Acımadan Hepsini Siktim 4. bölüm

Acımadan Hepsini Siktim 4. bölüm
İş yerindeki bütün ipler Cansu’nun eline geçmişti, o tutuk kadın gitmiş elinde bulundurduğu bilgi – küçük oğlan kardeşini sikmem- onu adeta intikam hırsı ile yanan bir kısrağa çevirmişti. Ben ve Berk bu durumu sessizce kabulleniyor onun alaycı bakışları, iğneleyici lafları etrafında dönüp duruyorduk. Tıpkı o gece olduğu gibi, Cansu artık ipleri tamamen eline almıştı…

– Madem özlediniz birbirinizi size bu konuda bir güzellik yapacağım tabi ama şartlarım var
– Neymiş onlar abla
– Yahu ben böyle bir şey..
– Sen sus oğlancı.. hadi siz işinizi görün şartları sonra hallederiz…

Beynimin içinde derin kahkahası çınlıyordu, fettan yönü ortaya çıkmıştı bu kadının! Ben sinirle yüzüne bakarken o ise bana gülümsüyor gözleri parlıyordu. Belli ki bu artık ikimizin arasındaki bir savaştı ama neden bunu yapıyordu hatta buna küçük kardeşini, o ufak ibneyi alet ediyordu. İntikam mı, yıllardır sahip olamadığı para ve rahatlık mı neydi bu kinin sebebi..

Berk önümde kırıtarak içerideki odaya doğru ilerlerken ben hala Cansu’nın suratına bakıyordum. Eli ile buyur der gibi bir işaret yapıp sigarasını yaktı. Bunu istiyor muydum neden karşımda beni ezen kadına iki tokat atıp “siktimse siktim nedir yani” diyemiyordum…

İçeriye girdiğimde Berk hemen fermuarımı açmış sikimi dışarıya çıkarıp o küçük ağzının içine almıştı. Kafasını tutup onu kasıklarımda ileri geri hareket ettirirken sarı peruğu ile ablasını hatırlatan bu küçük ibne yarağa hasret kalmış gibi emiyordu. Taşaklarımı dili ile okşuyor sikimin başını dudaklarının arasında yok ediyor, gırtlağına kadar değdiriyor, bademciklerini bile siktiriyordu. Bense hala içerdeki o bakışları düşünüyordum. İçerde miydi acaba hala yoksa…arkamda beliren gölge ..bir his..karşımdaki aynadan baktığımda içeriye korkarak uzanmış bir kafa..hayır kimse yok..Küçük ibnenin ağzına daha sert giriyordum artık derin gırtlak dedikleri şey…arkamı dönüp iyice baktım kimse yoktu merak bile etmemişti bu kadar mı değersizdim bu kadının gözünde istediklerine ulaşacağı bir av gibi, daha da sertleştim kafasından tuttuğum küçük ibneden alıyordum hırsımı sikimi durmadan sokup çekiyor boğazına değin sert darbelerle indiriyordum minik ibne ara sıra siki çıkarıp nefes alıyor, ağzındaki tükürükler yerlere damlıyordu ..

– Yavaş öldüreceksin çocuğu..

Onun sesiydi bu, arkamdan usulca geçip karşıdaki divana oturmuştu. Eteği ile önümde duran ağzındaki sikle ablasına bakan oğlan biraz utanmış gözlerini kaçırmış olsa da

– Devam edin…hadi..
– Şey abla..
– Hadi ama…

Yapacak bir şey kalmamıştı madem devam etmemi istiyordu. Öyle ise o ibne kardeşini nasıl siktiğimi görmesi gerekirdi, sikim demir gibi olmuştu. Sanki çelik bir kılıç gibi sertleşen sikimi ağzından çekip eteğini topladığım gibi yüzü ablasına dönük bir şekilde kucağıma aldım ibneyi…

Kilodunu kenara çeker çekmez yarağımı göt deliğine nişanlayıp zaten minyon olan berk’e sertçe girdim amacım yüzündeki acıyı ablasının görmesi idi. Hızlıca bastığım yarak Berk’in acı ile inlemesine sebep olmuş bununla da yetinmemiş minik ibneyi kucağımda parçalarcasına sikmeye başlamıştım. Minik götü iri ellerimin arasında piston gibi inip kalkıyordu yarağımın üzerine hafifce yana çevrilip baktığımda gözleri ile bana bakıyordu Cansu, sigarasını yakmış biraz da sırıtarak erkek kardeşinin bir yarağın üzerinde hoplatılmasına..hala gözlerinde o derin insanı kuşkuda bırakan ifade..

Artık ayaklarını dizlerimin üzerine alarak ablasının gözleri önünde ufacık siki ile götünü siktiren Berk inlemeye başlamıştı duracak gibi değildim götüne şaplaklar indiriyor canının yanmasını istiyor ablasının bunu çığlıklarla hissetmesini istiyordum. Bazen belinden tutuyor geçiriyor üzerimde çeviriyordum…Berk’in artık iyice küçülen siki bir pervane gibi sert vuruşların karşılığında sallanıyordu

– Ablam sen bu şeyle olsan olsan ibne olurmuşsun zaten…

Onu duyacak durumda değildim..üzerimden indirdiğim berk’i koltuğa domaltmış sertçe basmış onu yere yüzünü eğmiş o küçük parlak götünü kasımlarıma bastırmıştım diledikçe inliyor öne atılıyordu ama ne çare ki kollarımın arasında bir kuştan beter bir şekilde çırpınıyordu, acıyor…diyordu arada ama ne ben ne de bana sırıtarak bakan ablası bununla ilgilenmiyordu.

Demek kardeşini sikmemi istiyordu ha! Bütün gücümle sertçe vuruyordum. Artık iş sex olmaktan çıkmış hayvani bir arzunun kamçıladığı şeye dönüşmüştü minik götlü ibne ise bu durumda günah keçisi idi çünkü artık ağlamaya başlamış, çığlıkları odanın içinde dönüp duruyor bense hiç ara vermeden kah belinden tutup onu kendime çekiyor kah omuzlarından tutup hırsla köklüyordum…

İçine boşaldığım an Cansu ile göz göze geldik….sikimi taze ve ufak götten çıkardığımda bir miktar kan vardı Berk’in yüzünde ise göz yaşı..Berk banyoya doğru yol aldığında ben ve Cansu odanın içerisinde kalmıştık

– Çok mu hırslandın sen, dağıttın resmen çocuğu..

Bütün sinirim tepeme toplanmış artık bu oyuna bir son vermenin zamanı gelmişti.

– Evet, orospu senin yüzünden
– Bak sen şu götçüye…Ne yaptım ben
– Ne yaptığını gayet iyi biliyorsun derdin ne senin ha derdin ne dominatlıkmı para mı ne
– Bak anlamışsın işte, bu güne kadar ezildiğim yeter hep sessiz sakin bir insan olageldim ama artık sizin sırrınıza ortak olduğuma göre ben de bu dünyanın içinde bu yaptıklarını fitil fitil burnunuzdan getireceğim..
– O ne demek
– Benim kölem olacaksınız..
– Ne kölesi sikerim seni de ibne kardeşini de..sen siktir git kardeşini köle yap…
– Sen zaten benim kölemsin… Berk’i sikerken bakışların ve o günlükte Berk’in bana olan hayranlığından söz etmesi…
– Demek bu yüzden..
– Evet oldukça …köle dediğim şey sizi kırbaçlayacak değilim ama…bu bana zevk veriyor seni süründürmüş olmak..Minik ibne ise öyle değil tabi o tam bir köle olacak. Artık eski Cansu yok!

Berk içeri girmişti, biraz topallıyordu sanki

– Oh dağılmış arkam resmen…
– İyi sikti bence de…
– Seni de sikerim Cansu..
– Hahaha şimdilik taze götle idare et diyeceğim ama baksana onu da ne hale getirdin, neyse gelelim şu şartlara..

Geceyi noktalamıştık. Şartlarını bize anlatmış ve savaş şimdilik anlaşmalı bir çıkar meselesine dönüşmüştü onun avucunda birisi ibne olmak üzere iki erkek, benim ise siktiğim bir göt ve sikmeyi istediğim bir kadın..ibne mi? onun derdi malum.

Onları evlerine bıraktığımda ön koltukta oturan Cansu bir anda ellerini pantalonumun üzerine atıp sikimi kavramış ve bırakmıştı o esnada gözlerini gözlerime dikmiş bu birkaç saniyelik şey bile sertleşmeme yetmişti.

– Orospu..
– Ahahahah yarın görüşürüz patron…

Böyleydi işte, iş yerinde birlikte çalışıyorduk kontrol Cansu’da idi işyerinin bütün işlerine hakim olan Cansu, kardeşini bir köle gibi kullanıyordu artık bana karşı da eskisi gibi sert değildi bazen mutfakta elimi kalçalarına atmama ses çıkarmıyor bazen memelerini avuçlamama müsaade ediyor ama çok ileri gitmeme izin vermiyordu. Alıştığımız bu durum ilginç bambaşka bir hal almıştı. Berk işyerinde bir kadın gibi her işe koşturuyor yerleri siliyor ablası ise ona hakaretler yağdırıyordu. Ona ibne, götveren, orospu diyordu bana ise o kadar bulaşmasa da ezmek istediği şey kardeşi olup çıkmıştı

O gün büroda yalnızdık..

– Neden ona bu kadar çok eziyet ediyorsun..
– Hoşuna gidiyor ibnenin, görmüyor musun tam kadın olup çıktı..
– Sen de erkek..
– Evet..
– Ama neden..
– Boş ver dedim ya benim yıllarım sinip bir köşede beklemekle geçti. Hatta evliliğim bile salağın tekine verdiler beni şimdi anlıyorum ki yatakta da beceriksizin tekiymiş. Boşanmak şu bu nasıl zor oldu hep çevrem yüzünden iyice pısırık olup çıktım..Yalnız bu ibnenin günlüğünü okuyana kadar..
– Benimle ilgili olan kısmı mı
– Yok, uzundur saklı saklı okuyordum yani Berk’in ibne olduğunu biliyordum siktirecek yer aramıyordu o ayrı ama bir şekilde onu tam bir ibne haline getirdin..En başından beri biliyordum her şeyi ve Berk’in içindeki o kadınsal uyanış beni mest etti ve..bu oyun ya da adına ne dersen beni rahatlatıyor..
– Peki ya ben?
– Önceleri sana kızgındım çünkü Berk’in bir ergenlik sancısı yaşadığını düşünüyordum..Ve senin bunu kullanıp onu beceren bir oğlancı olduğunu. Ama şimdi Berk’in kadınsal duygularının kendi içinden geldiğini görüyorum, yapacak bir şey yok buna sen olmasan birgün nasılsa birisine deldirecekti..
– Anladım..
– Ve merak ediyorsun değil mi sana neden siktirmediği mi
– Aslında…
– Aslında şu bu oyuna ortak olmuş birisi olarak dul ve ateşli bir kadın olarak şimdiye çoktan beni de kardeşim gibi altına alıp sikmen gerekiyordu. Biliyor musun bunu yapacaksın bir gün hem de istediğin kadar ama şuan değil, sadece okşamakla yetin …
– Neden şimdi değil..
– Kocam olacak adam ile seni kıyaslayınca görüyorum ki sağlam bir sikin ve vahşi bir yanın var bunu kullanacağım biraz daha doğrusu planlarım var tıpkı Berk’i gözümün önünde sike sike ağlatman gibi ağlatmanı istediğim kadınlar..
– Yani..
– Yanisi şu intikam aracım olacaksın…ben de bunun karşılığında seni ödüllendireceğim…
– Kim bunlar..
– Zamanı gelince…

Oturduğu koltuktan ayağa kalkıp masama geldi..yavaşça ellerimi tutup eteğinin altından götüne attı..okşuyordum..eteğini sıyırıp güzel bacaklarını öpmemi sağladı…kaçamak bakışlarla baktığım amı düz biçimli minik bir mağaranın girişi gibiydi..

Elimi yavaşça indirdi..

– Eğer sabırlı olmazsan beni zorla sikebilirsin bu da her şeyin bitmesi demek olur sana karşı koyamam ama bana yardım edersen hep sana amlar…siktiririm hem de kendimi …
– Anlaştık..
– Tabi arada okşayabilirsin patron…
– Asıl patron sensin..
– Hhahahahah…

Odam da yalnız kalınca söylediklerini düşündüm..mesai saati bitmek üzereydi tam o esnada bir bağırtı koptu..Cansu’nun sesi iyi bu ne olduğuna bakmak için odamdan çıktığımda kulağından tuttuğu Berk’e bağırıyordu yerdeki cam kırıkları ile belli ki bardak kırmıştı Berk önemsemedim ama bir anda
– Gel buraya seni beceriksiz orospu çocuğu…diyerek onu içeri çekmişti ne oluyordu az sonra Berk boynunda bir tasma dört ayak üzerinde çıplak ve ellerinde deri bilekliklerle geridönü…tasmanın ucundan tutan Cansu onu mutfak parkesindeki lekeleri yalattırıyordu..hemde bir köpek gibi şaşkın şaşkın yüzüne baktığımı görünce
– Seviyor bunu orospu çocuğu dedi değil mi lan ibne köpek
– Evet…
– Gel

Yanına sokulduğumda.
-Dört ayak üstünde bekle köpek dedi..

Sonra fermuarımı açıp bana masturbasyon çektirmeye başladı bense elimi onun götüne atmış okşarken..kulağımı boynumu ufak ufak öpüyor beni azdırıyordu Cansu’nun ellerinde olmak bana müthiş keyifli geliyor önümde tasması ile duran ibne ise ağzını açıp bekliyordu

Ellerime götünü daha da bastıran Cansu kulağıma..
– Hadi bebeğim..hadi akıt ağzına bu minik ibnenin o okşadığın her şeyi sana vereceğim ama şimdi akıt bu yavşağın ağzına…

Daha fazla dayanamadım…ağzına doğru eğidiği sikim bir anda boşalmış Minik ibnenin ağzı döl içinde kalmıştı ama ağzını kapatmıyordu Cansu son damlasına kadar sağdığı sikimi eğilip ağzına aldığında şok yaşamıştım bu on saniye kadar sürmüş kocaman bir öpücük kondurup geri yerine koymuştu..sikimi temizlemişti. Berk ise ağzında döllerim ile öylece duruyordu…Cansu ağzından okkalı bir tükürük bırakıp kapat şimdi ağzını köpek ve yut. Sonra siktir git giyin dedi..

Alıntı Elemanın Eşi

Alıntı Elemanın Eşi
Merhabalar. Adım Nahit, 32 yaşındayım. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim.

Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Birkaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Birkaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş…

Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan birkaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim.

Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum.

Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana, “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum.

Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm.

Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu…

Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle, “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi.

Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm…

Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak, “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Birkaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Ben de, “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim.

Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için birkaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum…

Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi.

“Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim.

Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi.

Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu halen telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı…

“Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi.

“Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı ben de isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi.

“Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük…

“Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi.

İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi.

“Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!).

Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim…

Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım!

Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik…

Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım…

Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim…

Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi.

Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum…

Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti.

Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Ben de onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi.

Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım…

Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim.

“Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim.

“Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum…

Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi…

O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

45’lik Fizik Hocam

45’lik Fizik Hocam
Liseden mezun olalı 1 yıl olmuştu. Yaz sıcağından bunaldım. Saat 18:30 sularındaydı. Hava almak için dışarı çıkmıştım. Bir kafeye girip oturdum. Çay söyledim. Gelmesini beklerken dışarıyı seyrediyordum. Masama biri oturdu. Kim olduğuna bakmak için döndüm. Lisedeki fizik hocam olduğunu gördüm. (Ne olur ne olmaz isim vermeyeceğim) Kendisini kısaca anlatayım. Yeşil gözlü, kumral saçlı 1,70 civarı boya sahip baya sexy bi kadın. Göğüsleri portakal kadar felan işte. (Manava döndü bura amk) Götü büyük değil ama spor yaptığı belli oluyor baya dolgun sıkı bir götü var. Merhabalaştık. Bir çay daha söyledim. Çaylarımızı içerken baya bir muhabbet ettik. Hava kararmaya yüz tutmuştu. “Hocam müsade ederseniz ben kalkayım” dedim. Hesabı istedim. Hesabı ödememe izin vermedi. Parayı verip garsonu gönderdi. “Ne güzel muhabbet ediyorduk işte. İstersen gel benim evde devam edelim” dedi. “Benim için uygun ama aileme haber vermem lazım” dedim. Masadan kalkıp az uzaklaştım. Kalbim küt küt atıyordu. Babamı aradım. “Bu akşam arkadaşta kalacağım. Ailesi memlekete gitmiş yalnız kalmak istemiyor” felan diye 10 dakika dil döktükten sonra izin koparabildim. “Tamam. Gidebiliriz” dedim. Masadan kalkıp toparlandı. O önde ben arkada arabaya doğru yürümeye başladık. Altında deri pantolon ütünde ise dar beyaz bir bluz vardı. Yaşına göre gayet güzel bir vücudu olduğunu söylemeliyim. Arabaya gidene kadar deri pantolonun içindeki götüne baktım. Ön kapıyı açtı. “Hadi bin” dedi. Bindik. Arabayı çalıştırdı ve gitmeye başladık. “Kıyafetlerimi beğendin mi?” diye sordu. Afalladım. “Arabaya gelene kadar gözünü ayırmadın” dedi ve gülümsedi. Utançtan kıpkırmızı olmuştum amk. Hiçbir şey söyleyemedim. Utandığımı farketmiş olacak ki ” Utanmana gerek yok hoşuma gitti” dedi. Ben yine sustum kaldım. Kısa süre içinde eve ulaşmıştık. Bir apartmandaki en üstteki dairede yaşıyordu. Asansöre binip eve çıktık. Ayakkabılarımızı çıkarıp içeri girdik. “Ben bir hava alayım” dedim. Balkona çıktım. Kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum. Ben sakinleşsem ufaklık sakin durmuyor amk. 5 dakika dışarıyı seyrettikten sonra içeri girdim. “Aç mısın?” diye sordu. Üstünde hala aynı kıyafetler vardı. Ama artık bluzunda meme uçları belli oluyordu. “Aç değilim” dedim. “İyi. İki bira alıp geliyorum. Soğuk soğuk içeriz” dedi. Mutfağa gidip elinde biralarla geldi. Birini bana uzattı ve karşıma oturdu. İçmeye başladık. İçerken çaktırmadan vücudunu süzüyordum. “Eee hala cevap vermedin. Kıyafetlerimi beğendin mi?” dedi. İçimden “Tamamdır aga bu kadının niyet belli.” dedim. Kendime güvenimi tazeledim. “Çok beğendim hocam” dedim. Yanıma geldi. Bacak bacak üstüne attı. “Hocamı da bırak artık. Okulda mıyız tatlım” dedi. “Ne dememi istersin?” dedim. Elini saçlarıma atıp okşamaya başladı. “Aşkım diyebilirsin mesela” dedi ve gülümsedi. Tabi cool takılıyorum ama heyecandan sikim düşecek amına koyim. Ben de elimi bacağına koydum. Yavaşça yakınlaşmaya başladık. Sıcak nefesini hissediyordum. Dudaklarından öptüm. “Nasıl istersen aşkım” dedim ve öpüşmeye başladık. Dillerimizi birbirine doluyoruz. Dudaklarımızı ayırmadan kucağıma oturdu. Öpüşürken bir elimle götünü okşayıp mıncıklarken diğer elimi bluzundan içeri sokup sırtında gezdiriyordum. Öpüşmeyi bıraktık. “Yatak odama gidelim mi?” dedi. “Olur” dedim. Kucağımdan inmesine izin vermeden ayağa kalktım. Bacaklarını belime doladı. Yatak odasına götürüp yatağa oturttum. İlk önce kendi tişörtümü ve pantolonumu sonra onun bluzunu yavaşça çıkardım. Gördüklerim karşısında tek kelime edemedim amk. Muhteşem memeleri vardı. Koyu renkli meme uçları çok hoş gözüküyordu. Sırt üstü yatması için omuzlarından ittirdim. Dudaklarından birkaç kez öptükten sonra boynunu yalamaya başladım. Yavaş yavaş memelerine indim. Memelerini avuçlayıp meme uçlarını emiyordum. Hafif hafif inliyordu. Baya bir süre memelerini yaladım. Tekrar aşağıya doğru inmeye başladım. Deri pantolonunun düğmesini ve fermuarını açtım. Bir çırpıda pantolonunu çıkardım. Pantolonu gibi siyah transparan iç çamaşırı giymişti. O halde ona bakmam bile benim ufaklığı tungsten kadar sertleştirdi. İç çamaşırını da çıkarıp attım. Amı da meme uçları gibi koyu renkliydi. Bacaklarını öpüp yalayarak amına geldim. Amı baya ıslanmıştı. Garip ama hoş bir kokusu vardı. Hayatımda ilk kez de olsa kesinlikle bu amı yalayacaktım. Çok geçmeden yalamaya başladım. Dilimi sokabildiğim kadar içine sokuyor, amının dudaklarını dudaklarımın arasına alıp emiyordum. İnlemeleri artmıştı. Klitorisini yalamaya ve emmeye başlayınca inlemeler yerini zevk çığlıklarına bıraktı. O çığlık attıkça ben daha fazla gaza geliyordum. “Amımı yala erkeğim” diye sayıklarken boşaldı. Kendine gelmesi için yanına yatıp birkaç dakika bekledim. Kendine gelir gelmez “Sıra bende aşkım” dedi. Boxerımı çıkardı. Sikimi eline aldı. Taşaklarımı yalarken 31 çekiyordu. Bu zevk hemen bitmesin diye sınırlarımı zorluyordum amk. Sikim resmen zonkluyordu amk. Sonunda ağzına aldı. Ağzına sokup çıkarırken dilini çevresinde gezdirdiğini hissediyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. “Geliyor” dedim. 19 yıllık ömrümdeki en büyük boşalmamı gerçekleştirdim. Ben boşalırken o hala sakso çekiyordu. Balon gibi söndü amk. Ağzındaki döllerimi eline tükürdü. Banyoda elini yıkayıp geldi. Sikimi kaldırmak için tekrar saksoya başladı. Zaten hemen şahlandı benimki ehehe. Sırt üstü yattı. Birkaç kez amını parmakladım. Sikimi amına yasladım. Fırın gibi yanıyordu amk karısı. “Bu benim ilk seferim” dedim. “Hadi bekletme beni daha fazla” Yavaş yavaş içine girdim. Yok böyle bir zevk. Ben hızlanmaya başladıkça bunun çığlıkları da artmaya başladı. “Hadi. Hızlı. Sik beni. Senin orospunum ben” minvalinde bir şeyler söyleyip duruyordu. O sırada meşgul olduğum için tam hatırlamıyorum ehehehe. 5 dakika felan geçti. Artık boşalmama ramak kalmış. Bacaklarını belime dolayıp beni kendine bastırıyordu. Sarıldık birbirimize. Bir yandan sikiyor diğer yandan dudaklarını boynunu felan yalıyordum. “Boşalacağım” dedim. Sesi titrek bir şekilde “Sakın durma içime boşal aşkım” diye çığlık attı. Birden bacakları titremeye, amı kasılmaya başladı. Amı sikimi resmen içime çekiyordu. Çok geçmeden ikimizde boşaldık. İnlemelerimiz homurtularımız birbirine karışmış vaziyette. Kendimi zar zor yanına attım. “Teşekkür ederim aşkım” dedim. “Asıl ben teşekkür ederim” dedi. Birbirimize sarılıp doya doya öpüştük. Öylece uyuya kalmışız sanırım. Uyandığımda sabah olmuştu. Üzerime bir boxer giydim. Banyoda elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim. Onu mor bir gecelik giymiş halde kahvaltı hazırlarken buldum. “Uyandın mı kocacım” dedi. (Kocacım ne amk) Arkasına geçip beline sarıldım. Götüne yaslayıp boynuna öpücükler kondurdum. “Günaydın erkeğim” dedi. “Günaydın aşkım” dedim. Bende birkaç şeye yardım ettim. Sofrayı hazırlayıp kahvaltımızı yaptık. “Sofrayı sonra toparlarım” dedi. Elinden tuttum. “Yatak odasına gidelim de kaldığımız yerden devam edelim” dedim. Çekiştire çekiştire götürdüm. Belinden tutup duvara yasladım. Dudaklardan falan öpmeye başladım. Boynunu yalayıp emerken elini boxerımın içine soktu. Önümde diz çöküp soydu beni. Zaten şahlanmış ufaklığı ağzına aldı. Olgun kadınları övüp dururlardı ama anlamazdım. O an anladım amk. Bir sakso çekmesi var kelebek görse ömrü uzar lan. Çıkarttım ağzından. Ayağa kaldırıp geceliği çıkarttım. Yatağa domalttım. Diz çöküp amını yalamaya başladım. Kadın inledikçe benim yalayasım geliyor amk çok hoş birşey. İyice ıslanıp zevkten kudurana kadar yaladım. Sonra arkasına geçip sikimi sürtmeye başladım. “Hadi sok aşkım” diye inledi. Sikimi yavaşça içine soktum. İki elimel kalçasından kavradım. Şap şup sikmeye başladım. Deli gibi sikişiyorduk. Ben amına soktukça o inliyordu. Gittikçe hızlanmaya başladım. Boşalmamak için arada kısa süreliğine çıkartıp tekrar sokuyordum. Tabi ben de playboy değilim amk yoruldum. Saçlarından kavradım. Sert bir şekilde sikmeye başladım. “Sik amımı. Doyur beni kocacığım. Aşkım” falan diye beni gaza getiriyordu. Tabi o öyle dedikçe egom tatmin oluyor daha çok zevk alıyorum. Artık paydos vakti geldiğini hissettim. Saçlarını bırakıp öne eğildim. Memelerini okşayıp mıncıklarken omzunu öpmeye başladım. Birkaç saniye sonra etna yanardağı misali içine boşaldım. Bacaklarımda güç kalmadı. Usulca içinden çıkıp yatağa sırt üstü uzandım. “Bana 5 dakika izin ver sonra duş alırız” dedim. “Tamam aşkım. Ben gidip küveti doldurayım” dedi ve gitti. Dinlendikten sonra banyoya gittim. Birlikte küvete girip seviştik. Birbirimizi güzelce yıkadık. Kurulanıp çıktık banyodan. Giyindim ve bir kere öptüm. Sonra da eve döndüm işte amk daha ne yazayım yeter kaç saat oldu.

yarrak hastasiyim

yarrak hastasiyim
slm ben aydından sedat 27 yaşında 185 boyunda 65 kilo zayıf 14 yıldır götümü siktiriyorum. ilk yarrak yediğim zamanlar bu kadar uzun zaman yarrak yiyeceğimi hiç düşünmemiştim. hemen hemen her gün yarrak yerken taze götümün ünü her yere yayılmış bütün götçüler peşimde dolaşmaya başlamıştı. 13 yaşında açılan deliğim gün geçtikçe genişledi. artık büyük ve kalın yarrak arayışına girdim. yine nette kalın yarrak arayışı içindeyken biriyle tanıştım adının berdan olduğunu 32 yaşında vanlı bir inşaatçı olduğundan bahsetti. daha öncede kür yarrağı yediğim için kürtlerin genelde yarraklarının büyük ve kalın olduğunu biliyordum ki hemen yarağının ölçüsünü sordum oda 23 cm ve kol gibi kalın deyince hemen buluşma teklifi edip yiyeceğim kalın yarrağın hayalinii kurmaya başladım. sıra gelmişti buluşma yeri ayarlamaya benim yerim yok deyince o da benim yerim yok dedi ve telaşla bir çözüm aramaya başladık şurası burası olur mu derken birden inşaatta yaparmıyız dedi. nasıl olur yakalanırsak diye sorunca geceleri kimse olmaz birde bekçisi arkadaşım sorun çıkmadan sabaha kadar seni doyururum dedi ben kabul edince arkadaşımda isteyebilir izin verirmisin onada diye sordu hiç tereddüt etmeden kabul ettim ve akşama buluşmak için sözleştik. çok heyecanlıydım iki yarrak yiyecektim hemen hazırlanmaya başladım bacaklarımdaki ve götümdeki kılları iyice temizledim banyoya girip götümü su doldurarak temizledikten sonra sıra seksi bişeyler ayarmaya gelmişti. daha önce ki sikişmelerimde giydiğim ablamın siyah jartiyerli çorabını siyah tangasını aldım kız kardeşiminde lise yıllarında 19 mayısta giydiği beyaz pileli bir mini eteği vardı onuda alıp bir poşete koydum ve yola çıktım. buluşma yerine geldiğimde benimki gelmiş bekliyordu. tanıştıktan sonra arkadaşının bizi beklediğini söyledi vakit kaybetmeden yürümeye başladık gideceğimiz inşaat biraz tenha biyerdeydi ve uzaktı. yolda yürürken sohbet etmeye başladık poşettekileri sorunca sizi azdıracak şeyler dedim orda göreceğini söyledim. aklıma arkadaşının kim olduğunu yaşını sormak geldi. onunda vanlı olduğunu benimle aynı yaşta olduğunu yarrağınında kalın olduğunu söyleyince sabırsızlanmaya başladım. derken inşaata geldik arkadaşıyla tanıştırdı beni daha önce haberleştikleri için o da bizi bekliyormuş karanlık çökmüştü etrafta da kimsecikler yoktu. ben buralara gelen olurmu diye sornca arkadaşı kimse gelmez buralara dedi. bende bundan cesaret alarak hemen soyunup evden getikdiklerimi giiymeye başladım. ikiside öylece bana bakıp pantolonlarını üzerinden koca siklerini ovuşturmaya başladılar. iyice azdıklarını hissediyordum fermuarları indirip malları dışarı çıkardıklarında söyledikleri gibi iki kalın ve büyük yarrağı karşımda buldum.hemen önlerinde diz çöküp sırayla emmeye başladım yarraklar taş gibi sert olmuştu berdan hemen arkama geçip yarrağını tükrükledi ve deliğime dayadı ilk yüklenişte o koca yarrak lop diye girdi derin bir ohhh çektikten sonra böyle kolay gireceğini tahmin etmemiştim dedi. bende gelmeden önce biraz kremleyip patlıcan soktuğumu söyleyince off orospu çocuğu seni diyerek hızlanmaya başladı kürt yarağı götümün dibine inerken arkadaşıda demir gibi yarağını ağzıma vermiş emdiriyordu. arkamdaki yaklaşık 15 dakika kadar hiç çıkarmadan çatır çatır götümü siktikten sonra geliyorum diye bağırdı hemen ağzımdakini bırakıp ona döndüm ağzımı açtım bütün tohumlarını ağzıma fışkırtırken arkadaşı kalçalarını tutup yarrağını götüme yerleştirdi. aheste aheste sikerken küfürler ediyordu. orospu çocuğu fahişenin çıkardığı anneni bacını ablanı sikeyim hamile bırakayıp dedikçe sik diye inleyip elimdeki yarrağı emiyordum. birden namusunu sikeyim senin deyip hızlanmaya sert sert dibime vurmaya başladı. yaklaşık 10 dakikalık bir sikişten sonra o da tohumlarını ağzıma boşalttıktan sonra oturup dinlendik. otururken de onlar annemi ablamı bacımı sormaya başladılar. onlara annemin koca götünü ablamın kıllı amını bacımın lisede götten verdiğini anlatınca yarrakları da kazık gibi olmuştu hemen biri ağzıma biri arkama geçmişti bile zaman ilerliyordu 2. ve 3 . cü postaları attıktan sonra sabah olmuş hava aydınlanmıştı 4. cü postayı inşaat sahasının farklı yerlerinde atıp son dölleride içtikten sonra son kez kürt bekçinin yarrağını yalayıp oradan ayrılırken tişörtümü giyip eteği poşete koydum. berdan altıma eşofmanımı giymememi nasılsa yolun tenha tarla yolu olduğunu ana yola kadar öyle yürümemi istedi. bende sikicimin isteğini kabul edip yola koyulduk yolda yürürken elimle kalçalarımı ayırıyor deliğimin ne kadar çok açılmış olduğunu farkettim elimle ayırdıkça götümün içine hava doluyor bıraktıkça da osuruyordum berdan da arkamdan kalçalarıma şaplak atıyor deliğimi parmaklıyordu. tarla yolunun bitmesine az kalmıştı ki berdan yarrağını çıkarmış arkama geçti inik haldeydi ve deliğime soktu belimden kavradı ve içime işemeye başladı deliğimi iyice doldurunca çıkarıp az bişeyde ağzıma akıttı onları yalayıp yuttuktan sonra koca yarrağını emip temizledim. içimdekileri boşalttamadn eşofmanımı giyip yola devam ettik buluştuğumuz yere varıncada her hafta buluşalım diye sözleştikten sonra eve gittim. o alın yarrakları yemek için sabırsızlanıyorum. böyle koca yarraklı kürt sikicileri her zaman beklerim skypee: sinirsizfull@hotmail.com

arkadaşımın karısı

arkadaşımın karısı
Ben 34 yaşında evli ve izmirde yaşyan bir erkeğim.eşim memlekete gittiği için evde yanlız kalıyordum.yanlız olduğum için evli bir arkadaşım akşamları beni de evine götürüyor ve yemeği orada yiyip eve geri dönüyordum.arkadaşımın eşi hep esrarın tadını merak ediyordu ve ben bir akşam gelirken ona getirip tattıracağıma söz verdim.kulandığını bildiğim bir arkadaşımdan rica ettim ve bana sarılmış 9 tane getirdi. o akşam yemekten sonra üçümüz içkilerimizi de hazırlayıp başladık esrar içmeye.bende ilk kez içiyordum,çok heyecanlıydık1.cigaralardan sonra neşemiz yerindeydi gülüp eğleniyorduk 2. cigaradan sonra benim iyice başım döndü uzandım.uyuyakalmışım , gözümü bir ara açtığımda karşımda ikiside çırılçıplaktı ve arkadaşımınla karısı 69 pozisyonunda birbirlerine oral seks yapıyorlardı.uyuyor numarası yaparak onları izlemeye başladım fakat bu arada ben de müthiş tahrik olmuştum.iç çamaşırı giymediğim için yarağım eşofmanıı neredeyse yırtacak gibi zonkluyordu.arkadaşımın yarrağını ilk kez görmüştüm ve inanın bu kadar küçük ve ince yarak olur mu diye düşündüm.çocuk siki gibiydi.benimkisi onun yanında at yarağı gibi kalıyordu,diye düşünürken karısı benim uyanık olduğumu anladı ve yarağıma bakmaya başladı.durdular ve kendi aralarında yarağıma bakarak 5 dakika kadar konuştular.kadın kalktı bana doğru geldi ve elini eşofmanımın içine sokup yarrağımı avuçladı,ve diğerine çok büyükmüş dedi.arkadaşımda yanıma geldi ve hadi çıkart ve ağzına al dedi.kadın yarrağımı ağzına aldığında bacaklarım titredi resmen sadece başını alabiliyordu ama büyük bir iştahla emiyordu yarrağımı.sonra yarağımın üzerine yüzü bana dönük bir şekilde yavaş yavaş oturmaya başladı benimkini içine alması 1-2 dakikayı buldu.bu arada kocası da bizi izleyerek koltukta otuzbir çekiyordu.kadın yavaş yavaş amına benimki girip çıkarken kulağıma eğilip koca yaraklı uyumadığını biliyorum ama çaktırma sakın dedi.kadının hareketleri iyice hızlanmaya başladı ve deli gibi inliyordu bu arada kocası gelip kadının ağzına boşaldı.kadın ağzındaki spermleri avucuna boşalttı ve benim yarrağı içinden çıkartıp yarrağımı sprmli eliyle sıvazladı.sonra tekraraldı içine resmen girip çıkarken vıcık vıcık su esi geliyordu amından.kocası bizi öylece bırakıp yatmaya giderken tadını çıkart sen hayatım dedi.o gider gitmez kadını altıma aldım ve kökleye kökleye sikmeye başladım kadın tir tir titriyor ve boşalıyordu.biraz yana yana yattık benimki hala boşalamamış zonkluyordu kanını domalttım ve arkadan göt deiğini zorlamaya başladım.kadım başta aldırış etmedi ancak yarrağımın başı löp diye girince bağırarak benden kurtlmaya çalıştı.hiç bırakırmıydım onu bu haldeyken hızla yarrağımı köküne kadar soktum.kadın hem ağlıyor hem bağırıyordu.ağzını ellerimle sıkıca kapatıp var gücümle götünü sikmye başladım.boşalmaya yakın götünde çıkartıp tekrar amını pompalamaya başlayınca bir süre onra sustu ve tekrar inlemeye başladı.kadının suları artık taşaklarımdan halıya damlamaya başlamıştı ve ben de çok yorulmuştum.kadın inleye inleye boşalınca bende amının içine patlamaya başladım öyle çok geliyordum ki hiç bitmeyecek sandım.dizlerim artık tutmuyordu orada yığılıp kaldım.gece yine kadının üstümde zıplayışıyla uyandım bana bu yarrağı belki bir daha göremem tadını çıkartacağım bugün dedi kalçalarından sıkıca tutup parmağımı göt deliğine yerleştirdim ve kısa bir süre sonra haykıra haykıra önce o ,sonra da ben boşaldık.sabah olunca hiç birşey olmamış gibi evden çıktık onlar işe gitti ben de eve gidip uyudum.şimdi bekliyorum beni tekrar çağırsınlar diye.

sapık kocam benı orospu yaptı UZUN HIKAYE

sapık kocam benı orospu yaptı UZUN HIKAYE
Adım Gül, kocam Murat 28, ben 27 yaşındayım. Ben ne kadar mazbut bir aile kızıysam kocam da tam tersine o kadar sapık ruhlu biri… Yine de güzel, huzurlu ve mutlu bir evliliğimiz var. Tam 5 yıldır evliyiz. Henüz bir çocuk yapmadık.
Eşimle liseyi dışarıdan bitirme sınavları esnasında tanıştık. O zamanlar 18 yaşlarındaydık. 1. 70 boylarında 55-60 kilo arası, belime kadar inen siyah bukleli saçlarım, zeytin karası iri gözlerim, daha kimse tarafından ellenmemiş dipdiri göğüslerim ve hafif geriye doğru çıkık dolgun kalçalarımla eşimin bir anda dikkatini çekmişim. Benimle tanışmak için zemin hazırlamış, ilk fırsatta da arkadaşlık teklif etti. Ben de onun yakışıklılığına vuruldum, hemen kabul ettim.

