lütfen” dedim “ne istersen yaparım” Gülüyor. Kravatını nasıl çıkardı ne zaman bileklerimi bağladı eteğimi nasıl sıvadı bilmiyorum. İkinci kere yalvarmayı denediğimde donumu ağzıma tıkıyor artık altım çıplak. Hayal gibi aklımdan geçen reglime kaç gün olduğu ve dükkandan durmadan aşırdığım donlardan hangisinin ağzımda olduğunu hatırlama çabası. Şartlanmalarımız geçmiyor.

Ses çıkartmıyorum, debelenmiyorum, kaderime razıyım, acı sevmiyorum annem orospusunun kocasının o hastalıklı tipiyle küçücük pipisini götüme soktuğu zamanlar öğrendim bunu. Direnirsen acı gelir ve acı kötüdür.nasılsa birazdan geçecek ve ben yine unutacağım. Kafamın içinde küçücükken oluşturduğum o güvenli yere çekilmeye çalışıyorum. Oradayken bana bir şey yapamazlar.

Güvenli yere gitmeme bile izin yok. Bir hamlede içime giren sik çok büyük değil gibi ama ben kuruyum hala ve canım acıyor. Gidip gelmeleri çok hızlı değil. Sindire sindire sikiyor ve lanet olsun bedenim ihanet ediyor, ıslanıyorum kıçım kendiliğinden havaya kalkıyor, üstümdeki şerefsiz bunu anlamayacak adam değil iki eliyle götümden tutup kendine çekiyor, köklediğini hissediyorum ilk orgazmım yakında ve bedenimden bir kere daha nefret ediyorum.Yaşlar tuzlu tuzlu ağzıma geliyor, ağlamamın nedeni acı ya da aşağılanma ya da korku değil. Bedenimin ihanetine kızgınlık. bacaklarım istem dışı beline dolanıyor. Donu ağzımdan çıkarıp dudağımdan öpse ya.

Şimdi boşalır da gider artık derken ben kasılarak orgazm oluyorum. Bu kadar çabuk mu? Ne kadar zaman geçti? Beş dakika olmamıştır. İçimde kaç kere gidip geldi, of ya içime mi boşalacak bu? Bir daha köklüyor ritmi hızlandı boşaldığımın farkında değil mi? Genellikle ben orgazm olduğumda adamlar da patlar bu öyle değil. İkinci orgazmım birinciden zayıf, inliyorum. Hala gidip geliyor içimde. Gözlerimle ifade etmeye çalışıyorum artık işbirliği içinde olacağımı, hiç oralı değil. Beni bebekmişim gibi tutup çeviriyor. Biliyorum sıra götümde. Amımın ıslaklığı orayı da ıslatmış tabii kolayca giriyor götüme ve gidip gelmeye başlıyor. “Lütfen eliyle amıma dokunsun” diyorum içimden ama ellerim bağlı ve geceler boyu annem sesimi duymasın diye yastığı ısırırken elimle amımla oynamayı öğrendiğim zamanlar aklıma geliyor. Orgazm çok yakın hissediyorum ama sadece götümü sikerken boşalamam ki ben. On git gelden sonra kendimi yalancı çıkartıyorum. Tanıdığımı inkar etmeye çalıştığım o küçük kıza dönüşüyorum yine. Haftanın iki gecesi üvey babası bekaretini koruyacak şekilde itinayla tecavüz ederken orgazm olmayacağım diye inatlaşan ama her seferinde inadı bozulan o küçük kız.

Dizlerim karnıma çekili yan yatıyorum soyunuğum perdenin arasından ışık gelmiyor o kadar geç mi oldu bardan çıktığımızda gündüzdü. Don ağzımdan çıkmış ve ellerim bağlı değil. Zıplayarak kalkıyorum. Ev boş gibi. Amımdan ve götümden akan şeyler en az iki kere boşaldığının kanıtı, Ne zaman boşaldı? Ben neredeydim. Ağzımda bir tat var, evet iki kere boşalmamış, üç. Ne kadar kendimden geçmişim bilmiyorum. Kimdi?

Her yanım ağrıyor ama içimde garip bir doygunluk var, adam üç kere geldiyse ben kimbilir kaç kere boşaldım. Genelde ben bir gelirim adam da boşalır ve kıçını döner uyur ben de bir mast yapıp herifi evden kovarım. Olayın bu sefer böyle gelişmediği belli.

Duşa gidiyorum masanın üstünde bir demet para var. Saymıyorum bile bir kaç aylık kiranın çıktığı belli. Güvendeyim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

SABAHA KADAR

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

SABAHA KADAR
Bir akşam daha başlamaktaydı yaşadığım kentte. Emeklilik dilekçemi verdiğim günden beri evdeydim. Sabahları eşimi işe uğurladıktan sonra önce ev işlerine dalıyor, bunları halledince de geçiyordum bilgisayarın başına ve başlıyordum yazmaya ve internette sörf yapıp video müzik ve sair şeylerle oyalanmaya. Akşam olmasına yakın da geçiyordum mutfağa ve yemek hazırlamaya duruyordum.
O akşam da bu minvalde başlamıştı. Yemekleri hazırladıktan sonra sofrayı kurmuş ve balkonda puro ve kahve keyfi yapmaya başlamıştım. Derken kapı çalındı. Hemen puromu bir kenara koyup gittim açmaya kapıyı. Gelen eşimdi. Yüzümde gülücüklerle karşıladım onu. Orada birbirimize sarılıp, en ateşli öpücüklerimizi vermemiz gece olacakların habercisiydi adeta.
Eşimin akşam hazırlığının ardından oturduk sofraya ve keyif içinde yenen yemeğin sonrasında geçtik televizyonun karşısına. Bir süre kanallar arasında dolandıktan sonra bir filme takılıp kaldık. Sarmaş dolaş izlediğimiz ve arada bir birbirimize bakarak dudaklarımızı birleştirdiğimiz film bitince geçtik bilgisayarın başına ve internette bir süre dolaştık durduk. Derken bilgisayarı kapatıp balkona çıktık, kadehler elimizde. Bir yandan şarap içerken bir yandan da manzarayı izlemeye durduk kulaklarımıza aşk sözcükleri fısıldayarak.
Tam bu sırada eşim elindeki kadehi bir kenara bırakıp içeri gitti. Bana da eliyle beklememi söyleyen bir işaret yaptı. Meraklanmıştım. Neyse ki bu merakım fazla uzun sürmedi. eşim yeniden salona geldiğinde üzerinde harika bir transparan bluz vardı, altındaysa çok beğendiğim o dantelli külodu. Hayran hayran ona bakarken o kadehini eline aldı ve bana şuh bakışlar atarak yudumlamaya başladı. Bir yandan da ateşli öpücükler gönderiyordu. Yavaş yavaş içimde bir şeyler kaynamaya başlamıştı.
Hemen hemen gece yarısına kadar balkonda o halde kaldık. Fakat bu arada ben de biraz şarabın birazsa eşimin ateşli halinin etkisiyle üzerimdekileri çıkartmış sutyen ve külotla kalmıştım. Ve birbirimize iyice sokulmuş, hatta sarılmış halde şaraplarımızı yudumlarken arada bir de en ateşli biçimde öpüşüyorduk… İyice ateşimizin başımıza vurduğu anda eşim önce elindeki kadehi bir kenara bıraktı, sonrasında benim elimdeki kadehi bir kenara koyduktan sonra elimden tutup beni yerimden kaldırdı ve hiç bir şey sormamam gerektiğini işaret ederek ve elimi bırakmadan yatak odamıza götürdü.
Daha içeri girer girmez başladık sarmaş dolaş bir halde çılgınlar gibi öpüşmeye. Öpüştükçe iyice azgınlaşıyorduk. eşim öpüşmemizi kesmeden beni yatağa sürükledi ve bir hamlede atıverdi yatağın üzerine. Ardından çarçabuk üzerindekileri çıkartıp uzandı yanıma. Uzanır uzanmaz da başladı her yanımı çılgınlar gibi öpmeye ve yalamaya. Ben de ona aynı biçimde karşılık veriyor ve bu bizi daha da azgınlaştırıyordu. Bu sırada eşim bir anda önce sutyenimi sonra da külodumu bir çırpıda çıkarıverdi. İlk önce göğüslerimi emip okşadıktan sonra göbeğime oradan bacaklarıma ve ayaklarıma geçti. Ayaklarımı resmen yalayıp yutuyordu. Ben de zevkten inliyor ve ona en ateşli sözcükleri fısıldıyordum. Eşim ayaklarımı öpüp okşamasının ardından yavaşça bacaklarımı öpüp okşayarak apış arama geldi. Önce arka deliğimi sonra da iyice sırılsıklam olmuş kadınlığımı emmeye başladı. Zevkten çıldırmıştım. Ben de eşimin okşanmadık yerini bırakmıyordum. Ve eşim kadınlığıma attığı dil darbeleriyle beni zevkten uçuruyordu. Bu anın hiç bitmemesini istiyordum. Bu yüzden boşalmamak için kendimi sıkıyordum.
Eşim kadınlığımın ardından önce göbeğime sonra da göğüslerime hamle yaptı. Göğüslerimi yoğururken dudaklarıma en içten öpüşlerini sunuyordu. Tam o sırada usulca kadınlığını kadınlığıma yaklaştıran eşim kadınlığını kadınlığıma sürtmeye başladı yavaşça. Artık tamamen kendimden geçmiştim. İkimiz de aldığımız zevkin etkisiyle çığlık atmaya başlamıştık. Derken daha fazla dayanamadık ve sarsıla sarsıla aynı anda boşaldık. Bir süre daha öpüşüp birbirimizi yumuşak hareketlerle okşadıktan sonra sırt üstü uzanıp birer sigara yaktık. Bir yandan derin derin soluk alıp verirken bir yandan da sigaralarımızı telleniyorduk.
Tam sigaralarımız bitmişti ki eşim bana doğru dönerek lez pornosu izlemeyi önerdi. Kabul ettim bu önerisini hemen. Ve yataktan kalkıp çırılçıplak geçtik televizyonun başına ve dvd’ye bir tane lez pornosu koydum. Film başlarken gözüm saate ilişti bir anda, saat gecenin dördüne geliyordu… Birbirimize sarılmış halde bir saati aşkın lez pornosunu izledik. İzlerken de ara sıra birbirimize dudaklarımızı sunuyor ve birbirimizi okşuyorduk.
Film biter bitmez de eşim birden üzerime atılıp çılgınlar gibi beni öpmeye ve okşamaya başladı. Benim de karşılık vermemin ardından kanepede bir saati aşkın çılgınlar gibi seviştik. Günün ilk ışıkları oturma odamıza dolarken biz sabaha kadar süren sevişmelerin verdiği yorgunlukla birbirimize sarılmış halde ve bir yandan birbirimizi öpüp yumuşak hareketlerle okşarken bir yandan da aşk sözcükleri fısıldıyorduk kulaklarımıza.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

UZUN BİR HİKAYE – 11 (Final)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

UZUN BİR HİKAYE – 11 (Final)
Kaldığı yerden Devam
Yaklaşık bir saat sonra garson yanımıza gelerek, elindeki hesap pusulasını uzattı, sonra da eliyle “gidiyoruz” işareti yaptı. Kalktık. Dışarda hava, içerden sıcaktı. Küçük Beyaz evlerin arasından giden daracık sokaklarda yürürken, Bacaklarım titriyordu. Neler gelmişti başıma. Üç dört gün gibi, inanılmayacak kadar kısa bir süre içinde, götümden, amından ve ağzımdan farklı farklı adamlar tarıfından defalarca sikilmiş midemi yıka basa spermle doldurmuştum. İnanılır gibi değildi. Üstelik bütün bunlar yetmiyormuş gibi, şimdi de sikilmeye gidiyordum yine. Garsonun locada ağzıma giren yarağını, başka deliklerime de alabilmek için, onun evine gidiyordum. Bunu düşünmek, garsonun o koskocamann yarağını hatırlamama neden olmuştu ve tüm bedenimin yeni bir heyecanın pençesine düştügünü fark ediyordum.
Beş dakika sonra, garsonun evindeydik. Tıpkı daha önceden söylediği gibi, iki kişi daha vardı içerde. Şimdi biraz şaşkın görünüyordu bu yeni Yunanlılar., bunun nedeninin oraya habersiz gitmemiz olduğunu anlayabiliyordum. Ama üstümde dolaşan bakışlardan, onları rahatsız etmemiş olduğumuzun da farkındaydım.
Garson çabuk çabuk konuşarak, arkadaşlarına bir şeyler anlatıyordu. Bu arada Ben de onları inceleme fırsatı bulmuş oluyordum tabii. Biri oldukça gençti. Tıpkı garson gibi, o da yirmili yaşların ilk yarısında olmalıydı. İkinci ise bayağı yaşlı görünüyordu. Kesinlikle kırkının üstünde olmalıydı. Saçları, şakaklarından başlayarak, hafifçe kırlaşmıştı. Ama inanılmaz bir çekiciliği vardı adamın.
Garson hala arkadaşlarıyla konuşuyordu. Onun yürüyüp arkama geçtiğini gördüm. Yaklaşıp arkadan sarıldı Yunanlı. İki eli, tıpkı birer pençe gibi gelip memelerimi avuçlamıştı bir anda.
İçim titredi. Başlıyordu işte. Buraya, bu eve sikilmek için gelmiştim ve adamlar beni fazla bekletmeden faaliyete geçmişlerdi bile. Gözlerimi kapayıp, kendimi bıraktım. Garsonun elleri, şimdi büstiyerimin altına girmişti. Onların ateş gibi yakan temasını çıplak memelerimde hissetmek, heyecanımı bir kat daha arttırdı. Meme uçlarım bir anda sertleşip dikilmişti.
Sonra genç Yunanlı sokuldu yanıma. O önden geliyordu. İki eliyle büstiyerimi tutup, çıkarıverdi. Bir anda, belden yukarım çıplak kalmıştı. Önümdeki Yunanlı hafifçe eğilip memelerimi yalamaya başladığında ise çıldıracak gibi oldum. Garsonun elleri de, gelip eteğimi tutan o Turgut’un çengelli iğneyle boğuşmaya başlamıştı. Akıl almayacak kadar kısa bir süre sonra, iki genç Yunanlı erkeğin arasında, ayakkabılarım dışında çıplak kalmıştım.
Önümdeki Yunanlının beni elimden tutup salonun ortasına doğru götürdüğünü fark ettiğimde de, kendim kurtuldum ayakkabılarımdan. Şimdi, kelimenin tam anlamıyla çırılçıplaktım. Gözlerimi kaldırdığımda, yaşlı Yunanlının da çırılçıplak soyunmuş olduğunu görerek, müthiş heyecanlandım.
Sırım gibi bir vücudu vardı adamın. Göğsündeki kıllar da, hafifçe kırlaşmıştı. Ama bu, ona daha da seksi bir hava veriyordu nedense. Ama asıl heyecanlandıran bunların hiç biri değildi. Gözlerimi adamın yarağından alamıyordum bir türlü. Biraz ince, ama upuzun ve yukarı doğru bir yay gibi kıvrıktı. Tam ortadaki halının üstünde durmuş bekliyordu adam.
Kendimi onun önümde yere, dizlerimin üstüne bıraktım. Bir elimi uzatıp, gözlerimi alamadığım yarağı sımsıkı tuttum ve okşamaya başladım. İnanılmayacak kadar sert ve sıcaktı elimdeki erkeklik abidesi. Gözüm başka bir şey görmez olmuştu. Biraz daha sokuldum. Ağzım açıldı ve dudaklarım, Yunanlı’nın yarağının başına kapandılar. Adamın kalçaları da, aynı anda hareketlendiler. Yarağını, ağzıma sokup çıkarmaya başladı bir anda.
Çevremdeki hareketleri gerçi sezinliyordum ama, gözlerimi zevkle kapamış olduğum için, olup biteni göremiyordum Beni biraz kendime getiren, ikinci bir yarağın yanağıma değmeye başlaması oldu. Gözlerimi çevirip baktığımda, bunun, garsonun arkadaşı genç Yunanlı’nın yarağı olduğunu gördüm. Bu da, inanılmaz büyüklükteydi.
Elimi getirip, parmaklarımı, ateş gibi yanmakta olan yarağın çevresine doladım ve okşamaya başladım. Aynı anda da, öbür yanağımda, üçüncü bir yarağın, garsonun, tadını çok iyi bildiğim o güzelim yarağının temasını hissettim. Öbür elimin parmakların da, onun çevresine doladım. Kendimi zevkten uçmak üzere hissediyordum Üç sik birden vardı şimdi önümde. Birbirinden güzel, birbirinden büyük üç sik.
İp kopmuştu yine. Kendimden geçmişçesine, sikten sike geçiyor, Yunanlılar’ın o Turgut’un siklerini birer birer yalıyor, emiyor, yutuyordum. Bu siklerin, biraz sonra, hep birlikte vücudumun derinliklerine gireceklerini, beni zevkten çıldırtacaklarını bilmek de, o anda duyduğum zevki büsbütün büyütüyordu.
Başımı çevirip Turgut’u aradım gözleriyle. Köşede, öylece ayakta duruyordu Turgut. Büyülenmiş gibi seyrediyordu yalnızca. Yarağı kalkıp, şortunun önünü çadır gibi kabartmıştı. Bütün olanların böyle Turgut’un önünde olmazı ve bu yetmiyormuş gibi, Turgut’un bundan inanılmaz derecede tahrik olmazı da, şehvetten büyülenmeme neden oluyordu. Madem ki böylesine istekle seyrediyordu Turgut, o halde ona gerçekten de seyredilmeye değer şeyler seyrettirmeliydim.
Dikkatini yeniden gözlerimin önümdeki, o hepsi birbirinden büyük, hepsi birbirinden güzel üç Yunanlı yarağına verdim. Aslında, gece kulübünden beri aklım, garsonun yarağında kalmıştı. Locada, öteki iki Yunanlı onu aynı anda amımdan ve götümden sikerlerken büyük bir iştahla emdiğim, içime fışkıran tohumları büyük bir iştahla yalayıp yuttuğum bu güzelim, Turgut’un yarağı, alev alev yanan ve vıcık vıcık sulanmış amıma istiyordum.
Elimi uzatıp garsonu yarağından yakaladım ve çekerek, yere oturmaya zorladım. Kuşkusuz ondan ne istediğimi anlamıştı garson. Bir anda halının üstüne uzanıverdi. büyük bir tutkuyla içime almak istediğim o Turgut’un yarağı, şimdi bir erkeklik abidesi gibi havaya dikilmiş, bekliyordum. Ama bütün isteğine rağmen, öteki iki Yunanlı’nın siklerini bırakıp garsona yönelemiyordum bir türlü. Amım bir nabız gibi atmaya başlamıştı.
Tekrar Turgut’a baktım. Turgut, şimdi şortunun önünü açmış ve yarağını dışarı çıkarıp eline almıştı. Paralize olmuş halinden, garsonun katkısıyla kurtuldum o anda. Ellerimi uzatıp belimden yakalamış, çekiyordu Yunanlı.
Bir anda ata biner gibi, üstüne çıktım onun O Turgut’un yarağın ateş gibi yanan başı amının dudaklarına değmeye başladığında ise artık yapabileceği tek şey kalmıştı. Bir anda oturuverdim.
Sonunda olmuştu işte. Aklımı başımdan alan o güzelim yarağı, içime almıştım. O Turgut’un şey, köküne kadar girmişti amıma. Beyninin içinde zevk şimşekleri çakıyordu. Öteki iki yarağı unutmuştum sanki. İçimi alabildiğine dolduran sikten başka bir şey düşünemiyor gibiydim.
Ama öbür Yunanlılar beni bırakmaya niyetli değillerdi. Dudaklarıma sürünen, onları aralayıp ağzımın derinliklerine girmeye çalışan başka bir yarağın başının, o kadife gibi yumuşaklığını ve değdiği yeri yakan sıcaklığını hissettiğimde, kendimi bıraktım. Ağzını açıp bekledin yalnızca.
Şimdi iki sik birden vardı içimde. Biri amımda, öbürü ağzımda. Zevkten bulanıklaşmış gözlerle, yarağını ağzıma sokanın, genç Yunanlı olduğunu gördüm. Yaşlı olan üçüncü Yunanlı ise görüş alanımda değildi artık. Ama onun nerede olduğunu merak edecek fazla zaman bulamadım. Kalçalarımda dolaşmaya başlayan eller, üçüncü bir yarağın de vücuduma girmek üzere olduğunu haber veriyordu.
Kısacık bir an sonra da, yaşlı Yunanlı’nın yarağının başını, götümün deliğinde hissederek zevkle ürperdim. Yarağı ile iyice büyümüş, genişlemişti götüm. Gerçi Turgut gece kulübünün locasında, o küçük deliği hırsla emip içindeki spermleri boşaltmıştı ama, hala bir şeyler kalmış olmalıydı. Bu nedenle de, vıcık vıcık kaygandı götüm. Adam biraz bastırdığında, birden alabildiğine açıldı ve o kocaman Yunanlı yarağı, hızla içime kaymaya başladı. Bu da, tüm vücudumun titremesi için yetti de arttı bile.
Kendimi biraz topladığımda, sikiliyordum. Aynı anda, amımdan, götümden ve ağzımdan. Üç sik, hepsi birbirinden büyük, birbiriden güzel üç Yunanlı yarağı, üç ayrı yerden, üç ayrı zevk merkezinden, vücuduma girip çıkıyordu. O kadar çok zevk alıyordum ki, aklımı kaçırabilirdim.
Yunanlılar’ın arasına sıkışmış vücudum, bir dansözünki gibi kıvranıp bükülüyor, kıvranıyordu. Büyülenmiş gibiydim. Kendimi, büyük bir istekle veriyordum Yunanlılar’a. İçine sik girebilecek tüm deliklerimi veriyordum. Onlar da sikiyorlardı. Hırsla ve istekle. Vücudumu kullanıyorlardı. Kullanıyorlardı. Bunun farkına varmak ise aldığım zevki kat kat arttırıyordu nedense.
Birer piston gibi amıma ve götüme girip çımakta olan sikler, karnımın içinde sanki birbirlerine karışmış gibiydiler. İleri geri, içeri dışarı hareketlerinden kaynaklanan sürtünme, milyonlarca sinir ucundan Beynime zevk şimşekleri yolluyordu. Ağzım ise bir ama dönüşmüştü. Genç Yunanlı, omuzlarımdan sımsıkı tutmuş, o Turgut’un yarağını ağzıma sokup çıkarıyor, kelimenin tam anlamıyla ağzını sikiyordu.
Bir daha aşağı inmemek üzere bulutların üstüne çıkmış gibiydim. Artık peş peşe bile denilemeyecek kadar sık orgazm oluyordum. Öyle ki, kendimi, saatlerce sürecek bir girdaba kaptırmış gibiydim.
Bir taraftan da, almakta olduğum bu müthiş zevkin, kaçınılmaz olarak bir yerde biteceğini biliyor ve asıl zirveyi, vücuduma girip çıkmakta olan siklerin birer birer patlayıp, içimi erkeklik sıvılarıyla doldurmalarını bekliyordum. Bu müthiş sikiş uzadıkça da, daha büyük bir isteğin içimi kaplamaya başladığının farkındaydım.
Beni böylesine güzel siken Yunanlılar’ın tohumlarını istiyordum. Amım, götüm ve ağzım, yakıcı, canlı spermlerle dolacaktı. Sanki Beynim patlamıştı. Sonra müthiş bir şey oldu. Yunanlı’ların, üçü de, neredeyse aynı anda spermlerini akıtmaya başladı.
Önce ağzındaki, saniyeler sonra götündeki ve hemen peşinden de amındaki sikler fışkırdılar. İçime spermler yutuyordum. Vücudumun derinliklerinde bir nükleer bomba patlamış gibi oldum bir anda. Gözlerim karardı. Ne kadar zevkli bir bayılmaydı bu.
Kendine geldiğimde, hala yerde, halının üstünde yatıyordum. Ama Turgut gelmiş ve yere oturup, başını kucağıma yerleştirmişti. Yorgun yorgun Turgut’a bakıp gülümsedim.
Yunan adasındaki tatilimiz bitirip Yeniden şirkete döndükten sonra artık tüm dikkatimi Rıfat Beyi tavlamak Mirey ile Erman Beyi işten kovdurup onun yerine gMY olmaya vermiştim bunun için planlar yapıyor planınmda da sinsice irerliyordum. Arık kocamla olan sevişmelerimizde gitikçe azalmış aramızdaki büyünün bozulduğunu hissediyordum. İşte tam bu arada Serkan la tanıştım. Serkan bir iş için şirkete gelmiş koridorda bana Rıfat Bey’in odasını sormuştu. Onu görür görmez etkilenmiştim. Rıfat Beyin’ odasını gösterirken adeta şapşalaşmış Yaptığım tuhaf hereketlerle adama rezil olmuştum. Tam odama gidip olanları unutmuştum ki telefonum çaldı Rıfat Bey beni odasına çagiriyordu.
Odaya girdiğimde Serkan hala oradaydı. Rıfat Bey beni ona tanıştırırken
– “Sonay Hanım kendisi bizim en başarılı satış elemanımızdır. Ürünlerimizle ilgili her türlü bilgiyi kendisinden alabilirsiniz” dedi.
Serkan’la benim adama geçtiğimizde ona satışını yaptığımız ürünler hakkında bilgiler veriyor onun sorduğu her soruyu büyük bir heyecanla cevaplandırıyordum. O ise dikkatle beni dinliyor sürekli bana iltifatlar ediyor bakışları ile adeta aklımı başımdan alıyordu.. Mesai biteli bir saat olmuştu ama biz hala Serkan la iş görüşüyorduk.
Sonunda Serkan ve ortağı Rıfat Bey’le anlaşamadı ve iş yapmaktan vaz geçtiler. Ama biz Gayet iyi anlaşmıştık. O günden sonra birbirimizden kopamaz olmuş aramızdaki arkadaşlık kısa sürede aşka Tolga ile boşandıktan sonrada evliliğe dönüşmüştü.
Ertesi gün uyandığımda vakit öğleyi çoktan geçmişti. Banyodan su sesi geliyordu. Biraz sonra Turgut üzerindeki bornozla içeri girdi. Benim uyandığımı görünce
-“Uyandın mı aşkım? Hadi istersen acele et de aşağı inelim biraz daha geç kalırsak öğlen yemeğinde kaçıracağız dedi. Saate baktım saat 3 olmuştu.
-“Hiç canım istemiyor benim. İstiyorsan sen git ye ben akşam yemeği yerim artık. Hem o kadar yorgunum ki biraz daha dinlenmek istiyorum”
-Sen bilirsin ben çıkıyorum o zaman kurt gibi acım valla” dedi ve üzerini giyinmeye başladı.
Turgut gidince biraz daha yatağın içinde kaldım. Son iki gecede yaşadıklarım geldi aklıma. Tanrım neler yapmış neler yaşamıştım. Bunun bir sonu olmalıydı. Yoksa biliyordum ki tüm hayatım bir anda alt üst olabilirdi. Bunları düşünerek banyoya girdim.
Banyodan çıktığımda biraz önceki sıkıntılarım nispeten geçmiş kendimi daha iyi hissediyordum. Bir anda acıktığımı hissettim. Elbiselerimi almak için dolabın kapağını açtığımda Turgut’un valizinin de ağzının açık olduğunu gördüm. Gayri ihtiyarı valizin kapağını kaldırdığımda Turgut’un laptopununda valizde olduğunu gördüm. Bir anda heyecanlanmıştım.
-“Tanrım inşallah açılışında şifre yoktur.” Diyerek heyecanla Power düğmesine bastım sistem açılmaya başladı. Bir dakika içerisinde masa üstü gelmişti. Hızlıca dosyaları karıştırdım. Birkaç kısa porno videodan başka bişey bulamamıştım. Tam ümitsizliğe kapılmıştım ki birden aklıma gizli dosyalar geldi. Hemen gizli dosyaları görünür hale getirip yeniden bir arama yaptım. Bingo aradığımı bulmuştum işte. Çabucak bana ait olan tüm videoları sildim. Sonrada yeniden gizli dosyaları görünmez hale getirdim. Laptopu tekrar yerine koyup üzerimi giyinmeye başladım.
Aşağı indiğimde Turgut yemeğini bitirmiş Barın önündeki taburede kedine bir içki almış yanındaki genç bir kadınla konuşuyordu. Yanlarına doğru yürüdüm. Beni görünce yerinden kalkıp
-“Gel karıcığım seni Agapios ile tanıştırayım.” Dedi. Agapios’e doğru elimi uzatırken onun oldukça hoş ve alımlı olmasına rağmen bir kadın değil erkek olduğunu fark ettim. Kendime bir portakal suyu alıp sohbet etmeye başladık.
Agapios 24 yaşında, 1.80 boyunda, sarışın bir travestiydi. Ama gerçek bir kadından daha güzel vücut hatlarına sahipti. Oldukça samimi ve konuşkan biriydi. Neden böyle bir hayatı seçtiğini sorduğumda, kadınlardan pek zevk almadığını, erkeklerin kendisini daha mutlu ettiğini, yeterli parası olsa ameliyatla kadın olmak istediğini söyledi. Konuştukça Agapios’in Turgut’a asıldığını fark ettim. O anda aklıma müthiş bir fikir geldi. Evet bunu başarabilirsem hem Turgut’tan ömür boyu kurtulacak hem de ondan intikamımı alacaktım.
Konuyu sürekli cinsellikte tutuyor. Turgut’un erkekliğini performansını öven laflar ediyordum. Anlattıklarım karşısında Agapios bayağı etkilenmiş Turgut’un ise eğosu yükselmişti.
Akşama doğru ayrılırken Agapios ile akşam yeniden buluşmak üzere sözleşmiş birlikte dansa gitmeye karar vermiştik. Odamızda bir müddet dinlendikten sonra Turgut
-“Hadi sevgilim dansa geç kalacağız birazdan Agapios gelir.”
-“Aşkım canım hiç dansa gitmek istemiyor..”
-“Ama söz verdik ayıp olur çocuğa”
-“Biliyorum söz verdik ama. Dansa gitmek yerine onu buraya çağırsan sabaha kadar burada eğlensek. Hem ikimiz içinde daha eğlenceli olmaz mı? Belki de ömrümüzde bir daha yaşayamayacağımız değişik bir fantezi yaşamış oluruz.” Turgut’un bir anada gözleri parlamıştı. Ama yinede
-“Ama biliyorsun aşkım Agapios’un kadınlardan zevk almadığını, erkeklerle daha mutlu olduğunu söyledi kabul etmeye bilir.”
-“ Hiç o kadar kocaman yarağı olan biri kadınlardan zevk almaz olur mu? Merak etme ben onu sikini kaldırırım.”
-“Bilemiyorum aşkım.”
-“Sen istersen edersin. Orospunun sana nasıl baktığını görmedin mi?
Turgut Agapios ile konuşmaya gittiğinde bende planımı uygulamak için çalışmalara başladım. İlk önce ne olur ne olmaz diye İstanbul’dan gelirken getirdiğim kameraya uygun bir yer bulmalıydım. Kamerayı çantamdan çıkararak tuvalet masasının üzerindeki yapay çiçeklerin arasına yerleştirip görüş açısını yatağı tüm ayrıntıları ile görecek şekilde ayarladım. Sonrada üzerimi giyinip beklemeye başladım.
Turgut da Agapios’la konuştuğunu, her şeyin yolunda gittiğini, birazdan odada olacaklarını söyledi.
Altı yedi dakika sonra odanın kapısı vuruldu. Hemen kamerayı çalıştırarak kapıyı açtım. Ben Turgutın dudağına
-“Hoş geldin aşkım.” Diye öpücük Agapios,
“Ben de isterim!” demez mi? Bir öpücükte Agapios’un dudağına kondurdum ve içeri geçtik. Bir an önce sevişmeye geçmek için sabırsızlanıyordum. Turgut’la Agapios yatağın üzerine otururken bende onlar gelmeden önce hazırladığım şampanya kadehlerini doldurup Turgut ve Agapios’a verdim. Bir kadeh de kendime almıştım.
Sohbet etmeye başlamış konu yavaş yavaş cinselliğe gelmişti. Agapios ilk kez nasıl seviştiğini başından geçenleri anlatıyordu.
-“Erkeklere ilgi duymaya başladığımda yaşım henüz 16 idi ve ailemle birlikte Pire’de yaşıyorduk. Mahalledeki yaşıtlarım karı kız sikmekten bahsederken, ben gizlice internetten çıplak erkek resimlerine bakıyordum. Bunda benim vücüt yapımın da etkisi oldu diyebilirim. Kocaman bir yarağım olmasına rağmen oldukça kılsız ve pürüzsüz bir vücudum vardı. Göğüslerimse nerdeyse 13 – 14 yaşındaki kızların göğüsleri gibiydi. Arkadaşlarım göğüslerimle hep dalga geçerlerdi, kız gibi diyerekten. Kadınımsı görünüşümden dolayı beni gruplarına almazlardı hiç.
17 yaşıma geldiğimde, evde kimse olmadığı zamanlar, gizlice annemin ve ablamın külotlarını giyiyor, aynada bir süre kalçalarımı seyredip, sonra külotlarını yine çekmecelerine koyuyordum. O sene ilk defa banyoda götümü parmaklayarak zevk almaya başladım. Zamanla götümü parmaklama işi yerini götüme değişik cisimler sokmaya dönüştü. Artık götüme bişey sokmadan mastürbasyon dahi yapamıyordum
Sikilmeye karar verdiğimde, ilk defa kime siktireceğime de kararımı vermiştim. Bizim sokakta Mühendislik bürosu olan Castor’a siktirecektim götümü. Castor 44 – 45 yaşlarında, esmer, uzun boylu, iri yapılı, kıllı bir erkekti ve bana karşı tam olarak çözemediğim bir şekilde ilgi duyuyordu. Ben sokaktan geçerken her seferinde beni bürosuna, bir şeyler içmeye davet eder, fakat ben hep,
-“Belki başka zaman…” deyip geçiştirirdim. Castor evliydi ve akşamları büroyu kapadıktan sonra, bürosunun arka kısmında birkaç bira içip, evine öyle giderdi.

