Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 1
Merhaba, adım Marziye. 37 yaşında 3 kız çocuk annesiyim. Doğup büyüdüğüm Türkiye’den genç yaşımda Almanya’ya gelin gelmiştim. Kocam halamın oğluydu, Almanya’da doğup büyümüştü. Bir türlü alışıp sevemedim Almanya’yı, uyum sağlayamadım. Bu da evliliğimde gerginliklere sebep oluyordu. İlk zamanlar birkaç ayda bir Türkiye’ye gidip annemi babamı görüyordum ama peş peşe üç çocuk doğurduktan sonra bu durum da ortadan kalktı. Kocamın ve ailesinin baskıları sürerken işin içine dayak da girmişti. Birkaç günde bir sudan bahanelerle tokatlar suratımda patlıyordu.

Kaynanamlarla aynı binada altlı üstlü oturuyorduk. Almanca bilmiyordum, kendi başıma sokağa çıkmama bile izin vermiyorlardı. Gidebileceğim hiçbir yer yoktu. Büyük bir baskı altındaydım. Sadece çocuklarım beni hayata bağlıyordu. Boşanmak yapabileceğim bir şey değildi. Zaten inancımız ve töremiz gereği gelinin ancak cenazesi baba evine dönerdi. Boşanıp Türkiye’ye dönsem kimse yüzüme bakmaz, bir tas su, bir dilim ekmek vermezdi.

Tesettürlü, dini bütün bir kadındım ama kocam sürekli içki içen zaman zaman da uyuşturucu maddeler kullanan biriydi. Dışarda içtiği yetmiyormuş gibi bir de evde içer, cebinden çıkardığı hapları atardı ağzına. Kızlarımı yatırdıktan sonra beni zorla yanına oturtup içki içmeye zorlardı. Dudaklarımı sımsıkı kapatıp itiraz ettiğimdeyse suratıma sert tokatlar atardı. Kaynanama ve kayınbabama bu durumu anlattığımda, “Sen de azıcık kadın ol da kocanı eve bağla, bize de böyle şikayetlerle gelme!” derlerdi. Çocuklarının ne olduğunu çok iyi bildikleri halde kazancı iyi olduğu için ses etmezlerdi.

Sadece içki ve uyuşturucu değildi problemim. Yatakta da problemler vardı. Kocam başından beri götten ilişk**e bulunmak istiyordu benimle. Birkaç sefer götten zorla yapmaya kalktığında kaçıp elinden kurtulmuş, kendimi banyoya kilitlemiştim. Utana sıkıla kaynanama bu durumu anlattığımda, “Sen de ver götten, ne diye itiraz ediyorsun. Köydeki anan bile veriyor götten. Götün çok mu değerli senin, elmas mı saklıyorsun orada!” diye bana çıkışmıştı. Üstelik hiç utanmadan kendisinin kocasına götten verdiğini söylemişti.

Evlilik içi tecavüzlerse rutin bir olaydı. İstemediğim, hasta ve adetli olduğum zamanlarda bile zorla sahip oluyordu bana. Birkaç sefer büyük kızıma yakalanmıştık. Gözleri önünde babasının tecavüzüne uğramıştım. Ama güçlü direnmelerim sayesinde onca yıl götten ilişkiye girememişti. Kayınbabamın sarkıntılıkları ise söylemeye utandığım başka bir olaydı. Kaynanamın evde olmadığı zamanlarda beni sıkıştırıp oramı buramı elliyordu. Birkaç sefer banyo yaparken yanlışlıkla (!) içeri girmişti. Kaynanamın Türkiye’ye gittiği ve hasta olduğu bir dönemde ise kendisini yıkamamı istemişti. Kocama bunu yapmak istemediğimi söylediğimdeyse, “O senin baban, ne demek ben onu yıkamam!” demişti öfkeyle. Zorla beni banyoya sokup kayınbabamın çıplak vücuduna dokunmamı, onu sabunlayıp yıkamamı sırıta sırıta izlemişti. Öz babasının sikine dokunmama ses çıkartmamıştı…