Her genç sevgililer gibi bizim de flört devremizde ufak tefek kaçamaklarımız olmuş, kuytu köşelerde öpüşme, elleşme gibi fanteziler yaşamıştık. Bir keresinde evde kimse yokken beni alıp evlerine götürmüştü. Salonda koltuğun üzerine yatırmış ve külotumun üzerinden erkekliğini sürterek her ikimiz de boşalmıştık. Fakat bunun ardından kendimi kirlenmiş hissetmiş, nasıl böyle bir şey yaptım diye ağlamaya başlamıştım. Bu kadar toy bir bakireydim o dönemde…
Ama daha sonraki günlerde evin her müsait oluşunda evlerine gitmeye beni ikna ediyor, her seferinde daha da ileri giderek benim kılsız, tertemiz amımı ve minik arka deliğimi yalayarak ikimizi de orgazma taşıyordu. Ve her ilişki arkasından gözümden dökülen o masum pişmanlık gözyaşları…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Birbirimizi o kadar çok istiyorduk ki ayrı olduğumuz zaman dilimlerinde bile telefonlaşıyor, telefonda birbirimizi baştan çıkartıyor, am, göt, yarak kelimelerini bol bol kullanarak beni tahrik eden kocam çığlık çığlığa, bense evde bulunan ailemin duymaması için nefes nefese boşalıyorduk.

Askerliğini yapıp geldi. Aylar boyunca ayrı kaldık. Birbirimizi çok özlemiştik. Tezkereyi alıp geldiğinde gittiğimiz kafenin tuvaletine gizlice sokup duvara yasladı. Oracıkta, ayakta öpüşüp sevişirken bana sürtüne sürtüne boşaldı.

Ailesinin desteğiyle işini kurup beni ailemden istedi. Nişanlandık. İşini oturtana kadar uzun süren nişanlılık dönemimiz gayet iyi geçti geçmesine fakat bir ilişkiyi uzun süre tutmak iki tarafın da bazı heyecanları yitirmesine sebep oluyor sanırım.

Yine bir gün nişanlımın evine misafirliğe gittim. Baş başa kalmak için mutfağa geçtik. İkimiz de azgın olmamıza rağmen ben kendime hakim olmayı iyi biliyordum. Ama nişanlımın ısrarlarına dayanamıyor, kıramıyordum. Pantolonundan çıkarttığı 18 santimlik normal ölçülerdeki yarrağını elime vererek bana sıvazlatıyor, otuzbir çektiriyordu. İkimiz de mutfak duvarının dibine çöktük.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri
Ama o gün tüm uğraşıma rağmen nişanlımın boşalması biraz geç olmuştu. Bunun için benden ilk defa farklı bir isteği olduğunu mırın kırın ederek söyledi. Ona fantezi anlatmamı istedi benden. Nedense, sanki onunla değil de bir başkası ile sevişiyormuşum gibi anlatmamı istiyordu. Ben de dayanamadım. Onu kırmayarak ve buna karşı çıkmayarak belki de hayatımın hatasını yaptım. Kulağına dudaklarımı iyice yaklaştırdım. Ona yine bir başkasıymış gibi canlandırarak, tüm hayal gücümü kullanarak, açık saçık bir fantezi anlattım ve müthiş bir boşalma yaşamasını sağladım.
Bu böyle sık sık devam etti. Sonunda nikahımız kıyıldı ve evlendik. Gerdek gecesi beni sabaha kadar defalarca becerdi. Ben eşim kadar azgın değildim ve yatakta klasik bir şekilde sevişmeyi seviyordum. Sadece bir kere nişanlı iken ağzıma verip boşalmıştı. Ve neye uğradığını şaşırmış bütün dölleri tükürmüştüm.

Ne anal ne de oral seks yapıyordum kocamla… Fakat kendime yapılmasından çok zevk alıyordum. Beni yatırıp saatlerce amımı, götümü yalarken bana da fanteziler anlattırırdı. Anlatmaya başladığım zaman beğenmediği hikayeyi değiştirmemi söyler ve aradığı, istediği fanteziyi anlatmamı sağlardı.
Tahrik olsun, boşalsın diye anlattığım şeylerin bana hiç zevk vermediğini ve sırf o zevk alsın diye anlattığımı ona da söylerdim. Benden koca yarağı olan bir erkekle sikişirken anlatmamı istiyordu çoğunlukla… Hoşuma gitmiyordu bu isteği… Ve çoğu zaman tartışarak seksi yarıda bırakarak yataktan çıkıyorduk.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Yine böyle bir zamandı. Oturma odasındaki çek yatta sevişirken aynı konu yüzünden tartışmıştık. Kocam tekli koltuğa oturmuş, bense çekyatta kalmıştım. İkimiz de çırılçıplak, öfke doluyduk. Birkaç dakikalık suskunluktan sonra yattığım yerde doğrularak kocama,

“Seni aldatmam sana zevk mi veriyor?” diye bir soru yönelttim. “Seni tahrik eden bu mu? Seni boynuzlamam mı?” Cevap vermeden yüzüme bakmaya devam etti. Zaten cevap vermesine de gerek yoktu. Ayan beyan belliydi istediği şey… “Seni aldatmamı istiyorsan, bu o kadar zor değil. Şurdan rastgele bir telefon açar, birisini çağırırım eve… Eminim o da hemen gelir…” diye sözlerimi sürdürdüm.

Ağzı açık bana bakıyordu. Ve sözlerim öylesine etkiledi ki, az önceki kavganın etkisiyle inen, solucan gibi kalan siki bir anda havaya dikildi, taş gibi oldu. Hemen oturduğu koltuktan koptu geldi, dizlerimin dibinde diz çökerek, girdaba kapılmış sandal gibi amımı yalamaya başladı.

”Seni boynuzlamamı istiyorsun, öyle mi?” diye sorular soruyordum kocama… O da bir yandan beni yalarken,

”Evet karıcığım… Boynuzla beni! Beni aldatmanı istiyorum! Seni sikişirken izlemek istiyorum!” diye cevaplar vermeye başladı.

“Yapacağım ama bunu… Görürsün sen… Bir deliye kırk kere deli dersen deli olur. Sana boynuzlar takayım da gör gününü… Gör bak, karın başka erkeklerle nasıl sikişiyor…” diye konuşmalarıma devam ediyor ve kocamı daha da çok çileden çıkarıyordum. Amıma dil atarak yalıyor, emiyor, kokluyor oradan göt deliğime inerek dilini içine sokmaya çalışıyordu.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

“Yap karıcığım… Aldat beni… Boynuzla beni… Kocaman yaraklar girsin amına… Doya doya sikiş onlarla…” diye mırıldanarak emmeye devam ediyor, adeta dediklerimi gerçekleştirmem için bana cesaret veriyordu.

Kocamın zaafını kullanıp onu aşağılamak, erkekliğini küçük düşürmek ve onun bundan tahrik olması beni de hiç olmadığı kadar inanılmaz biçimde tahrik etmişti… Amım sulanmış, dudakları inanılmaz şekilde kabarmış,

“Oooh! Evet istiyorum! Kocaman yaraklar istiyorum! Siksinler beni! Sana da seyrettireceğim kocacım, merak etme! Ama sen sadece otuzbir çekmekle yetineceksin. İstediğim birileri ile istediğim zaman sikişeceğim artık… Ne güzel… Ne anlayışlı kocam var benim. Ohhhhh. Yala kocacığım. Dilini sok içime.” diyerek aldığım korkunç zevki artık saklamaya gerek duymadan kocama aktarıyordum.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Artık tam onun istediği kıvamdaydım. Normalde tam bir mazbut ev kadını iken yatağa girer girmez tıpkı bir orospu gibi azıyor ve kocama inanılmaz fanteziler anlatıyordum. Neler neler… Başka erkeklerle, zencilerle grup seks olayları, onların kocaman yaraklarıyla yaşadığım sikişler… Anlattığım her fantezi kocamı inanılmaz şekilde sertleştiriyordu ve dölleri fıskiye gibi fışkırıyordu boşaldığında…
Bu nasıl bir sapıklık, nasıl bir duyguydu bilmiyorum ama adam beni başkaları ile sikişirken izlemekten müthiş zevk alıyordu. Hemen şunu da belirteyim aynı zamanda inanılmaz kıskanç bir kocadır. Daha doğrusu, kıskanç kocaydı… Esk**en başka erkekler hakkında tek kelime ettirmezdi bana… Fakat şimdi dizginler elden gitmiş “Off… Şu erkek ne kadar yakışıklı” diyecek olsam sesini çıkartmadığı gibi ilgiyle bakıyordu. Başka erkeklerin bana ilgiyle bakması da hoşuna gidiyordu.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Bir akşam gezmeye gittik. Her zamanki gibi dekolte bluz, mini etek giydirmişti bana… Bir kafede karşılıklı oturmuş hem muhabbet ediyor, hem pizzamızı yiyorduk. Arka masada oturan bir gencin sürekli beni süzdüğünü fark ettim. Gözlerimi kaçırmadan baktım, o da aynı şekilde bakmaya devam etti. Yalnız değildi masada… Arkadaşı da aynı onun gibi esmer, atletik yapılı, zımba gibi delikanlıydı. Dayanamayıp gülümsedim. Kocam da benim rahat durmadığımı fark etti.
”Nereye bakıyorsun karıcığım?” diye sorduğunda çekinmeden durumu anlattım.

Heyecanlandı, tuvalete gitme bahanesi ile kalktığında, pantolonun önündeki kabarıklık görülmeyecek gibi değildi. Masada yalnız kaldığımda iki kafadarı süzmeye ettim. Bakışıyorduk sürekli… Sikecek gibi bakıyorlardı bana… Hoşuma gidiyordu bakışları… Tahrik olmuş, içimde yangın başlamıştı sanki…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Eteğimi düzeltir gibi yapıp biraz daha yukarıya çektim. Bacaklarımın güzelliğini gösterdim. Yerlerinde kıpırdandılar. Biri elini önüne götürmüş oğuşturup duruyordu. Rahatsızlığı meydandaydı. Kocam da biraz sonra yerine dönerek oturdu. Kabarıklığı inmemişti, gözleri parlıyordu. Elini tuttum ve sordum,

”Kocacığım seni boynuzlamamı istiyordun ya… Eğer bunu hala istiyorsan boynuzcuların arka masada oturuyor. Ne dersin?”

Yutkundu. Kıvrandı. Sanki kıskançlık ateşiyle zevk ateşini karşılaştırır gibiydi. Sonra duraksamadan yanıtladı beni,

“Evet karıcığım, onlarla sikişmeni istiyorum” cümlesi dökülüverdi dudaklarından…

”Beni onlarla sikişirken görmeyi çok istiyorsan, onları masaya davet etmen gerekiyor. ” diyerek yol gösterdim.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Daha sonra arka masadaki delikanlılardan tuzu alma bahanesi ile karşılıklı bir diyaloga girdik ve masaya davet ettik. İsimleri Tolga ve Koray olan bu gençler espri anlayışları ile o gece bizi kahkahalara boğdular. Saat 23:00 civarlarında kafeden çıkarak bize gidip birer kahve içmeyi teklif ettik. Bu daveti sunarken o kadar istekliydim ki çocuklar bizi reddetse oturup ağlayabilirdim. O denli istiyordum onları… Kalkıp hep birlikte eve gittik. İçeriye girdiğimizde,

“Siz salona geçin ben kahveleri hazırlayım” diyerek yatak odamıza geçtim. Benim arkamdan kocam da geldi. Yatak odasına girer girmez elimi sikine atarak

“Birazdan sana öyle bir boynuz takacağım ki ömrün boyunca unutamayacaksın” dedim. Kıvrandı, neredeyse o an boşalacaktı pezevenk kocam. ”Şimdi sen içeri git ve onlar beni sikerken sadece seyret kocacığım” diyerek içeriye gönderdim. Giderken kapıda heyecandan titreyen sesiyle,

“Bu gecenin tadını çıkart karıcığım, doyasıya sikiş onlarla…” diye fısıldadı.

“Bu ilk deneme aşkım… Alışkanlık yaparsa bana, karışmam bak… Bunu sen istedin, devamına da katlanmak zorundasın” diyerek bundan sonra da bu gibi isteklerim olacağını ona ima ettim.

”Sen ne zaman istersen karıcığım” diyerek bana onay verdi.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Gülümseyerek kapıyı arkasından kapattım. Hazırlanmaya başladım. Çok heyecanlıydım. Üzerimdekileri çıkarıp attım. Saten çamaşır takımımı giydim. Kocamın yeni aldığı siyah ipek geceliği üzerine geçirdim. Dantelli siyah ince jartiyer çoraplarımı ve yüksek topuklu lame ev terliklerimi giydim. Biraz aşırı makyaj yaptım alelacele, parfüm boca ettim. Gardrobun boy aynasında kendime baktım, çeki düzen verdim. Yatak odasından erkeklerimin beni beklediği salona geçtim.

Salonun kapısında durup pervaza kolumu dayadım, seksi bir poz takınarak erkeklerin beni fark etmesini bekledim. Zaten gözleri kapıdaydı. Beni görür görmez gözleri faltaşı gibi açıldı. Hele kocam… Her zaman mazbut aile kadını olarak misafirlere ikramda bulunan karısı bu gece bir orospu gibi iki yabancı erkeğin önünde poz veriyordu. Oturduğu yerde kıvrandığını görüp gülümsedim. Diğer ikisi de ondan farksızdı aslında… Üçünün de önlerinde çadır kuruluvermişti bir anda…

”Ee, beyler, kahvelerinizi nasıl alırdınız?” Elimi apış arama götürüp önümü okşayarak, “Şekerli mi?”, Kasıklarımdan yukarıya çıkardığım elimi göğüslerime götürdüm, iri memelerimi avuçlayarak, “Sütlü mü?” diye muzip bir şekilde gülümsedim.

Tolga ve Koray şaşkınlıklarını üzerlerinden atamamış bir bana bir kocama bakarak bu gece kamp yapacakları çadırlarını pantolonlarının önünden okşuyorlardı.

Topuklu terliklerimin üzerinde sekerek gittim, ikisinin ortasına oturdum. İki elimi uzatıp kalkmış sertliklerini okşadım. Şuh bir tavır takınarak,

“Beyler, bu gece beni sabaha kadar sikeceksiniz. Kocam kendisine boynuz takılmasına pek meraklı da… Hem onun, hem benim gönlümü yapıverin olmaz mı?” diyerek hepsini daha da azdırmaya başladım. Tolga

“İstediğiniz bu olsun, zaten en iyi yaptığımız şey bu” diyerek bu konuda çok tecrübesi olduğunu ima etti. Büyük bir sabırsızlıkla iki yarağı da dışarı çıkarttım ve

“Ooo… Ne kadar güzel yarraklar bunlar böyle, tam amıma layık… Öyle değil mi sevgili kocacığım?”diyerek kocamı da tahrik edici sözler söylemeyi ihmal etmiyordum.

Kocam gözlerine inanamıyordu yaptıklarımı izlerken… Büyük bir heyecana kapılmış, pantolonunun önünden sikini dışarıya çıkarmış 31 çekiyordu. İki genç erkeğin önünde diz çöküp kocama yapmadığım oral seksi karşımdaki iki erkeğe büyük bir zevkle yapıyordum. Tam onun hayalini kurduğu gibiydi her şey…

Kocam bizi izlerken ben iki erkeğe oral yapıyordum. İkisi birden ellerimde, iki yarrağı aynı anda yalıyor, taşaklarına kadar inip çıkıyor, hiç yarrak görmemiş gibi büyük bir iştah ile ağzıma sokup çıkarıyordum. Bu güzel aletler kardeş gibi birbirlerine çok benziyorlardı. İkisi de kalın, damarlı 20-22 santim civarlarındaydı.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Bir süre yaladıktan sonra Koray aşağıya eğilip külodumu bir çırpıda çıkartarak zevk sularının ıslattığı amıma parmakları ile masajlar yapmaya başladı. Tolga da ipek geceliğimi ve sütyenimi yırtarcasına çıkarıp çırılçıplak bıraktı beni… Üzerimde sadece jartiyer çorabı ve ayakkabılarım kalmıştı.

Ben Tolga’ya ritmik bir şekilde ağzımı siktirirken Koray da lezzetine doyamadığı bir şey yer gibi amımı yalıyordu. Büyük bir iştahla emiyor, dilini ulaşabildiği kadarıyla amımın en derinliklerine kadar sokup çıkartıyor ve benim daha da azmama neden oluyordu.Arada Tolga’nın sikini ağzımdan çıkarıp

”Oooooh… Koray ne güzel emiyorsun amımı… Hiç bu kadar zevk almamıştım. Oooooh…” diyerek memnuniyetimi dile getiriyordum.

Koray daha sonra doğruldu. Bir çırpıda üstünde ne varsa fırlatıp attı. Onu gören Tolga da aynı şeyi yaptı. Koray beni uzun tüylü halının üzerine sırtüstü yatırıp bacaklarımı araladı. O hayvani büyüklükteki yarağını amının duvarlarına sürttürmeye başladı. Tolga da yanımıza gelmiş, koca sikini ağzıma sokmuştu.

Bu güne kadar hep kocamın yarağının tadına alışmış kadınlığım Koray’ın sikini içine almakta biraz zorlanacağa benziyordu. Koray benim iyice ıslanan, dudakları şişen daracık amcığıma badanaya devam ederken ben zevkten kıvranıyor, Tolga’nın sikini yalarken zevkle inliyordum.

“Hadi sevgilim sok artık içime… Onu köküne kadar içimde istiyorum. Kocacığım, sen de gel daha yakından izle. Bak sevgili karın amcığını nasıl siktirecek şimdi. Sok sevgilim, boynuzla şu kocamı. Ooooooh. ”

Kocam etrafımızda dolaşıp her şeyi daha iyi izleyebileceği bir pozisyon bulmaya çalışıyordu. Bana bütün giriş çıkışları kaçırmak istemiyordu sanki… Koray biraz daha sürttükten sonra benim istekle yanan daracık amcığıma sikinin kafasını zorlamaya başladı. Yarak amımda yavaş yavaş ilerliyor, amımın duvarlarını genişletiyordu. Ben de vajinal kaslarımı kasıp bırakarak içimdeki yarağa daha çok zevk vermeye çalışıyordum.