O gün ablamın tanga külotlarından birini giydim ve Castor akşam yine tam bürosunu kapatacağı saatte, moralim bozuk gibi yaparak, ağır ağır büronun önünden geçiyordum. Castor hemen bana seslendi,
-“ Agapios gel içecek bir şeyler ikram edeyim!” diyerek beni bürosuna çağırdı. Bu sefer hiç ikiletmeden girdim büroya. Ben girdikten sonra kapıyı kilitledi ve
-“Arkaya geçelim, orda hem bir şeyler içeriz, hemde sohbet ederiz!” dedi. Arkaya geçtik. Arka bölme sanki küçük bir ev gibi döşenmişti, koltuklar, çekyat, TV, DVD, buzdolabı, bilgisayar, webcam falan vardı.
-“Geç otur. Ben bira içecem, sana ne vereyim?” dedi. Geçtim çekyata oturdum ve bir bira da ben istedim.

Castor buzdolabından iki bira alarak geldi yanıma oturdu. Biranın birini bana vererek,
-“Hayırdır Agapios? Moralin bozuk gibi duruyorsun? Karı kız meselesi mi?” dedi. Ben biradan bir yudum alarak, Castor’un gözlerine baktım ve
-“Yok abi, kızlara ilgi duymuyorum, benim derdim başka!” dedim. Castor sanki niyetimi anlamıştı,
-“Dünyada halledilmeyecek dert yok!” diyerek elini bacağıma koydu ve bacağımı çok hafif okşamaya başladı.
-“Çok güzel bir oğlansın Agapiosciğim, derdini hallederiz, merak etme!” dedi ve bacağımı okşamaya devam etti. Biradan birkaç yudum aldıktan sonra, çekine çekine ben de elimi onun bacağına koydum ve okşayarak elimi yavaş yavaş sikine doğru yaklaştırdım. Siki pantolonun içinde kalkmaya başladı ve gittikçe büyüyordu. Sikini tutmak ve okşamak istiyordum, fakat cesaret edemiyordum.

Castor’un tepkisini ölçmek için gözlerine baktığımda, Castor elimi tutarak sikinin üzerine götürdü ve pantolonun üzerinden sikini okşattı. Heyecandan ve zevkten kalbim duracak gibiydi. Sikini öylece bir süre okşadım. Castor,
-“Bir saniye Agapiosciğim…” diyerek kemerini çözdü, fermuarını açtı. Pantolonunu boxer şortuyla birlikte dizlerine kadar sıyırdığında, kıllı siki ortaya çıkmış, dimdik duruyordu. Siki okadar kalın ve büyüktü ki, elimi sikine attığımda avcuma sığmıyordu. Sikini ve taşşaklarını biraz okşadım ve sıvazladım. Sikini gövdesinden avuçluyor, başparmağımla kafasını okşuyordum. Biraz sonra sikinin kafasından bir iki damla saydam ve kaygan sıvı geldi. O sıvıyı sikinin kafasına yaydım ve biraz daha okşadım.

Castor ensemden tutarak yüzümü sikine yaklaştırdı, bir şey söylemese de, sikini ağzıma almamı istiyordu. Sikinin kafasını önce öperek yalamaya başladım, sonra da ağzıma aldım. Sikinin kafası şişmiş, ağzımı doldurmaya yetiyordu. Castor ensemden biraz daha bastırarak sikini ağzıma doğru ittirdi. Siki ağzıma yarısına kadar girdiğinde, sikinin kafası gırtlağıma değiyordu. Saçlarımdan tutarak başımı ileri geri hareket ettirmeye başladığında resmen ağzımı sikiyordu. Biryandan da,
-“Ohhh, çok güzel yapıyorsun Agapiosciğim. Devam et güzelim!” diyordu. Bu arada elini arkama atmış, pantolonumun üzerinden götümü okşamaya başlamıştı.
-“Ohhh, yumuşacık götün var Agapiosciğim!” diyerek beni ayağa kaldırdı ve
-“Soyunsana!” dedi. Ben soyunurken, kendisi de soyundu.

Castor çırılçıplak soyunmuştu, benim üzerimde ise sadece ablamın tanga külodu kalmıştı.
-“Ooooo, külodun da çok seksiymiş, çıkarma üzerinde kalsın!” dedi.
-“Ablamın külodu!” dedim.
-“Eminim ablana da yakışıyordur, fakat sana daha çok yakışmış. Çok güzelsin aşkım, kaymak gibi vücudun var!” diyerek, boynumu boğazımı yalamaya başladı. Göğüslerimi tek tek ağzına alarak emmdikten sonra, beni ters çevirdi ve omuz başlarımı hafif hafif ısırarak emdi. Sırtımı yalayarak aşağı, kalçalarıma indi. Ablamın külotunun üzerinden kalçalarımı dişledi.
-“Ohhh, yumuşacık, pamuk gibi!” diyordu. Sonra beni çekyata dizlerimin üzerine domalttı ve ablamın külotunu yana çekerek götümün deliğini parmakladı.
-“Harika, kız götü gibi götün var aşkım!” diyordu. Bu iltifatları karşısında eriyordum adeta ve ablamın külotuyla kendimi çok daha kadınca hissediyordum. Ben de ona,
-“Senin de yarrağın çok güzel kocacığım! O kalın yarrağını sok götüme! Bir orospuyu siker gibi sik beni erkeğim!” diyordum.

Castor götümün deliğine tükürüp, sikinin başını da ıslattıktan sonra, götümün deliğine dayadı ve hafifçe iteledi. Yarrağının başı girdiğinde, duyduğum acıdan,
-“Yandım anam!” diye bağırmışım. Castor ise,
-“Tamam aşkım bitti sık dişini!” diyordu. Bunları derken yarrağını götüme öyle bir kökledi ki, acıdan bayılacaktım nerdeyse. Fakat Castor beni duymuyordu bile. Yarrağı götüme girip çıktıkça acıdan inliyordum sadece. Yaklaşık yarım saat kadar götümü sert bir şekilde siktikten sonra tempoyu yavaşlattı, boşalmak üzereydi galiba. Derken inleyerek, sıcak döllerini götümün derinliklerine fışkırttı…

Castor bir süre üzerimde hareketsiz kaldıktan sonra, yarrağını götümden çıkarttı ve ağzıma vermeye çalıştı. Her ne kadar ağzıma almak istemediysem de,
-“Aç ağzını, götünüsiktiğim!” diyerek saçlarımdan tuttu ve zorla ağzıma soktu yarrağını.
-“Yala lan ibne!” diyerek zorla yarrağını yalattırdı. Daha sonra,
-“Bugünlük bukadar yeter! Giyin!” dedi ve kendisi de giyindi. Beni yolladıktan sonra kendisi de büroyu kapatıp evine gitti. Artık nerdeyse haftada iki üç kez Castor’un bürosuna uğrar olmuştum.
18 yaşıma geldiğimde artık ailemle de kavga etmeye başlamıştım. Onlarda çevredeki dedikodulardan rahatsız olmuşlar. Bir an önce kendimi düzeltmem için bana baskı yapmaya başlamışlardı. Sonunda her şeyi göze olarak Gizlice evden kaçtım ve soluğu doğruca Atina’da aldım.
Gelmeden önce bir arkadaşımın Atina’da yaşayan abisinin adresini almıştım. Atina’ya geldiğimde onu buldum. Tek yaşıyordu o zamanlar ve 35 yaşında idi. Hoş beş derken Atina’ya geliş sebebimi sordu, ben de çalışmaya geldiğimi, paramın ve kalacak yerim olmadığını söyledim. Nikolos
-“Bana iş bulacağını, yanında kalabileceğimi ve her bakımdan yardımcı olacağını” söyledi. Bana çok güven vermişti. Akşama kadar bana Atina’yı gezdirdi ve akşam evine gittik.
Evine girdik, fakat evde bana tuhaf gelen bir şey vardı, ev dediği yer daracık bir tek odaydı ve içinde sadece bir adet Çekyat vardı. Yalan yok biraz korkmuştum.
-“Ben nerede yatacağım? ”diye sorduğumda, yanıma gelip,
-“Benle yatacaksın, ama korkmana gerek yok, benden sana zarar gelmez!” dedi. Ne yapacağımı şaşırmıştım, kalacak başka yer bilmiyordum ve hava çok soğuktu, Nikolos’la yatmaya mecburdum. Nikolos lambayı söndürüp, üzerinde sadece atlet ve külotu kalacak şekilde soyunup girdi yorganın altına ve
-“Hadi sende yat artık, sabah erkenden işe gideceğim, uyuyamazsam işimden olurum!” dedi. Ben de eşofmanımı giydim ve çekinerek yattım yanına. Nikolos bana sırtını dönüp yatınca, biraz da olsa rahatlamıştım.
-“İyi geceler.” dileyip, uyumaya başladı, hiç kımıldamıyordu. Beni de baya uyku bastı, sırtımı ona dönmüş uyumaya çalışıyordum. Sonunda uyumuşum…

Birden üzerimde gezinen ellerle uyandım. Nikolos bana arkadan sıkıca sarılmış,
-“Sen ne güzelsin böyle, oh taş gibi kalçaların var!” diye mırıldanarak oramı buramı okşuyor, kalkmış sert siki kalçalarımın arasında sürtünüyordu. Şok olmuştum,
-“Ne yapıyorsun Nikolos?” deyip kollarından kurtulmaya çalıştım. Fakat beni daha da sıkı sardı ve
–“Seni sevdim, daha da sevmek istiyorum!” diyerek memelerimi okşamaya başladı.
-“ Nikolos yapma!” diye yalvarıyordum, ama dinlemiyor, oramı buramı okşamaya devam ediyordu ve bana,
-“Çok nazlandın ama! Yarağım bir yıldır sıcak bir deliğe girmedi, bu gece karım olacaksın! Karı niyetine sikecem seni!” diyordu. Çok korkmuştum, ama çok da heyecanlanmıştım. Doğrusu okşamaları beni daha da heyecanlandırıyordu. Zaten Pire’deyken sikilmenin nasıl bir şey olduğunu hep merak ederdim. Karşı koymayı ve itiraz etmeyi bıraktım. Nikolos,
-“Hah şöyle!” diyerek, beni tutup yüzükoyun çevirip üzerime çıktı. Eşofmanımı ve külotumu sıyırıp çekip çıkardı. Sonra götümün yanaklarını ayırıp, başladı götümün deliğini dillemeye. Götümü biraz yaladıktan sonra ve ayağa kalkıp yarağını ağzıma vermeye çalıştı. Ağzıma almak istemeyince, çok güçlü kolları vardı, beni sırtüstü yatırdı, yüzüme yaklaşıp yarağını dudaklarıma sürtmeye başladı. Ağzımı açmıyordum. Bana,
-“Aç ağzını ulan ibne! Değilse yarın sabah herkese senin ibne olduğunu ve seni sikmem için bana yalvardığını anlatacağım!” diye tehdit etti. Herkes dediği bizim hemşerilerdi, çok korkmuştum ve ağzımı açar açmaz, boğarcasına soktu yarağını ağzıma. Nefes almama arada bir müsade edip yeniden köklüyordu koca yarağını gırtlağıma kadar…
Ağzımı biraz böyle siktikten sonra, beni tamamen soyundurdu ve kendisi sırtüstü yatıp, yarağını kökünden tutarak,
-“Gel kocanın kucağına otur yavaş yavaş, canın yanmasın sen ayarla!” dedi. Çaresizdim, üzerine çıkıp yarağının kafasını dayadım göt deliğime. Titriyordum ve korkuyordum, nasıl girecek bu koca kafalı yarak daracık götüme diye. Biraz oturmaya çalıştım, kafası tam girecekken canım yanınca hemen üzerinden kalktım ve Çekyattan indim. Nikolos çok sinirlenmişti, o da kalkıp beni yakaladı, ayakta duvara domaltıp,
-“Bak gör şimdi nasıl karım olacaksın!” diyerek, götümü bolca tükürükleyip, yarağının kafasını dayadı götüme. Ve yavaşça yüklenerek kafasını soktu. Canım öyle yanıyordu ki, korkudan bağıramıyordum. Nikolos memelerimi okşarken,
-“Ohhhhh sıcacıkmış daracık götünün deliği!” diye homurdanıyordu… Birden,
-“Yeter bu kadar naz!” diyerek kalçama öyle bir tokat attı ki, canım daha da yanmıştı.
-“Veee karımmmmsın artıkkkk!” diyerek yarağının gerisini de götüme kökleyip, bütün ağırlığı ile üzerime abandı. Kıvranmama bile müsade etmiyordu. Ne kadar
-“Canım acıyor!” dedim ise de dinlemiyordu, sanki taşaklarını da sokacakmış gibi abanmaya devam ediyordu. Götüm ortadan ikiye yarılmış gibi acıyordu. Nikolos ise,
-“Bu güzel götünü sabaha kadar sikeceğim karıcığım!” diye homurdanmaya devam ediyordu. Biraz o pozisyonda kaldıktan sonra, yarağını götümden çıkarmadan, beni kucakladığı gibi yatağa yüzükoyun yatırı, kendisi de üzerime yattı. Benim de doğrusu acım biraz geçmişti. Sanırım deliğim genişlemişti ki, gidip gelmeye başladı…

Götümü yaklaşık on dakika pompalayarak siktikten sonra, yarağını götümden çıkarıp, saçımdan asılarak beni doğrulttu ve yarağını uzatıp,
-“Yala bakalım!” dedi. Götümden çıkan yarağı yalamamı istiyordu, tiksinmiştim,
-“Yalamam!” dedim. Suratıma yaba gibi elleriyle okkalı bir tokat yapıştırıp,
-“Yala götünü siktiğimin ibnesi! Yala kocanın yarağını!” deyip, bir eliyle ağzımı zorla açtırıp, ağzıma köküne kadar soktu. Boğulacaktım, gözlerimden yaşlar, burnumdan sümük geliyordu. Başımı elleriyle öyle sıkı tutmuştu ki kaçamıyordum. Birkaç kez gırtlağıma kadar soktuktan sonra boğazıma sıcak bir şeyler püskürmeye başladı. Boğulmamak için mecburen yutkunduğumda anladım ki ağzıma boşaldı.
Bir süre sonra yarağı küçülünce ağzımdan çıkarıp,
-““Nasıl, kocanın sütü tatlı mı?” diyerek beni yatağa yatırdı, sıkıca sarılıp öpmeye başladı. Ve artık onun karısı olduğumu, bir ay boyunca bana iş bulmayacağını, tüm gün evde kalıp onu beklememi, yemek yapmamı, akşamları eve geldiğinde hemen soyunup onun içeri girmesiyle önce yarağını emmemi, sonra da beni sikip rahatlayıp yemeğe öyle oturacağını söyledi. Mecburen kabul ettim. 1 ay boyunca her gece 3 bazen 4 posta sikti, sonra da bir işe koydu beni. Ben işe girdikten sonra da onla kalmaya devam ettim, Sonrasında ise başka başka adamlarlada sevişmeye başladım. Yeteri kadar çevre edindikten sonra da Nikolos’dan ayrılıp kendime yeni bir hayat kurdum.