Yıllar bu şekilde gelip geçerken kızlarım büyüdü. En büyüğü Hande, 18 yaşına gelmişti. Liseye gidiyordu. Benimle hiç ilgisi olmayan güzel ve şık giyinmeyi seven, makyaj yapan genç bir kızdı. Doğal olarak erkek arkadaşları da oluyordu. O nedenle anlaşamıyorduk birbirimizle. Benden çok babasına bağlıydı. Telefon sürekli elindeydi. Almanca doğru düzgün bilmediğim için telefonda ne konuştuğunu anlayamıyordum, ama ortanca kızım ablasının ahlaksız konuşmalar yaptığını söylüyordu. Ben ablasıyla iyi geçinemediği için iftira attığını düşünüyordum, ama bir gün telefonunda gördüklerim karşısında doğru söylediğini anladım…

Hande banyo yapıyordu, telefonu yatağının üstündeydi. Telefonuna peş peşe Whatsapp mesajları gelmeye başladı. Merak edip telefonu aldım elime. Bir adamın sikinin resimleriydi gelenler. Kızım da ona kendi çırılçıplak resimlerini çekip atmıştı üstelik. Almanca konuşmalar yapmışlardı. O an elim ayağım titremeye başladı. Banyoya girip saçlarına yapıştım. Kendimi kaybetmişçesine vuruyordum. Diğer kızlarım ablalarını elimden çekip alana kadar dövdüm. Ağzı yüzü kan içinde kalmıştı. Kaynanam ve kayınbabam koşup geldiler. Ama onlara neden dövdüğümü söyleyemezdim. Benimkinden daha beter döverlerdi çünkü. Tartıştığımızı, bana küfür ettiğini, dayanamayıp dövdüğümü söylediğimde inandılar.

Akşam kocam geldiğinde de aynısını söyledim. Ama olayın gerçek sebebini bilmediğinden, “Sen benim kızıma nasıl vurursun!” diyerek beni dövdü, kızıma attığım dayağın bir benzerini ben yedim. Ama artık alışmıştım dayaklara, o nedenle umursamadım. Hande’ye telefonundaki resimleri silmesini, o adamla bir daha görüşmemesini, öbür türlü babasına gerçeği anlatacağımı söyledim.

Dediğimi yaptı, ama birkaç hafta sonra yüzünden düşen bin parça halde yanıma geldi. Adamın kendisiyle birlikte olmak istediğini, itiraz ederse çıplak resimlerini internete koymakla ve babasına göndermekle tehdit ettiğini söylediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. “Kızım sen silmedin mi o resimleri?” dediğimde, “Anne ben sildim, ama onun telefonunda duruyor sonuçta!” dedi ağlayarak.

Teknoloji konusunda iyi değildim. Kızım resimleri silince her şeyin bittiğini düşünmüştüm. Gene saçlarına asılıp dövmek istedim, ama dövsem de bir faydası yoktu artık. Kızım ağlayıp ayaklarıma kapanarak, “Anne ne olur babama söyleme, ne olur, kimse duymasın anne, ne olur!” diyordu. Adamın adının Günter olduğunu, Alman bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını söyledi. Günter denilen adam kızımla birlikte olmak istiyordu. Aksi halde resimleri internete koyup kocama gönderecekti. Bir şeyler yapmak lazımdı. Alman polisine gidemezdim. Olay açığa çıkar, belki de kızım aile içi cinayete kurban giderdi. Bu işi sessiz sedasız çözmek gerekiyordu. Kocamın ve ailesinin haberi olmamalıydı. Bunu yapacak olan da bendim.