Koray sonunda köküne kadar içime sokmuş, giriş çıkışlarını hızlandırmıştı. Koca alet içimde gidip geldikçe sürekli olarak kasılmaya başladım. Bağıra bağıra zevk feryatlarıyla orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. Kocama gözüm ilişti, kimbilir kaçıncı kez elleriyle sıvazladığı sikinin ucundan dölleri fışkırıyordu.

Bacaklarımı Koray’ın beline dolamış, içimdeki sertliği en derinlerime alabilmek için inanılmaz kıvrak hareketler yapıyordum. Bu güne kadar kocamla hiç böyle seviştiğimi, bu denli zevk aldığımı hatırlamıyordum. Ben feryat figan Koray’ın aletinin tadını çıkartırken, bir yandan da Tolga’nın yarağını büyük bir iştahla yalıyor, biraz sonra içime girecek bu güzel aleti kendime hazırlıyordum. Koray ayak bileklerimden tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, bir yandan sikiyor, bir yandan zevkle inliyor,

“Nasıl orospu? Beğendin mi benim sikiş tarzımı?” şeklinde sözler sarfediyordu. Zevkten çıldırma noktasına gelmiştim artık,

“Oohhh… Evet sevgilim… Çok güzel sikiyorsun beni. Bu güne kadar kocam beni hiç bu kadar güzel sikemedi. Ohhh… Çok güzelmiş…. Ahhh kocacım… Bilseydim bu kadar güzel olduğunu boynuzları sana çok daha önceden takardım kocacığım…” diye kocama sürekli hakaretler savuruyordum.

Kocamsa bana kızacak yerde zevkten dört köşe olmuş, sikini sıvazlayıp duruyordu sürekli… Biz hareket ettikçe o etrafımızda sürekli dolanarak amıma girip çıkmasını en iyi şekilde görmeye çalışıyordu bir yandan da… Koray’ın hareketleri sertleşmeye başlamıştı. Tüm gücüyle yarağını içime gömüp kalçalarını oynatıyor, aletini vajinamın içinde kanırtıp duruyordu.

Kocamın gözleri fal taşı gibi açılmış, hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyor gibi eğilip yakından amıma girip çıkan Koray’ın sikini izliyordu. Onca zevk çırpınışının arasında içimden gülmek geldi onun bu hareketlerine… Aynı zamanda aldığım zevk de tavan yaptı,

“Mmmm… Nasıl kocacım? Hadi söyle… Güzel sikiyor mu karını? Koca yarak nasıl girip çıkıyor amcığıma? Söyle bana pezevenk kocam… Ahhh… Bilemezsin godoşum… Öyle zevk duyuyorum ki aşkım… Ohhhh…”

“Evet canım.. Evet sevgilim… Çok güzel sikiyor seni… Piston gibi yarağı… Sokup çıkardıkça içinden sular akıyor aşkım… Kocaman taşakları var… Arkana çarpıp duruyor, hissediyor musun?”

“Delirtme beni pezevenk herif… Evet… Duyuyorum… Arka deliğimi okşuyor taşakları… Ohhhh… Harikaa….”

Biz böyle çılgınca birbirimize bağırıp dururken Koray’ın hareketleri iyice hızlanmış, hırıltılar çıkarmaya başlamış, içimdeki yarak sanki daha da büyümüştü. Gelmek üzereydi. Tolga’nın ağzımda emdiğim, yaladığım sikini bırakmadan ona seslendim,

“İçime boşal sevgilim… Fışkırt içime… Amımın ateşini söndür…. Ohhhh… Pompala beni… Döllerinin sıcaklığını içimde hissedeyim… Böyle işte… Böyle… Ahhhh…”

Bacaklarımın arasında sanki tekme atar gibi bel hareketleriyle sikini vurup durdu amıma Koray… Böğürerek bütün döllerini boşalttı son bir darbeyle… Nefes nefese kaldı, içimden bir flop sesiyle çıkardığı yarağıyla kenara serilip kaldı. Kocam yanıbaşımda, eli sikini sıvazlaya sıvazlaya, gözleri pırıl pırıl, az önce içimden koca sikin çıktığı, sulanmış amıma bakıyordu…

“Ahh, çok güzel aşkım… Amcığın döllere bulaşmış. İçinden beyaz spermler akıyor… Senin zevk sularınla karışmış… Öyle güzel görünüyor ki amcığın… Ohhh… İşte görmek istediğim buydu benim… Beni mutlu ettin şimdi…”

Sanki yalamak ister gibi yaklaşmıştı iyice… Bir an yalayacak zannettim hatta… Ama Tolga fırsat vermedi. Sırt üstü yatıp beni elimden tutup kendine çekti. Dimdik havaya dikilmiş sikinin üstüne oturmamı istiyordu.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

“Yoo… Bittim ben aşkım, biraz dinleneyim ne olur… Hiç alışık değilim böyle sikilmeye…”

Kalkıp kendimi üçlü koltuğun üzerine attım. Tolga bir yanıma, kocam diğer yanıma geldi. Çırılçıplak kaykılıp oturduk. Güya dinlenecektim ama ne mümkün… İki erkek iki yandan memelerime kapandılar. Bir yandan yoğurup bir yandan yalıyorlardı. Dakikalarca yaladılar, uçlarını emdiler. Gözlerim kapalı, başımı geriye atmış durumda oturduğum yerde zevkten kıvranıyordum iki erkeğimin arasında… Kocama,

“Kalk bize içki getir sevgilim… Susadım ben…” dedim.

Kocam kalkıp içerden viski şişesini, bardakları getirdi. O içkilerimizi hazırlarken onun yerini Koray almıştı. Şimdi Tolga ile Koray’ın, iki sikici erkeğin arasında her tarafım yalanıp okşanırken kocam da bize hizmet ediyordu. Bardaklarımızı uzattı. Doğrulup kendi bardağımı aldım. Kadehlerimizi tokuşturup içtik. Kadehlerimizi iki üç yudumda bitirdik aceleyle…

Kocama tekrar doldurmasını işaret ettim, tekrar doldurdu. Yanında çikolata ikram etmişti bize… Kadehimi fondip yaptım, bir parça çikolatayı ağzımda eritip yanımda oturan Tolga’nın kucağına eğildim. Ağzımdaki erimiş çikolatayı yarı sert sikinin başına akıttım, dilimle yalayarak skinin her tarafına bulaştırdım. Sonra da dakikalarca o erimiş çikolataları sikinin gövdesini yalaya yalaya bitirdim. Elimdeki yarak taş gibi olmuştu.

Dinlenmiş, kendime gelmiştim. İki kadeh viski de damarlarımda dolaşmaya başlayınca ben yine coştum. Koltuktan aşağıya, halının üzerine kaydım. Tolga’nın sert sikini tutup yanıma çektim. O da sırt üstü uzandı az önceki gibi… Dizlerimin üzerine kalkıp sikinin üstüne hizalandım. Bacaklarım ikiye açılınca az önce Koray’ın amıma bıraktığı döller süzülmeye başlamıştı yine… Elimle alıp kocama uzattım, yaklaştı yanıma… Sikini tutup elimdeki bir avuç suyumla karışık dölü sikine sürdüm, birkaç kez sıvazladım kaygan kaygan…

“Hadi sen devam et aşkım… Ortağının spermleriyle otuzbir çek bizi izlerken…” diyerek ilgimi altımda yatan Tolga’nın sikine verdim.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Elimle tutup amımın dudakları arasına kaydırdım başını… Ve bir hamlede oturdum. Koca siki hart diye gömüldü amcığıma… Dudaklarımı ısırıp zorlaya zorlaya dibime kadar soktum, kasıklarımız birbirine değdi. Ellerimi onun kaslı göğsüne dayayıp bekledim bir an… İçim dolmuştu kalınlığıyla… Sonra vahşi, hızlı bir tempoyla oturup kalkmaya başladım. Sonsuz bir zevk dalgasının üzerinde yaşıyordum sanki… Kocama,

“Ohhh… Kocam… Nasıl, hoşuna gidiyor mu beni sikmeleri? Güzel sikiyorlar mı karıcığını? Ahhh… Net görüyor musun? Nasıl giriyor di mi yarağı? Yara yara… Hissediyorum… Ohhhh…”

“Evet aşkım.. Evet karıcım… Çok güzel sikiyor seni… Sen onu sikiyorsun hatta… Harika sikişiyorsun… Oh benim orospu karım… Fahişemm… Ben istememiş olsam bu zevki yaşayamazdın işte… Ohhh… Çok güzel… Öyle değil mi?”

“Evet… Evet kocacım…” diye inleyerek eğildim, Tolga’nın dudaklarına yumuldum. Hırsla, şehvetle öpüşüyorduk. Memelerim onun göğüslerinde eziliyordu adeta… Dudaklarımı bir ara kurtarıp hem Tolga’ya, hem de arkaya, kocama seslendim,

“Tolgacım, çok güzel sikiyorsun aşkım… Sok… Köküne kadar geçir amcığıma… Pompala alttan alttan… Ohhhh… Doyamıyorum sikini yemeye… Hadi hızlan aşkım, kocam da görsün kadın nasıl sikiliyor… Ohhh… Kadına nasıl zevk verilir öğrensin…” Bir an durup kalçalarımı sallayıp kocamı davet ettim, “Gel aşkım… Sen de götümü yala kocacım… Deliğimi yala… Her yerimden zevk verin bana… Hadi dedim sana… Çabuk…”

Kocam da bekletmeden isteğimi yerine getirdi. Minik deliğimde dilinin sıcaklığını, ıslaklığını hissetmek aldığım zevki zirveye taşıdı. Böyle zevk olamaz diye düşündüm. Kıvrandım… Kalçalarımı indirip kaldırıyor, deli gibi çırpınıyordum. Sürekli bir orgazm yaşıyor gibiydim. Yorulunca kendimi bırakıyor, dinlenmeye çalışırken Tolga alttan pompalamaya başlıyor, kocamın göt deliğimi yalayan diliyse durmak bilmiyordu.

“Yala kocacım… Pezevengim benim… Yala… Sen beni mutlu ettin bu gece… Sikilmeye doyurdun… Götümü yalamak senin hakkın… Sen buna layıksın godoş kocam benim… Yala… Yalaa…”

Sanki ben yalamasını emretmemişim gibi bıraktı beni… Hırsla başımı kaldırıp baktım. Az önce içime boşalıp kendini koltuğa atan Koray’ın siki yine sertleşmiş, sikini sıvazlayarak bizi izliyordu oturduğu yerden. Kocam onun yanına gidip elinden tuttu, yanımıza getirdi. Ne yaptığını merak ettim, fazla sürmedi, istediği şeyi anladım.

Arka deliğimi yine dileyen kocam çekilip yerini Koray’a bırakmış olmalı ki, onun sikinin başını arkamda hissettim. İçim ürperdi. Kocama vermediğim götümü bu gece başkasına verecektim ve istiyordum bunu… İlk tepkim kendimi biraz kasmak oldu… Korkuyordum canımın yanmasından… Koray zorlamadı, sikinin başını deliğimin çevresinde gezdirdi. Kocama seslendi,

“Krem falan var mı abi? Yengenin canı yanmasın…”

Kocam hemen fırladı gitti, banyodan vazelini getirdi. Dört parmağını kavanoza daldırıp aldığı vazelini götümün deliğine sürmeye başladı. Ben hareketsiz durup onun işini bitirmesini beklerken Tolga altımda yavaş yavaş kıpırdanıp sikini içimde oynatıyordu. Kocam parmaklarındaki vazelini deliğimin her yanına, parmaklarını minik deliğime daldırıp içlerime sürüyor, beni götümden sikecek erkeğe hazırlıyordu resmen…

Vazelinli parmakları zevk veriyordu arkama… Önce biri, sonra ikisi, üçü deliğimin içinde dans etmeye başlamıştı. Alışmıştım artık… Acımıyordu, zevk alıyordum.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Sonunda parmaklar çıktı, yerini Koray’ın sikinin kocaman başı aldı. Tolga altımda sikini amımın içine kökleyip hareketsiz durdu. Koray da götümün deliğini zorlaya zorlaya girmeye başladı. Ben de elimi kalçalarıma götürüp sonuna kadar ayırıp içime rahat girmesini sağlamaya, yol açmaya çalışıyordum.

Sonunda o koca şey köküne kadar götüme girebildi, kasıkları kalçalarıma dayandı. Dudaklarımı ısırıp bir çığlık attım. Yanıyordu arkam, vazelinin tüm kayganlığına rağmen arkamda sanki bir sopa vardı, geriyordu deliğimi… Bir an bekledi, sonra gidip gelmeye başladı. O hareketlenince Tolga da alttan pompalamaya devam etti. Ritmik bir tempo tutturup beni düzmeye başladı sikicilerim…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Zevkten inliyor, deliriyordum adeta… Çığlıklar atıyor, iki erkeğin arasında kendimi delicesine siktiriyordum. Koray’ın belimi mengene gibi kavrayan parmakları beni kendine çekti, hareketsiz durdu bir an, köklemişti içime… Siki içimde şişmişti sanki… Butlarımı sıkıp gevşeterek içimde masaj yaptım zevk aletine…

Koray sikine yaptığım masaja dayanamadı, inleyerek sırtıma kapandı, seri bir şekilde götüme girip çıkmaya devam etti. Tolga da alttan pompalıyor, beni delirtiyorlardı. Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Hiç bitmeyecek gibi gelen bir şehvet fırtınasına kapılmış, yaprak gibi savruluyordum aralarında… Kocam da bizi izleyerek, inlemelerimizi, feryatlarımı dinleyerek sikine asılıp duruyordu yanımızda…

Sanki daha önce hep beraber bu işi yapıyormuşuz gibi ahenk içinde sikişiyorduk. Dördümüz de boşalmak üzereydik. Koray sikini hızla götümden çıkarttı. Arkamda şimdi kocaman bir delik vardı sanki… Bir boşluk oluştuğunu hissettim. Koray böğürerek sıcak menilerini arkama, belime, sırtıma fışkırtırken Tolga da altımda kadınlığımın derinliklerine fışkırtmaya başlamıştı.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

İçime dışıma yağmur gibi yağan sıcak döllerin, erkeklerimin zevk çığlıkları beni de kendimden geçirdi. Tolga’nın kalın siki içimdeyken kasılmaya, son ve en müthiş orgazmımı yaşamaya başladım. Kocam geri kalır mı? O da yanıma gelmiş, bir eliyle saçlarımdan kavrayarak diğer eliyle tuttuğu sikini ağzıma yanaştırmış, menilerini yüzüme, ağzıma, her yerime attırıyordu.

O gece sabahın ilk ışıklarına kadar dinlene dinlene, doyasıya, değiştire değiştire siktiler beni… Her boşalmalarında ağzıma verdiler, hepsini ziyan etmeden yuttum. Kocam da bizi izledi bütün gece… Daha önce ağzıma kazara boşalttığında iğrenerek tükürdüğüm dölleri bu iki delikanlıdan afiyetle yutmam karşısında ne düşünüyordu bilmem…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Sabah gün ağarırken, kimseler görmeden misafirlerimizi uğurladık. Kaşla göz arasında ikisinin de telefonlarını aldım. Bu muhteşem zevk gecesi bir defada kalmamalıydı. Kapıyı arkalarından kaparken kocama dönüp baktım. rdu bilmiyorum. Harika bir gece, harika bir grup seks yaşamıştım.

karımı doyasıya siktiler. Ikisinin aynı anda karımın ağzına boşalma sahnesi ve karımın dölleri ziyan etmeden yutması da harika bir görüntü idi.
“Nasıl kocacım, hoşuna gitti mi?” diye sordum gülümseyerek.

“Evet aşkım, harikaydı. Bayıldım.” Diye yanıtladı.

“Ama bu yeni imajın da çok yakıştı, boynuzların harika görünüyor pezevenk kocacım…” dedim.

Pezevenk lafım yine azdırdı kocamı… Zaten çıplaktık, beni mağara adamı gibi kucaklayarak yatak odasına götürdü hızla… Yatağa fırlattı. Bacaklarımı aralayıp hala içimde tuttuğum iki yabancı erkeğin amımdan süzülen döllerini büyük bir zevkle yaladı, yuttu. Kocamın dili, dudakları amımın dudaklarında makine gibi gidip gelirken ben saçlarını yolarcasına asılarak zevkten kıvranıyordum… Başını bacaklarımın arasına kıstırıp kalktım, içimden daha çok döl gelmesini sağlayıp kocamın ağzının üstüne oturdum. O delice amımı yalarken,

“Ah benim sapık kocam… Madem döl yalamayı seviyordun, beni sikenlerin yanında isteseydin ya… Sana kaynağından yalatırlardı döllerini… O güzel yaraklarını sen de yalardın, zevkine varırdın” diyerek alay ettim kocamla…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

O günden sonra alışmış kudurmuştan beterdir misalirahat durmadım. Kocamdan sürekli yeni yaraklar istedim. Kocam da kendisinin istediği bu yeni duruma adapte oldu, hayır diyemedi hiç bana… Her istediğimde eve yabancı erkekler getirip siktirdi beni… Her seferinde finali amımdaki dölleri yalayarak kapattık.

Şimdi de evli çift bulup onlarla sevişmek istiyoruz. Lezbiyen ilişkiyi de denemek istiyorum. Kocamı sen de bayram yaparsın, karısını sikersin arada diyerek sıkıştırıyorum. Sanırım yakında bir kadınla sevişmenin de tadına bakabilirim

Serpilin Zenci Fantazisi ( alinti)

Serpilin Zenci Fantazisi ( alinti)
Nevşehirden Selamlar arkadaşlar. Ben Serpil, 35 yaşındayım. Bulgaristan göçmeniyim, 1.70 boyunda, koca memeli, koca götlü, etli amlı, sarışın bir kadınım. Kocam Osman ise Nevşehirin yerlisidir. Ben, bundan 15 sene önce Nevşehirde turistik bir otelde çalışırken, Osman da aynı otelde garsonluk yapıyordu, 6 ay içinde tanışmış ve birbirimizi severek evlenmiştik. Şu anda 15 yıllık evliyiz. 3 tane çocuğumuz var ve çok mutluyuz. Evlendikten sonra otelde çalışmayı bıraktım ve evimin kadını oldum. Kocamın Nevşehirin az dışında (Kaymaklı Derinkuyu yolu üzerinde) arazileri vardı, zamanla oraya bir çiftlik inşaa ettik ve hayvan yetiştirmeye başladık. Şu anda 150 kadar koyunumuz var. Yazları koyunlarla Yaylaya çıkar, kışın da köyümüze döneriz. Yaylada da iki odalı, taştan bir ev yaptık, orda yatıp kalkarız. Biz Yayladayken çocuklarımız Kaynanamın ve Kaynatamın yanıda kalırlar.