Agapios’un anlatması bitinceTurgut yavaş yavaş beni kendine doğru çekip dudaklarımı öpmeye, boynumu ve kulak memelerimi yalamaya, bir yandandan da o diri ve iri gögüslerimi okşamaya başladı. Elini aşağıya doğru, mini eteğimin altına sokup amımın üzerinde parmaklarını gezdirmeye başladı. Sonra başımı hafifçe eliyle aşağı, sikine doğru bastırdı. Koltuktan kalktım, Turgut’un önüne diz çöküp fermuarını açtım. Siki kazık gibi olmuştu, sikini çıkarıp yalamaya başladım. Göz ucuyla Turgut’a baktığımda, Agapios’u kendine çekmiş, dudak dudağa öpüşüyorlardı…
Turgut az sonra Agapios’a,
-“Hadi bakalım karıma yardım et, sen de marifetini göster!” dedi. Agapios da yanıma diz çöktü. Agapios’a bakarak, Turgut’un sikini kökünden kavrayıp,
-“Buyur!” dedim. Agapios önce başına küçük bir öpücük kondurduktan sonra yavaş yavaş başını ağzına sokup çıkarmaya başladı. Her seferinde biraz daha fazlasını ağzına alıyordu, üç-beş sefer sonra Turgut’un sikini köküne kadar ağzına alıp çıkarıyordu. Ben de bu arada boş durmadım, Agapios’un gömlek düğmelerini çözüp gömleğini çıkardım. Atletik, biçimli ve kılsız bir vücudu vardı. Erkek olmasına rağmen göğüs uçları bir kadının göğüs ucu kadar iri ve sertti.
Gömleğini çıkardıktan sonra Agapios’un ensesini ve kulak memesini yavaş yavaş öpücük yağmuruna tutmuş, ıslak ıslak öpüyordum. Agapios da arada bir dudağımdan öpüyor, ama fazla ileri gitmiyordu. Elimi pantolonunun kemerine attığımda, Agapios dizlerinin üzerine doğruldu, kemerini çözüp pantolonunu aşağıya doğru sıyırdım. Altında tanga vardı ve kalçaları bir kadın kalçası gibi toplu ve yukarı kalkıktı. Agapios tangası ile kalmış, Turgut ise çırıl çıplak soyunmuştu. Benim üzerimde mini etekli bir elbise vardı. Amım ise sulanmaktan vıcık vıcık olmuştu. Agapios’un siki inik olmasına rağmen yılan gibi sarkıyordu ve kalındı. Kalkınca ne hale gelecekti merak ediyordum.
Turgut ayağa kalktı ve beni de kaldırdı. Ayakta Turgut’la öpüşmeye başladık. Turgut dudaklarımı bir vantuz gibi emiyor, göğüslerimi her zamankinden daha farklı ve hoyratça sıkıyor, kalçalarımı mıncıklıyordu. Bu arada Agapios, Turgut’un sikini ağzına alıp yalamaya devam ediyor ve bir an evvel sikilmek için sabırsızlanıyordu.
Turgut bir çırpıda elbisemi çıkarıp attı. Sütyen takmadığım için göğüslerim fora olmuş, üzerimde sadece külotum kalmıştı, ama o da amcığımın suyundan sırıl sıklam olmuştu. Arkama geçti, Agapios’a,
-“Bak bakalım Agapios’cuğum, hiç böyle diri ve dolgun göğüs gördün mü?” dedi. Göğüs uçlarım iri birer fındık büyüklüğüne erişmişti, arkamdan göğüslerimi avuçlayarak, Agapios’a,
-“Yalamak istermisin?” dedi. Agapios da sanki ilk kez bir çıplak bir kadın görüyor gibiydi ve ‘acaba yapabilirmiyim’ dercesine Turgut’a aptal aptal bakıyordu.
Ben de,
-“Hadi Agapios’cuğum, bu fırsat bir daha eline geçmez bak, bir dokun bakalım!” dedim. Agapios çekinerek ellerini göğüslerimin üzerine koydu, yavaş yavaş gezdirmeye başladı. Sonra birden eğilerek sağ göğsümü yalamaya, hafif hafif küçük dişler atmaya başladı. Diğer eliyle de arkamda duran Turgut’un sikini avuçluyordu.
Turgut beni kanepeye oturttu, bacaklarımı araladı ve Agapios’a,
-“Hadi bakalım, sana tam bir şeftali veriyorum, yala. Yala ki ben de seni daha bir keyifle sikeyim!” dedi. Agapios çekinerek önüme diz çöktü. Yavaş yavaş dudaklarını sulanmış amcığımın üzerinde gezdirmeye başladı. Turgut çoktan Agapios’un arkasında yerini almıştı. Turgut sikini tükürükleyip Agapios’a öyle bir dayandı ki, bir anda hepsini Agapios’un götüne soktu. O acıyla Agapios amıma daha da yumuldu.
Turgut Agapios’un götünü sikerken, Agapios da dilini amımın içine sokup sokup çıkarıyor,
-“Bir kadının am suyu bu kadar mı leziz olurmuş Tanrım, ben cennete mi düştüm?” diyor, gözlerimin içine bakarak amcığımı yalıyor, vantuz gibi emiyor, amımın dudaklarına ısırıklar atıyor, parmağını sokuyor, parmaklarına bulaşan amımım suyunu göğüs uçlarıma sürüyor, göğüslerime sürdüğü am suyumu yalıyor, bir yandan da Turgut’un altında,
-“Hadi erkeğim, kökle, daha hızlı sok, hadi durma devam et…” diyerek zevkten çığlıklar atıyordu…

Bir erkek hemcinsi tarafından sikilmekten bu kadar mı zevk alırmış… Agapios Turgut’un altında, benden bile ateşli bir şekilde kıvranıyor, kendini Turgut’a teslim ediyordu. Turgut da Agapios’a yüklendikçe yükleniyor, artık sikini tamamen çıkarıp tekrar hepsini birden hızlıca Agapios’un götüne sokuyordu. Agapios, Turgut’un her darbesiyle amımı biraz daha çok emmeye dilini daha çok sokmaya başlamıştı, dili alev alev yanıyor, ammın içini kavuruyordu, kaç kez boşaldım hatırlamıyorum…
Derken Turgut bir anda sikini Agapios’un götünden çıkarıp, döllerini benim ağzıma, yüzüme, göğüslerime ve amcığıma yağmur gibi boşalttı. Ağzımın içine gelenleri yuttum. Agapios dudaklarımdan başlayarak Turgut’un döllerini yalamaya başladı. Bir yandan Turgut’un döllerini yalıyor, bir yandan da dudaklarımı emiyordu. Vücudumun üst tarafında Turgut’un ne kadar dölü varsa hepsini yalayarak yuttu, sadece amcığımın üzerinde biraz kalmıştı. Agapios benim yere uzanmamı istedi ve yerde ikimiz 69 olduk…
Agapios amımın üzerindeki Turgut’un döllerini yalarken, ben de Agapios’un yeni yeni kalkmaya başlayan sikinin başını ağzıma aldım. Yavaş yavaş sikinin başını yalıyor, ağzıma sokup çıkarıyordum. Agapios’un siki Turgut’un sikinden biraz daha kalındı ve uzundu da. En az 20 dakika Agapios’un sikini yaladım, artık sertleşmişti ve ağzıma sığmamaya başlamıştı. Beni Agapios’la o pozisyonda izleyen Turgut’un siki yeniden sertleşmişti ve üstümde bulunan Agapios’un götüne tekrar sikini sokup çıkarmaya başlamıştı, bir yandan da, “Agapioscuğum, seni öyle bir sikeceğim ki, sikini kazık edeceğim…” diyordu.
Agapios’u Turgut’un tekrar sikmeye başlaması ve benim de Agapios’un sikini yalamam, Agapios’u tam kıvamına getirmişti. Turgut ikinci kez boşalmak üzereydi, sikini Agapios’un götünden çıkardı ve Agapiosa,
-“Aç ağzını!” dedi. Agapios dizlerinin üzerine doğruldu ve Turgut tüm döllerini Agapios’un ağzına boşalttı. Agapios ağzına akıtılan döllerin bir kısmını yuttu, bir kısmını da amımın içine tükürdü ve bir anda bacak arama girip yerini aldı…
Agapios’la göz göze geldik, bana,
-“Hadi sikimi kendi elinle amına yerleştir!” dedi. Amımın içine Turgut’un döllerini tükürmesine rağmen ilk başta zorlandım, çünkü sikinin başı yumruk gibiydi. Biraz zorlayarak başı amıma girmişti. Girmişti girmesine, ama benim de içim yanmıştı, sanki amım yırtılmış gibiydi…
Agapios yavaş yavaş amıma sokmaya başladığında, bir yandan da,
-“Tanrım, bu ateş gibi, sanki fırına girdim…” diyordu. Ama bir türlü boşalmıyordu. Boşalamayışının nedeni hep sürekli sikilmesiydi. Ama benim hoşuma gidiyordu kalın ve amcığımı dolduran bir yarak tarafından sikilmek…
Agapios, “7 yıldır hep sikilmenin verdiği zevki yaşadım, ilk kez siktim ve bir kadın siktim. Sikmek te, sikilmek kadar güzelmiş!” dedi, amıma bir öpücük kondurup Turgut’un önüne gitti ve Turgut’un sikini yalamaya başladı. Ben temizlenmek için banyoya gittim. Banyodan çıkıp geldiğimde Turgut’la Agapios deliler gibi sevişiyorlardı, ben de aralarına katıldım.
Yunan adasındaki tatilimiz bitirip Yeniden şirkete döndükten sonra artık tüm dikkatimi Rıfat beyi tavlamak Mirey ile Erman Beyi işten kovdurup onun yerine GMY olmaya vermiştim bunun için planlar yapıyor planınım da da sinsice ilerliyordum. Ancak daha önce Tugut meselesini halletmem gerekti. Bunun için ilk olarak elimdeki videoları kesip biçmeye yarayan bir proğram arayışına giriştim.. Google da kısa sürede aradığımı bulmuştum. Derhal videodan Agapios ve Turgut’un birlikte olduğu sahneleri çıkararak içerisinde benimde olduğum bölümleri sildim. Videoyu gaylerin takıldığı birkaç internet sitesine yükledim. Sonrada Sivas’taki birkaç yerel gazeteyi ankesörlü telefondan arayarak olaydan haberdar ettim ve beklemeye başladım. Nihayet beklediğim gün gelmiş Turgut bazı yerel gazeteler de haber olmuştu.
Artık sıra Rıfat Bey’i bu videolardan haberdar etmeye gelmişti. Birkaç gün sonra işte giyebileceğim en seksi kıyafetlerimden birini giyerek Rıfat Bey’in odasına gittim. Üzgün bir tavır takınarak
-“Rıfat Bey sizinle bir konu hakkında konuşmak istiyorum vaktiniz var mı acaba?”
-“Ne demek Sonay Hanım buyrun burun lütfen.” diye masasının önündeki koltukları gösterirken heyacanla beni izlediğinin farkındaydım. O yüzden yavaş hareketlerle masanın önüne kadar gelip elimden geldiği kadar fazla frikik vermeye çalışarak masanın önündeki deri koltuklara oturdum. Ayaklarımı birbirinin üstüne attığımda Rıfat Bey’e tam bir göz ziyafeti sunduğumun farkındaydım. Rıfat Bey gözlerini benden ayırmadan
-“Buyurun Sonay Hanım sizi dinliyorum benimle konuşmak istediğiniz konu neydi acaba?” dediğinde sesimdeki üzgün tonu biraz daha ağırlaştırdım.
-“Şey Rıfat Bey nasıl söylesem bilmiyorum. Birkaç gün önce Sivas’taki müşterilerimizin birinden bir mail aldım.
-“Hayır, ola bir sorun mu var?”
-“Efendim Sivas Bayiimiz Turgut Bey.” Biraz duraksadım sesimdeki endişe daha da belirgini bir hal almıştı. Rıfat Bey merakla
-“Ne olmuş Turgut Bey’e?” der gibi konuşmamın devamını bekliyordu.
-“Sanrım bir takım uygunsuz görüntüleri internete düşmüş ve maalesef bu görüntülerde yerel basına malzeme olmuş. Malumunuz Sivas küçük bir şehir. Hal böyle olunca bu tür davranışlar o bölgedeki satışlarımızı da etkileyecektir.”
-“Allah Allah tanıdığım kadarı ile çok da dürüst birine benziyordu ama…. Ne varmış görüntülerde bir bilgi varmı?”
-“Dün müşterimiz haberdar edince internette küçük bir araştırma yaptım. İsterseniz size sunayım efendim.” Derken yerimden kalktım Rıfat Bey’in yanına doğru gelerek bilgisayarına görüntülerin olduğu adresi girmeye başladım. Görüntüleri direk flaş bellekte veya cd de vermek yerine özellikle adres girerek açmayı seçmiştim. Böylelikle Rıfat Bey daha odamdan çıkmadan önce tazelediğim parfümümün kokusunu ciğerlerine kadar çekecek sutyen takmadığım için bluzumun altında özgürce hareket eden göğüslerimi bol bol izleme imkanı bulacaktı. Nitekim yanılmadığımı da çok geçmeden anlamıştım. Ben bilgisayarın klavyesine adres yazarken Rıfat Bey’de gözlerini dikmiş bluzumun geniş dekoltesinden göğüslerimi izliyordu. Ben de onu daha çok tahrik etmek için önünde iyice eğildim. Adam belki göğüs uçlarımı bile görmeye başlamıştı.
-“Sanrım oldu.” Deyip kendimi geriye doğru çektiğimde Rıfat Bey’de kendine geldi. Gözlerini ekrana çevirerek
-“İzleyelim bakalım ne haltlar karıştırmış bu Turgut denen Salak” diyerek beklemeye başladı. Bir yandan da eliyle biraz önce gördükleri karşısında iyice kabaran erkekliğini saklamaya çalışıyordu.
Birkaç saniyelik video yüklenme süresinden sonra ekrana önce önünde kocaman sallanan sikiyle Agapios’un görüntüsü sonrada Turgut’un görüntüsü geldi. İkisi bir çılgın gibi sevişmeye başlamışlardı. Bu görüntü Agapios’un banyodan çıktıktan sonra gerçekleştirdiğimiz sevişmeye ait bir görüntüydü. Biraz sonra aralarına bende katılacaktım. Ama elbette görüntünün o kısımları yoktu. Görüntü de sadece Agapios ile Turgut var gibi gözüküyordu. Birkaç dakikalık görüntü bittiğinde Rıfat Bey
-“Tuuuu rezil herif o da erkeklerle rezillik düpe düz rezillik” diye mırıldanıyordu. Yüz ifadelerinden oldukça kızdığı belliydi. Bense hala yanı başında ayakta bekliyordum. Bana dönerek
-“Sonay hanım hemen bölge bayilerinden sorumlu Kaaan Bey’i arayarak Turgut rezilinin bizimle olan sözleşmesini tek taraflı olarak fes edin. Fesih gerekçesi olarak da bu videoları ve basında çıkan haberleri delil olarak sunsunlar ki birde tazminat ödemeyelim bu rezile”
-“Tabi efendi hemen iletirim isteklerinizi Kaan Bey’e” dedim. Belli etmesem de büyük bir sevinç içindeydim. Turgut’tan intikamımı fazlası ile almıştım. Turgut Hem işini hem itibarını kaybetmiş insan içine çıkmaz hale gelmişti.
Rıfat Bey’den izin alıp tam odadan çıkmaya hazırlanıyordum ki Rıfat Bey
-“Sonay Hanım siz geldiğinizde tam yemeğe çıkmak üzereydim. Eğer yemeğinizi yemediyseniz buyurun birlikte çıkalım böylece size de teşekkür etme fırsatı bulmuş olurum.”
-“Tabi efendim şeref duyarım” dedim. Anlaşılan bugün benim gerçekten şanslı günümdü.
Deniz tarafında boğaza yakın bir masaya oturduk, Boğazdan gemiler geçiyor oturduğumuz yerden harika manzara oluşuyordu. Yemeklerimizi yerken sohbet ediyorduk. Rıfat Bey çok kibar biriydi. Konuşurken kelimelerini adeta seçerek konuşuyordu. Konuştukça laf lafı açıyor, giderek daha sıcak bir ortam oluşuyordu. Ailesinden, çocuklarından karısından bahsetmişti. Anladığım kadarı ile ailesini ve karsını elbette oldukça düşkündü. Ama evliliğinde geçen 27 yılın verdiği monotonluk onun zaman zaman benimle ilgili hayaller kurmasına neden oluyordu anladığım kadarı ile. Saatime baktım saat 14’e geliyordu.
-“Oooo saat 14 olmuş sanırım kalksak iyi olur.” Dedim. Yol boyunca da karşılıklı sohbetimiz devam etti. Şirkette ben kendi odama giderken
-“Rıfat Bey bu keyifli yemek ve sohbet için çok teşekkür ederim” dedim. Rıfat Bey’de bana
-“Asıl ben teşekkür ederim, sizin gibi her konuda mükemmel bir kadınla böylesine harika bir gün geçirdim. Bu gün benim için de çok keyifliydi. Eğer izin verirsen bu yemeği daha geniş bir zamanda tekrarlamak isterim.”
-“Elbette bende çok memmun olurum diyerek odama gittim. Şimdi Rıfat Bey’den gelecek yemek teklifini bekliyordum.
Aradan geçen üç günlük sürede Rıfat Bey’le bir daha görüşmemiş Turgut’dan aldığım intikamın zevkini sürerek kendimi işime vermiştim. Odamın kapsı hafifçe vuruldu. İçeriye bir anda Rıfat Bey girmişti. Hemen ayağa kalkarak
-“Hoş geldiniz Rıfat Bey buyurun” dedim. Rıfat Bey oldukça çekingen bir tavırla
-“Teşekkür ederim Sonay Hanım kalmayacağım sadece bana olan yemek sözünüzü hatırlatmak istedim.
-“Elbette Rıfat Bey unutur muyum. Hafta sonu için eşim il dışında olacak eğer sizin için de uygunsa.” Sözümün bitmesini bile beklemeden
-“Öyleyse Cumartesi akşamı için sizce de uygunsa masaları ayırtıyorum.” Dedi
-“Cumartesi gününü sabırsızlıkla bekliyor olacağım.” dedim Rıfat Bey odamdan çıkarken kendinden çok daha emin ve mutluydu.
Cumartesi geldiğinde erkenden akşam için hazırlanmaya başladım. Tolga gelmeden önce bir an önce evden ayrılmak istiyordum. Önce sıcak bir duş alıp saçlarımı kuruttuktan sonra giyinmeye başladım. Mevsim kış, aylardan şubat ve dışarıda kar olması nedeniyle hava koşullarına da uyacak bir kıyafet seçmeliydim. Ama elbette aynı zamanda seksi ve baştan çıkarıcı olmam gerekliydi. Tüm bunları göz önünde tutarak ve ilk round olması nedeniyle hem baştan çıkarıcı hem de merak uyandırıcı olmayı seçtim. Bu nedenle de üstüme koyu lacivert bol dökümlü ve belden oturan tek parça bir elbise giydim, derin göğüs dekolteli ve göğüs çatalım elbisenin dekoltesinden görünüyordu, elbisenin eteği bol ve süper miniydi ancak ilk anda bunu anlayamaması için mont olarak da deri, lacivert, yakası kürklü bileğime kadar uzun montumu seçtim, ayağıma da lacivert deri uzun sivri topuklu botlarımı giydim. Saçlarımı kuaförüme gidip dalgalı dalgalı olarak yaptırdım ve mavinin hakim olduğu tonlarda göz makyajımı yaptırdım.
Artık geceye hazırdım, saat 18 civarı Rıfat Bey aradı. Yola çıktığını ve yarım saate kadar bende olacağını söyledi.
-“Bende hazırım seni bekliyorum.” diyerek whatsapp’tan evimin konumunu ilettim. Navigasyon aracılığı ile rahatça bulması için. Tolga henüz gelmemişti. Ona bir not bırakarak hafta sonu il dışında olacağımı beni merak etmemesini bildirdim..
Aşağı indiğimde Rıfat Bey arabasının yanında beni bekliyordu. Evden çıkıp minik adımlarla arabaya doğru yürüken Rıfat Bey beni baştan aşağıya süzüyordu her adım atışımda. Üstümde ki deri uzun monttan içimde ne olduğunu anlayamıyordu. Arabanın yanına gittiğimde bana bakıp,
-“Çok güzel görünüyorsun” dedi ve sarılıp yanağımdan öpecekken, kafamı hafifçe çevirdim bilerek ve dudağımla yanağımın arasından bir yerden öptü beni, şaşkındı, ikinci öpüşü de ben aynı şekilde onun yanağıyla dudağı arasında bir yerden yaptım
-“Teşekkür ederim” dedim.
Arabaya bindiğimizde halen öpüşmenin şaşkınlığı içindeydi. Yol boyunca sohbet ederek ilerledik Restorana vardığımızda üstümdeki deri montumu çıkarttığım anda gözleri adete yuvalarından fırlayacaktı. Başını iki yana sallayarak
-“Mükemmel bir güzellik, kocan çok şanslı.” dedi. Ben de gülümseyerek montumu vestiyere bıraktım ve el çantamı alarak içeri doğru yürüdüm ve masamıza geldik. Oturmak için hamle yaptığım sırada sandalyemi çekerek,
-“Gecenin en güzel kadını lütfen buyur.” dedi. Ben de teşekkür ederek oturdum ve sandalyemi itti, bacak bacak üstüne attım otururken. İstanbul’un üstüne pamuk pamuk hafifçe yağan karı seyrederken yemeklerimizi yiyor, kırmızı şarabımızı içiyorduk. Sohbet ederken br ara Rıfat Bey
-“İnanın Sonay Hanım şu an o kadar mutluyum ki imkanım olsa şu an sizinle sonsuza kadar burada kalabilirim” dedi. Bunu derken gözlerini bir an olsun üzerimden ayırmıyordu. Gülümsedim
-“Burada kalmak yerine ben baş başa kalabileceğimiz sakin bir ortamı tercih ederdim.” Deyince bir anda gözleri parladı. “Ama isterseniz önce şu aramızdaki Bey ve hanım lafını kaldıralım” Heyacanla
-“Elbette elbette Sonay Hanım, şey Sonay.” Dedi. Sonrada
-“Sonay o kadar güzelsin ki söylediklerin karşısında kendimi kaybettim adeta. Ama iyi k**e tüm cesaretimi toplayıp sana yemek teklifinde bulunmuşum yoksa tüm bu mutlu anlardan mahrum kalacaktım.
-“Daha bişey görmedin asıl mutluluğu birazdan baş başa kaldığımızda yaşayacaksın dedim.” Adeta parayla tutulmuş escort bir bayan gibi davranıyordum. Bunun farkındaydım Ama planımın son aşaması için ne pahasına olursa olsun Rıfat Bey’i avucumun içine almam gerekti. Rıfat Bey heyacanla şarabından son bir yudum daha alarak
-“Hımmm kulağa çok hoş geliyor. O halde ben bir an önce baş başa kalabileceğimiz bir yer ayarlayım.” Diyerek yerinden kalktı. Yaklaşık 7-8 dakika sonra geri dönmüştü.
Saat 23.30 civarı restorandan ayrıldık. Arabasına bindiğimizde bu kez montumu arka koltuğa attım ve yan koltuğa oturdum, oturduğum için eteğim yukarı doğru açılmıştı ve bacak bacak üstüne atıp,
-“Eeee geceye nerede devam ediyoruz dedim. Rıfat Bey
-“Swiss Otel “ dedi
Ot ele vardığımızda bellboy bizi odamıza götürmek için yardımcı oldu. Odadan içeri girer girmez bellboy’a bahşiş verip kapıyı kapattı ve beni tutup kendisine çekip kalçama elini atarak öpmeye ve kalçamı okşamaya başladı. Bu davranışlar Rıfat Bey’den beklemediğim davranışlardı. Beni yüzüm ona dönük şekilde ters yürüterek öpüyordu ve camın önüne geldiğimizde yüzümü cana çevirip ellerimi cama yasladı ve bacaklarımı iki yana açıp elbisemin eteğini kaldırdı ve kalçama elini atarak, okşamaya başladı.
Ben de yüzümü ona dönüp önünde çömeldim ve kemerini çözüp, fermuarını açtım ve dudaklarımı ısırarak ona baktım, sonrasında da pantolonunu indirip boxerının içine elime atıp sikini avuçladım ve okşayarak dışarı çıkarttım. Dilimi üstünde gezdirip, sonra da ağzıma alıp emmeye başladım, Rıfat Bey’de saçlarımı okşayarak başımı bastırıp sikini bana emdiriyordu. Siki ağzımda daha da büyüyordu. Cam açıktı ve boğaza karşı Rıfat Bey’a sakso çekmenin zevkini yaşıyordum.
Rıfat Bey bir an beni kolumdan tutup kaldırdı ve cama yaslayarak eteğimi kaldırdı, elini amıma atıp okşayarak tangamı kenara çekti ve amıma parmağını sokup ıslaklığımı hissetti, sonra da ağzına götürüp parmağını yaladı. Bana bakıp
-“Mükemmel bir tadı var, çilekli pasta gibisin Sonay’ım” dedi, ben de gözlerimi kısıp dudağımı ısırarak,
-“O halde sende çilekli pastanı doyasıya ye hadi.” dedim. Sikini tutup amıma sürttü ve
-“Zevkle yiyeceğim.” diyerek sikini amıma yerleştirdi. Ben zevkle
-“Aahhhhh” diye inliyordum. Kalçalarım boğaza karşıydı ve boğaz manzarısını arkama alıp zevkle inliyordum. Ellerimi kaldırıp cama yasladı ve amıma yüklenerek derinlerime kadar girip beni becerirken ben de çığlıklar atarak inliyordum. Amıma her giriş çıkışında daha da ıslanıyor ve inlemelerim çığlığa dönüşüyordu. Rıfat Bey yaşından beklenmeyen bir çeviklikle beni bir anda kucağına aldı, bacaklarımı beline dolamıştım ve kucağında zevkle zıplıyordum. Dakikalarca beni bu şekilde siktinden sonra amımdan çıktı ve beni yüzüm cama dönük şekilde domalttı ve kalçamı tokatlayıp, elbisemin eteğini belime kadar sıyırdı, tangamı bileğime indirdi ve amıma sikini yerleştirip içime girdi, kulağıma doğru eğilip,
-“İstanbul böylesi bir güzelliğin zevk çığlıklarını duymalı.” dedi ve amıma vahşice girmeye başladı. Bende zevkle inliyordum, ben inledikçe kalçalarıma tokat atıyor ve kasıklarımdan tutup kendisine çekerek beni beceriyordu. Ben zevkle haykırarak boşalmaya başlamıştım ve bunu fark ettiği anda sikini amımın dibine kadar kökleyip kasıklarımdan tutup beni kendisine çekti ve öylece durdu, ben çığlık atarak inliyor ve boşalıyorken bir süre sonra Rıfat Bey’de kasılmaya ve titremeye başladı ve amıma zevkle patladı.