Maksadım kocamdan habersiz biriktirdiğim birkaç yüz Euro’yu adama verip olayı kapatmaktı. Kızıma, “Günter’le buluşmak istediğini söyle, beraber buluşup konuşalım!” dediğimde, “Tamam anne!” dedi. Hemen yanımda aradı adamı. Almanca konuşuyorlardı, konuşma hararetli bir hal aldığında, “Kızım ne oldu, ne diyor bu adam?” diye sordum. “Ben kafede buluşalım diyorum, ama o itiraz edip evine gitmemizi istiyor!” dedi. İstemeye istemeye, “Tamam, ama yanımda annem de olacak de!” dedim. Hande dediklerimi söyledikten sonra, “Kabul etmiyor!” deyince, “Ne demek kabul etmiyor?” dedim sinirle. “Ya sadece sen gel, ya da annen gelsin tek başına. İkiniz birden gelmeyin diyor!” dediğinde öfkeden kendimi parçalayacak hale gelmiştim, ama artık dönüşü olmayan bir yola girmiştim.

Kızımı tek başına o adamın evine gönderemezdim. “Tamam, annem gelecek seninle konuşmaya de!” dediğimde sözlerimi Almancaya çevirdi. Sonra da, “Tamam kabul etti!” diyerek kapattı telefonu. “Peki, ben bu adamla nasıl anlaşacağım kızım, benim Almancam az!” dediğimde, Günter’in Türkçe bildiğini, konuşma konusunda sıkıntı yaşamayacağımı söyledi Hande. “Türkçeyi nerden öğrenmiş bu kefere?” diye sorduğumdaysa, “Anne Almanya’da kaç milyon Türk var. Hem Günter her yaz Türkiye’ye gidiyormuş tatil için, o şekilde öğrenmiş!” diye yanıt verdi.

Ertesi gün Hande ile beraber çıktık. Büyük ve eski bir binanın en üst katındaydı Günter’in dairesi. Ben binaya girerken Hande etraftaki kafelerden birinde oturup bekleyecekti beni. Asansör yukarı çıktıkça heyecanım da artıyor, kalp atışlarımın şiddeti çoğalıyordu. Kızarmış, terlemiştim. Sonunda asansör durdu. Birkaç merdiven çıkıp kapısının önüne geldim, zile bastım. İçerden ayak sesleri gelirken elim ayağım titriyordu. Biraz sonra kapı açıldı. Sarışın, uzun boylu, benim yaşlarımda, atletik vücutlu bir adam kapıdaydı.

Almanca hoş geldiniz deyince içeri geçtim. Adam bana elini uzatınca ters ters baktım ve elimi uzatmadım. O da neden uzatmadığımı anlamış gibi çekti elini hemen. Koltuğa oturmamı istedi, kendisi de karşıma oturdu. Günter Hande’nin dediği gibi Türkçe biliyordu. “Benim çok Türk arkadaş var, ben tatillerde hep giderim Türkiye’ye. Ben çok seviyor orayı!” dediğinde, “Sen bırak şimdi bunları. Benim kızımdan ne istiyorsun? Utanmıyor musun o yaşta kıza sarkıntılık etmeyi? Suç işlediğini bilmiyor musun? Ayıp değil mi?” değimde, “Oo, oo, bi dakka, bi dakka. Hande 18 yaşında. Artık yetişkin bir kadın. Sen karışamazsın ona!” diyerek karşılık verdi.

“Bana bak, ben onun annesiyim. Öyle bir karışırım ki, aklın çıkar yerinden. O resimleri hemen sileceksin!” dedikten sonra da çantamı açıp 500 Euro çıkardım. “Al bak, bu parayı al, kızımı rahat bırak tamam mı? Sil o resimleri şimdi!” dediğimde, “Oo, siz beni yanlış anladınız, ben para istemiyorum, benim param var!” dedi gülerek. “Bak Günter misin nesin, al şu parayı da konu kapansın. Kızımı rahat bırak, o resimleri sil, bundan sonra birbirimizi görmeyelim. Tamam mı? Eğer kocama söylersem seni öldürür. Ben bunu istemediğim için kendim geldim. Al şu parayı, sil o resimleri. Kendi yolumuza gidelim!” dediğimde sırıtarak geriye yaslandı.