Yayla hem koyunlar için daha iyi, hem bizim için de iyi. Çünkü Osmanım Yaylada koyunları otlatırken hep siker beni (Köyde evimiz kalabalık olduğu için o kadar rahat olmuyoruz). Bu sebeble Yaylaya çıktık mı ben altıma hiç külot giymem. Ben giyecek olsam bile Osman asla giydirmez. Yaylada hemen hemen her ağacın altında sikmiştir beni. Gerçi ben de rahat durmam, sikişmek için Osmanıma sürtünürüm hep. Osmanımın bir huyu da, ben çişimi yaptıktan sonra amımı yalamasıdır, asla amcığımı yıkatmaz ve sildirmez, illa ki amımı yalayacak. Ondan sonra da hemen oracıkta siker beni. İkimiz de çok azgınız yani. Bu arada Osmanın siki öyle çok büyük falan değildir, ama küçük de sayılmaz. Bir de Nevşehire gitti mi Sexfilmi alır getirir, birlikte izleriz. Tabi sonra da sikişiriz. Kocamla yüzlerce flim seyrettik, konuları hep değişik değişik oluyor, aklınıza ne gelirse var. Kocam hep götümü sikmek ister ama ben siktirmezdim, ama getirdiği filmleri izledikten sonra kocama götten de vermeye başladım. Amdan sikişmekten daha zevkli diyebilirim.

Yine yaz gelmiş ve biz yine koyunlarımızla Yaylaya çıkmıştık. Bir sabah uyandığımızda, kocamın sikini kalkık görünce, bir süre daha yatakta kalıp sikişmeye başladık. Tam da kendimizi sikişmeye kaptırmıştık ki, köpeklerin deli gibi havlama sesleriyle irkildik (4 tane Çoban köpeğimiz var). Sikişmeyi yarıda bırakıp hemen dışarı çıkıp baktık. Bizim taştan evin toprak yoluna, yabancı Tuuristlere ait olduğu anlaşılan bir Camper (Karavan) durmuş, köpekler seğirterek gittiler ve Camperin etrafını sardılar. Turistler araçtan ineceklerdi, fakat köpeklerden korkup inemediler. Osman gitti hemen köpekleri bağladı, Turistler de öyle indiler. Biz yaşlarda, biri kadın ve biri erkek olmak üzere iki Zenci Turist! Nevşehirde otelde çalışırken ara sıra Zenci Turist geliyordu, ama Yaylada Zenci Turist göreceğim 40 yıl düşünsem aklının ucundan bile geçmezdi.

Herhalde sikişmemiz yarım kaldığından olsa gerek, Zenci Turistleri görünce aklıma daha önce kocamla seyrettiğimiz Zencili bir flim geldi. Filmdeki kadın da erkek te Zenciydi. İzlerken kocam, “Zenci kadının amına bak be, ne güzel sikilir bu!” demişti. Ben de kıskançlıktan olsa gerek, nispet yapmış ve “Zenci erkeğin yarağı da çok büyükmüş, siktiği her kadını zevkten uçurur valla!” demiştim. Ama nasıl dediğimi inanın ben de bilmiyorum, ağzımdan çıkmıştı işte. Kocam gülümseyerek, “Bulsan Zenci yarağı yemek istermiydin?” diye sormuştu. Ben de, “Saçmalama!” falan demiştim. Zencinin yarağına canım gitmişti, ama kocam beni deniyor diye sert çıkmıştım. Kocam ciddi olduğunu, hep bir Zenci kadın sikmek istediğini anlatmıştı. Ben ise, “Sen bul bir Zenci kadın sik, ben siktirmem!” demiştim ve konu öylece kapanmıştı. Ama o konuşmamın üzerine kocam beni o gece daha sert sikmiş, amımı götümü dağıtmıştı valla.

Neyse, kafamda o düşüncelerle eve davet ettik Zenci Turistleri. Ama ben çaktırmadan hep Zenci erkeğin önüne bakıyordum. Şortunun önü öyle kabarıktı ki, içindeki yarağı hayal ederek amım karıncalanmaya başlamıştı. Zenciler evin önündeki gölgeliğin altına minderlere oturdular. Ben ayran yapmak için içeriye girdim. Kocam benim Zencin erkeğin önüne baktığımı fark etmiş ve ben mutfakta iken geldi, pis pis sırıtarak, “Zenciler nasıl ama?” dedi. Ben ne demek istediğini anlamıştım, “Saçmalama, olmaz!” dedim. Ama Osman beni arkamdan kucaklamıştı ve siki sanki eteğimi delip götüme girecekti (Altımda külot yok ya!). Elini eteğimin içine soktu ve amımı avuçlayarak, “Sen istemiyorum diyorsun, fakat amın Zenci yarağı istiyor Serpilim!” dedi. Hakikaten de amım vıcık vıcık su içindeydi. Yine de, “Yapma Osman, rezil oluruz!” dedim. Osman da, “Amaaan canım, sanki birdaha birbirimizi mi göreceğiz! Gel inadı bırak ta, ayartıp sikişelim Zencilerle!” dedi. “Osman sen ciddimisin?” dedim. “Valla ciddiyim karıcığım, hem hayatımda birdefa Zenci amı sikmek, hem de senin amına Zenci yarağı girerken izlemeyi çok istiyorum!” dedi. “Tamam lan o zaman, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın! Bunu sen istedin boynuzlu kocacığım, bak kendimi nasıl siktiriyorum Zenciye!” dedim…

Ayranı yaptım, tepsiyle çıktık. Gölgeliğin altında oturup Turistlerle beraber ayranlarımızı içerken, yarım yamalak İngilizcemizle, yarı Tarzanca, biraz da el kol hareketleriyle sohbet ediyorduk. Amerikalıymışlar, Camperla 3 ayda Türkiyenin Turistik yerlerini gezmeyi planlamışlar. Biz sohbete devam ederken, iki adım ötemizde, kocamın bağladığı, bizim kancık köpekle erkek köpek şikişmeye başladılar. Zenci erkek gülerek, “Ohhh my God!” dedi ve hemen sikişen köpeklerin fotoğraflarını çekmeye başladı. Bir yandan da kendi aralarında gülüşerek konuşuyorlardı. Herhalde Amerikada hiç sikişen köpek görmemişler. Dikkat ettim, köpekleri izlerken Zenci erkeğin yarağı kalkmıştı ve nerdeyse şortundan dışarı sarkacaktı. Kocamla göz göze geldik, kocam da farketmişti, bana gözüyle işaret etti ve içeriye girdi. Ben de boş ayran bardaklarını alıp girdim içeriye. Kocam hemen, “Gördün mü Zencinin yarağı nasıl kalktı!” dedi. “Gördüm gördüm!” dedim. Pencereden dışarı baktık, bunlar başladılar öpüşmeye. Öpüşmeye kendilerini öyle bir kaptırmışlardı ki, ayranlarla yanlarına gittiğmizde bizi fark etmediler bile…

Ayranları içtikten sonra, haritayı çıkardılar ve Ihlara Vadisine gitmek istediklerini söylediler. Kahvaltı yapmamışlar, Ihlara Vadisine giden yolda kahvaltı yapacakları bir yer olup olmadığını sordular. Biz de, “No Problem!” diyerek, bizim de daha kahvaltı yapmadığımızı söyledik ve birlikte kahvaltı yapmayı önerdik. “Oohhh, Thank You, Thank You!” diyerek, sevinçle kabul ettiler. Kocam erkekle sohbet ederken, ben de kadınla mutfağa girdik, yer sofrasına, siniye bir köy kahvaltısı hazırladık. Köy yumurtası, süt, tereyağı, peynir, zeytin, yeşil soğan, yufka ekmek, yanına da çay demledik. Ben sivri biber de közledim. Oturduk birlikte kahvaltı yaptık. O kadar hoşlarına gitti ki, sofradan kalkmak istemediler. Kocam da, “You Ihlaraya Tomorrow going! Daha Törkiş Raki var!” diyerek, bugece bizde kalmalarını istedi. Bunlar birbirine şöyle bir bakıp, “OK!” dediler. Bağdaş kurmaktan dizleri ağrıyınca, keyif çaylarımızı öbür odada divanda içtik.

Yarım saat sonra Osman bana, “Hadi karıcığım sen ufak ufak Rakı sofrasını hazırla!” diyerek duvarda asılı duran Bağlamayı indirdi ve Turistlere yöresel şarkı türkülerden çalmaya başladı. Siniyi ortaya koydum ve Rakı şişesiyle birlikte kavun karpuz, beyaz peynir de getirdim. Bizim Zenciler hayatında hiç Rakı da içmemişler. Daha ikinci dubleden sonra bunlar uçmaya başladılar bile. Durmadan gülüyorlar, “Very Nice! Very Nice!” diyorlardı. Üçüncü dubleden sonra Zenci erkek benle, kadın da kocamla sarmaş dolaş olup, elleşmeye başladılar. Rakıdan birer yudum alıp, önce birbirleriyle öpüşüyorlar, sonra da erkek beni, kadın da kocamı öpüyordu. Bir ara baktığımda, kocamın eli Zenci kadının bacaklarında geziyor, kadının şortunun paçasından amına doğru hafif hafif okşuyordu. Ben de kocamdan cesaret alarak, Zenci erkekle öpüşürken elimi şortunun üstüne koydum. Kocam arada bir bardağı şerefe kaldırıyor, Zencilerin içmesini sağlıyordu. Bana da, “İyi gidiyor, iyi gidiyor!” deyip, cesaret veriyordu…

Beşinci dublelerden sonra bizim Zenciler artık iyice duman oldular ve resmen kocam kadınla, ben de erkekle yiyişmeye başladık. Artık herkes kendini kaptırmış gidiyordu. Ben direk erkeğin şortunu indirdim ve yılan ölüsü gibi kapkara bir yarak çıktı. Tam sertleşmemişti, ama rahat bileğim kadar vardı. Hem de kabuklu. Önüne çömelip başladım Zencinin yarağını yalamaya. Ama ne yalama, sanki hiç yarak görmemiş gibi yalıyordum. İnanın amımdan sular akıyordu. Yarak tam olarak kalkınca adamı divandan kaldırdım ve yere sırtının üzerine yatırdım. Eteğimi belime topladım ve üzerine geçtim. Zenci amımı yalamak istiyordu, ama ben yalanmayı bekleyecek durumda değildim, amım zaten su gibiydi. Hemen Zencinin yarağının üzerine oturdum. Yarak amıma öyle bir girmişti ki, amımda hiç boşluk kalmamıştı ve biraz da canım yanıyordu. Ben Zencinin yarağı üzerinde oturup kalkarken, kadın da Osmanın yarağını yalıyordu. Az sonra onlar da kalkıp yanımıza, yere geldiler.

Osman alta yattı, Zenci kadın da benim gibi yarağın üzerine oturdu. Kadın Osmanın üzerinde oturup kalkarken, Osman bir yandan da götümü okşuyor ve bana cesaret veriyordu. Çok güzel bir şekilde sikişiyorduk, ama benim Zenci fazla dayanamadı ve içime boşaldı. Osman ise kadını halen sikiyordu, beni çağırdı, “Getir amını yalayacam!” dedi. Ben kalktım ve amım Osmanın ağzına gelecek şekilde yüzüne oturdum. Osman, Zencinin dölleriyle dolu amımı öyle güzel yalıyordu ki sormayın. Derken Osman da kadının içine boşaldı ve kadın da kocasına Osmanın döllerini yalattı. Biraz dinlendikten sonra toparlandık. Zencinin yarağı hoşuma gitmişti, yine sikişmek için can atıyordum…

Bunlara banyonun yerini gösterdim. Sırayla temizlenip geldik. Bu arada ben hepimize birer kase de Ballı Yoğurt yapıp getirdim. Ballı Yoğurdu yedikten sonra, birer duble daha Rakı içtik ve hep birden sevişmeye başladık. Osman bana sürekli, “Zenciye götünü de siktirecekmisin karıcığım?” diye soruyordu. Ben de, “Manyakmısın be? Yırtar götümü, siktirmem!” dedim. Herkes tuttuğu yeri öpüyor, yalıyordu. Ben yine Zencinin yarağını kapmış yalıyordum. Birde baktım ki Zenci kadın da benim amımı yalıyordu. Hem de öyle güzel yalıyordu ki, resmen erimiştim. Kocam Zenci kadını domaltıp, götünü yalamaya başladığında, kadını götten sikeceğini anlamıştım. Zaten çok geçmeden kadının götüne yarağını soktu ve sikmeye başladı. Kadın sanki ilk defa götten sikiliyor gibi, kocam soktukça bağırıyordu. O ada kocamın beni ilk götten siktiği aklıma geldi, ben de epey bağırmıştım. Kadının acısını biraz da olsa hafifletmek için, yaladığım yarağı bırakıp, kadının amının altına yattım ve kocam kadını götten sikerken, ben de kadının amını yalamaya başladım. Arada sırada da kocamın yarağını ve taşaklarını yalıyordum.

Bu arada boşta kalan Zenci erkek de benim amıma yanaştı, önce yarağını karısının ağzına verip yalattı biraz, sonra da benim amıma soktu ve amımı sikmeye başladı. Hem Zenci kadının amını yalıyordum, hem de Zenci tarafından amım sikiliyordu. Müthiş bir duyguydu. Sonra pozisyon değiştirdiler, adam sırtüstü yere yattı ve karısını kucağına alarak amını sikmeye başladı, kocam da kadının boşta kalan götünü sikmeye başladı. Zenci kadın ikisinin ortasında, zevkten deli gibi çırpınıyordu. Ben de Zenci adamın yüzüne doğru bacaklarımı ayırarak geçtim ve amımı yalatıyordum. Önce Zenci kadın çığlıklarla boşaldı, sonra sıra ile kocam ve Zenci erkek boşaldı. Az sonra da ben Zencinin ağzına boşaldım.

Biraz dinlendikten sonra Osmana, “Aynısını ben de isterim, ama götümü sen sik, Zenci de amımı siksin!” dedim. Ben Zencinin yarağını yalaya yalaya kaldırdım, kadın da kocamın sikini kaldırdı. Ama Zenci erkek beni götten sikmek istiyordu. Ona, “No! No! No! Impossible!” diyerek (Alamam, götümü yırtar demek istedim, ama nerde bizde okadar İngilizce?), onu yere sırtüstü yatırdım, üstüne çıktım ve yarağını amıma soktum. Kocam da arkama geçti ve götüme soktu. Zenci kadının hali kalmamıştı, divanın bir köşesine sızdı kaldı. Ben se iki erkeğin arasında resmen erimiştim, nekadar zevkli bir duygu olduğunu anlatamam. Yaraklar, biri götümde biri amımda, içimde birbirine sürtüyordu. Bu şekilde yarım saat falan siktiler beni. Ama ben de ölmüştüm, amımda da götümde de derman kalmamıştı. Beni iki sefer boşaltıp, kendileri de boşaldılar. Zenci adam da karısı gibi divana geçti ve oturduğu yerde sızdı. Divanda sırtları belleri ağrımasın diye yere döşekleri serdik, ikisini de divandan indirdik ve yatırdık.

Biz de yorulmuştuk, ama yapılacak işler vardı. Onları uyur bir halde bırakıp, hayvanların yemini suyunu vermeye gittik. Akşama doğru geldiğimizde halen uyuyorlardı. Kocam, “Eee, Rakı bu, şişede durduğu gibi durmuyor! Bırakalım da uyusunlar!” dedi. Akşam yemeğine uyandırmadık artık onları. Kendimize de birer dürüm yaptık yedik ve Zencilerin yattığı yatağa girdik. Daha yastığı görür görmez biz de uyumuşuz. Sabah uyandığımda kocamla Zenci kadın çoktan uyanmışlar, kocam Zenci kadının amını yalıyordu. Ben de hemen Zenci erkeğin yılan ölüsü gibi yarağını yalayarak uyandırdım Zenci erkeği. Kocam Zenci kadını, Zenci erkek de beni bir kez daha sikti. Sonra birlikte kahvaltı yaptık ve mutlu bir şekilde yolcu ettik Zencileri. Zenciler gittikten sonra kocamla normal Yayla hayatına döndük. Zencilerle sikişme konusu üzerinde birdaha hiç konuşmadık, öylece kapandı gitti konu!

Seks Hayatında Düzen Nasıl Kurulur

Seks bir ihtiyaç olsa da aslında zevk için ve eğlence için kurulan bir ortamda olabilir. Çünkü insana kendine iyi hissettiren bir olgudur. Hem bedensel anlamda hem de ruhsal anlamda elde edilen doyumluluk sizleri daha iyi bir birey yapar. Bu ikisinin bir arada olması oldukça önemlidir. Şayet ruhsal olarak doyum elde etmediğiniz bir beraberlikte ne kadar çok ilişki yaşayıp boşalım gösterirseniz gösterin aslında bir şeyde eksiklik duyarsınız. Heyecan olmaz aşk olmaz ve sıradan bir ilişki sürer. Oysa izmir escort kizlar kızlarının o cilveleri ve şen kahkahaları altında geçen seks size çok iyi gelecek. Bir kadın gülümsüyor ise o erkeğin mutsuz olma gibi bir durum olamaz. Ay parçası güzellikleri altında yazın son mateminde biraz olsun demlenmeye ihtiyaç duyanlar alsancak escort ile muhteşem bir gün ya da gece geçirebilir. Bunun için randevu oluşturmanız ve istek de bulunmanız yeterlidir. Hiçbir uğraş sergilemeden mutlu olmak ve sekste doyum yaşamak sizlerin elinde gelin bir de böyle yaşayın hayatı. Fark için yorum size ait.