Daha sonra içimden çıktı ve beni kaldırıp dudaklarıma yapıştı, delice öpüştükten sonra, yüzümü okşayarak bu zevk hiç bitmesin dedi. Ben de onu yatağa doğru elimle itip yatağın üstüne oturttum ve bacaklarımı açıp kucağına oturarak sikini tutup amıma yerleştirerek,
-“Biz istedikten sonra bitmez.” dedim ve dudaklarına yapıştım. Ellerini eteğimin altında kalçama atıp okşayarak benimle öpüşürken siki de amımın sıcaklığı ile içimde yeniden büyüyordu. Siki kalınlaşıp amımdan içeri ilerlerken başımı geriye doğru atıp,
-“Ooooohhhhh süpersin.” dedim. Ellerini kalçamdan çekip, göğüslerime attı ve
-“Sende süpersin ama artık şu elbiseden kurtulalım.” dedi,
-“Sen iste diyerek kucağından kalktım. Çantamdan telefonumu çıkartıp, müzik açtım ve karşısında dans ederek elbisemi striptiz yaparcasına çıkartmaya başladım, Rıfat Bey sikini okşayarak beni izliyordu. Elbisemi çıkartıp karşısında tamamen çıplak kaldıktan sonra bir kedi gibi yere eğilip, emekleyerek ona doğru yürüdüm ve ellerimle bacaklarını okşayarak taşaklarını avcuma aldım ve sonrasında sikini tutup okşayarak
-“Zevk şimdi başlıyor” dedim ve sikini ağzıma alıp emmeye başladım, ben sikini emdikçe o da başımı bastırıp saçlarımı okşuyordu, arada göğüs arama alıp başını emiyordum, ben sikini emdikçe Rıfat Bey zevkten çıldırıyordu.
-“Bana gel buraya seni istiyorum.” dedikçe ben inatla yerimden kalkmadan sikini yalamaya devam ediyordum.
Bir an beni kolumdan sertçe tutup kaldırdı ve yatağa domaltıp, bacaklarımı araladı ve elleriyle popomu tutup iki yana açtı, göt deliğimi ortaya çıkartıp sikini sürtmeye başladı. Ben de başımı yatağa yaslayıp,
-“Ooooffff buna bayılıyorum, hadi durma inlet beni.” diyordum, kalçama tokat attıktan sonra sikini bu kezde tutup göt deliğime yerleştirdi. ben yataktan başımı kaldırıp,
-“Aaaaaahhhhhhhhhh, ooooooohhhhhh, harikaaaaa, köklleeee.” diye bağırıyordum, benim bu sözlerim onu ateşliyor ve götüme sertçe girmeye devam ediyordu. Siki tamamen götüme girdiği anda
-“Ooooooooofffffffffff süpersinnn, ıııııhhhhhhhhh parçala beni.” diye çığlık atmaya başlamıştım. Elini belime koyup seri şekilde götümde gidip gelmeye başladı ve elini amıma atıp parmaklayarak beni boşalttıktan sonra kendisi de göt deliğime boşaldı ve üstüme doğru eğilip,
-“Ohhhh Sonay bitirdin beni senin gibi bir kadın görmedim ben.” dedi Daha sonra yatağa yanıma yattı, ben de başımı göğsüne yaslayıp elimi teninde gezdiriyordum, saçlarımı okşayarak,
-“İnanılmaz bir kadınsın, afet ötesi güzelsin ve seks konusunda da sınır tanımaz bir doyumsuzluğun var, Ama biliyordum ben seninle seksin böyle güzel olacağını biliyordum ve hep bu günleri hayal etmiştim..” Başımı ona çevirip dudağından öptükten sonra,
-“Bu hayal değil şimdi seninim ve, kollarının arasındayım.” dedim. Dudaklarından öperken tekrardan elimi sikine attım ve okşamaya başladım, Rıfat Bey’de üstüme çıkıp göğüslerimi ısırarak sikini amıma yerleştirdi, göğüslerimi okşarken siki amımdan içeri giriyordu. beni yatağa adeta çivilercesine sikiyordu. Ben zevkle altında inlerken o da zafer kazanmış bir komutan gibi mağrur bir duruşla amıma yükleniyordu. Altında yılan gibi kıvranarak zevk çığlıkları atıyordum. Şehrin ışıkları odadan içeri süzülürken, kasılmaya ve zevkle titremeye başladım, ben boşalırken Rıfat Bey’de bir kez daha amıma boşalmıştı.
İçimden çıkıp kendisine yanıma attı ve
-“Sana doyamıyorum bir türlü bu yaşta beni yeniden gençliğime döndürdün, her defasında daha çok istiyorum seni.” dedi, ben de yataktan kalkıp camın önünde durarak,
-“Gün doğuyor bak, sana bu gece gün doğmadan bitmeyecek demiştim dimi.” Rıfat Bey’de yataktan kalkıp yanıma geldi ve dudağımdan öperek,
-“Seninle tüm geceleri güne bağlayana kadar zevkle birlikte olmak isterim.” dedi. İkimizde çıplak olarak camdan dışarı bakıp boğaz manzarasını izledik. Rıfat Bey’ın eli kalçamdaydı.

Sonra dudağından öptüm ve duş alıp uyuyalım artık dedim. Birlikte duş aldıktan sonra yattık, başım onun göğsünde çıplak şekilde uyuduk. Uyandığımızda saat 12’ye geliyordu. Rıfat Bey oda servisini arayıp odamıza kahvaltı istedi. Ben de üstümü giymiş camın önünde duran koltuğa oturmuş manzarayı izliyordum. Rıfat Bey koltuğun yanına gelip, omzuma masaj yaparak,
-“Mükemmel bir geceydi her şey için teşekkür ederim.” dedi. Başımı ona çevirdim,
-“Benim içinde öyle di.” dedim.
O sırada kapı çaldı, oda servisi kahvaltımızı getirmişti. Kahvaltıyı odaya getiren çocuğun elinde deri montumda vardı,
-“Dün gece resepsiyon da kalmış sizin sanırım.” dedi. Ben de çocuğun elinden montumu alıp yatağın üstüne attım. Kahvaltımızı ediyorduk manzaraya karşı. Rıfat Bey bir ara deri montuma bakıp,
-“Evden çıktığın anda üstünde o vardı ve her yerin kapalıydı, doğrusu o deri montun altından ne çıkacğını merak ediyordum ancak yaşadıklarımızı tahmin dahi edemezdim.” dedi.
-“Gizemli olmayı ve süprizleri severim ama şimdi gitmem gerek” dedim ve giyinmeye başladım. Rıfat Bey yatağın üzerinde oturduğu yerden beni izliyordu.
-“Gitmen şart mı Bugün de kalsak” dedi.
-“Bugün kocam gelecek o geldiğinde evde olmak istiyorum dedim.” Rıfat Bey makyaj yaptığım aynanın önüne gelip arkama geçerek vücuduma doladığı elleri ile göğüslerimi okşuyordu. Ellerini göğüslerimin üzerinden indirerek ona döndün
-“Belki başka zaman bir daha tekrarlarız” derken o beni duymamış gibi belime doladığı ellerini daha aşağıya kaydırarak kalçalarımı okşamaya başladı. Yumuşak dolgun kalçalarımı avuçluyor yoğuruyordu. İki eliyle sertçe kalça yanaklarımı avuçlayarak kendine çekti ve bedenlerimiz bir anda tamamen yapıştı. Önündeki sertliğini hisseder hissetmez,
-“Ihhh…” diye bir inilti koptu ağzımdan. Çünkü erkekliği, arada giysilerimiz olduğu halde önüme baskı yapıyordu.
Hareketleri hoyratlaşmaya başladı. Anlaşılan beni bırakmaya niyeti yoktu. Bir anda kırmızı rujlu dudaklarıma yumuldu ve emmeye başladı. Elleri artık eteğimin altına dalmış, çorabımın açıkta bıraktığı çıplak tenimi, kalçalarımı sertçe okşamakla meşguldü.
Ben de boynuna sımsıkı sarılmıştım. Hoyrat öpücüklerine karşılık vermeye çalışırken kırlaşmış saçlarını okşuyordum durmadan… Kalçamı okşayan ellerden biri yukarıya çıkmış, badimin içine elini sokup memelerimi okşuyordu. Bütün bu olanlarla artık iyice azmıştım ve amım baya sulanmıştı. Rıfat Bey dudaklarımı emmeyi bırakıp
-“Lütfen biraz daha kal…” dedi ve elimden tuttuğu gibi beni yatağın üstüne sürükledi. Sonrada beni bırakıp üzrindeki kazak ve pantolonu çıkarmaya başladı. Çırılçıplak kaldığında kendini yatağa attı sırtüstü… Sonrada
“Hadi Sonay lütfen…” dedi.
Kendimi bu yaşlı kurda sunmak için bir kez daha soyunmaya başladım. Badimi tutup başımdan attım. Fermuarını indirdiğim dar mini eteğimi kalçalarımı kıvırarak aşağı sıyırdım, ayağımdan çıkardım. Kırmızı iç çamaşırlarım ve çorabımla kalmıştım. Sikini sıvazlayarak beni izliyordu heyecanla… Benim de ondan kalır yanım yoktu… Dudaklarım kurumuştu heyecandan…

-“Dur…” dedi. “Etrafında dön, seni doyasıya seyredeyim…” Dediğini yaptım. Yavaş yavaş döndüm, vücudumu gösterdim erkeğime…
-“Ohhh… Çok seksisin Sonay… Senin çıplaklığını hayal etmeye çalıştım odama geldiğin zamanlar… Çok güzel olduğunu biliyorum ama… Seninle seviştiğimi kurdum hep karımla sevişirken… Hayalimde öyle çok siktim ki seni… Gerçekten tam sikilecek kadınmışsın…” Gülümsedim,
“Teşekkür ederim canım… İltifat mı bu bana?” dedim.
“Ohhh… Evet… Hayranım sana… Güzelliğine… Seksiliğine… Vücuduna… Çamaşırlarını da çıkar haydi… Çorap kalsın ama… Çamaşırlarını çıkar ve yanıma gel… Sonay’ım benim… Güzeller güzeli Sonay’ım…”
Dediğini yaptım. Yanına gittim. Yatağa oturdum. Elimi uzatıp göğsünde, kasıklarında, bacaklarında gezdirdim. Ürperiyordu parmaklarımın altında… Elimi tutup özellikle sikinin üzerine getirdi.
-”Hadi aşkım! Em beni em ve kendin için iyice hazırla…” dedi.
Bir çırpıda eğildim, sikini ağzıma emmeye başladım. Gittikçe büyüyen yarak ağzıma girip çıkıyordu. Gırtlağıma kadar alıyordum. Sonra üzerine çıkıp altmış dokuz pozisyonuna geçtim. Amımı ağzına verdim. Altımda, başı bacaklarımın arasında, vantuz gibi amımı emiyordu. Ben de yarağının tadını çıkartıyordum.
Dakikalarca birbirimizi yaladık… Parmaklarımın derisinden, aletinin içinde yürüyen kanın akışını, sıcaklığını, ateşini duyabiliyordum. Erkeğimin dili amımda gezindikçe, dudaklarını, klitorisimi somurup emdikçe zevkten kıvranıyor, ağzımın içindeki sertliği ısırasım, ısıra ısıra yiyesim geliyordu… İyice kıvama geldikten sonra
-“Yeter artık Sonay… Biraz daha emersen boşalacağım… …” dedi.

Kocaman olmuş yarağını ağzımdan çıkarıp yatağa sırtüstü uzandım. Bacaklarımı açabildiğim kadar açtım. O da kalkıp bacaklarımın arasına girdi dizlerinin üstünde… Semsert olmuş yarağını amıma yerleştirdi. Ve bir hamlede içime gömdü koca yarağı…
Ağzımdan tiz bir çığlık çıktı. Hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. Bense altında durmadan kıvranıyor, kısık kısık inliyordum. İyice hızlandı.
-“Offf…. Dayanılır gibi değildi. Yaşlı patronum tarafından yeniden acımasızca sikiliyordum. Bir yandan sokup çıkarırken bir yandan da dişlerinin arasından tıslayarak,
“Ohhhhh sonayım çok güzelsin…. Ohhhhhhll bayılıyorum sana!!” diyerek beni iyice kudurtuyordu.
Sonra bacaklarımı omzuna aldı ve tüm ağırlığıyla üstüme çullandı. Bu pozisyonda daha da derinlerime girmeye başlamıştı… Sokup çıkardıkça hafif kıllı kasıkları kasıklarıma, sallanıp duran koç yumurtası büyüklüğündeki taşakları su içinde kalmış arka deliğime şap şap çarpıyordu. Deliriyordum zevkten… Aleti bir makina gibi hızlı hızlı girip çıkıyordu içime…
Nefes alıp vermesi iyice hızlandı. Benim de çığlıklarım iyice arttı. Zevkin zirvesine çıkıyor, orgazm oluyordum. Kalçalarımı indirip kaldırıyor, onun sikinin hamlelerini amımla karşılamaya, içime daha çok almaya çalışıyordum kasılırken… Ve sonunda kasılan vajinamla adeta sikini sağdığım erkeğim de bir boğa gibi sesler çıkartmaya başladı.
“Geliyorumm! Geliyorumm!” diyerek bir anda kasıldı.
Tüm vücudu heykel gibi kasılarak içime döllerini fışkırtmaya başladı. Birkaç git gel daha yaparak
Spermlerinin son damlarında boşalttıktan sonra üzerimde hareketsiz bir şekilde yığılıp kaldı. İçimde yarağının küçülmeye başladığını hissettim. İkimiz de soluk soluğaydık. Bir süre öyle uzandıktan sonra Rıfat Bey kalktı ve banyoya yöneldi.
Ben de bacaklarımı aralayıp on öylece uzandım. Sevişmenin ateşinden, ter içinde kalmıştım. Böyle bir şey yaşadığıma inanamıyordum. Benden tam 30 yaş büyük bir erkeğe deli gibi siktirmiştim kendimi…
Sonra kalkıp ben de banyoya geçtim. Banyoda duşun altındaydı Rıfat Bey… Çırılçıplak yanına, suyun altına girdim ben de… Minnetle, sevgiyle benm çıplak vücuduna sarıldı sımsıkı… Sonra dönüp bende ona sarıldım. Az önce içime boşalan aleti benim sarılmamla yine bir anda dikilmiş, taş gibi olmuştu. Bacaklarımın arasında dolaşıyordu ıslak ıslak…
Yavaş hareketlerle, suda yüzer gibi öpüştük. Duş şampuanını alıp köpüklere boğdu ikimizi de… Kaygan vücutlarımızla döne sarıla yılanlar gibi birbirimizi okşadık. Sonra arkama geçti kollarından ayırmadan… Başımı bastırarak öne eğdirdi, domalttı. Sertliği arkamdan yanaşmış, bacaklarımın arasındaydı şimdi… Ve o şekilde içime girdi ve ayrılmadan önce beni bir kez de banyoda sikti.
Nihayet küçük kaçamağımızın sonuna gelmiştik. Akşam olmadan otelden ayrıldık, Rıfat Bey’e otel kapısında yaşattığı tüm güzellikler için teşekkür ettim ve tüm ısrarlarına rağmen taksiyle devam ederim ben diyerek dudağından öptüm ve ayrıldık. Doğruca eve gittim. Tolga’nın evde olmamasına mutlu olmuştum.
Artık Rıfat Bey’le olan ilişkimizin boyutu tamamı ile değişmiş, buda şirket içerisinde konumumun değişmesine neden olmuştu. Şirkette konumun hızla yükselmeye başlamıştı. Erman Bey’i işinden edemesem de bende onunla aynı konuma gelmiş emekliye ayrılan diğer genel müdür yardımcısı Sacit Bey’in yerine ben atanmıştım. Elbet ki bu göreve gelmemde Rıfat Bey’in çabaları yatsınamazdı.
Benim şirkette Genel müdür yardımcılığına kadar yükselmem Mirey’i oldukça rahatsız etmişti. Artık biliyordu ki onu işten kovdurmak benim iki dudağımın arasından çıkacak söze bağlıydı ve onun bu korkuyla yaşaması benim daha çok hoşuma gidiyordu.
Şirkette istediğim her şeyi elde etmiştim. Artık Tolgayla olan sevişmelerimizde gitikçe azalmıştı. Aramızdaki büyünün bozulduğunu hissediyordum. İşte tam bu arada Serkan la tanıştım. Serkan bir iş için şirkete gelmiş koridorda bana Rıfat Bey’in odasını sormuştu. Onu görür görmez etkilenmiştim. Rıfat Beyin’ odasını gösterirken adeta şapşalaşmış Yaptığım tuhaf hereketlerle adama rezil olmuştum. Tam odama gidip olanları unutmuştum ki telefonum çaldı Rıfat Bey beni odasına çağırıyordu.
Odaya girdiğimde Serkan hala oradaydı. Rıfat bey beni ona tanıştırırken
“Sonay Hanım kendisi şirket tarihimizin ilk Genel müdür yardımcısıdır. Pazarlama bölümünden geldiği için Ürünlerimizle ilgili her türlü bilgiye sahiptir ihtiyacınız olan her tür bilgiyi kendisinden alabilirsiniz” dedi.
Serkan’la benim odama geçtiğimizde ona satışını yaptığımız ürünler hakkında bilgiler veriyor onun sorduğu her soruyu büyük bir heyecanla cevaplandırıyordum. O ise dikkatle beni dinliyor sürekli bana iltifatlar ediyor bakışları ile adeta aklımı başımdan alıyordu.. Mesai biteli bir saat olmuştu ama biz hala Serkan la iş görüşüyorduk.
Sonunda Serkan ve ortağı Rıfat Bey’le anlaşamadı ve iş yapmaktan vaz geçtiler. Ama biz gayet iyi anlaşmıştık. O günden sonra birbirimizden kopamaz olmuş aramızdaki arkadaşlık kısa sürede aşka Tolga ile boşandıktan sonrada evliliğe dönüşmüştü.