Günter, “Sen Türk değil misin? Sen kocana söyleyemezsin. Bana yalan söyleme, beni kandıramazsın. Ben para istemiyorum. Ben Hande’yi istiyorum!” dediğinde kan beynime sıçradı. Hiç yapmadığım halde küfür ettim, “Bana bak orospu çocuğu, al şu parayı insan gibi sil o resimleri. Kızım çocukluk edip yapmış bir hata, ama daha fazla uzatma artık. Al şu parayı, sil resimleri!” diyerek paraları suratına fırlattım.

Günter gülerek paraları yerden aldı ve önümdeki sehpanın üstüne koydu. “Sen çok sinirlisin, ama sana yakışıyor, sen çok güzel kadınsın!” deyince bir an üstüne atılmak istedim. “Bak, insan gibi söylüyorum. Bizi rahat bırak. Kocama söylersem seni öldürür. Al bu parayı, rahat bırak bizi. Bu işi aramızda çözelim. Uzatma artık. İnsan gibi söylüyorum sana. Anlaşalım, tamam mı, al şu parayı!” diyerek paraları ona doğru ittim. Hatta 200 Euro daha çıkarıp onu da koydum.

Günter, “Ben başka bir şey demiyorum ki, ben de anlaşmak istiyorum. Ama ben para istemiyorum, ben sana söyledim. Hande yetişkin biri artık. Polise gitsen de bir şey yapamaz. Sen suçlu olursun. Kocan da bir şey yapamaz. Burası Almanya Türkiye değil” dedi sırıtarak. Öfkem gittikçe artarken aynı sözleri bir kez daha ama bu kez daha yumuşak bir tonda söyledim. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır hesabı ben de Günter’i ikna edebileceğimi düşünüyordum. Ancak Günter pis pis sırıtıp duruyordu ben konuşurken. Yine de sözlerimi sessizce dinledi.

Konuşmam biterken, Günter, “Ben Hande ile olmak istiyordum, ama artık vazgeçtim!” dediğinde büyük bir neşe kapladı içimi. Ama hemen sonra, “Ben seni istiyorum!” deyince deliye döndüm. “Senin kulakların duyuyor mu ne dediğini!” diye bağırdığımda, gülerek iki kulağını tutup salladı. “Duyuyor, ikisi de sağlam!” dedi pis bir gülüşle. Şoka uğramıştım. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Şok içindeydim. Küfürler ettim, ama ettiğim küfürler Günter’e hiç tesir etmedi.

Günter, “Ben teklifimi yaptım. Sen benimle olursan sizi rahat bırakırım. Bir daha da görmem. Ama yok dersen, itiraz edersen sen bilirsin. Hemen şimdi koyarım internete, üstüne de yazarım Almanyalı Türk Hande diye. Bütün akrabaların görür. Kocanın çalıştığı işyerine gider orada herkese gösteririm!” dedi iğrenç bir gülme eşliğinde. Elindeki telefonu tutmuş bana gösteriyordu bu sırada. Ekranında kızımın çıplak resimleri vardı. Yerimden fırlayıp telefonu elinden almaya çalıştım, ama kolumu havada yakalayıp büyük bir güçle beni koltuğa geri fırlattı.

Sırıta sırıta gülüp telefonu sallayıp kızımın resimlerini göstermeye devam ediyordu. Kapana kısılmış bir fare gibiydim. Kızımın istikbali vereceğim karara bağlıydı. Beynimin içi boşalmıştı sanki. Hiçbir şey düşünemiyordum. Elim ayağım buz kesmişti. Gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. Kızımın cahillikle yaptığı hatanın bedelini ödemem isteniyordu. Belki de bu kaderime yazılmıştı, kadere iman etmiş biriydim. Başka türlüsünü düşünemezdim.