Pembelim 3

Kuzen dona kalmıştı pembeli gel buraya dedi ve öpmeye başladı ve ısparta escort öperken aşkım bu esmer yemin ederim ondan dayanamıyorum çok tatlı birde. Bunu mutlu edemiyormu bu öküz görende bir bok sanar dedi ve kuzene dönüp dudaklarına yapıştı. Kuzenin havluyu açtım bacaklarını araladım ayaklarını yatağın kenarına kaldırdım esmer teninden bacaklarına süzülen suları parlıyordu o kücük amcığının dudaklarını ayırdığımda kırmızıya çalan amcığı karşımdaydı baldırlarından akan sularını yalamaya amcığına yaklaşırken vakumlayıp öpmeye başladım biran geri çekilip baktığımda pembelim gögüslerini yalıyor kuzende onun amcığıyla oynuyordu kuzenin bacak arasını öpmeye devam ettim arka deliğine geldiğimde dilimle arka deliğinden amının diline doğru yalamaya başladım 5 6 defa aşağı yukarı yaladım tekrar arkaya geldiğimde dudaklarımı dayadım ve arka deliğine dilimle darbeler vurmaya başladım dilim değdikce arka deliğini kasıyor bırakıyordu dilimle zorlamaya başladığımda inilti sesleri çıkıyordu burnum amının girişindeydi mis gibi kokuyordu ikiside mükemmel kokuyor. Amcığından arka deliğine akan tüm suları emerek amcığına dayadığımda ağzımı inlemesi artmaya başlamıştı pembelim amını kuzenin ağzına vermiş oda ona yalatıyordu kendini herkes mutluydu anlaşılan. Dilimi amına sokup çekerken amının diline dayandım ve dilimle hızlı hızlı vururken ikiside inlemeye başladı biran hareketlenme oldu pembelimde kuzenin üstüne yüz üstü yattı birbirlerine sarıldılar öpüşme sesleri geliyordu kuzeni ellerimle okşamaya başladım ve pembelimin arka deliğine yapışıp dilimi zorlamaya başladım bu sırada yüzün parmağımı kuzenin amına soktum çıkarttım derinden bir ihhhlama geldi parmağımı arka delirine yavaşca dayayıp ovmaya başladım uçunu arka deliğinden içeri sürüyordum iki parmağımıda daracık vıcık vıcık amından kaydırmaya başladım. İnliyordu ağzı doluydu kalcası hareket ediyordu parmaklarım içindeyken diğer elimle pembelimin poposunu tutup ayırıyor ve yalıyordum pembelimden sesler yükseliyordu kuzen kendinden geçmiş titriyor pembelim nefes bile aldırmıyordu bi kaç dakika sonra pembelimde titreyerek ve inleyerek boşaldı üst üstte birbirlerine sarılarak kaldılar öylece parmaklarımı çektim iniltiyle hiç bukadar zevk aldığımı bilmiyordum ki patlıcan gibi olmuş sikimin ağzından zevk sularım yerlere damlamış ayağa kalkıp sikimi kuzenin arka deliğinden amcığına ardan pembelimin amına sonrada onun arkadeligine sonra tekrar geri dönerek kuzenin arka deliğine kadar sürtüyordum biranda kuzenin içine girdim köküne kadar kaymıştı pembelimin belinden tutup bastırıp amcığına sertsert köklüyordum sanki yeni delik açıyordum vurmamın şiddediyle sesler çıkıyordu içerdeki öküz hala o kadar sese rağmen uyuyordu. Bi kaç dakika sonra kuzen inlemeye başladı taşaklarım girsin gibisinden ayrık bacaklara yükleniyordum pembelimin poposu bi kaç sert vurdurmamdan kızarmış ve o kuzenin üstünde domalır vaziyette ileri kaçmaya çalışıyor tüm gücümü ondan alıp kuzenime gelip gidiyordum kuzen boşalmaya başladığında olduğu yerde zıplayıp kaçacak gibiydi abi lütfen dur demeye çalışıyordu bursa escort içinden çektim yatağın kenarı amından fışkıran sularla ıslanmış ve taşaklarım baldırlarım amcığının suları akıyordu. Kuzene dedimki geri çekil pembelinin ağzına ver tüm sularını emsin ikiletmedi pembelimi kendime çektim ve amından şıp şıp suları akıyordu kuzenden sonra onu nasıl sikiceğimi düşünüyordu olmalıki lütfen yavaş ol dedi. Boşalcam sana dediğimde anladı iyi olmadığımı ağzını kuzenin amına dayadı aşırı dar olan amına kafasını soktum ve biranda kökledim çığlık atacakken kuzen başını tutup bastırdı amcığına hiç beklemeden taşaklarımı amcığına sokacak gibi sikiyordum başını kaldırmak isterken kuzen bastırıyordu biran durdum kuzene baktım pembelim niye durdun dedi iyi ozaman dedim sikmeye devam ettim. Kendini vurduruyordu bende tüm azgınlığımla içini zorluyordum poposu artık tokat atmışım gibi kıpkırmızıydı. Yerinde titreyek dizleri yataktan kesilerek boşalmaya başladı çığlıklarıyla bende girip çıkerken boşaldım ardımızdan kuzen bir kez daha boşaldı. Üçümüzde bitik bir haldeydik yorgunluktan pembelimin amcığından oluk oluk spermlerim ve kendi zevk suları geliyordu. Sikim hala kazık gibiydi yumuşama yoktu. Bir süre uzandık.sikim kazık gibiydi kuzen nasıl yani dedi dedim kızlar siz beni sikin dedim. Duşa girelim ilk bi dedim hiç ikiletmeden uzulca kalktılar önce onlar girdiler dökünüp amcıklarını bacaklarını yıkadılar ikisinede havlu verip bir güzel sardım sonra ben girdim bir baktım beni kendileri yıkamaya başladılar saçlarımı biri yıkıyor biride duş jeliyle gögsümü boynumu ovuyor bacaklarıma pembelim inip bir güzel ovdu kalkık sikime 31 çekiyordu sonra kuzen su tuttu köpüğü akıttı ve oda eğildi pembelim 31 çekerken kuzenin başına yön verdi ağzına almaya başladı kuzen yarısına kadar alıyordu pembelimde eğilip taşaklarımı emiyordu yarağımın kökünü emiyor yalıyordu pembelimi ayağa kaldırdım dudaklarına yapıştım biran durduk gülüştük kuzene baktık kökle dedim kuzene zorlanıyordu elimle başını tuttum pek zorlamadan biraz daha verdim ağzına pembelimi öptüm poposuna vurdum ve eğildi kuzeni başından tuttu fısıldayarak köklücez bunu dedi sırayla o domaldığında ufacık poposu bana yakındı orta parmağımı yaladım ve arka deliğine zorlamaya başladım canı yanıyor gibiydi ama canının yanmasını kuzenin ağzını zorlayarak bastırıyordu parmağımı yarısına köklediğimde ahhh dedi ve kuzeni zorladı ögürmeye başladı alışacaksın madem oturdun emiyorsun taşaklara kadar girecek amını sikerkenki gibi diyordu sanki kendi o kadar zorluyordu ağzını aç iyice dedi kuzen ikiletmeden açtı gözlerinden yaş geliyordu dilini çıkart dedi şimdi dilini içeri çekmeden ağzına al dedi ben yavaşca bastırcam dedi kuzen dilinin üstüne sikimi aldı ve yavaşca başını pembelim bastırıyordu bende parmağımı sokup çekiyordum yarısından fazlasını biran zorladım ve biranda oda başını aniden bastırdı ve öyle tuttu kuzen boğulcak gibiydi bi kaç saniye tuttu ve çekti ögürmeye başladı kuzen bir süre durduk sonra hadi deneyelim dedi abi nasıl bi sikin var ölcem diyor pembelim meraketme zamanla alışıyorsun diyor ama arayı fazla açmamak lazım diyor. Pembelim geçti arkama kuzenin saçlarını eline doladı 10saniye köklücem bunu yaparsan zorlamak yok başla dedi ben bu sıra bunların bu oyunlarını izliyorum ve boşalmayı geçtim eğleniyordum aşırı derecede. Arkamdan kollarını uzattı bir eline saçları doladı bir elinide diger elinin üstüne koydu o sırada kuzenin ağzındaydı hazır olduğunda göz kırp dedi başını salladı kuzen ağzını açtı dilini dudaklarına çıkarttti ve gözlerini kırptı pembelim yavaşca baştırdı yarısını geçti ve biranda kökledi çekti tekrar kökledi ve saymaya başladı 2 3 kuzenin gözleri yaşarmış biranda kıpkırmızı hale gelmiş 6 7 derken kuzende kendini bastırıyor ve kalcalarımı tutuyordu 10 dedi pembelim bıraktı bi kaç saniye sonra kuzen kendini çekti geriye öksürerek ağzından çıkar çıkmaz kusmaya başladı. Tuvalete o kusarken pembelimi öpmeye başladım aşkım hadi sende kökle dedim 20 saniye ama dedim bu sırada kuzen kendine gelmişti bile oha yaaa dedi alışıcamzonguldak escort ama kaçış yok dedi.pembelim tamam dedi duvar dibindeydi önüne geçtim ilk bi öptüm sonra kalkık sikimi gösterdim ilk bi su tuttu yıkadı sonra gel bakalım ağzımı küçük bey dedi emmeye başladı aşkım biraz sulansın agzın dedim pek zorlamafan saçını tutup git gel yapmaya başladım sanki amcık siker gibi biraz biraz ileri gidince ağzı 5 10 saniye sonra amcık kıvamında iyice kaymaya başladı köklememi istediğinde göz kırp dedim bi kaç saniye sonra amcıktan çıkan cuk cuk sesi gelmeye başladı ve işaret geldi 2 kez derine soktum çektim bişey yapmasına müsade etmeden zorladım durnu kemiğime dayanmıstı 5 6 derken gurk gurk sesler geldi kendini kalcalarına sardı kuzende bizi izliyordu 18 19 20 dedim biranda çektim bi kaç saniye sonra tekrar kökledim çektim kökledim çektim kuzene gel buraya dedim pembelimin ağzından çekip kuzenin ağzına verdim hızlı hızlı kendini zorlarken dudakları sikimi kavrıyor sarıyor dışarı atılıyordu saçlarını iki taraftan tutup ağzını sikmeye devam ettim köklücem arada dedim. Pembelim ögürütordu bu arada hala ama iyiydi. Kuzene git gel yapmaya devam ediyordum biranda kökledim 4 5 sn sonra çektim ağzından çıkartmadan tekrar kökledim çektim geliyordum artık aşkım boşalcam dedi pembelimde geldi yanında duruyordu popomu tutuyordu tekrar kökledim ve kuzen popoma yapıştı burnu kemiğimdeydi biranda çekti kendini nefes aldı tekrar aşkım ağzına boşalcam derken pembelim yok suratımıza dediğinde kuzen kendinden geçiyordu yarak ağzında çektı kendini ben bögürmeye başlarken soktu tamamını ağzına oluk oluk boşalıyordum çektim kafasını son fışkıranları suratına attırmıştım pembelim onları yaladı yuttu ve ayakta duramıyordum artık dedim hadi yatağa pembelim boynuma sarıla sarıla yatağa geldi kuzen odasına gitti. Sabah kuzenin nişanlısı 8bucuk gibi gitmek için kalkmış bende su içmek kalkmıştı o çıktı gitti bende su içmek için mutfağa gittim suyu içip dönerken bir baktım kuzen bizim yatak odasının kapısında poposunda tangası abi sizin yanınıza geliyordum korktum tıkırtıdan. Seninki gitti kapının tıkırtısıdır dedim elimdeki suyu içti bi dikişte odaya girdi tekrar gittim su doldurdum getirdim pembelime öperek seslendim suyunu içti kuzide burdamı dedi ysttı geçtim yatakta ortalarına pembelim bana döndü bende ona kuzide bize sarıldı uyuya kalmışız o şekilde.
Devam edecek.

Zenci Müşteriler (Part 3)

Ayakkabılarımı çıkarıp, ben de arka merdivenden hızla indim aşağıya. Onları seyredebileceğim en iyi yerin mutfak olduğunu biliyordum. Kocaman bir servis penceresi vardı mutfağın ve tüm salonu görüyordu. O kadar acele etmiştim ki, karım salona gelemeden ben oraya ulaşmıştım bile. Sonra o da geldi.

Zenciler hala koltuklarda oturuyorlardı. ısparta escort Onların önünden geçip, neredeyse tüm gece boyu üstüne oturup şov yaptığı tabureye gitti yine. Ve öyle bir oturdu ki, Diop’un ağzından inlemeyle karışık bir hırıltı çıkmasına neden oldu. Yine bir ayağının parmakları taburenin ayak dayama yerindeydi. Öbür ayağı ise aşağı sarkıyordu. Dizlerinin arasındaki açıklık, en az otuz santim kadar vardı. Böyle oturunca, eteği beline kadar sıyrılmıştı ve amı, en ince ayrıntısına kadar meydandaydı şimdi.

Acaba, iki Nijeryalı’dan hangisi sikecekti önce karımı. Büyük bir merakla bekliyordum. Sonra Diop’un yerinden kalktığını gördüm. Dev gibi vücuduyla ayakta duruyordu şimdi. Entarisinin önünde, büyük bir çadır oluşmuştu. Bir kaç adımda karıma ulaştı. Bir elini doğrudan, onun aralık bacaklarının arasına uzattı. Kapkara ve kocaman eli, karımın dizinin iç tarafını tuttu. İşte başlamıştı seyretmek için büyük istek duyduğum sikiş.

Zencinin elinin teması, karımın vücudunun sarsılmasına neden olmuştu. Ama asıl tepkisi dizlerini daha da aralamak, kendini Nijeryalı’nın önünde tümüyle açmak oldu. Göz gözeydiler Diop’la. Sonra zenci eğildi ve yüzünü karımınkine yaklaştırdı. İkisinin de ağızları açıldı. Öpüşmeye başladılar. Zencinin, eli hızla yukarı çıkıyordu. Karımın elektrik çarpmış gibi titremesinden, sonunda o kapkara uzun parmakların amına ulaştığını anladım.

Gördüklerim başımı döndürmüştü. Bir gece önceden beri içimde kabarmakta olan bir yasak istekti, karımın bu iki Nijeryalı zenci tarafından sikilmesi. İşte şimdi de gerçekleşmek üzereydi. Sikim, tüm yaşamım boyu setleşmediği kadar sertleşmiş, kelimenin tam anlamıyla kazık gibi olmuştu. Titreyen parmaklarımla pantolonumun önünü çözüp, sikimi dışarı çıkardım.

Bu arada Geile’yi unutmuş olduğumu, ancak onun da karımın yanına sokulduğunu gördüğümde fark ettim. Onun da entarisinin önünde, akıl almaz büyüklükte bir kabarıklık oluşmuştu. Bir elini uzatıp karımın alabildiğine açık bacaklarının iç taraflarını okşamaya başladığını gördüğümde, birden gerçek kafama dank etti. Off… Benim sandığım gibi birer birer değil, ikisi birden sikeceklerdi karımı. O kadar çok heyecanlanmıştım ki, neredeyse belim gelecekti.

Diop, arkadaşının geldiğini görünce, elini çekti karımın amından.bursa escort Onun yerine, bir memesini avuçladı ve mıncıklamaya başladı. Geile de taburenin önünde eğildi ve elinin yerini, bir anda dudakları aldı. Simsiyah başı, karımın bembeyaz bacaklarının arasına girmiş, kasıklarına gömülmüştü. Gerçi göremiyordum ama, herifin kalın ve kara dudaklarının, karımın amının şişmiş ve açılmış dudaklarına yapıştığına emindim.

İp kopmuştu artık. Bundan sonra olacakları kimse engelleyemezdi. Bulunduğum yerden ortaya çıkıp, onları vazgeçirmeye çalışsam bile, bunu başaramazdım. Doğruyu söylemek gerekirse, böyle bir niyetim de asla yoktu. Aksine, büyük bir heyecanla, olacakları bekliyordum.

Karım, iki kolunu da Diop’un boynuna dolamış, kendini tümüyle bırakmıştı. Kelimenin gerçek anlamıyla emişiyorlardı. Sonra Diop biraz doğruldu. Şimdi ağızları birbirinden kopmuştu. Ellerini uzatıp, karımın giysisinin askılarını düşürdü zenci. Bir süredir mıncıklamakta olduğu o güzelim memeler, şimdi çıplak kalmıştı.

Gözleri kapalı başını arkaya attı karım. Ağzından küçük bir inleme kaçırdı. Sonra o kapkara eller, birer pençe gibi kavradı memelerini. Birden bütün vücudunun sarsılmaya başladığını gördüm. Tanrım belini getiriyordu. Nijeryalı’ların biri memelerini okşar, öbürü de amını yalarken, belini getiriyordu.

Geile doğruldu. Bulunduğum yerden onu yandan görüyordum. Üstündeki entarinin önü, akıl almaz bir biçimde çadırlaşmıştı. Sonra iki eliyle entarisinin eteklerini tuttu ve başından sıyırıp çıkardı. İçine hiç bir şey giymemişti zenci. Ayaklarındaki sandaletler dışında, çırılçıplaktı şimdi. Tüm vücudu, sırım gibi adeleliydi. Teninin siyahlığı, ona daha da müthiş bir görüntü veriyordu sanki.

Ama aslında, bunların hiç birinin önemi yoktu. Çünkü Nijeryalı’nın asıl göz alan, asıl şaşırtan özelliği, inanılmaz büyüklükteki sikiydi. En az yirmibeş santim uzunluğunda ve inanılmayacak kadar kalın bir şeydi bu. Sünnetliydi ve başı, kapkara bir mantar gibi kocamandı. Bir asi gibi baş kaldırmış, bir çelik yay gibi yukarı kıvrık duruyordu.

Manzarayı karım da görmüştü bu arada. Gözlerinin parladığını, yüzünde bir maske gibi duran sikilme isteğinin daha da arttığını fark ediyordum. Acele hareketlerle tabureden indi ve Geile’nin önünde çömeldi. Sağ elini uzatıp o kapkara, koskocaman zenci sikini, dibinden tutmuştu. Sonra başı öne uzandı, ağzı açıldı ve dudakları, Nijeryalı’nın kapkara sikinin o koskocaman başı üstüne kapandılar bir anda. Gözlerini kapayıp, ağzındaki siki emmeye başladı karım.

Sikim öyle bir hale gelmişti ki, neredeyse pantolonumu yırtacaktı. Çaresiz fermuarımı indirip dışarı çıkardım. zonguldak escort Ama elimi değmeye korkuyordum. Belim her an gelebilirdi. Gözlerimi yeniden içeriye çevirdim.

Geile, iki eliyle karımı omuzlarından yakalamış, sikini ağzına sokup çıkarıyordu. Tanrım, ağzından sikiyordu karımı. Öylesine büyüktü ki siki, kalçaları her seferinde hırsla ileri gelmesine rağmen, yarısı bile girmiyordu karımın ağzına.

Müthiş bir manzaraydı gözlerimin önündeki. Karımın beyazlığı ile Geile’nin siyahlığı arasındaki kontrast, inanılmaz derecede tahrik ediciydi. Ama bundan da tahrik edici olan, karımın yüzündeki ifadeyi seyretmekti. Onun kendinden geçmiş olduğunu görebiliyordum.

Sonra gözlerim, Diop’a takıldı. Bu arada o da entarisini çıkarmış ve tıpkı Geile gibi, ayaklarındaki sandaletler dışında çırıl çıplak kalmıştı. O da, arkadaşı gibi, kaslı ve kapkara bir vücuda sahipti. Onun da siki kocamandı. Hatta Geile’ninkinden bile daha kocaman. Gelip arkadaşının yanında durdu.