Evet Arkadaşlar Uzun bir hikaye serisi burada bitiyor. Bundan sonrası Sonay ve Serkan olarak devam edecektir.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım beni masör ile cezalandırdı 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım beni masör ile cezalandırdı 2
Merhaba yine ben okan daha önce aynı Konu başlığı ile karımın beni Sekreterle yakalamsından ve sonrada ona hediye ettiğim masörle cezalandırmasından bahsetmiştim. bu bizim için güzel bir başlangıç olmuştu 1 hafta sonra karımın canı beni yine ezmek ve sekreterimizide biraz hırpalamak istediğinden birlikte masaj almak istedi tabi sekreter ayağını haletmem kolay oldu sekreterim genç 21 yaşında biraz kültürlü biraz haşarı biraz çılgın ve nişanlı biri evlenene kadar hayatın tadını çıkarmak istiyor bu yüzden kabul etmesi zor olmadı. kararlaştırdığımız gün için yine massageforwife.com sitesine girdim ve randevu talebinde bulundum. bütün gerekli konuşmaları yaptım günlük olark anlaştık ve randevulaştık. kararlaştırdığımız gün ilk sekreterim geldi herzamanki gibi sexy idi tabi önce karımla tanıştırdım karım direk o günden hiç bahsetmeyelim yeni tanışmış gibi herşeye başlayalım dedi arkasından çok güzelmişsin gerçekten diyerek iltifatda bulundu ve ama sana bugun çok sert davranabilirim sakın kırılma diyede ilave etti. sekreterim çok heycanalnmıştı ve yüüznde bir merak uyanmıştı masörümüzde denilen vakitte geldi. karım masörümüzü mutfağa davet etti ve sanırım ona birşeyler dedikten sonra masörümüz geldi ve içeri oturdu sohbete başladık herşey normaldi sonra karım içicek birşeyler getirdi. ikram ettikden sonra masör Emrenin yanına oturdu karım masörün bacaklarını okşuyordu bu sırada sekreterimizde kendini salmış anormal firkikler vererek oturuyordu. heycanımın yerini birazda şaşkınlık almıştı kadınları anlamak çok zordu normal şartlarda böyle birşey istesem retedecek kadınlar ellerine fırsat geçtimi vahşi bir cazibeye bürünüyorlardı!
sonra masör emre karımın bacaklarını okşamaya başladı ve iki sevgili gibi öpüştürler sonra karım bana dönerek sekreterine masaja yaptırmıcakmısın dedi ? bende olur diyince ozaman gel ve masörü soy diye emir verdi kalktım masörün yanına gittim ayağa kalktı karım diz çok ve düğmelerini ağzınla çöz dedi ben tedirign olunca kalktı ve skereterin yanına giderek ona sıkı bir tokat attı kız neye uğradığını şaşırdı ama sesini çıkarmadı ben hemen diz çoktum ve resmen masörün pantolunu ağzımla çıkardım bu sırada karımda sekreterimi soyuyordu sekreterim çırıl çıplak olmuştu bile karım sekreteri aldı yanımıza geldi msörün üst kısmıını ona çıakrtırdı ve boxerını yine bana ağzımla çıkartırdı sekreterim yatağa uzandı masör standart masajına başlamıştı masör masaj yaparken karımda masörün sikini yaluyordu fena tahirk olmuştum ama birşey yapamıyordum masör sekreterin kalçalarına geldiğinde karım beni çağırdı ve kulağıma masörün sikini tut ve sekreterine sok diye emir verdi bir erkeğin organını tutmak hiç cazip gelmediği ve masöründe hoşuna gitmediğini bildiğim halde mecburen yaptım ama gerçekten sekreterimv e ben heycanlanmıştık kızcağızın kalp atışlarını duyabiliyordum masor sikini iyice bastırınca skeretim kıvranmaya başladı sonra karım beni aynı yatağa yatıdı ve sikimi emmeye başladı
çok harikaydı sonra msör emreye yatağa uzanmasını söyledi ve sekreteriminde üzreine oturmasını sekreterim üzerine oturdu ve benimde sekreterimin arkasına geçerk arka deliğini yamamaı istedi dilim i amından arka deliğine götürken masör emrede sekreter kızın içindeydi bu sırada sekreterin cantsındaki telefon çaldı karım bakalım kim arıyor diyerek telefonu açtı arayan nişanlısıydı kendisine vereyim diye sekretere uzattı ve sekreterim normal konuşmaya çalışırken ben heycanlanmıştım telefonu bahnelerle zar zor kapatıktan sonra heycanı dahda artı karım sekretere kalkmasını ve kocasının sikine oturmasını istedi kendiside eteğini yukarı çekrek emrenin sikine oturdu inanımaz heycanlıydı karım arada parmağını sekreterimin arka deliğinede sokarak kızı çıldırtıyordu
sonra sırayala boşaldık önce ben sekreterimin içine boşaldım sonra emre karımın ağzına boşaldı karım bütün spermleri ağzında tutrak sekreterimin ağzına tükürüdü ve aynısını bana yapmasını söyledi bunu yapmak istemiyordum ama kafama bastırarak birazda ceza olark suretıma ve ağzıma bütün spermleri tükürtü sekreterime sonuçta çok eğlenmiş ve zevk almıştım. sonrası daha da güzeldi sekreterimle masör emreyi evde bırakarak biz bugun dışarda kalalım emreyi skeretere hediye etmek istiyorum diye evi onlara bıraktık ve çıktık. dışarıda bana sekreterimle iş yerinde çok ciddi olammı emretti resmen ve kendisinden hbaersiz saçına bile dokunursam beni terk edeceğini söyledi emir büyük yerdendi ve böyle olması benimde işime geliyordu yaşadıklarımın heycanı ve zevki bana yeterliydi! Teşekkürler Massage for wife

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

FANTAZİ DİYE BAŞLADIK GERÇEK OLDU

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

SELAM ADIM BELGİN OTUZÜÇ YAŞINDA GÜZEL BAKIMLI BİR BAYANIM SİZLERE YAŞAMIŞ VE HALEN YAŞAMAKTA OLDUĞUM BİR OLAYI ANLATACAĞIM ANLATTIKLARIM TAMAMEN GERÇEKTİR.
EŞİM MEHMETLE SEX HAYATIMIZ MÜKEMMELDİR HER TÜRLÜ FANTAZİYİ BİRLİKTE KONUŞUR SONRA BİRLİKTE YAPARIZ. BİRGÜN EŞİMLE SİKİŞİRKEN MEHMET BANA BELGİN SEN BAŞKA BİRİYLE SEVİŞMEK İSTERMİSİN DEDİ BENDE YA SEN DEDİM ODA BANA DEĞİŞİK OLUR DEDİ.BEN ÖNCE BUNU SEX YAPARKEN FANTAZİ OLSUN DİYE SÖYLEDİ ZANNETTİM ARADAN YAKLAŞIK İKİ HAFTA GEÇTİ TABİ BİZ BU ARADA FANTAZİLERİMİZE DEVAM EDİYORUZ O BANA SENİ SİŞMAN GÖBEKLİ BİR HERİFE SİKTİRECEĞİM DİYOR BEN ONA SANA BALIK ETLİ GÜZEL BİR BAYAN BULDUM BİLE DİYORDUM KİM OLDUĞUNU SÖYLEMİYORDUM.
BİRGÜN EŞİM TELEFON ETTİ AŞKIM AKŞAMA MİSAFİRİMİZ VAR DEDİ BEN ONA GÖRE HAZIRLIK YAPIP YEMEK HAZIRLADIM AKŞAM EŞİM YANINDA KIRKLI YAŞLARDA GÖBEKLİ BİR HERİFLE GELDİ SONRADAN ADININ KADİR OLDUĞUNU ÖĞRENDİĞİM BU ADAMIN KARISI İKİ YIL ÖNCE ÖLMÜŞ YEMEK YEDİK ÇAY KAHVE FALAN DERKEN SAAT BİR HAYLİ İLERLEDİ EŞİM BELGİN BİR DAKİKA DIŞARI GELİRMİSİN DEDİ DIŞARIDA BANA NE DERSİN BU ADAMLA SEX YAPARMISIN DEDİ ÇOK ŞAŞIRMAMA RAĞMEN AMCIĞIM BİRDEN SULANDI SEN İSTERSEN HAYATIM DEDİM ODA gebze escort BANA SENDE BANA BİRİNİ BULURSAN DEDİ KABUL DEDİM ÇÜNKÜ İÇİMDE KARŞI KOYAMADIĞIM BİR ŞEY KABUL ETMEYE ZORLADI MEHMET İÇERİ GİRDİ KADİR E EŞİM BELGİNİ NASIL BULDUN DEDİ ODA ÇOK GÜZEL DEDİ ONU BUGÜN BENİMLE SİKMEYE VARMISIN DEDİ ODA BU SORULURMU DEDİ OZAMAN KALK DEDİ DOĞRU BANYOYA GÖTÜRDÜ O İÇERDE DUŞ ALIRKEN BİZ YATAK ODASINDA HAZIRDI KADİR BORNOZLA İÇERİ GELDİ BU ARADA MEHMET AMCIĞIMI YALAMAYA BAŞLAMIŞTI KADİR ÖYLE DURUYOR NE YAPACAĞINI BİLMİYORDU ELİNDEN TUTUP BORNOZU İNDİRDİM YARAĞI ÇOK KÜÇÜK GÖBEĞİNİN ALTINDA DÜĞME GİBİ DURUYORDU BAŞINI AĞZIMA ALDIM KADİR BU ARADA AM DELİĞİMİ POMPALAMAYA BAŞLAMIŞTI KADİR E SEN SADECE ARKADAN YANİ GÖT DELİĞİNDEN SİKECEKSİN DEDİ BU ARADA KADİRİN YARAĞI ARKAMA GİRMEYE HAZIRDI KOCAM SIRT ÜSTÜ YATMIŞ AMAIMDA YAĞI ÇAKILIYDI HAFİF ÖNE EĞİLDİM KADİR ARKA DELİĞİME YARAĞINI KIREMLEYİP SOKTU OHHHHH DİYEBİLDİM ŞİMDİ İKİ YARAKTA DELİKLERİMDEYDİ BENİ DEĞİŞİK POZİSYONLARDA BİR SAATE YAKIN SİKTİLER SONUNDA İKİSİDE BOŞALDI KADİRİ HEMEN YOLCU ETTİK KOCAM NASIL OLDUMU HAYATI DEDİ BENDE ÇOK HARİKA DEDİM BENDE BUNUN KARŞILIĞINI VERİRİM DEDİM.
ARADAN darıca escort BİR HAFTA GEÇMESİNE RAĞMEN ÜST KAT KOMŞUMUZ NESRİN HALA MEMLEKETİNDEN DÖNMEMİŞTİ NE YAPACAĞIMI BİLEMİYORDUM ÇÜNKÜ ONU KOCAMA SİKTİRECEKTİM ONUN KABUL EDECEĞİNDEN EMİNDİM. ÇARE YOK BEKLEYECEKTİM ANCAK HİÇ BEKLEMEDİĞİM BİR ŞEY OLDU BİR SABAH BENDEN ÜÇ YAŞ BÜYÜK ABLAM SELMA BİZE GELDİ SÜREKLİ DERT YANIYOR KOCASININ ONUNLA İLGİLENMEDİĞİNİ BAŞKA KADINLARLA YATTIĞINI ŞİMDİDE ŞEHİR DIŞINA GİTTİĞİNİ İKİ HAFTA GELMEYECEĞİNİ SÖYLÜYOR ARTIK TAK ETTİĞİNİ BENDE BİRİNİ BULACAĞIM DİYORDU. ARADIĞIM AYAĞIMA GELMİŞTİ KIZ ABLA NİYE BİRİNİ ARIYORSUN MEHMET İKİMİZEDE YETER YETER DEDİM MEHMET KABUL EDERMİ DEDİ BENDE SEN KABUL EDİLMEYECEK KADINMISIN DEDİM ABLA BUGÜN NE DERSİN MEHMEDE SÜRPRİZ YAPALIMMI DEDİM ODA KABUL DEDİ HEMEN MEHMEDİ ARADIM HAYATIM BU AKŞAM BORCUMU ÖDÜYORUM DEDİM KİM DEDİ SÖYLEMEDİM AKŞAM ERKEN GEL DEDİM MEHMET AKŞAM GELDİ KAPIDA KARŞILADIM MEHMET KİMİ BULDUN DEDİ İÇERİ GEL HAYATIM DEDİM ABLAMIN OLDUĞU ODAYA ALDIM VE SÜRPRİZ DEDİM OTUDUK VE HAVADAN SUDAN KONUŞMAYA BAŞLADIK BEN LAFA GİRİP BIRAKIN BU LAFLARI VAKİT GEÇİYOR MEHMET ABLAM HAZIR AMCIĞI YANIYOR izmit escort HADİ BAKALIM BİR POSTA SİK YEMEK YİYECEĞİZ SEXTEN SONRA DAHA SAMİMİ OLUR DEDİM MEHMET KALKIP ÜZERİNDEKİLERİ ÇIKARDI BU ARADA BEN SELMA ABLAMI SOYDUM ÇOK GÜZEL BİR VÜCUDU VARDI MEHMET HEMEN MEMELERİNİ DUDAKLARINI SOMURA SOMURA EMMEYE ÖPMEYE BAŞLADI KOLTUĞA OTURTUP AMINI YALIYOR ADETA MIZIKA GİBİ ÇALIYORDU ABLAMIN AM SULARI DIŞARI AKMİŞTI HADİ VER YARAĞINI EMECEM DEDİ YARAK ARTIK ABLAMIN AĞZINDAYDI ÖYLE SAKSO ÇEKİYORDUKİ YARAK TAŞ GİBİ OLMUŞ AMCIĞA GİRMEYE HAZIRDI ABLAMI SIRT ÜSTÜ YATIRIP AMCIĞINA BAŞINI SOKMUŞTUKİ ABLAM OHHHH OHHHH DİYOR SOK OSURT BASTIR DİYE İNLİYORDU.
MEHMET ABLAMI DEĞİŞİK POZİSYONLARDA UZUN SÜRE SİKTİ ARTIK ABLAM HADİ ARTIK HADİ ARTIK DİYORDU MEHMET YARAĞI BİRDEN AMCIKTAN ÇIKARIP ABLAMIN AĞZINA VERDİ ABLAM ÖYLE SOMURUYOR EMİYORDUKİ MEHMET ABLAMIN AĞZINA PATLATTI ABLAM MENİLERİ ADETA İÇİYORDU BU BİRİNCİ PARTİYDİ VE ABLAMIN YARAĞA ALIŞMA FASLIYDI TEMİZLENDİKTEN SONRA YEMEK İÇİN HAZIRLIK YAPARKEN ABLAM BANA GÖTÜMDEN HİÇ SİKİLMEDİM O YARAĞI ALAMAM DEDİYSEDE ALIRSIN ABLACIĞIM SENİN KASA DAHA NELER ALIR DEDİM SENDE BU YARAK YEME HASTALIĞI VARKEN SENİN GÖT DELİĞİN ONU ÇOK RAHAT ALIR DEDİM GÜLÜŞTÜK .
YEMEKTEN SONRA ÖYLE BİR SEX OLDUKİ BUNU VE DEVAMINI BİR SONRAKİ YAZIMDA ANLATACAĞIM ŞİMDİLERDE KADİR ARTIK GÖT SİKME UZMANI OLDU ONUN YARAĞINI ÇOK RAHAT ALIYORUM KADİRE ABLAMIDA SİKTİRECEĞİM HOŞÇA KALIN….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hatıralar

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hatıralar
Çocukluk ve gençlik yıllarımda, babamın memur olmasından dolayı sık, sık ortam değiştirerek dört kişilik ailemizle memleketimizin farklı yerlerinde bulunmuştuk. bizde bu esnada tahsil hayatımızı tamamlama gayretinde hayatta başarılı olabilmek adına mücadele ediyorduk.
Değişen ortamlarımızda bir çok arkadaş gurubuyla tanışma imkanımız oldu.
Sosyal bir aile gereği bu samimiyet kurulan ailelerle akşam oturmaları, piknik, düğün vb. etkinliklerde bir arada olurduk.
Babam haftada bir, genelde sonraki günün tatile denk gelen günlerde kendiside yardım ederek şık bir masa hazırlatır bu masada rakı içmeye bayılırdı. Bu masaya genelde o sıralarda yakınlaştığımız bir aile davetlidir. Bu süreç bazı ailelerle çok uzun zamana dağılmasına rağmen, bir kaç sefer beraberlikten sonra uzaklaşılan sayısı da çoktur. İşte yıllarımız bu şekilde geçiyordu.
Anadolu’da küçük bir beldede bulunduğumuz sırada Almanya’da çalışan bir kişiye ait iki katlı bahçeli evin birinci katında kirada oturuyorduk. Üst katımızda oturan yeni evli öğretmen çift taşınmış yerlerine, yine aynı okulda öğretmenlik yapacak olan Adnan beyle eşi Ayla hanım taşınmıştı. Bizim yaşlarımızda ik**e çocukları vardı. Taşınmaları esnasında babam ve annem ihtiyaç duyabilecekleri her konuda kendilerine yardımcı olmaya çalışmışlardı. Bu daha ilk günlerde samimiyetin ilerlemesine ve iki aile arasındaki dostluğun pekişmesine etken olmuştu. Okullar daha yeni kapanmış yaz yeni başlıyordu bizde yeni gelen iki arkadaşımızla hemen kaynaşmış, onlarla oynuyorduk söylemek gerekirse başkada arkadaşımızda yoktu. Annemle Ayla hanım kısa zamanda, birazda seçenek olmadığından dostluklarını ilerletmiş uzun süren sabah kahvaltısıyla başlayan günü nerdeyse tamamen beraber geçirir olmuşlardı. Okullar kapalı olduğundan Adnan amca genelde evdeydi sayesinde olup, olmadık ihtiyaçlardan dolayı bakkala koşturmaktan kurtulmuştuk. Adnan amca babamla birebir yaşıt olup uzun boylu ve gayet yakışıklı biriydi. On beş yaşındaydım kısa zamanda çocukluk aşkım oluvermişti. Akşam iş çıkışında babam gelince bahçeye hazırlanan masada akşam yemeğini yenir, sohbet edilirdi. Hafta sonları daha geç vakitlere kadar oturulur içki içerlerdi. Tabi biz bu uzun süren sohbetlere eşlik edemezdik. Yemekten sonra biraz koşuşturduktan sonra genelde çocuklar olarak ya bizim evde yada Adnan amcaların evinde uyur kalırdık. İlk zamanlarda sabah kendimizi bir şekilde kendi yataklarımızda bulmamıza rağmen özellikle içki içtikleri zaman uyuduğumuz yerde üzerimize bir şeyler örtülmüş bulurduk.
Okulların açılmasına bir aydan az kalmıştı Adnan amcalar bayramı da ailelerinin yanında geçirmek istemişler Akdeniz sahilindeki memleketlerine gitmişlerdi. Bende arkadaşlarımdan uzak kalmıştım. Bir sınıf ilerde olan Mete’ye ne kadarda çok alışmışım kardeşi Hülya ise bebeklerimi paylaştığım evcilikler oynadığım benim her şeyimmiş. Oyunlara Mete doktor olarak eşlik ederdi. Onlar gidince hayatımız bom, boş manasız bir hal almıştı. Bu sadece biz çocukları etkileyen durum değildi annemde sıkılıyordu.
Havalar bunaltıcı bir hal almış evin içine sıcaktan girilmiyordu. Balkona annem çeyizinden kalma hiç kullanılmayan yün yataklardan iki tanesini sermiş geceleri balkonda yatıyorduk. Babamın ince beyaz örtüler alarak sinek girmesin diye, yatakların çevresini kapatacak şekilde ucundan tavana asıp yatakların altına sıkıştırılarak kendi emeği ile yapmış olduğu cibinlikler vardı.
Kardeşim benden iki yaş küçüktü. Yemekten sonra kendi halinde Televizyon seyrederken salonda uyuya kalmıştı. Annem onu kucakladı, balkondaki yatağa yatırdı bende sıkılmıştım başka bir iş bulamayınca kardeşimin yanındaki yerimi almış ve uyuya kalmışım. Babamın iş yerinde bitirmek zorunda olduğu işleri nedeniyle geç geleceğini biliyordum. Ne kadar uyudum bilmiyorum babamın üzerimizdeki pikeleri kafamıza kadar çekerek anlıma kondurduğu öpücüğü fark ettim ama uykumu bölmeden hafif yan dönerek uyumaya devam ettim. Uykumu bölmemiştim ama etraftaki sesleri algılayabiliyordum.
Annem babama aç olup olmadığını sordu. Babamda dışarıdan söyledik tokum dedi. İnce perdenin altından sokak lambasının aydınlattığı balkonumuzda babam üzerini çıkardı altında sadece külotu olduğu halde yatağa girdi. Annemin üzerinde alt üst kırmızı saten takım olmalıydı. Bu geceliğini annemden habersiz giyerek aynanın karşısına geçer ünlü bir sanatçı edası takınıp şarkılar söylerdim. Babam cibinliğin arasından elini uzatarak yan tafta duran poşeti aldı. Seslerden poşetin içinde bira olduğunu anladım. İki bira kapağı sesinden sonra hafif kısık ama anlaşılır ses tonuyla sohbet etmeye başladılar.
İlk tanıştıkları zamandan bahsediyorlardı. Baban anneme hiç değişmediğini hala ilk tanıdığı gibi olduğunu söylüyordu. Annemde abartıyorsun benden iki çocuk çıktı o günlerdeki gibi olamam dedi. Babamla, annemden öpüşmenin yarattığı sesler geliyordu. Cibinlik karartılar halinde görmeme neden olduğundan elimle hafif, hafif ucunu yatağın altından kurtarmak istedim. Gelmiyordu benim ağırlığımla yatağın altından çıkmadığımı fark edince hafifçe geri çekildim. Asıldım ucu yatağın altından kurtulmuştu.Hareketleri o kadar yavaş yapıyordum ki bilemezsiniz. İnce beyaz bezi tek gözümle yandaki yatağı görebilecek şekilde kaldırdım. burnumum ucunu kapatacak şekildeydi. Bu sırada bira içmeye devan ediyorlardı. Sokak lambası içerden dışarıyı görünmesine çok az imkan vermesine rağmen, dışarıdan bakıldığında cibinliğin içerisindeki görüntüyü her detayıyla gösteriyordu. Babam eliyle annemin göğüslerini okşarken arada bir dudaklarına yumulup somurmakla meşguldü. Yastıklarını yatağın baş kısmındaki duvara dikerek yaslanmışlar yarım oturur haldeydiler. Üzerlerinde örtü yoktu. Bir yandan da biralarından birer yudum alıyorlardı. Nefes almadan, gözümü kırpmadan tamamen onlara odaklanmıştım. Babam iltifatlarına devam ediyordu.
– Bunların iki çocuk tarafından emildiğine inanması çok zor
Annemin göğüsleri çok güzeldi. Oturur vaziyette olmasına rağmen yarım iki top görünümündeydiler. Minicik meme uçları babamın dil dokunuşlarıyla biraz büyümüş gibiydi. Babam biten boş bira şişelerini eliyle yataktan dışarı bıraktı. Annem eliyle külotunun altından babamın sikini okşuyordu. Yavaşça babam kalçalarını havaya kaldırdı. Annem külotu çıkardı. Daha önce küçük kardeşimin pipisin görmüştüm. Babamın henüz kalkmamış siki benim kolum kalınlığında, başı da çok iri geldi gözüme. Annem dondurma yalar gibi baş kısmını diliyle yalarken bana göre o devasa şey biraz daha irileşti ama dimdik de olmamıştı. Bu hadise devam ederken babam kendisine nazaran narin olan annemi iki kolundan kavrayarak yastıkların bulunduğu yere çekti. Balkondan ilçenin ışıklarının çok olarak görünmesi saatin o kadarda geç olmadığına işaret ediyordu. Yarında hafta sonu olduğuna göre babam bu halin uzamasından yanaydı. Babamla annem aynı boylarda olmalarına rağmen babamın geniş omuzları annemi yanında çıtı, pıtı görünmesine neden oluyordu. Ortamın mükemmeliyetini bozan sadece babamın göbeğiydi. Birer bira daha açtılar. Annem altındaki parçayı da çıkarttı. Her ikisi de çırılçıplak oldukları halde yastıklara yaslanmış biralarından yudumluyorlardı. Babam
– ilk gecemizi hatırlıyor musun?
Diye sordu. Annem
– hangisini resmi olanımı diğerini mi?
Beraberce gülüştüler.Babam hınzırca diğerini dedi. Annem
– hatırlamam mı
diye lafa başladı kısık buğulu sesiyle.
– Hatırlıyor musun kasabayı…
Annemle, babam ege sahillerinde o zaman turizm açısında fazlaca tanınmayan zeytin ve balıktan başka geçim kaynağı bulunmayan kendi halindeki aynı yerdendiler. Dedemlerde birbirleriyle komşu olmakla beraber arkadaş ve uzaktan akrabalıkları da vardı. Babamla, Annem çocukluklarından itibaren hep berabermişler. Annem devam ediyordu.
– Biz teyzemin kızlarıyla üzüm bağına gitmiştik. Dedem şarap yapacağından üzüm topluyorduk. Daha on altı yaşındaydım. Sen nerden geliyordun o zaman. Hatırladım elinde balık oltası vardı. Balık yakaladın mıydın?
Babam lafa girdi.
– Hayır sadece olta elimdeydi. Sizin yanınıza varınca bahanem olsun diye elime almıştım.
– Senin o zaman adın teyzemin kızı Nasibe ile geçiyordu. Bizimde göğüslerimiz büyümüştü artık. Kasabadaki amcalar bile sever gibi kucaklarına oturtup okşadıkları hale gelmiştik.
– Nasibe ye ne oldu?
– Kasabadaymış şimdi üçüncü kocadan da ayrıldı geçen kış. Yazın izindeyken görüştük. O kadın kocayla yapamaz.
– Neden ki?
– Kadınlardan hala daha çok zevk alıyor. Ben sevişmeyi ondan öğrendim biliyor musun.
Babam annem anlattığı için birasını bitirmiş yenisini açmıştı.
– Kızken akşamları ya onlarda yada bizde kalırdık mecburen aynı yatakta yatardık. Herkes uyunca erkek gibi çullanırdı üstüme amımı o kadar çok emerdi ki diliyle kızlığımı bozacağından korkardım.
– Vay zilli neymiş Nesibe be.
– Evlendikten sonra benim yatağında becerirken iyiydi, şimdimi zilli oldu.
– Sen nerden biliyorsun onu.
– Ben ayarladım aranızı. Evlendikten sonra seninle sikişmelerimizi nasıl anlattıysam Nesibe’ye. Sen yokken Nesibe’yi siktiğin yatakta beraber uzanmıştık biryandan da yarak yemiş amcığımı inceliyordu. Yol açık olduğundan artık parmaklarını sonuna kadar sokabiliyordu içime. Beni havalarda uçuruyordu ilk zamanlar sen beni onun gibi uçuramıyordun. Tam orgazm olurken benden seni istedi. O haldeyken hiçbir isteğine hayır diyecek halde değildim. Bizim odada çıplak halde masturmasyon yaparak beklemesini ben planlamıştım. Sizin sikişmenizi pencereden seyrettim.
– Niye bana bunu daha önce anlatmadın daha sonra Nesibe yi sikecem diye ne zorluklar yaşamıştım.
– Biliyorum Nesibe hemen gelir bana anlatırdı. Ben sendende dinlemek istiyorum.
– Tamam ama sonra bugün olmaz
Annemin üzerindeki yerini almıştı. Annem bacaklarını havaya kaldırmış göğüslerini emmekte olan babamın saçlarını karıştırıyordu. Babam kolum gibi dikleşen penisini anneme sapladığında annem uzunca bir nefes bırakarak ayaklarını sıkıca babamın beline bağladı. Bu arada elimi istem dışı daha yeni tüylenmekte olan amıma götürdüm. Amımım dudaklarını parmak uçlarımla okşama başladım. Babanla annem çok hoş şekilde kenetlenmişlerdi. Babamın ritmik kalça hareketleriyle devam ederken annemin vajinasından çork diye sesler geliyordu. Babamın hiçbir yeri yerinde sabit durmuyordu. Elleri göğüslerini sıkarken dudakları annemin ağzındaydı annemin dilini somuruyordu. Bu bambaşka olay yinelemelerle devam ederken annem dişlerini sıkarak hıhhhh hıhhhhh diye ses çıkarmaktan da korkarak kafasını sağa sola sallamaya başlamıştı.Babam artık kendini sıkmıyor annemin kasık bölgesine şlap şlap diye kazmasını saplıyordu. Eğer şimdi uyanmış evveliyatını bilmemiş olsam Babamın annemi dövdüğünü zannedebilirdim. Annem artık bırakmış sinir sistemi alınmış gibi yarı baygın hale gelmişti. Babam saplamakta olduğu kazmayı yerinden çıkartıp dizlerini biraz ileri alıp annemin göğüslerine doğru kazmasından fışkırmaya başladı. Annem gözlerini açmış yüzünde melek gibi gülümseme vardı. Elleriyle memelerindeki sıvıyı krem sürer gibi yayarak vücuduna yediriyordu. Babam eliyle son damlalarında akıttıktan sonra annemin dudağına minik bir öpücük kondurarak yan tarafa devrildi. Parmak uçlarım annemin bulaşık deterjanına benzer şeyle ıslanmıştı. Çiş sandım değildi sanki babamdan çıkan şeyler gibi yapış yapıştı ama kendimi sıcak banyodan çıkmış gibi rahat hissediyordum.

Ben uyuya kalmışım üzerimde bir hareket hissetmemle uyandım. Sabah olmuştu. Annem banyodan çıkmış üzerinde bornozu vardı. Saçlarını da küçük bir havluyla sarmıştı. Kardeşimi çişe gitmesi için kaldırdı. Kardeşim poposunu kaşıyarak tuvaletin yolunu tuttu. Yandaki yatağa baktım babam yoktu. Annem yanıma uzandı. Babamın nerede olduğunu sordum? İş yerinden aradıklarını, oraya gittiğini söyledi. Yanıma uzanan annem o kadar yorgundu ki beni kucaklayarak daha başını yastığa koyar koymaz gözleri kapadı. Tuvaletten gelen kardeşimde hala uyuyordu sessizce annemin öbür yanına kıvrılıp kaldığı yerden uykusuna devam etti. Ben uyuduktan sonra kaç defa daha sevişmişlerdi bilmiyorum ama annemin durumuna bakılırsa sabahlamışlar. Bende annemi kucaklayarak uyumuşum. Gözlerimi tekrar açtığımda annemin bornozunun ön tarafı açılmış gece babamın somurduğu göğüsleri hala dimdik gözlerimin önünde duruyordu. Anneme biraz daha yaklaştım yanaklarım memelerine değiyordu. Hafifçe dudak uçlarımı başlarına dokundurdum emmek istiyordum ama küçükken kardeşimin emdiği gibi değil, gece babamın emdiği gibi içimden emmek geliyordu. Dudaklarımın arasına yere yakın olan taraftakini aldım elimi de diğerinin üzerine koydum. Hissettirmemeye çalışarak dilimle başına dokunuyordum. Bu sırada bahçe kapısının açıldığı yağsız gıcırdama sesinden anlaşıldı. Sesi duyan annem gözlerini araladı o şekilde kalakalmıştım. Bana çocukluğun mu aklına geldi dedi. Göğüslerini bornozuyla kapatırken hafif doğruldu, baban geliyor hadi kalkalım kahvaltı hazırlayalım dedi. Sonraki geceler hep onları gözetledim ama ya ben uyuya kalıyordum yada onlar uyuyorlardı. Sevişme esnasında yaptıkları iç gıcıklayıcı sohbetlerinin tadına doyamamıştım.

Günler çok sıkıcı geçiyordu. Bu tüm aile için geçerliydi. Mete’yi özlemiştim daha gideli on gün olmamıştı ama onlara o kadar alışmışız ki yoklukları bazen acı vermeye başlamıştı. Bu monoton günlerimizi, akşam üstü çalan telefonun sesi değiştiriverdi.

Buraya gelmeden önce oturduğumuz şehirden, Işılay teyzeler izne ayrılmışlar. Memleketlerine giderken bize de uğrayacaklarını söylediler. Hepimiz çok mutlu olmuştuk annem doğruca mutfağa koştu bir sürü şeyler hazırladı. Babam çarşıdan gelirken elleri poşetlerle dolu olduğu halde gelmişti. Saat 11.00 e doğru hep beraber arabamıza binip tren garına Işılay teyzeleri karşılamaya gittik. Biz onların yanındayken yeni bebekleri olmuştu. Büyümüştür çok merak ediyordum. Biraz bekledik tren garındaki kalabalığın hareketlenmesinden trenin geldiğini anladık tam trenin duracağı yerde beklemekteydik. Tren durdu. İnenler, binenler babam bir sağa bir sola gidiyor inecekleri vagonu sezinlemeye çalışıyordu. Derken Salih amca ellerinde bavullarla göründü. Babam koşarak bavulları aldı Salih amca tekrar trenin içinde kayboldu. Bu seferde elinden tutuğu 3 yaşlarındaki çocukla göründü Işılay teyze görünürlerde yoktu. Biz artık ineceklerini beklediğimiz vagonun kapısının önündeydik. Salih amca indi babamla sarıldılar. Bizde çocuğu aldık ama hala Işılay teyze görünürlerde yoktu. Babamın sormasına fırsat vermeden. Salih amca ‘’Işılay da bir türlü arkamızı toplayıp inemedi’’ dedi. Bu sırada takım elbiseli bir adam yanımıza yaklaştı ‘’Salih bey fikirleriniz ilgimizi çekti bizimle çalışmak ister misiniz’’ dedi. Salih amca adamın uzattığı kartı cebine koyarken, memnuniyetle sizinle çalışmak isterim dedi adam indiği trene binerken el sallıyordu. Görevliler trenin yoluna devam edeceğine dair düdükleri çalmaya başladıklarında kapıdan Işılay teyzemde göründü. Kapıdaki yüksekçe basamaklardan inerken Pardösüsünün önü açıldı nerdeyse kasıklarına kadar bacağı göründü. Yanakları kıpkırmızı başörtüsünü de derme çatma bağlamıştı. Pardösünün yakalarını yukarı kaldırarak boynuna kadar örtmüştü. İçki kokusu da almıştım çakır keyifti hani. Tren yolculuğu çok yormuş olacak ki fena dağılmış haldeydi. Annemle kucaklaştılar. Annem öpüşürken

– bu ne hal kız.

– Sorma anlatırım

diyerek gülüştüler.

Yemek vakti çoktan geçmiş olmasından dolayı, eve geldiğimizde babam doğruca mangalı yakma işine koyuldu. Annem Işılay teyzelerin kalabilmesi için salonu hazırlamıştı. Kanepeleri açılmış, yastık ve piklerle yatak odasına benzetmeye çalışmıştı. Ortadaki sehpaları da kaldırmış geniş bir yer açılmıştı. Biz bayanlara da bavulları eve taşıma işi kalmıştı. Kardeşim Şenol küçük oğlanı çok sevmiş bahçede koşturuyorlardı. Ben elimdeki çantayla poşeti salonun köşesine bıraktıktan sonra balkona çıktım. Annemler Işılay teyzemle kapıdan girince fısır, fısır konuşuyorlardı. Beni çoktan unutmuşlardı bile.
Herkes bir arkadaş bulmuştu. Ben yine yalnız kaldım. Anemin duyulur şekildeki gülüşmesini duyunca içeri girdim koridorda konuşuyorlardı.
Işılay teyze anlatıyordu.

– Sorma Aslı’cım buraya gelmek için biletleri almış garda bekliyorduk. Garın girişine lüks bir araba yanaştı, içinden iki kişi indi, bilet aldılar. İkisinde zengin oldukları kıyafetlerinden belliydi. Hele bir tanesini sorma ilk gördüğüm anda istemeyerek dudaklarımı ısırdım hafif göbekli ve keldiler ama beni bir şey onlara doğru itiyordu. Bizim bindiğimiz trene binmeleri için dua ediyordum. Neyse bindik trene biz kompartıman almıştık. Neyse trende çok kalabalık değildi zaten geçtik bir yere. Adamlar aklıma girmiş çıkmıyorlardı. Eşyaları yerleştirdik, bilet kontrolünden sonra. Salih dedim Lokantası var mıdır bu treninin. Esasında binerken görmüştüm son vagonda lokanta yazdığını. Lokantaya gidip oturduk. Düşündüğüm gibi o iki adam da ordaydı. Başka kimse yoktu iki çay söyleyip oturmaya başladık. Adamlar içki masasını kurmuşlar yiyip içiyorlardı. Ben masaya otururken özellikle adamların bulunduğu tarafa bakacak gibi oturmuştum. Bir müddet sonra karşımda oturanla bakışlarımız kesişti ben doğruca gözlerinin içine bakıyordum. Adam önce eşimle çocuğumla beraber türbanlı bir bayan olarak gördüğü için bakışlarını kaçırdı. İçmeye devam ederken kaçamak bakışlarla da beni kesiyordu. Bizim çaylar çoktan bitmiş olmasına rağmen ben değişik mevzular açarak lokantada bulunma süremizi uzatıyordum. Adam anlamlı bakışlarımdan etkilenmiş olacak tuvalete doğru gitti. Kısa zaman sonra dönerken bizim yanımızda durdu. Benim oğlanı sevdi garsona seslenerek küçüğe bir şey ikram etmek için müsaade istedi. Ben sessiz kaldım Salih biraz ne gereği vardı falan derken garson kocaman bir dondurmayla gelmişti bile. Bizim oğlan iştahla dondurmadan yalarken adam kendisini tanıttı. Bilmem ne şirketinin ortağıymış Salih’le ayak üstü bayağı bir konuştular Salih’te son zamanlarda işindeki şartlardan pek memnun değil. Yapıştı adama. Sonra bizi masalarına davet ettiler.

Bu sırada bahçeden babamın sesi geldi.

– Sevgilim etleri alayım.

Annem Işılay teyzenin yanından ayrıldı mutfaktan ızgara için hazırlanan etleri buzdolabından çıkardı. Şimdi burada beni çağırabileceğini düşündüm salondan sessice çıkarak kapıdan giriyormuşum gibi Doğru mutfağa girdim. Annemin elindeki tepsiyi aldım. Koridorda çantaları almak için eğilen Işılay teyzede beni fark etmemişti.

– Babana söyle acele etmesin biraz gecikebiliriz haberi olsun.

Etleri aceleyle bahçeye indirip annemin söylediklerini babama ilettikten sonra geri döndüm. Beni görüp susmalarını istemiyordum. Salona geçmişlerdi yavaş hareketlerle, banyonun kapısı aralıktı, kapıyı kıpırdatmadan sıyrılarak içeri girdim. Kapının kenarından salonun cam kenarındaki kanepe ve salonun bir kısmı görünüyordu. Annemler ölü bölgede kalmışlar sadece konuşmaları geliyordu.

– Oturduk masaya bize de servis açıldı. Onlara eşlik etmeye başladık. Derken şişe bitti. Salih çocuk sıkıldığı için arada sırada dolaştırıp geliyordu. Bu sırada adamlar benden hoşlandıklarını açıkça söylediler. Masadan kalkıp trenin koridorlarında ilerlerken hemen bir vagon öndeki yatılı vagonun önünde ayrılmak için tokalaşırken adam kulağıma eğilerek bekliyoruz dedi.

Annem merak bildirir sesler çıkartıyordu arada.

– Kompartımana oturduk Salih onlara uymak için içkiyi de fazla kaçırmıştı. Canım oğlumda uyumuştu. Salih’e ‘’yediklerimden karnım ağrıdı tuvalete gideceğim’’ dedim. Çıkarken ‘’kabızım gecikirsem meraklanma sen uyu biraz’’ dedim. Doğruca koridorları geçip yataklı vagona gittim. Kapıyı tıklattım hemen açıldı sabırsızlıkla beni bekliyorlarmış. Üzerlerini soyunmuş sadece külotlarıyla duruyorlardı. Düşün sana kapıyı çalan kondüktör olsaydı. Ne hale düşerlerdi.
Gülüştüler.