Karım gözlerini açtı o anda ve onu bekleyen ikinci siki de gördü böylece. Gözlerinin bir kez daha parladığını farkettim. Elini uzatıp, Diop’un sikini tuttu sonra da. Parmakları, o akıl almaz büyüklükteki kapkara, kocaman sikin çevresine dolanmıştı. Başını Geile’nin sikinden uzaklaştırıp Diop’unkine yöneldi. Dudakları bu sefer, başka bir Nijeryalı sikinin üstüne kapandılar.

Artık sırayla, değiştire değiştire emiyordu zenci siklerini. Kelimenin tam anlamıyla uçtuğunu görebiliyordum. Ben de ondan farklı bir durumda değildim bu arada. Karım, gözlerimin önünde, birbirinden büyük, kapkara sikler emiyordu ve bunu, inanılmaz derecede tahrik edici buluyordum. Tüm yaşamım boyunca tahrik olmadığım kadar tahrik olmuştum.

Bir taraftan da, Nijeryalı’ların ne kadar dayanabileceklerini merak etmeye başlamıştım. İki günden beri tahrik ediyordu karım onları. Bu süre içinde siklerini durmadan kaldırmıştı. Eğer onlardan birinin yerinde ben olsaydım, şimdiye kadar çoktan belimi getirmiş olurdum. Karımın ağzının ne kadar becerikli olduğunu çok iyi biliyordum.

Ama fazla beklememe gerek kalmadı. Birden Geile’nin homurdandığını duydum. Siki, neredeyse yarıya kadar karımın ağzındaydı. Sonra kalçaları titremeye başladı. Tanrım belini getiriyordu. Tohumlarını, karımın ağzına fışkırtıyordu zenci. O koskocaman, kapkara sikinden fışkıran zenci tohumlarını onun ağzına dolduruyordu.

Karımın vücudu da sarsılmaya başlamıştı. Bir kez daha belini getiriyordu o da. Ama buna rağmen emmeyi bırakmıyordu. Yanakları içeri çökmüş, ağzındaki zenci sikini hırsla emiyor, içini boşaltıyordu.

Geri çekildiğinde, dudaklarının bellerle ıslanmış olduğunu fark ederek, büsbütün heyecanlandım. Ama Diop, bu akıl almaz güzellikteki manzarayı fazla seyretmeme izin vermedi. Karımın boşalan ağzına, kendi sikini soktu bir anda. Kalçaları ileri geri hareketlendiler. Sikini, büyük bir hırsla o güzelim ağza sokup çıkarmaya başladı. Sonra tüm vücudunun kasıldığını gördüm.

Şimdi de o getiriyordu belini. Şimdi de o fışkırtıyordu tohumlarını, karımın hırsla emen ağzına. Kendimi daha fazla tutamadım. Elimi değmeye korktuğum sikim, birden canlandı sanki. Belim gelmeye başladı. Tohumlarım, mutfağın duvarına fışkırıyordu. Gözlerim karardı.

Tekrar içeri bakabildiğimde, daha da müthiş bir manzarayla karşılaştım. Karım, elleriyle dizlerinin üstünde duruyordu. Diop da, onun önünde diz çökmüş ve kocaman sikini tekrar ağzına sokmuştu. Geile ise karımın arkasına geçmişti. Kapkara elleriyle onun kalçalarını kavrayıp birbirinden ayırmış ve başını, o müthiş baştan çıkartıcı yuvarlakların arasına gömmüştü.

Doğrusu, şu anda onun yerinde olmak isterdim. Ağzının altındaki hazinelerin ne kadar güzel, ne kadar çıldırtıcı olduğunu, benden iyi bilen kimse olamazdı bu dünyada. O, bir resim kadar güzel küçük amın dudakları şişip açılmış olmalıydı şimdi. Tıpkı bir ağız gibi. Geile’nin dilinin oralarda dolaştığını düşünmek bile, çıldırtıcı bir düşünceydi. Burnu da, karımın kalçalarının arasındaydı zencinin. Orada da, başka bir güzellik yatıyordu. Pembe, küçük ve inanılmayacak kadar duyarlı göt deliği.

Nijeryalı’nın karımı yalarken çıkardığı şapırtılı sesleri duyabiliyor ve bundan son derece tahrik oluyordum. Karım ise zevkten mahvolmuş gibiydi. Giysisi şimdi belinde toplanmış, adeta bir kuşağa dönüşmüştü. Vücudu kıvrılıp bükülüyor, beli aşağı çöküyor, kalçaları iyice yükseliyordu. Ağzında da Diop’un kocaman, kapkara siki vardı. Seyretmekte olduğum şey, itiraf etmeliyim ki, beklediğimden de müthişti.

Sonra Geile’nin başını karımın kalçaları arasından çekip doğrulduğunu gördüm. Şimdi onun arkasında, dizlerinin üstünde duruyordu. Siki, ilk gördüğüm andaki büyüklük ve sertliğindeydi yine. İyice sokuldu karıma. Elini getirip sikini biraz aşağı eğdi ve önündeki muhteşem yuvarlakların arasına soktu.

Karımın tüm vücudunun titrediğini gördüm. Nijeryalı’nın o kocaman sikinin başı, amının dudaklarına değmiş olmalıydı. Bütün gün aklımı kurcalayan, delicesine istediğim şey gerçekleşiyordu artık. Kocaman sikli bir zenci, karımı sikmek üzereydi.

Geile, simsiyah elleriyle karımı belinden tutmuştu şimdi. Sonra kalçaları hareketlendiler. Küçük küçük hareketlerle, sikini, önünde açılmış bekleyen o güzelim ama bastırıyordu. Yine alabildiğine tahrik olmuştum. Sikim zonkluyordu. Karımın amına girmeye çalışan bu kapkara zenci siki öylesine büyüktü ki, o küçük deliğe sığabileceğini sanmıyordum.

Ama yanıldığım kesindi. Çünkü Geile’nin kalçalarının her ileri hareketinde, sikinin bir bölümün daha giriyordu karımın içine. Sonunda Nijeryalı’nın karnı, karımın kıçının o baştan çıkartıcı yuvarlaklarına değmeye başladı. Hepsini sokmuştu zenci. O kapkara, koskocaman sikinin tamamını, karımın küçük amına geçirmişti. Sonra sikmeye başladı.

Kapkara elleriyle karımın incecik belini kavramıştı Nijeryalı. Bir taraftan kalçalarını ileri geri hareket ettirerek sikini sokup çıkarıyor, öbür taraftan da, güçlü elleriyle onun tüm vücudunu ileri geri oynatarak, hareketlerinin boyunu büyütüyordu. Müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde.

Karım dizleriyle ellerinin üstünde durmayı sürdürüyordu. Başını biraz kaldırmış, dudaklarını, Diop’un o akıl almaz büyüklükteki kapkara sikinin üstüne kapamıştı. Bir taraftan zenci, kapkara sikini onun ağzına sokup çıkarırken, bir taraftan da Geile, her dibine kadar geçirişinde karımın tüm vücudunu ileri itiyor ve arkadaşının sikinin de karımın ağzına daha çok girmesine neden olarak, ortaya, seyrine doyum olmayacak bir gösteri çıkarıyordu.

İnanılmaz derecede tahrik olmuş, gözlerimi ayıramadan seyrediyordum olup bitenleri. Karım sikilmek istemişti. Ben de onun sikilmesini ve bunu seyretmeyi istemiştim. Ama galiba ikimiz de, bu kadarını beklememiştik. İki simsiyah, dev gibi zenci, aynı anda sitkiyorlardı işte karımı. Biri amından, öbürü ağzından. Onu ortalarına almışlar, biri sikini amına, öbürü de ağzına sokup çıkarıyordu. Koskocaman, kapkara zenci sikleri, aynı anda hem amına, hem ağzına girip çıkıyordu.

Seyretmeye doyamıyordum. Bir taraftan da, karımın ne kadar büyük bir zevk almakta olduğunu görerek, büsbütün tahrik oluyordum. Kelimenin tam anlamıyla uçmuştu karım. Dün akşamdan beri tahrik oluyordu ve sonunda istediğini elde etmişti. Sikiliyordu. Tanrım, hem de ne biçim sikiliyordu.

İki koskocaman, kapkara zenci siki, karımın vücuduna piston gibi girip çıkıyordu. Nijeryalı’lar, onu ortalarına almışlar, iki tarafından sikiyorlardı. Birden fazla müthiş şey, aynı anda gerçekleşiyordu. Karımın vücudunun beyazlığı ile zencilerin tenlerinin simsiyah rengi öylesine tahrik edici bir kontrast yaratıyordu ki, tek başına bu bile müthişti.

Heriflerin siklerinin boyutları da müthişti. Ama en müthişi, karımı kullanış biçimleriydi. Durumu tanımlayabilecek başka bir kelime bulamıyordum doğrusu. Karımı kullanıyordu Nijeryalı’lar.

Bir taraftan da gözlerimi karımın dalga dalga bükülüp kıvranan vücudundan alamıyordum. İnanılmaz oranda zevk aldığı açıktı. Eğer ağzı da sikle dolu olmasa, zevk çığlıkları atacağı kesindi. Gözleri açıktı gerçi ama, iyice kaymıştı. Amına girip çıkmakta olan kara sikin onu uçurduğunu görebiliyordum. Ağzını da bir am gibi yapmıştı sanki. Diop, kelimenin gerçek anlamıyla ağzından sikiyordu onu.

Seyretmeye doyamıyordum. Sikim, tekrar çatlayacak hale gelmişti. Vücudunun sarsılmalarından, karımın belini getirdiğini anlayarak, daha da heyecanlandım. Sonra bir daha getirdi. Peşinden de bir daha.

Sonra Diop’un ağzından bir nara çıktığını duydum. Kıçının yanakları titriyordu. Tanrım, bellerini karımın ağzına fışkırtıyordu zenci. Tohumlarını, ikinci kez kadınımın midesine akıtıyordu. Neredeyse aynı anda Geile’de homurdanmaya başladı. O da getiriyordu belini. Zenci tohumları, karımın amının en dibinde fışkırıyordu. Dizlerim titremeye başlamıştı. Düşmemek için duvara tutundum. Gözlerim, karımın, iki zencinin arasında dalga dalga sarsılan vücudunun hareketlerine kilitlenmişti. Birden belim geldi.

Kendimi alabildiğine yorgun hissediyordum. İçerdekilerin de, benden pek farkı yoktu galiba. Karım halının üstünde yatıyordu. Geile ve Diop da, yorgun yorgun oturuyorlardı. Sessizce yürüyüp, merdivenlerden tekrar üst kata çıktım. Yatak odasına gidip soyundum. Artık çırıl çıplaktım ve kendimi böyle daha rahat hissediyordum.

Sikim, iki kez belimi getirmiş olmama rağmen hala inmemişti. Tuvalete girip, biraz da zorlukla işedim. Sonra da yine sessizce aşağı mutfağa indim tekrar. Salona baktığım anda gözüme çarpan manzara, sikimi tekrar zonklamaya başlattı. Diop, karımı altına almış sikiyordu.

– “Ohhh sik beni…” diye inledi karım İngilizce, “Sik beni hadi… Ohhhh sik…”

Zenci, o akıl almaz güzellikteki bacaklarını kollarıyla destekleyip, göğsüne bastırmış, onu neredeyse ikiye katlamıştı. Kocaman, kapkara siki, karımın alabildiğine açılmış amına, bir piston gibi girip çıkıyordu. Müthiş bir manzaraydı yine. Kanımın tekrar tutuştuğunu hissediyordum.

Diop’un vücudundaki tüm kaslar gerilmiş, şişmişti. Hırsla sikiyordu karımı. Sanki, iki geceden beri durmadan tahrik etmiş olduğu için cezalandırıyordu onu. Karımsa, kelimenin tam anlamıyla zevkten mest olmuş bir haldeydi. O koskocaman, kapkara zenci siki amına girip çıktıkça, tüm vücudunu dalga dalga kıvranıyordu.

Yine büyülenmiş gibi seyrediyordum. Geile de, onların biraz ötesinde yere oturmuş, tıpkı benim gibi seyrediyordu. Siki tekrar kalkmış, kocaman olmuştu. Sonra doğrulup dizlerinin üstünde yürüyerek, karımın başına doğru sokuldu ve sikini, onun zevkten çarpılmış yüzüne sürmeye başladı.

Şimdi daha da müthiş bir manzara çıkmıştı ortaya. Karımın dilini uzatıp, biraz önce amına girip çıkan, tohumlarını rahminin ağzına boşaltan o kapkara zenci sikini yalamaya başladığını gördüm. Bu, Geile’nin heveslenmesine neden oldu yalnızca. Bir eliyle sikini tutup, kocaman bir mantara benzeyen başını, karımın dudaklarına sürmeye başladı bu sefer de.

İki Nijeryalı, tekrar karımın başına çökmüşlerdi işte. Biri onu inanılmaz bir hırsla sikiyor, diğeri de, sikini ağzına sokmaya çalışıyordu. Ama karım kendini, amına girip çıkmakta olan zenci sikinin verdiği zevke öylesine kaptırmıştı ki, ağzına girmeye çalışanla fazla ilgilenemiyordu. Elini uzatıp Geile’nin sikini tuttu ve sıvazlamaya başladı.

– “Sik beni…” diye inledi sonra da, “Ohhhh sik beni… Ohhhhh…”

Yine İngilizce konuşuyordu. Sonra birden tüm vücudunun kasıldığını gördüm. Yine beli geliyordu. Daha fazla tutamamıştı kendini. Geile de onun bu durumunu fark etmişti tabii. Diop’a bir şeyler söyleyip geri çekildi ve yine yere oturup seyretmeye başladı. Bir taraftan da, artık kazık gibi olmuş sikini sıvazlıyordu.

Her geçirişinde, sanki karımı yere çiviliyordu Diop. Hareketleri, daha da hızlanmıştı artık. Bu da, karımın peş peşe belini getirmesine neden oluyordu yalnızca. Vücudunun kasılmaları, artık hiç bitmiyordu. Durmadan belini getiriyordu kadınım. Ağzından zevk çığlıkları kaçırmaya başlamıştı. Birden Diop’un narası karıştı onun çığlıklarına. Köküne kadar geçirmişti sikini karımın amına. Tohumlarını, kadınımın amının en dibine fışkırtıyordu Nijeryalı.

Bir süre öylece kaldılar. Sonra Diop yavaşça çıkardı sikini karımın amından. O kapkara, koskocaman zenci siki, şimdi üstüne bulaşan sıvılarla pırıl pırıl parlıyordu. Yere oturdu. Neredeyse aynı anda da, Geile’nin tekrar ayaklandığını gördüm. Karımın yanına sokulup, iri ve kapkara elleriyle onu kalçalarından tutup, yan çevirdi halının üstünde. Yorgun bir kediye benziyordu karım. Yalnızca mırıldandığını duydum.

Geile, onun üstteki bacağını dizinden büküp, karnına bastırmıştı. Sonra parmaklarını önünde apaçık durmakta olan o güzelim ama götürüp oynamaya başladı. Vıcık vıcık olmalıydı kadınımın amı. İki Nijeryalı da bellerini fışkırtmışlardı içine.

Geile’nin uzun orta parmağı, kayboldu. Sonra çıkarıp biraz geriye götürdü ve karımın götüyle oynamaya başladı. Sikilme sırası, karımın küçük götüne gelmişti işte. Kocaman, kapkara bir zenci sikinin o küçücük deliğe gireceğini düşünmek bile, inanılmayacak kadar tahrik edici geliyordu bana.

Karım da, Geile’nin parmağının ilk temasıyla birlikte çıldıracak gibi olmuştu. Onun götünden sikilmeyi ne kadar sevdiğini, o küçük deliğinin ne kadar büyük bir zevk merkezi olduğunu, benim kadar iyi bilen kimse olamazdı bu dünyada. Tam göremiyordum gerçi ama, o pembe deliğin, Nijeryalı’nın parmağı değdiği anda bir çiçek gibi açıldığından emindim. Üstelik, dün gece bana, “kendini götünden de siktirmek istediğini” açıkça belli etmişti.

Geile de durumu anlamıştı tabii. Sikini dibinden tutup karıma sokuldu. Bu kadar büyük bir şey, nasıl girecekti o küçücük deliğe. Ama ne Geile’nin, ne de karımın buna aldırdığı bile yoktu. Nijeryalı, sikinin başını götüne dayadığında, karımın tüm vücudunu yeniden sarsılmaya başladı. Zenci daha sokmadan getiriyordu belini. Bundan daha açık bir davet olamazdı. Geile bastırmaya başladı. O koskocaman, kapkara Nijeryalı siki, yavaş yavaş giriyordu karımın götüne.

– “Iıımmhhh…” diye inledi kadınım, “Ohhhhhhhh…”

Belim yine gelmek üzereydi. Tüm gücümü kullanarak, kendime hakim olmaya çalışıyordum. Karım, gözlerimin önünde götünden sikilirken, bu çok zordu ama, elimden geleni yapıyordum. Gözlerim, karımın götüne girmekte olan simsiyah sike kilitlenmişti sanki. Yarısından çoğunu sokmuştu zenci.

– “Ohhhh götüme sokuyor…” dedi birden karım, “Ohhhh götüme sokuyor sevgilim… Kocaman sikini götüme sokuyor… Ohhh çok güzel sevgilim… Ohhh çok güzel… Ohhhhh…”

Bu sefer Türkçe konuşuyordu ve hitap ettiği bendim. Nijeryalılar, elbette ki onun söylediklerini anlamıyorlardı. Ama ben anlıyordum ve kadınımın ağzından çıkan her söz, sanki beynime işliyor, küçük patlamalara neden oluyordu. Bu arada Geile, yavaş yavaş pompalamaya, sikini karımın götüne sokup çıkarmaya başlamıştı bile. Her sokuşunda, o kocaman siki daha çok giriyordu. Sonunda, dibine kadar geçirdi.

Karımın vücudunu yine sarsılmaya başlamıştı. Bir kez daha getiriyordu belini. Ama Geile buna aldırmıyordu bile. Sokup çıkarmayı, o güzelim götü sikmeyi sürdürüyordu. Bunu nasıl başardığına şaşırıyordum. Karımın götü, böyle beli geldiğinde bir mengene gibi sıkışır, insanın sikini ezerdi çünkü. Ama Nijeryalı, buna tınmıyordu bile. Sikiyor, sikiyor, sikiyordu.

Sonra halının üstüne yan yatıp, karımın arkasına geçti. Şimdi, adeta gaddarcasına sikiyordu. O koskocaman, kapkara sikinin, karımın götüne bir piston gibi girip çıktığını, tüm ayrıntılarıyla görebiliyordum. Müthiş tahrik edici bir manzaraydı bu. O küçücük göt deliği, içindeki zenci sikini sımsıkı sarmıştı. Kısa bir süre önce, iki zencinin de peşpeşe siktiği amı ise, susamış bir ağız gibi açıktı. İçinden sızan beller, baş döndürücü bir manzara çıkarıyordu ortaya.