– Üzerimdeki pardösüyü çıkarmadan daha adam ağzıma sokuverdi. O an kalitenin gücünü sevmiştim o kadar temizlerdi ki misler gibi kokuyordu pırıl pırıldı. Diğeri de bir eliyle giysinin üstünden göğsümü ellerken külotunun içindekini oynuyordu. ‘’Ağzımdaki küçüktü kız’’.
– Ne kadardı?
– İşte bu kadar.
Ne kadar olduğunu görememiştim ama Gülüşmeleri bu sefer daha uzun sürdü. Annem merak belirtir şekilde devam etmesi için bir ses daha çıkardı.
– Baktım adamlar karılarından başka bir şey görmemişler, belki de ömürlerinde ilk defa benim bakışlarım adamları yoldan çıkarmıştı. Onların acemiliklerine nazaran ben tüm hünerlerimi sergiliyordum. İkisinin de yatağın üzerine oturttum. Karşılarında ağır, ağır soyunmaya başladım. İkisi de çok heyecanlıydı. Düşüne biliyor musun trenin raylar üzerinde giderken çıkardığı takadak, tugadak seslerini kendime ritim yapmış striptiz yapıyordum. Göğüslerimi açmaya sıra gelince ‘’yüz görümlüğü isterim’’ dedim. Nefes alışları daha bir artmıştı. Ne istediğimi sordular. ‘’Salih’in işinden memnun olmadığını söyledim’’. ‘’Tamam kolay halederiz’’ dediler. Eğildim göğüslerimden her birini birinin ağzına verdim.
Annem
– orospuuuu
dedi.
– Geri çekildim kalçalarımı kıvırarak külotumu indiriyor gibi yapıp geri çekiyordum. Küçük Işılay da yüz görümlüğü istiyor dedim. Bu sefer diğeri ne istermiş dedi. Onu da kocam işe başlayınca takarsınız dedim. Önlerine yanaştım elleriyle çıkarmalarını istedim. Adamlar oracıkta bitmişti. İkisinin arasına oturdum kollarımı omuzlarına attım. Vücudumu emirlerine sundum. Kibar adamlardı doğrusu beni hiç sarsmıyorlardı. Baktım bizimkiler olmuş yatağa uzandım. Biri hemen apış aram da yerini almıştı. Bense öbür arkadaşınkini ağzıma almış yalıyordum. Ben daha ıslanmamıştım bile. İçimdeki geliyorum dedi. Hemen pozisyon değiştirdim ağzıma boşaldı. Bu sefer diğeri pompalıyordu. Peçeteyle adam önce ağzımı sonra penisini temizledi. Dudaklarıma yapıştı devamlı senin gibisini görmedim aşkım falan diyerek beni somururken diğeri geliyorum dedi. İçime bırakma korumam yok dedim göbeğimin üstüne boşalttı. Menilerini elimle vücuduma yedirmemi seyrettikten sonra yanıma uzandı. Göğsümü okşuyordu. İkisi de inmişti yataktan aşağı kaydım dizlerimin üzerine çömeldim onların yatak da oturmalarını sağladım ağzıma almaya çalıştım ama o kadar küçülmüşlerdi ki alamadım. Ellerimle oynarken beni aralarına alıp aynı anda iki deliğimden birden sikmelerini istedim. Bu fantezi onların kendilerine gelmelerini sağladı artık nerdeyse avuç içlerimi doldurur olmuşlardı. Birinin aletini emerek kıvama getirdim. O nu yatağa yatırırken hafifçe üstüne çıkarak içime aldım. Diğer deliğim böceğini bekliyor hadi deyince adam arkama geçti sürütüyor ama sokmuyordu. Acımasın dedi bende ilk olacak biraz ıslat dedim.
Annem
– yalancı
dedi.
– Adam yavaş, yavaş arka deliğime yarağının başını sokmuştu ki öbürünün ellerini sıkarak acıyor dedim. Benim ilk defa arkadan sikildiğime iyice inandırmıştım onları. Bir iki git gel den sonra geliyorum dedi arkamdaki ve içine boşaldı. Bende altımdakinin üzerinde rahatça ritmimi tutturdum. Diğeri tekrar temizleyerek yanımıza geldi. Dudaklarıma sarıldı. Altındaki bende yapabilir miyim? Deyince çok acıdı artık geri döndüğümüzde tadına bakarsın dedim. Gittikçe hızlanarak az sonrada onu boşaltma kıvamına getirdim tam gelirken kalçalarımı havaya kaldırarak çıkardı. Ben üzerine yığıldım. Bu arada ben beş altı kez boşalma numarası yaptığımdan adamlar kendilerinde süper güç varmış hissine kapılmışlardı. Bana bu tadı yaşattıkları için teşekkür ettim. Çırılçıplak daracık yatakta ortalarında ben olduğum halde yatarken birer sigara yaktık. Orada itiraf ettiler daha önce karılarından başka kimseyle birlikte olmadıklarını, İlk defa bir bayanın kendilerine oral ve anal deneyim yaşattıklarını. Sigaralar bitince dönüşte mutlaka beklediklerini söylerlerken ben giyiniyordum. Kendime çeki düzen verdikten sonra ayrı, ayrı öpüştük türbanımı bağladım. Biri cüzdanından çıkarttığı bir tomar parayı pardösümün cebine sıkıştırdı. Harçlık yaparsınız dedi. Ben kendilerinden hoşlandığım için yaptığımı söylediysem de geri almadılar. Geri dönüşümüzde bana hayal edemeyeceğim şeylerin beklediğini söylediler.
Annem;
– kızım anladığım kadarıyla bunlar trenden indiğinde göründüğün gibi dağıtamamışlar seni.
– Anlatıyorum işte. Tren bu sırada çok kalabalık olmuştu koridorda insan doluydu onlara sürtünerek Kompartımana vardığımda sağ taraftaki oturma yerine yayılmış eşimle oğlum uyuyorlardı. Karşı tarafa da iri kıyım iki üstleri başları döküntü. Adam oturuyordu. İlk etapta benim girmemden rahatsız oldular. Türbanlı halim onlara pek de cazip gelmemiş olmalıydı. Oğlumla eşimin arasındaki daracık yere oturdum. Bir müddet ses etmediler. Sonra senin çocuk mu, yolculuk nereye gibi sorularla beni çözmeye çalıştılar. Sonra yanlarında genişçe bir yer açarak gel rahat et dediler. Lehçeleri bozuktu doğuluymuşlar inşaatlarda çalışıp memleketlerine dönüyorlarmış. Bu arada kendi aralarında artık bilmiyorum Arapçamı, Kürtçemi konuşuyorlardı. Böyle uzunca bir zaman devam ettik ama ben başlamış ama bitirememiştim. Hormonlarım rahat durmuyordu. Kondüktör kapıyı açtı biletleri kontrol etti bizim biletlere daha önce baktığından bana ses etmeden ortama şöyle bir bakıp kapıyı kapattı. Saat gece yarısını geçmişti. Ben uyuyor gibi yapıyordum oturduğum yerde. Adamın bir tanesi yerinden kalkıp ışığı söndürdü. Perdeleri de sıkı, sıkıya örttü içerisi zifiri karanlık olmuştu. Bir müddet sonra omzuma yanımda oturan adamın omzu ara sıra dokunmaya başladı. Biliyorsun yarım kalmıştım içimdeki ateşe engel olamadım. Derin bir uykudaymış gibi adamın dokunuşlarından rahatsız olmadığımı hissettirdim. Bir süre sonra bir el yavaş hareketlerle önce bacaklarıma sonra kalçalarıma pardösümüm üzerinden dokunmaya başladı.
Dışarıdaki mangalın üzerindeki etlerin kokusu tüm ortamı sarmıştı. Annemle Işılay teyze tam karşımdaki kanepeden yapılma yatağın üzerine geçmişler. Burada oturarak sohbetlerini sürdürmüştü. Babamın sesi sohbeti böldü.
– on dakika sonra etler hazır.
Işılay teyze sonra devam ederiz diyerek ayağa kalktı. İşte anlayacağın tren gara girdiğinde adamlar hala beni sikiyorlardı ondan geç kaldım. Bu sırada üzerindeki pardösünün düğmelerini açtı. Çıkardı Işılay teyzem çırılçıplaktı sikilmekten külotunu giyemeye fırsat bulamamıştı. Annem çırılçıplak karşısında duran Işılay teyzemin çıplak vücuduna sarıldı dudağına öpücük kondurdu. İnan gerisini çok merak ediyorum dedi. Şimdi ben bahçeye bir şeyler götüreyim sende bu arada acele duş al bavullarını açmaya uğraşma yatak odasındaki dolaptan üzerine bir şeyler uydur sende gel geç kalma. Dedikten sonra mutfağa yöneldi. Banyoda sıkışıp kalmıştım. Üstüne üstük Işılay teyze doğruca buraya geliyordu. Kaçacak yerim yoktu mecburen yerimde beklemekten başka çarem kalmamıştı.Işılay teyzem aralık olan kapıyı açarak içeri girdi. Kapının arkasında put gibi nefes almadan bekliyordum. Kapıyı kapattığı an beni gördü.
– Ah canım sen burada mıydın. Demek gizlice bizi dinledin.
Kıpkırmızı olmuştum. Hiç ses çıkartamadım.
– Maşallah kız sen ne zaman büyüyüverdin bu kadar. Tam yemelik çağa gelmişsin.
Diyerek dudaklarıma yapıştı. İlk defa birisi beni böyle öpüyordu. Bende karşılık verdim çok hoşuma gitmişti. Bir keresinde Mert de dudağımdan öpmüştü ama böyle değildi. Daha çocukça bir şeydi. Sonra ellerini daha yeni patlamış memelerime götürdü. Kendi memelerini de hafifçe eğilerek benim dudak hizama getirdi. Oh tanrım ne hoş bir duyguydu bu. Babamın yaptığı gibi dil ucumla başlarını okşadım.
– Bizi beklerler duyduklarında bu da bizim sırrımız olacak tamam mı.
Başımı sallayarak doğruladım. Kapıyı açarak çıktım. Annem bahçeye inmişti. Bende bahçeye inerek aralarına katıldım.
Babamla Salih amca mangalın başında birer kadehte kendilerine rakı koymuşlar eskilerden anlatıyorlardı. Işılay teyzemde çok gecikmeden geldi. Annemin saten kırmızı geceliğini giymişti. Üzerine de Türban örtüsünü şal şekline getirerek omuzlarının üzerine atmıştı. Saat nerdeyse öğleden sonra 14.00 sıralarıydı. Annem kendisini uyararak
– Kızım burası küçük yer hiç olmazsa altına bir şey giy.
Diyerek ikaz edince haklısın der gibi yüzünde mimik belirdi. Geri döndü giriş kapısına doğru giderken. Babamla Salih amca yuvarlak daireler çizerek çalkalanan geceliğin altının sadece kalçalarının yarısını kapatabilmiş haline derin, derin bakmaktan kendilerini alamamışlardı. Bu sırada kardeşim Erkemle, küçük Efecan dal parçalarının üzerine binmişler bahçede at koşturuyorlardı. Işılay teyze altına eşofman giyerek geri geldi. Hepimiz çok acıkmıştık. Babam küçüklere beklemesinler diye ekmek arası köfte yapmış karınlarını doyurmuştu. Yemek faslı ortadaki rakının da sayesinde güneş batıncaya kadar sürdü. Bir ara yere düşen peçeteyi alayım diye masanın altına eğildiğimde, masanın altından annemin ayağını Salih amcanın bacaklarının arasında gezinmekte olduğunu gördüm. Bu kadar şey duymuştum ama bunu anneme konduramamıştım. Aralarında şakalaşıyorlardır diyerek üstünde durmadım. Artık hava kararmaya başlamıştı. Işılay teyze kendimi çok yorgun hissediyorum başımda dönüyor müsaadenizle ben biraz uzanacağım dedi. Annem ‘’bizim yatağa uzana bilirsin kapıyı da çek çocuklar rahatsız etmesin’’ dedi. Babamla Salih amca iyice sarhoş olmuş şarkılar söylüyorlardı. Annemde birkaç kadeh içmişti ama hala kendindeydi. Çocuklar koşturmaktan iyice yorgun düşmüşler. Sandalyenin üzerinde gözleri kapandı kapanacak haldeydiler. Annem ‘’Kızım yardım ette şu aslan parçalarını yerlerine yatıralım’’ dedi. Ben Efecan’ı koltuk altlarından tutum sanki rakıyı babamlar değil de Efecan içmiş gibiydi. Bir sağa bir sola yalpalaya, yalpalaya annemin arkasından götürmeye çalışıyordum. Balkonda kapıya uzak bizim yattığımız yatağa üzerlerini çıkarma uğraşı vererek yatırdık. Bahçeden boş tabakları da topladıktan sonra Annemle makineye dizdik. Annem hiç şeker katmadığı Türk kahvelerini babamlara götürürken ben ‘’Anne bugün çok terlemişim yoruldum da banyo yapıp bende yatacağım’’ dedim ‘’Sende balkona bizim yatağa yatarsın, biz biraz daha otururuz, babanları kendilerine getirecek şu ilacı içireyim önce’’ dedi. Gülüştük.. Ben banyo’ya girdim üzerimdeki her şeyi çıkartarak aynanın karşısına geçtim. Kendimi çok beğeniyordum ince sarı tüylerle kaplanmaya başlayan bikini bölgemi, benim avuçlarıma tama oturmaya başlayan göğüslerimi okşadım parmak uçlarımı dolaştırdım. Arkamı dönerek popo mu seyrettin annem hep çok güzel popo- mun olduğunu söylerdi. Kedisi’ni kini beğenmezdi. Anemin poposun dan daha şimdiden benimki büyüktü. Ama göğüslerini beğenirdi. Kendimi okşayarak orgazm olmak istiyordum ama nafile kendimi bir türlü uyaramıyordum. Kendimi duşun altına attım. Sıcak banyodan sonra odama geçtim üzerime Annemle kavgalar ederek aldırdığım onunkine benzeyen ipek geceliğimi giydim. Uzun saçlarım hala ıslaktı. Saçlarımı önce havluyla güzelce kuruladıktan sonra özenle tarayıp makineyle fönledim. Annemle babamın saçları siyahtı ama benimkiler sarıydı. Annemde, babamda saçlarımı çok severlerdi. Babam hep büyük annesine benzediğimi, onunda saçlarının benim gibi sapsarı olduğundan bahsederdi. Ben onu hiç görmedim. Balkona çıktım. Annem babamla Salih amcanın arasına oturmuş iki sarhoşu kendine getirmeye çalışıyordu. İkisi de kucaklar gibi kollarını annemin üzerine dolamış. Sırayla bir biri öpüyor sonra öbürü. Evimizin etrafı tamamen bahçeyle çevrili olduğundan dışarıdan birinin içeriyi görmesini bahçedeki sık ağaçlar önlüyordu. Ben babamların o kadarda sarhoş olmadıkları kanaatindeydim çünkü babamı çok sarhoş görmüştüm bugün sanki çocuk gibi şımarıyordu sadece. Balkondan tam olarak göremiyordum ama Salih amca alttan annemi karıştırıyordu sanki. Bu sırada bekçi amcanın uzaktan düdük sesi geldi. Annem içerde devam ederiz diyerek babamları içeri gönderdi. Ben hemen cibinliğin içine girerek yatağın üzerine kendimi attım. Salona gelmişlerdi. Seslerden babamın televizyonu açmaya çalıştığını anladım. Salih amca balkona gelmiş bizi kontrol ediyordu. Yanımdan geçerek aslan parçalarının bulunduğu yatağa vardı. Üzerleri açılmıştı. Pikeyle üzerlerini örttü. Sonra benim bulunduğum yatağa gelerek bana baktı orda olduğunu biliyordum ama göz kapaklarımı titretmeden derin uykudaymışım rolündeydim. Salih amca buna inanmış olacak ki yatağa atlarken sıyrılarak amımın birazının açılmasına neden olan geceliğimin altımdan sarı am tüylerimin birazını açıkta bırakmış kapatamamıştı. Salih amca beklide alkolünde etkisiyle elini hafifçe bacaklarımda dolaştırarak göğüslerime ulaştı.içime sutyen giymediğim için taş gibi olan memelerimi hafifçe okşadı çok kısık bir sesle ‘’Sen olmuşsun artık’’ deyip açıkta kalan sarı kıllarıma hafifçe bir öpücük kondurup pikeyi üstüme örtüp içeri girdi. Ben gittiğinden emin olduktan sonra gözlerimi açtım. Salih amcanın davranışı gururumu okşamış, çocukluktan çıkıp genç kız olduğum duygusuna bu son noktayı koymuştu. Artık ben genç kızdım. Babam televizyonun karşındaki kanepeye uzanmış olduğundan bu açıdan göremiyordum. Gözüm televizyona takıldığında çok şaşırmıştım. Babam evde Salih amca olduğu halde porno film seyrediyordu. Babamı daha öncede birkaç sefer porno film seyrederken yakalamıştım ama Salih amcayla garip gelmişti. Salih amca üzerindeki elbiseleri çıkardı sadece baksırı kalmıştı diğer kanepeye de o uzandı. Bu arada ben ilk defa porno film seyretme imkanı buluyordum. Ben babamın penisini görünce dünyadaki en büyük penis olabileceğini düşünmüştüm ama televizyonda daha devasaları kadınların köküne kadar vajinalarına girip çıkıyordu. Bu penisler bana girse ağzımdan çıkardı sanırım. Babam kalkıp ışıkları söndürdü. Salondaki ayaklı ayarlanabilir lambayı yakarak ışığı iyice kıstı. Salon loş görümüme bürünmüştü. Babamla Salih amaca baksırlarının içine elerini atmış filminde etkisiyle penislerini oynuyorlardı. Ben filme dalmıştım ki annem banyodan çıktığı halde üzerine havluyu sarınmış. Salona girdi. Salih amca ‘’Işılay geliyor mu’’ diye sorunca annem ‘’ Çok yorgun tren sarsmış melekler gibi uyuyor iştahınızı yarına saklayın bugün benle idare edeceksiniz’’ dedi. Üzerindeki havluyu salonu kaplayan uzun tüylü halının üzerine sererek çırılçıplak olduğu halde üzerine sırt üstü uzandı. Babamla Salih amca avını parçalamaya gelen aç kurtlar gibi bulundukları kanepeden sıyrılarak annemin yanına doğru hareketlenmişlerdi ki annem üzerinde yattığı havluya sarınarak ‘’ Leş gibi mangal kokuyorsunuz banyo yapmadan olmaz’’ dedi. Babamla Salih amca mecburen banyonun yolunu tutmuşlardı. Onlar gidince annem tekrar üzerine sardığı havluyu açarak televizyondaki filmi izleme başladı. Yastığımı ayakucuma doğru koyarak yavaşça pozisyon değiştirdim. Bu açıdan kendime de rahatsızlık vermeden rahatça salonun tüm ayrıntılarını görebiliyordum. Annem yattığı halde eline almış olduğu nemlendiriciyi vücuduna sürüyordu. Göğüslerine,karına bacak arasına sürdükten sonra oturur vaziyete gelip bacaklarına ve yetişe bildiği kadar sırtına yedirdi. Canım anneciğim kendini sikicileri için hazırlıyordu. İşini bitirdikten sonra elindeki nemlendiriciyi kanepenin yanına bırakıp beklemeye başladı. Salona ilk öce Salih amca girdi. Tamamen çıplaktı elindeki küçük el havlusu ile kurulanmaya çalışıyordu. Önünde babamınkinin büyüklüğündeki erkeliği sallana, sallana annemim yanına varıp dizlerinin üzerine çöktü. Kısık bir sesle ‘’ Seni ne kadar çok özledim bilemezsin’’ Salih amca anemin yanına halıya uzanarak dudaklarına yumuldu. Annemde ‘’ Ya ben ne yapayım bu dağ başında’’ diyerek karşılık verdi. Babamın göğsünde hiç kıl yoktu ama Salih amcanın göğüs kısmı göbeğinin üstüne kadar kıllıydı. Elleri annemin muhteşem göğüslerinde bir an olsun durmaksızın çalışıyor sanki onları yoğuruyordu. Annemde bir elini Salih amcanın göğsündeki kıllı bölgeye atmış okşuyordu. Anladım ki annem göğsü kıllı adamlardan hoşlanıyordu ama bana hiç çekici gelmemişti. Ben babamınki gibi tertemiz göğsü olanları tercih ederdim. Annem yavaşça dudaklarını yan yatmakta olan Salih amcanın göğsünde meme uçlarında gezdirdiği dilini kullanmak suretiyle onu sırt üstü yatırdı. Tamamen idareyi ele alarak alt taraflara doğru iniyordu. Salih amca esmer tenliydi. Ama sadece göğsünde kıl vardı karın bölgesinin başladığı yerden itibaren bacaklarına kadar tek tüy yoktu. Pazılı kolları, babamınkinden daha geniş omuzları vardı. Annemin dil darbeleri bazen kasılmasına neden olsa da ses çıkarmıyordu. Sonunda annem muazzam yere gelmiş. Roller değişmiş avını parçalayan kaplan oluvermişti. İnik olduğu halde yürürken bacaklarının sağına soluna vuran alet annemin dudaklarının arasındaydı. Annemin iştahından çok zevk aldığı belli oluyordu. Yavaş, yavaş alet annemin ağzının içinde yükseliyordu. Az önce nerdeyse köküne kadar ağzının içine doldurabilirken şimdi ancak yarısını alıp geri çekiliyordu. Salih amcanın yarağı çok biçimli sanki özenle yaratılıp oraya monte edilmiş gibiydi. Tamamen traş’lı olduğundan annemin ağzına kıl gelmiyor bu da ağzından sular akarak yalamasına neden oluyordu. Annem tadına bakmadık nokta bırakmamaya kararlıydı. Kalktıktan sonra ağzına girmeyen yarağın geri kalan bölümüne geçmiş. Taşaklarına kadar her yerin diliyle analizini yapıyordu. Salih amcanın yarağı kıvamına gelince annem geldiği yoldan aynı yavaşlıkta yukarı doğru çıkıp, Salih amcanın üzerine tamamen uzanarak dudaklarına yumuldu. Annem loş ışıkta köy ekmeğinin üzerine konulmuş taze kaşar gibiydi. Salih amca yavaşça halının üzerinde annemi çevirerek üzerine çıktı. Tekrar roller değişmişti. Süzülerek memelerine geldi sanki annemin memeleri daha büyümüş gibiydi. Salih amca yalamıyor, emiyor-somuruyordu. İşte o an annemin yerine orada olmak istemiştim. Elleri hala memeleri okşadığı halde aşağılara inmiş karın bölgesini diliyle inceledikten sonra başını hedefine sabitleyerek şapırtıyla vajinasına geçmiş annemin halının üzerinde kıvranmasına neden olmaya başlamıştı. Annem elleriyle halının tüylerine yapışmış koparmaya çalışır gibi sıkıyordu. Artık annemin dayanacak gücü kalmamış bacaklarıyla başını sıkıştırıp am’ını Salih amcadan kurtarmak istiyor gibiydi. Aneminde kıvama geldiğini anlayan Salih amca annemden daha hızlı yukarı çıkarak dudaklarına geldiğinde annemin bacakları açılmış üzerindeki kusursuz beden her şeyiyle yerini bulmuştu.Baş kısımları bana doğru dönük olduğundan tam olarak giriş çıkışı göremiyordum. Ama kalçalar yukarıdan aşağı doğru inerken zevkten suları taşan annemin amının vıcık, vıcık diyerek ses yaptığını duyabiliyordum. Daha yeni başlamışlardı ki annem şimdiden mest olmuş halde tamamen gevşemişti. Salih amca belini saran bacaklara rağmen temposunu giderek artırdı. Bu sırada anneciğim kaç kere kasıldı gevşedi sayamadım. Salih amca hızla devam ederken gözlerini annemin gözlerine dikmiş annem başını sallayarak onaylamasının ardından şılap seslerindeki volüm yükselmişken kesik, kesik bir iki hareketin ardından gevşeyerek halının üzerine tamamen yayılan annemin üzerine bayılarak kapandı. Bir süre orada hareketsiz olarak kaldıktan sonra dudaklarını tekrar birleştirdiler. Bu arada da kısık sesle gülüşüyorlardı. Annem ‘’ çok güzeldi’’ dedi Salih amca tekrar öperek karşılık verdi. Bunlar olurken babamdan ses yoktu. Sanırım oda Işılay teyzeyle ilgilenir olmalıydı. Ama dün gece Işılay teyzem tonajını fazlasıyla aldığından hiç şansı yoktu. Annemle Salih amca temizlenmek için banyoya geçtiler. Bu arada bende boş durmamış bütün bunları seyrederken ıslanmış olan amcığımdaki kaygan sıvıyı parmak uçlarımla taşıyarak annem gibi memelerime sürmüştüm. Salih amca basitçe temizlendikten sonra babamla beraber salona geri geldiler. Babam Salih amcaya ‘’ Ne yaptın Işılaya yahu kıpırdayacak hali kalmamış. Ne yaptıysam nafile kalkmadı’’ Salih amcada bir neden söyleyemedi. Bu sırada hepsi sigaralarını yakmış orgazmın arkasından tellendiriyorlardı. Annemi bu ikici defadır sigara içerken görüyordum. Demek ki sadece seviştikten sonra içiyordu. Bende o an sadece seviştikten sonra sigara içmeye karar vermiştim. Annem lafa girdi ‘’Dün gece kadın senin için kendini feda etmiş dokunmayın’’ dedi ve basitçe trendeki olaydan bahsetti. Ama inşaat işçilerinden hiç bahsetmedi. Salih amca ‘’ Vay zübükler demek beni değil karımı işe almışlar, birde bana fikirlerin hoşumuza gitti demezler mi’’ diyerek hayıflandı. Bu sohbetle beraber sigaralarda bitmişti. Annem kocasının yanına gelerek ‘’Demek bunca zamandır boşa kürek çektin sevgilim’’ diyerek sönmüş vaziyetteki penisine bir öpücük kondurdu. Babam gülümsedi ‘’Ben size demedim mi bu gece benle idare edeceksiniz diye’’ Babamın eli annemin göğüslerini okşarken Annem ‘’Kocacığım sana çok teşekkür ederim bana böyle güzel anları yaşama fırsatı verdiğin için’’ Ben Işılay la konuşurum sana bir sürpriz hazırlar’’ diyerek babamın da gönlünü almaya çalışırken okşamakta olduğu yarağı yalamaya başladı. Babamda karşılıksız bırakmayıp elinden geldiğince annemin vücudunda ellerini gezdirerek okşuyordu. Annem işini çok iyi yapıyordu. Kısa zamanda Salih amcayla aynı boydaki ama biraz ince olan yarağını ağzından kaçırınca göbeğine zınk diye vuracak hale getirdiğini görebiliyordum. Babamı sırt üstü halının uzun tüylerine yatırarak iki ayağının üzerinde çömelip vajinasına denklediği yarağın üzerine otururken, yarak yavaşça içinde kayboldu. Babamın iki elinden iki eliyle tutmuş dengesini sağlayarak defalarca oturdu kalktı yorulmuş olacak ki hala içinde olduğu halde diz kapaklarını halının üzerine koyarak çalkalamalı dans gösterisine başladı. Annemin göğüsleri bu çalkalamaya rağmen çok az salınım la ritmi yakalamıştı. Bazen kalçasını ileri geride yaparak am’ın içindeki yarağın basıncını yükseltiyordu. Salih amca yeteri kadar annemim havasını aldığından daha rahat şekilde hakimiyetini sağlamıştı. Babamla, annemin elerini tutan parmaklar birbirine kenetlenmiş haldeyken babam kollarındaki damarlar görünür hale gelecek şekilde annemin ellerini sıkıyor du. İkisin inde beyaz teni ışığı bana doğru öğle güzel tonla yansıtıyordu ki ayla, denizin ışık dansı gibiydiler. Annemi sırt üstü pozisyona alarak dudaklarıyla dudaklarına sarıldı bu sefer arkaları bana dönük olduğundan her giriş, çıkışı çok net görebiliyordum. Yuvasına giren yılan gibi babamın geniş kalçaları altında anneciğimin küçücük kalçaları kaçacak yer bulamayıp çaresizce açılan penceresinden yapılan sondalama ya teslim olmuşa benziyordu. Babamın yarağı geri gelirken yarağı sarmalamış olan am dudakları geri dönüşe yakalanıyor bir miktar gerilerek tutmaya çalışıyor ama dayanamayıp bırakmak zorunda kalıyordu. Babamın kalçaları gerilerek karın kaslarının yardımıyla dirayetinin son noktasındaki yarak baş kısmı içinde kalacak kadar geriledikten sonra ileri harekete geçtiğinde anneciğimin am dudakları yaraktan önce tersine kıvrılarak içeri giren transit yolcusunun tüm hatlarını okşuyordu. Bunu seyretmek güzeldi ama ben bu seferde annemin boşalmadan önce dudaklarının seğirmesini, gözlerinin yaşarmasını. Babamın gerilen boyun damarlarını da görmek istiyordum. Annemin bal kutusundan gelmeye başlayan ıslaklık babamın hareketiyle yarağının her tarafını kaplıyordu. Annem yine halıyı tarlada ot yolan kızlar gibi kavramış kopartırcasına asılıyordu. Babam hızlandıkça bal kutu coşmaya kazan olup taşmaya başlamıştı. Cork sesleri istem dışı odayı kaplıyorken babam son hızlı hareketinden sonra çıkarttı, eliyle sıvazlar halde annemin göğüslerine doğru fışkırmaya başladı. Hemen yan tarafına yığıldı. Annem üzerine fışkıran sıvıyı vücudunda dağıttı. Sonuna kadar hadiseyi benimle beraber seyreden Salih amca annemin biracık kendisine gelmesini bekleyip yanındaki yerini aldı. Siki eski kıvamındaydı. Annem babama dönmüş kucaklaşır gibi sarılmış öpüşüp koklaşıyorlardı. Küçücük kalçaları Salih amcaya dönük olduğu halde iken Salih amca boş durmuyor hala ıslak olan amına sikinin başını sokup çıkarıyordu. Sikini annemin am sularıyla iyice ıslatan Salih amaca küçücük kara nokta gibi görünen yerine sürtüyor hatta bastırıyordu. Annem eliyle Kanepenin altında duran nemlendiriciyi işaret etti. Salih amca nemlendirici kremi alarak boca kara deliğe döktükten sonra parmaklarıyla delik çevresine masaj yapıyordu. Babama sıkı, sıkı sarılmış olan annem az sonra tadacağı anal zevkin stresindeydi. Salih amca biraz uğraştıktan sonra yumuşatmayı başarmış. Baş parmağını nerdeyse tamamen sokup çıkarır konuma gelmişti. Parmağını çıkartınca açık kalan arka penceren içeriye bolca nemlendirici döküp bu seferde iki parmağını birleştirerek anneciğimin popo sunu kıvama getirmeye çalışıyordu.Annemin dudaklarını babam tamamen ağzının içine almış bağırmasını engellerken Salih amca yarağının üzerine de biraz krem döküp itelemeye başladı o kocaman şeyin başı daracık delikte yerini aldığında annem acıdan boşta kalan eliyle Salih amcanın popo sunu şaplaklı yordu. Biraz daha iteleyen Salih amca nerdeyse yarısına kadar girmişti. Annemin boştaki elini tutarak iteledi.kasıkları tamamen annemin kalçalarına dayanmış hale geldiğinde dudaklarını babamdan kurtaran annem öğürtü tarzında ses çıkararak sanki bayıldı. Hareketsizce duruyorlardı. Sanırım sesten dolayı ürkmüşler olacak ki balkondan ses geliyor mu diye kulak kabarttılar. Annem babamın dudaklarına tekrar sarılarak yaşam belirtisi gösterdi. Salih amca kısa hareketlerle götün içindeki yerini genişlettikten sonra daha uzun girip çıkmaya başlamıştı. Hatta bir müddet sonra annem kalça hareketleriyle karşılık vermeye bile başlamıştı. Bu sırada babam kendini ileriye sürünerek çektiğinde annem önünde başını hafif sağa bükmüş yarağı buluverdi. Eliyle kavrayarak emerken arkasına girip çıkan yarağın ritminde dansına tekrar başladı. Müzik sona ermiş dans bitmişti. Salih amca annemi kucağına alarak sikini hiç çıkartmadan sırt üstü yattı artık annem analını kendi zevkine göre idare ediyor kalkıp oturuyordu. Salih amcada boş durmuyor kalçalarının tamamını kapsayan elleriyle inip çıkarken yardımcı oluyordu bu sırada ayağa kalkan babam annemin ağzına sikini yerleştirdi. Annem emerken o da saçlarını okşuyordu. Babam tekrar dirayetli günlerine geri dönmüş annemin ağzından kaçan yarak yay gibi gerilerek babamın göbeğine doğru çarpar hale gelmişti. Annem Salih amcanın göğsüne sırtını vererek uzandı. Salih amcanın sikini kalçaları tamamen içine almış halde iken bacaklarını ayırdı am’ı tabak gibi açılarak tüm güzelliğini teşhir eder hale gelmişti. Salih amca iki eliyle annemin güzelim göğüslerini okşuyordu bir yandan da. Babam tabak gibi durarak açılmış dudaklara sikinin başını getirerek ellerinden destek alıp annemin üzerine yerleşti içine girdi. İki tane irice yarak annemin vücudunda sörf yapıyordu. Bu pozisyonda annemin sikilmekten başka yapabileceği bir şey yoktu. Komutayı babam almıştı Salih amcayla da bazen tökezlese de ritmik hareketleri yakalayabiliyorlardı. Babam yüklenince diğeri çıkıyor, babam geri çıkartırken diğeri bastırarak giriyordu herhalde annemin içinde dışarı çıkmadık sıvı dokunulmadık duvarı kalmamıştır. Altta Salih amca zorlanmaya başlamıştı. Babam annemin elinden tutarak kaldırdı. Kalkarken anal yoldan çıkan yarak fılop diye bir ses çıkardı. Salih amcada ayağa kalkmıştı. Annemi kendine çevirerek dudağına bir öpücük kondurdu. Kalçalarından tutarak havaya kaldırdı, annemde boynundan sarılmış bacaklarını beline kenetlemişti. Salih amca bir elini kullanarak denkledi ve yine annemin vajinasının içindeydi. Babamda sikinin başını hafifçe nemlendiriciyle yağladıktan sonra hafifçe dizlerini kırarak boşta kalan arka deliğine yerleşti. Salih amca iki eliyle kalçalarından babamda belinden tutmuş annemi kaldırıp indirmeye başladılar. Yarakların ikisi birden aynı zamanda girip çıkıyordu. Annem aralarında salıncakta oturur gibi kalmış bir elini Salih amcaya diğerini de babamın baba’mın omzuna atmış top misali kucaktan kucağa geziyordu. Annem bu performansın etkisiyle iki erkeğin arasında oldukça terlemiş pamuk gibi olmuştu. Annem zevklerin doruklarına çıkarken kendisini kucaklayan hangi erkeği öpeceğini şaşırıyor daha rahat durumdaki Salih amcaya her orgazmında dudaklarını kenetliyor bitene kadar somuruyordu. Babam Salih amcaya gelemeye yakın olduğunu işaret etti Salih amcamda onayladı annemi artık öylesine hızlı indirip kaldırıyorlardı ki annemin saçları ahenkle dans ediyordu. Hızdan son saniyeler olduğu anlaşılıyordu. Annemin deliklerinden yaraklarını çıkartıp halıya dizlerinin üzerinde bıraktılar. Elleriyle mastürbasyon yaparak büyük bir heyecanla beklemekte olan annemin memelerine, yüzüne fışkırdılar. Nihayet sona ermişti. Annem bulunduğu yere sağ kalçasının üzerine devrildi. Kesik, kesik nefes alıyordu bu sefer vücudunda bolca bulunan menileri göğüslerine sıvazlayarak yavaş, yavaş yedirdi. Kim bilir beklide muhteşem göğüslerinin sırrı budur. Herkes çok yorulmuştu. Bir süre dinlendiler. Yattıkları halının üzerinde annem ortada olmak suretiyle tekrar bir araya geldiler. Hepsi çok zevk almıştı. Bu güzel dakikaları yaşama olanağı sağladığı için birbirlerine teşekkür edip duruyorlardı. Arada gülüşüyor şakalaşıyor olayın son hazlarını yaşıyorlardı. İşin aslı sanki en çok ben yorulmuştum belimi kaldıracak dermanım kalmamıştı annem kadar olmadıysa da bende defalarca orgazmı yaşamıştım. Nerden bilebilirlerdi kendileri bu mutluluğu yaşarken küçük kızlarını da mutlu ettiklerini ama aralarında olmak isterdim özellikle halının üstünde öylece yatıp işin en zevkli halini yaşarlarken. Biran evvel yastığı diğer tarafa koyup yönümü değiştirmem lazımdı yoksa bir çuval inciri berbat edebilirdim. Son bir gayretle yastığı yavaşça diğer uca bıraktım tam bu sırada elimin üstüne dayanarak diğer tarafa geçecektim. Elim kaygan ıslaklığa denk geldi yokladım çarşafa kadar am sularım işlemişti. Herhalde yanlış söyledim anneciğim en az bende senin kadar bal kutumdan sıvı salgıladım. Bitmiştim dökülüyordum rüya görecek bile halim yoktu gözlerim kendiliğinden kapandı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Zevk saatleri