Diop’un siki de, yeniden kalkmıştı bu arada. Tıpkı benim gibi, o da gözlerini bu akıl almaz güzellikteki manzaraya dikmiş, hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan seyrediyor ve bir taraftan da sikini sıvazlıyordu. Geile’nin hareketleri müthiş hızlanmıştı artık. Sikini karımın götüne sokuyor, çıkarıyor, sokuyordu.

Birden Diop’un ona, anlamadığım bir şeyler söylediğini duydum. Geile, karıma sımsıkı sarılıp, sırtüstü yuvarlandı. Şimdi onun üstündeydi karım. Bacakları, zencinin iki tarafındaydı. İki elini halıya dayamış ve vücudunun üst kısmını geriye vermişti. Manzara yine müthişti.

O koskocaman, kapkara sik, dibine kadar girmişti götüne. Amı, daha da açılmıştı şimdi. Sonra Diop’un ayaklanıp, onlara sokulduğunu görerek iyice heyecanlandım. Karım, zevkten kısılmış gözlerle yaklaşan Nijeryalı’ya bakıyordu. O da, ben de, ne olacağını anlamıştık artık.

Diop sikini, karımın amına sokacaktı. Öbür zencinin siki, dibine kadar götüne girmişken, o da amına sokacaktı. Tanrım, kulaklarım uğulduyordu. Heyecanımı tanımlayacak kelime bile bulamıyordum. Karımın, şimdiye kadar öyle bir şey yaşamadığını biliyordum. Ben de öyle.

Yapılabildiğini bildiğimiz, ama asla yaşamadığımız bir şeyi yaşamak üzereydik ikimiz de.

Diop dizlerinin üstünde iyice sokulmuştu şimdi karıma. Geile’nin bacakları, onunkilerin arasında kalmıştı. Artık karımın yüzünü göremiyordum. Zencinin simsiyah ve kaslı sırtı, görüşümü kapamıştı. Sonra iki eliyle karımın bacaklarını yakalayıp kaldırdı Diop.

Kapkara sikinin, kadınımın vıcık vıcık amına değmeye başladığını gördüm. Tek bir hamlede, dibine kadar zoktu Nijeryalı. O kocaman sikini, köküne kadar geçirdi bir anda. Şimdi iki sik birden vardı karımın içinde. İki tane, koskocaman, kapkara zenci siki… Biri amında, öbürü götünde.

– “Ahhhhhh çok güzellll…” diye inlediğini duydum kadınımın, “Ohhhhh müthiş… Ohhhhh… Ahhh sevgilim, müthiş bir şey bu… Ohhhhh içim sik doldu sevgilim… Ahhh içim sik doldu… Kapkara zenci sikleriyle doldu içim… Ohhhh çıldırtıcı bir şey bu… Müthiş bir zevk sevgilim… Ohhh müthiş… Müthiş… Ohhhhhhh…”

Yine Türkçe konuşuyordu. Yine benim için çıkıyordu bu sözler ağzından. Kulaklarımdan başlayan bir ateş beynime yayılıyordu sanki. Ve bu ateş orada, gözlerimden gelen başka bir ateşle buluşup, dev bir orman yangınına dönüşüyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti. İki tane kocaman kapkara zenci, karımı aralarına sıkıştırmış sikiyorlardı. Biri amından, öbürü götünden. Koskocaman, kapkara zenci sikleri, amına ve götüne, birer piston gibi girip çıkıyordu.

Üçü de, uçup gitmiş gibiydiler. İnanılmaz bir tempo ve hırsla sikişiyorlardı halının üstünde. Karımın, kelimenin tam anlamıyla mahvolmuş, kendini inanılmaz bir zevkin pençesine kaptırmış olduğunu görebiliyordum. Ağzından küçük çığlıklar çıkıyordu. Vücudu dalga dalgaydı. Hayal bile etmediği bir biçimde sikiliyordu.

İçine girip çıkmakta olan Nijeryalı sikleriyle, delirmişti sanki. Durmadan belini getirdiğini görebiliyordum. Altındaki Geile’nin üstüne iyice uzanıp kendini bırakmış, bacaklarını havaya kaldırıp dizlerinden bükerek yukarıya çekmiş, amını Diop için olabildiğince açmıştı. Zenciler onu sikerken, siklerini amına ve götüne sokup çıkarırken, taşakları birbirine çarpıyordu. Her ikisi de homurdanıyordu.

Üstelik bu sefer ikisi de uzun süre dayanacak gibi görünüyordu. Vücutlarının hareketlerinden, onların da müthiş bir zevk almakta olduklarını görebiliyordum. İki günden beri onları sürekli tahrik eden, durmadan siklerini kaldıran bu güzel ve baştan çıkarıcı kadını aralarına sıkıştırmış sikiyor ve bundan büyük bir zevk alıyorlardı.

Sikim sanki patlayacak gibi olmuştu. Bu gece başladığından beri, her an biraz daha tahrik olduğumu farkediyordum. İnanılmaz şeyler yaşıyordum ve bundan asla şikayetçi değildim. Karımın şikayetçi olmasının söz konusu bile olamayacağını ise açıkça görebiliyordum. Bu arada Nijeryalı’ların mutluluğu ise tartışılmazdı tabii. Karım onları iki gün boyunca alabildiğine tahrik etmişti ve şimdi ikisi birden sikiyorlardı onu.

Karım, her geçen an biraz daha uçuyordu almakta olduğu zevkten. Vücudu dalga dalgaydı. Biri amına, öbürü götüne girip çıkmakta olan kapkara kocaman zenci sikleriyle büyülenmiş gibiydi. Ağzından, kimi zaman çığlık, kimi zaman inleme biçiminde çıkan sesler bile. tek başına insanın aklını başından almaya yetecek kadar tahrik edici ve şehvet doluydu.

– “Ohhh sevgilim…” dedi birden Türkçe, “Görüyorsun değil mi nasıl sikiyorlar beni… Ohhhh görüyorsun değil mi..? Bak nasıl sikiyorlar karını… Ohhhhh… Sikiyorlar beni sevgilim… Amımı götümü sikiyorlar… Ohhhhh beni sikerek öldürüyorlar sevgilim… Ohhhhh çok güzel… Ohhhhh… Ohhhh… Bir bilebilsen ne kadar çok zevk alıyorum… Ohhhh delireceğim şimdi sevgilim… Ohhhh delireceğim…. Ohhhhh…”

Belim her an gelebilirdi. Bütün gücümle kendimi tutmaya çalışıyor, onlarla birlikte getirebilmek için beklemeye çalışıyordum. Sanki bir rüya aleminde gibiydim.

Zenciler, sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı. Zaman geçtikçe de, daha hırsla sokup çıkarmaya başlamışlardı karıma. Üstelik şimdi müthiş bir de uyum sağlamışlardı aralarında. Diop o kocaman sikini karımın amına dibine kadar sokarken, Geile, en ucuna kadar götünden çıkarıyor, sonra o geçirirken, Diop çıkarıyordu. Sanki belleri hiç gelmeyecekmiş gibiydi.

Ama ben tam bunu düşünürken müthiş bir şey oldu. İki Nijeryalı birden, aynı anda fışkırtmaya başladılar karımın içine. Ağızlarından, hayvansı homurdanmalar çıkıyordu. Diop’un kıçının kapkara yanakları açılıp kapanıyor titriyordu. İkisi de, o kapkara, kocaman siklerini olduğu gibi sokmuşlardı karıma. Biri götünün en dibine, öbürü rahminin ağzına tohumlarını fışkırtıyordu.

Karım ise az önce bana söylediği gibi delirmişti adeta. İnanılmaz çığlıklar atıyor ve çırpınıyordu iki kapkara vücudun arasında. Kendimi bıraktım ben de. Tohumlarım, kalın sütunlar halinde fışkırmaya başladı. Gözlerim kararıyordu.

Tekrar içeriyi seyredebilecek kadar kendimi topladığımda, karım da Nijeryalı’lar da halının üstünde yatıyorlardı. Galiba her şey bitmişti. Beklemeye başladım. Bir süre sonra karım ayaklandı ve doğruca bara gidip, herkese rakı doldurdu bir kez daha. Sonra gelip yine yere, iki zencinin arasına oturdu. Bardaklarını tokuşturup kafalarına diktiler. Karım bardağını yere koydu ve elini uzatıp Geile’nin sikini okşamaya başladı.

Yeni bir heyecan dalgası vücudumu sarmaya başlamıştı bile. Demek ki, bitmemişti daha. En azından karım bitmesini istemiyordu. İnce ve uzun, bembeyaz parmakları, Geile’nin kapkara sikinin çevresine dolanmış, yukarı aşağı oynuyordu. Böyle inik haliyle bile, muhteşemdi zencinin siki.

Bir süre sonra da yavaş yavaş büyümeye başladı. Bu karımın ona daha fazla ilgi göstermesine neden oldu tabii. Nijeryalı’nın kasıklarına doğru eğildiğini gördüm. Ağzını açtı ve dudakları elinin yerini aldılar. Şimdi giderek büyümekte olan simsiyah zenci sikini, yumuşak hareketlerle ağzına sokup çıkarmaya başlamıştı.

Başının her aşağı yukarı hareketinde, ağzına girip çıkmakta olan o kopkara sikin biraz daha büyüdüğünü görebiliyordum. İlk başlarda, Nijeryalı’nın kasıklarına kadar inebiliyordu karımın dudakları. Ama şimdi buna yapamaz hale gelmişti. Yeniden kocaman olmuştu zencinin siki.

Diop ise elinde rakı bardağıyla sırtını koltuklardarn birine yaslamış, olup biteni seyrediyordu. Onun siki de kalkıyordu tekrar. Şimdi iyice emin olmuştum. Bu iki dev zenci, karımı bir daha sikeceklerdi. Kalbim, tekrar boğazımda atmaya başlamıştı.

Bu arada karım, Geile’yi göğsünden itip, halıya sırtüstü yatırmıştı bile. Sonra ata biner gibi, üstüne çıktı onun. Bir elini bacaklarının arasından getirmiş ve zencinin o inanılmaz büyüklükteki sikini sımsıkı tutmuştu. Kalçalarını biraz indirip, sikin kocaman başını amının dudaklarına dayadı. Sonra da oturuverdi üstüne. İçim titreyerek, Nijeryalı’nın kapkara sikinin karımın amının derinliklerinde kayboluşunu seyrettim. Manzara müthişti.

Karım, başını arkaya atmış, tüm vücudu titreyerek oturuyordu, içindeki zenci sikinin üstünde. Yine beli geliyordu. Sonra kalçaları yavaş yavaş hareketlendiler. Oturup kalkmaya başladı. Artık, Nijeryalı’nın o kapkara, koskocaman sikinin, amına girip çıktığını görebiliyordum. Bu o kadar tahrik ediciydi ki, kafayı yiyebilirdim o anda.

Öte yandan karımın da tıpkı benim gibi kafayı yemek üzere olduğunu görebiliyordum. Müthiş zevk aldığı açıkça belliydi. Kalçalarının hareketleri giderek hızlanıyordu. Sonra ayaklarını yere basıp, ellerini Geile’nin göğsüne dayadı. Şimdi daha da hızla oturup kalkıyordu zencinin sikinin üstüne. O koskocaman sik, amından en ucuna kadar çıkıyor, sonra taşaklarına kadar giriyordu tekrar.

Ama fazla sürdüremedi bunu. İnleyerek, bir kere daha belini getirmeye başladı. Dizlerini yere dayayıp, göğsüne uzandı Nijeryalı’nın. Vücudu hala sarsılıyor, titriyordu. Sonra başını çevirip Diop’a baktı. Tabii ben de. Öbür Nijeryalı’nın siki de, şimdi alabildiğine kalkmıştı. Bunu görmek beni heyecanlandırdı gerçi ama, asıl karım heyecanlanmıştı.

– “Ohhhh gel…” dedi İngilizce, “Gel n’olur… Hadi gel sikini götüme sok… Ohhhh hadi… İstiyorum…”

Diop’un davetiyeye ihtiyacı yoktu tabii. Bir anda ayaklanıverdi. sonra da arkadan sokuldu karıma. Gözleri, önündeki bembeyaz, yusyuvarlak kalçalara kilitlenmişti sanki. Dizlerini büküp eğildi. Sikini dibinden tutup aşağı bastırmıştı.

O inanılmaz büyüklükteki kapkara sikin başı götüne değdiğinde delirecek gibi oldu karım. Kalçaları havalandı. Şimdi Geile’nin sikini, en ucuna kadar çıkarmıştı amından. Tüm benliğiyle, götüne girecek ikinci siki beklediğini anlayabiliyordum.

Fazla beklemesi gerekmedi. Diop bastırmaya başladı. Siki, hiç zorlanmadan, yağ gibi kayıyordu karımın küçük götüne. Taşaklarına kadar sokmadan da durmadı Nijeryalı. Bunu yaparken karımın kalçalarını aşağı bastırmış ve Geile’nin sikinin de, dibine kadar amına girmesine neden olmuştu.

Karım konuşamıyordu bile. Yalnızca inliyordu. Tüm vücudu sasılmaya başlamıştı yine. Bir kere daha geliyordu beli. Aynı anda da, zenciler onu sikmeye başladılar. Biri alttan, biri üstten pompalıyordu yine. O koskocaman, kapkara zenci siklerinden biri amına, biri götüne girip çıkıyordu karımın. Seyrine doyum olmayacak bir manzaraydı bu. Kelimenin tam anlamıyla sikiliyordu karım.

– “Ohhhhh bunlar beni sikerek delirtecek sevgilim…” diye Türkçe inlediğini duydum, “Ohhhh delirtecekler beni sevgilim… Böyle sikilmek insanı delirtir… Ohhhhh çok güzel… Ohhhh tanrım… Ohhhhh… Ahhhhh… Çok güzel… Çok güzel sevgilim…. Ahhhhhh… Ahhhhh… Sikiyorlar beni… Ahhhh sikiyorlar… Sikiyorlar… Sikiyorlar… Ahhhhh… Karını sikiyorlar sevgilim… İkisi birden… Ohhhh ikisi birden… Ohhhhh… Ohhhhh… Ohhhh…”

Üçünün de hareketleri, giderek hızlanıyordu. Özellikle Diop, kedini iyice kaptırmıştı. Sikini karımın küçücük götüne öylesine büyük bir hırsla sokup çıkarıyordu ki, her geçirişinde hem onu, hem de en alttaki Geile’yi, yere yapıştırıyordu sanki. Ama Geile’de, hiç yılmadan aşağıdan bastırıyor ve o koskocaman sikini, karımın amına, akıl almaz bir hırsla sokup çıkarıyordu.

Bunların doğal sonucu ise karımın, tıpkı söylediği gibi zevkten delirmesiydi. İki simsiyah, sırım gibi Nijeryalı’nın arasına sıkışan bembeyaz ve baş döndürücü vücudunu, dalga dalga sarsılıyor, titriyor, çırpınıyordu. Sürekli beli geliyordu artık. Çığlık çığlığaydı.

Zenciler, inanılmayacak kadar uzun siktiler bu sefer karımı. Gerçi zaman kavramını yitirmiştim ama, en az yarım saat sürmüş olmalıydı bu müthiş sikiş. Üçü de ter içinde almışlardı. Nijeryalı’ların vücutları, pırıl pırıl parlıyordu.

Karımın amından sürekli akan kaygan am suları da, alttaki Geile’nin taşaklarını sırıl sıklam ıslatmıştı. Siki girip çıkarken, şakırtılı sesler çıkarıyordu artık. Sanki her geçen an, biraz daha müthişleşiyordu her şey. İki kapkara zenci, kocaman sikleriyle, karımı sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı.

Sonra, yine müthiş bir zamanlamayla, ikisi de belini getirmeye başladı. Koskocaman, kapkara bir zenci siki karımın amında, biri de küçücük götünde fışkırıyordu yine. Bu, karımın ağzından şimdiye kadarkilerin hepsinden daha yüksek bir çığlık çıkmasına neden oldu.

Tüm vücudu önce kasıldı. Sonra da birden boşandı. Njeryalı’ların arasında, bir torba gibi yığılıp kaldı. Ama onlar, bir süre daha siktiler karımı. O kocaman sikleri, içleri tümüyle boşalana kadar, karımın amıyla götüne girip çıkmayı sürdürdü. Sonunda, herkes hareketsiz kaldı.

Yaklaşık bir yarım saat boyunca, erkes hareketsiz kaldı. Ben de kımıldayamıyordum yerimden. Bir ara kolumdaki saate baktım. İkiyi geçiyordu. Nijeryalı’lar, sabah ülkelerine döneceklerdi. Bir süre sonra ikisi de ayaklandılar. Entarilerini giyip hazırlanmaları çok kısa sürdü. Sonra karım telefon edip, taksi çağırdı onlara.

– “Müthiş bir kadınsın…” dedi Geile, “Keşke yarın gitmiyor olsaydık… Henüz doyamadım sana…”

– “Ama önümüzdeki ay yine geleceğiz…” diye ekledi Diop, “Hem de bu defa üç kişi olacağız…”

Taksi gelmişti. Hep birlikte kapının önüne kadar gittiler. Orada, karımı aralarına sıkıştırıp uzun uzun öptüler ikisi de. Sonra da, çıkıp gittiler. Mutfaktan fırlayıp, bir anda karımın yanına gittim. Bir süre öyle karşılıklı durup, birbirimize baktık. Yüzünde müthiş yorgun ve müthiş tahrik edici bir ifade vardı.

– “Sevgilim…” dedi.

Sesimi çıkarmadan elinden tuttum ve salona, az önce iki dev zenci tarafından sikildiği yere götürdüm onu. Yüzyüze durduk. Memelerinde, boynunda ve hatta yüzünde kurumuş beller vardı. Sikim yine patlama noktasına gelmişti onu seyrederken. Elimi uzatıp, yanağını okşadım.

– “Hoşuna gitti mi bebeğim..?” dedim.

– “Ohhh sevgilim… Siktiler beni… Ohhhh siktiler karını sevgilim… Çok güzeldi… Çok hoşuma gitti… Ya sen..? Senin de hoşuna gitti mi, beni sikilirken seyretmek..?”

– “Çok…” dedim, “Hem de çok…”

– “İki sik birden yemek, aynı anda hem amımdan, hem de götümden sikilmek çok müthişti sevgilim… Şimdiye kadar hiç bu kadar büyük zevk almamıştım… Ohhhh çok güzeldi…”

Elimi uzatıp bacaklarının arasına soktum. Kasıkları vıcık vıcık bel içindeydi. Götünün normalde küçücük olan deliği, açılıp genişlemişti. Parmağımı adeta yuttu.

Elinden çekip yere oturdum. İki Nijeryalı’nın, biraz önce, zevkten inlete inlete, bağırta bağırta, zevk çığlıkları attırarak siktikleri yerde, şimdi de ben sikecektim karımı.

sports betting mobil bahis bahis siteleri kaçak bahis güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis eryaman escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya escort