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Zevk saatleri
Ben Aydın, yirmidokuz yaşında bir erkeğim. Hiç aksatmadan sizi takip ediyorum. Genelde büyük şirketlerin danışmanlığını yapıyorum. Aynı zamanda borsayla ilgileniyorum. Geniş bir çevrem var. Eğlenmeyi ve kadınları çok seviyorum. Aynı benim gibi düşünen ve kadınlığını doyurmak için her çılgınlığı yapmaya hazır bir kadınla yattım. Onunla yaşadıklarımı size yazıyorum.

Çok büyük bir işten alnımın akıyla çıkmış, danışmanı olduğum şirkete büyük bir meblağ olan bir servet kazandırmıştım. Bu şirkete ait birkaç sosyete barı vardı. Patron bana güzel bir kıyak yaptı. “Sen hiçbir şeye karışma. Doğru Kedi Bar’a git. Orada seni bekleyen bir sürpriz var” dedi. Patronun sürprizlerine bayılırım. Bir keresinde bana süper lüks bir tatil hediye etmişti. “Sen ne dedin de yapmadım patron. Gözü kapalı giderim” deyip arabaya atladığım gibi soluğu barda aldım. Kapı kilitliydi, bende zile bastım. Açılan kapıyla birlikte karşımda bir afet belirdi. Parlak minicik bir bikini giymiş sarışın yavruyu şöyle bir süzdüm. “Seni bekliyordum” diyerek kravatımı tuttu ve beni çekerek içeriye aldıktan sonra kapıyı kilitledi. Sülün gibi bir karıydı. Memeleri bikiniden taşıyor, kalçalarının yuvarlak kıvrımları enfes bir seksilik taşıyordu. “Özel dakikalar için hazır mısın?” diyerek bana içki ikram etti. Barda sadece ikimiz vardık. İçerisi loş ve sıcaktı. Slow bir şarkı çalıyordu sette. “Güzelim, adını söylemeyecek misin?” dedim. “Damla benim adım, yakışıklı bir erkek olduğun için çok şanslıyım” diyerek çenemi öptü. Dudaklarının ıslak dokunuşuyla tüm erkekliğim ayaklandı. Elimi kızın beline atıp kendime çektim ve dudaklarına yapıştım. Memelerini bikininin üstünden okşamaya, uçlarını ezmeye başladım. Damla bacağını kaldırıp dizime koydu. Bu hareketiyle amcığının etli dudakları gerilmişti. Bikininin ağına parmağımı takıp amcığını okşamaya başladım. “Kadınlığın yumuşacık güzelim” diyerek işi ilerlettim. Artık parmağım amcığının ıslak derinliklerine dalıp çıkıyordu. Kadın gözlerini kapatmış “Ihh, harika dokunuşlar ıımmm!” diyerek göğüslerini örten kumaş parçalarından kurtuldu. Bir çift meme uçları kabarmış halde suratıma doğru atıldı. “Damla uuhh, senin içinde olmak istiyorum” diyerek memelerine dil attım. Meme uçlarının çevresinde dilimi gezdirdikçe kadın elini sikime bastırıyor, çekerek tam kıvamını bulmasını sağlıyordu. Birden bacağını kaldırarak havada bir daire çizdikten sonra güzel dişiliğini kalkık sikime ortalayıp kucağıma çıkıverdi. “Seviş benimle, erkek olduğunu hissettir bana” diyen kadın amının pembe dudaklarını açmış, sikimin içine girişini şehvetli bir titremeyle karşı duvardaki aynadan seyrediyordu. Sağ elinin işaret parmağını ağzına götürüp bir güzel yalarken sikimi dişiliğinin kavurucu derinliklerine çekiyordu. Yalayıp ıslattığı parmağını ağzından çıkarıp bızırının üstüne koydu ve bir yandan doğrulup tekrar sikime otururken, bir yandan da bızırıyla oynamaya başladı. “Şakk, şukkk, şakkk, şukkkk!” diye sesler çıkara çıkara sikimi ıslak ve zevkten kasılan amcığa gömüp çekiyordum. Diri memeler hopluyor, yüzü aldığı zevki ayna gibi yansıtıyordu. Sırtını, beline kadar inen çukurluğu dilimle dolaşarak kadının kulak memelerini, boynunu emiyordum. Teninin hafif tuzlu ama tadına doyulmaz bir lezzeti vardı. Sikiştiğimiz için teninden ve amcığından dayanılmaz çekicilikte bir koku çıkıyordu. Tüm gücümü kontrol ederek kadını öne doğru domalttım ve amcığına seri darbelerle giriş çıkış yapmaya başladım. “Ohh, posasını çıkaracaksın dişiliğimin, vur dedikse öldür demedik erkeğim. Ohh her gün bu kadar yarak yesem amcığım kevgire dönerdi. Ne ben, ne de beni siken zevk alamazdı fallafoş olmuş dişiliğimden. Ohh, ohh, dur… Kaçıncı kez boşalıyorum. Ooohhhh, oohhhh, yarak yemeye bayılıyorum, ölüyorum zevkten ohhhhhhhhhhh!” diyen kadın kalçalarını salladıkça sikimde amcığının ta dibinde çalkalanıyordu. Kapana kısılmış gibi daracık yerde kalan sikim patlamakta gecikmedi. “Üff, yaktın kız beni. Patlattın, uuhhhh, akıttın sikimi!” diyerek kadının memelerine yapıştım ve sikimi kökleyerek kısa aralıklarla attırdım. Damla “Hemen dönerim aşkım” diyerek içeri gitti. Bende sigaraya düşkün olmadığım halde bir sigara yaktım. Yemeklerden ve seksten sonra iyi gidiyor. Bardağımdaki içk**en büyük bir yudum alıp kendi kendime “Hayat bu işte!” dediğimde Damla geldi ve “Bir daha, bir daha istiyorum” diyerek karşımda seksi hareketlerle dans etmeye ve yanıma gelip dilini sikime sürmeye başladı. İnce vücudu, dolgun göğüsleri benim ufaklığı kaldırmaya yetti. Onu masaya dayadığım gibi geçirdim. İçinde olmanın hazzı bambaşkaydı. “Şlapp, şloppppp!” diye saydırırken kadın “Ohhhh, bu defa içir bana sütünü, oohhh!” diyerek beni uyardı. Boşalacağım zaman onu sikmeyi bırakıp ağzına soktum. Kadın hem yaladı hem yalandı ve attırdığım belleri içip bana bu zevki de yaşattı.

Damla’ya ve bu sürprizi hazırlayan patronuma ne kadar teşekkür etsem azdır. Laf aramızda ben bunu hak etmesem asla böyle bir muamele de göremezdim. Bu da işin diğer yönü.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çaycı Kadın

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çaycı Kadın
Ben 32 yaşında izmirde yaşıyorum başımdan geçen bir anımı sizinle paşlaşacam
ben ve eşimde sexi çok severiz haftanın 4 veya 5 günü sex yaparız iyi bir masajcıyımdır da zaten eşim le sex yapmadan önce eşime masaj yaparım.neyse şu an çalıştığım şirkete 2002 yılında girdim burda çay ve temizlik işlerine bir dul bayan vardı çok ciddi bir hanımdı kimseyle ne şaka yapar nede yaptırmazdı
bundan üç yıl önce başım ağrıyor başımı ovarmısın dedi bende olur istiyorsan ovarım dedim ben başını ovmaya baladım bir müddet sonra ban enseme ve omuzlarımada yaparmıın dedi çok iyi geldi ellrin dedi bende olur dedim epey bir masajdan sonra beni yanağımdan öperek teşekkür etti çok şaşırmıştım normalde bayramlarda dahi sadece tokalaşan kadın neden öptü diye şaşırdım o günden sonra bayan arkaşım gel günden güne benim şalaşmalar muhabbet ler erkeksiz yaşamanın zorluklarını anltmaya başladı her muhabbette belden aşağı fıkralar şakalaşmalar yapıyoruz her öğlen yemekten sonra kahve yapar getirirdi
gene bir gün kahveyi getirdi bu sefer kendinede yapmıştı biraz laflarız dedi
olur dedim başladık muhabbete gene döndü dolaştı belden aşağı fıkralar anlatmaya ben bir tane anlatmaya başladım bu gülemeye başladı ya beni çok güldürme iki saattir çişim var edemdeim altıma edecem demezmi bende gayri ihyari niye etmedin dedim oda pantolonun fermuarı şıkışmış onun için zorlarsa bozulacağından korkudan edememiş bende olsun yğidin malı meydandadır deim nolu açık kalsa diyince güldü eğer istersen ben yardımcı olayım birde ben deneyeyim istersendiyince hemen yanıma geldi ben oturduğum yerde o ayakta tam karşımda tam da amcığı karşımda ooof o ne am allahım pantolondan şişkinliği hafifde yarığa girmiş amının dudakları çıkmış bunu görünce benim yarrak kıpırdanmaya başladı neyse ben başladım uğrşmaya elim amına değdikçe bu kıvranmaya başladı ben hiç oralı olmamaya çalışıyorum hakikaten bozulmuş fermuar zar zor kanter içinde kalarak açtım içinde pemebe bir kilot giymişti vay dedim pembe kilot ha diyince ne o severmisin pembeyi dedi evet hastasıyım pembenin dedim güldü sonra teşekkür etti ve çıktı odamdan yarım saat sonra çay getirdi bana çok sağol dedi inanılmaz çişim gelmişti ne yapacam diye düşünüyordum dedi bende önemli değil dedim ama aklım pembe kilot ve amcıkta kalmıştı hele o amcığı yalamak o dudaklarını hafif hafif ısırmak ne tatlı olurdu diye içimden geçiriyordum yazın cumartesileri şirkette bir nöbetçi gelirdi o hafta sıra bana gelmişti pazartesi günüde yurtdışından misafirler gelecekti temizlik yapılması gerekiyordu bana gelirken çaycı kadını da almamı oda temizlik yapsın pazartesiye hazır olsun dediler bende tamam dedim ve sabah onu aldım işyerine geldik önce beraber kahvaltı yaptık sonra çaycı temizliğe başladıbende azişlerim vardı onları yaptıktan sonra internette sex sitelerine bakıyordum bir ara çişim geldi tuvalete gittim döndüğümde bizim çaycı hatun kapı aralığından benim bilgisayara bakıyordu dedim kahrtetsin açık bıraktım galiba diye düşündüm bir an hafifce yana kaydı odane eliyle amcığını okşuyordu allah dedim olum bırak seyretsin sende en azından amcığı görürsün dedim seyretmeye başladım inanılmaz bir görüntü amcığını okşaması beni tahrik etti hemen çıkardım yarrağı 31 çemeye başladım bu arada pantolonun düğmesini açtı fermuarı indirdi hafifçe pantolonu aşağı sıyırdı yine o pembe kilot ayağına of allahım ben delirdim ve ben onu seyrederken boşaldım ohala amcığıyla oynuyordu artık parmağını içieri sokmaya çalışıyordu bende fırsat bu fırsat diyerek sessizce içeri girdim seyretmeye başladım 5 dakka sonra beni fark etti oan nasıl kızardı anlatamam bende onu rahatlasın diye ya olur dedim bazen bende bunu yapıyorum normal dedim ki benim eşim olduğu halde tuvaletim gelmeseydi bende 31 çekerek rahatlıyacaktım dedim çünkü hanım bu hafta adetli olduğu için bende böyle boşalacaktım o hala eli amcığında beni dinliyordu ve bende yavaş yavaş ona yaklaştım o amcığındaki eli tuttum ağzıma doğru götürmeye başladığımda donmuş gibi bana bakıyordu ben bu arada o parmakları emmmeye başladığımda inanılmaz dercede sarsılmaya ve boşalmaya başladı hemen pantolonunu çıkarttım o pembe kilotla harika görünüyordu dedim çok harika görünüyorsun diyince hafifce tebessüm etti penbe kilotuda çıkarttım ve masanın üzerine oturttum o boşalan amcığı yalamam lazımdı bir anönce ve başladım yalamaya beşdakka sonra birdaha boşaldı bu sefer ağzıma boşaldı bende çok severim ağzıma boşalan o suyu içmek o inanılmaz tadı tatmak ben yine yalamaya devam ettim bu arada benim yarrak yine kalktı bacaklarını ayırdım ve araya girdim önce biraz zor girdi yıllar sikişmediği için dardı neyse yarrağı yavaş yavaş girmeye başladım ileri geri gitmeye başladım bana hızlı hızlı sok demeye başladı bende hızlandım öylebir boşalmaya başladıki anlatamam ben böyle boşalan kadın görmedim yarrağımı yavaşca amcığından çektim gen önünde diz çöktüm bu sefer göt deliğini yalamaya başladım amını suyuyla göt deliğini yalamaya başladım acaip tahrik olduğunu hissettim tekrar amını yalamaya geçtim amını yalarken önce tek parmakla göt deliğini sikmeye başladım göt deliği tek parmağıma alıştıktan sonra iki parmağımı sokmaya başladım bu arada yine boşaldı artık takadı kalmadı bizim hatunun hali bunu yüzükoyun masanın üstüne domalttım yarrağımı önce amının suyuyla yıkadım birazda tükürükledim yarrağımın kafasını göt deliğinine dayadım ona yavaş yavaş kendini arkaya doğru it dedim istiyordum ki yarrağıma o soksun götünü yavaş yavaş geriye doğru yaslamaya başladı canı yanınca geri çekildi tekrar dene dedim tekrar geri itmeye başladı kendini önce yarrağımın kafası girdi ve durdu sonra nasıl oldu kendini bir anda hızla geri itti ve yarrağı köküne kadar soktu ve aynı anda boşalmaya başladı bende yavaş yavaş ileri geri gidip gelmeye başaldım artık benimde dayancak gücüm kalmadı bir an önce içine boşalmak sıcak dölümü götüne boşalmak istiyordum ve hızlanmaya başladım hızlı hızlı vurdukça taşaklarım amcığını dövdükçe o şak şak sesleri eşliğinde deli ikimizde boşalmaya başladık bir mütddet hiç çıkmadan arkasında öylece durdum istiyordumki yavaş yavaş yarrağım göt deliğinden çıksın istiyordum ve nihayet çıktı döllerim göt deliğinden süzülerek aşağı akmaya başladığında müthiş bir görüntüydü yavaşca doğruldu bana doğru dönerek kollarını boynuma dolayarak önce dudaklarımdan öptü sonra bundan sonra bende senin ikinci karınım ne zaman istersen beni sik erkeğim dedi bende bundan sonra hep onu sikeceğimi asıl sen nezaman istersen sikebileceğimi deyip dudaklarından doya doya öptüm üstümüzü toparlayıp o işine devam etti sayılır daha sonraki günlerde olan anımı yazmaya devam edecem ha hatırlamışken çaycının seytettiği internet sitesi xhamster.com sitesinden bir japon filmiydi çok süper bir filimdi…….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

sports betting mobil bahis bahis siteleri kaçak bahis güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis eryaman escort sakarya escort sakarya escort webmaster forum konya escort bayan mardin escort bayan uşak escort bayan van escort bayan tekirdağ escort bayan samsun escort bayan sakarya escort bayan niğde escort bayan kütahya escort bayan tunceli escort bayan bolu escort