Dakikalar sonra gözyaşlarımı silip, “Tamam, ama sileceksin resimleri, bir daha da bizi rahatsız etmeyeceksin!” dedim. Günter, “Tamam, söz veriyor ben, dediğimi yapacağım. Ama sen de yapacaksın. Ben çok seviyor senin gibi kapalı Türk kadınları. Çok merak ediyor, siz çok güzel oluyorsunuz!” dedi acı veren gülmesi eşliğinde. Göğsüm kalkıp iniyordu şiddetle. “Bu aramazda kalacak, kimseye söylemeyeceksin. Eğer öyle bir şey olursa seni bıçakla delik deşik ederim!” dediğimde, “Ooo, sen çok öfkeli ama öyle daha güzel. Çok güzel kadınsın sen, kocan çok şanslı. Ama korkmana gerek yok, ben kimseye söylemem. Kimse bilmez, söz veriyorum sana!” dedi yüzüne ve sesine ciddi bir ifade vermeye çalışarak.

Derken Günter pantolonunun kemerini ve fermuarını indirdi. Pantolonu ayaklarına inerken, “Sen manyak mısın be, ne yapıyorsun?” dedim, ama Günter hiç oralı olmadan baksırını da sıyırdı aşağı. Kasıklarına inen kalın ve sünnetsiz siki karşımdaydı. Taşakları ve kasıkları sarı kıllarla doluydu. Öfke, utanç, korku her türlü pis ve aşağılık duygular kaplamıştı içimi. Hande’nin telefonunda resimlerini gördüğüm şey şimdi kanlı canlı karşımdaydı. “Sen ne pis adamsın, yatak odası yok mu bu evde?” dediğimde, “Yok, benim ev küçük, ben bu koltukta yatıyorum!” dedi sikini sallayarak.

Çatı katı olduğundan pencerelerden karşıdaki evler görünmüyordu, sadece bulutlu gökyüzü görünüyordu, ama hep gece vakti ilişkiye giren beni fazlasıyla germişti bu durum. Üstümde halen kıyafetlerim vardı. Ayağa kalkıp pardesümü çıkartmak istediğimde, “Nein, çıkartma, böyle daha güzel, daha seksi oluyorsun!” dedi Günter. Koltuğa oturdum yeniden. Günter önüme gelip sikini salladı tekrar. Kalın, sünnetsiz siki sosise benziyordu. Kafasındaki derisi bir ileri bir geri gidiyor, ucundaki delik bir görünüp bir kayboluyordu.

Yavaşça ağzımı açınca ucundan tuttuğu sikini soktu ağzıma. Hayatımda kocamın ve kayınbabamın sikinden sonra başka bir erkeğin siki temas ediyordu vücuduma. Acemisi olduğum bir şeydi bu. Kocamla 19 yıllık evliliğimizde çok yaptığımız bir şey değildi. Daha doğrusu o istese de ben itiraz edip yapmıyordum. Pek zevk almıyordum çünkü. Kocamın sünnetli kısa kalın sikine göre Günter’inki daha uzun ve kalındı. Dudaklarımın arasında sikinin ileri geri hareketlerini hissediyordum.

Dişlerim sikinin kafasına değiyordu, dişlerimle ağzımın içine daha fazla girmesine izin vermiyordum, ama Günter, “Ağzını aç, dişlerini aç!” diye söylenince dediğini yaptım. Araladığım dişlerimin arasından ılık, kalın bir sosis içeri doğru kaymaya başladı. Dilimi sağa sola oynatıp kurtarmaya çalışıyordum, ama Günter’in kalın siki ağzımı dolduruyordu. Dilimi oynatabileceğim bir alan bırakmıyordu.

Başımda mavi ve siyah desenli ipek türbanım vardı. Renkli, büyük başlı toplu iğnelerle saçıma sabitlemiştim. Günter’in siki gibi kalın parmaklarının başımın üzerinde gezindiğini hissediyordum. Gözlerimi kapadım, daha fazla açık kalmasına dayanamadım çünkü. Kalın sike tutunmuş sarı kıllar ağzıma, dudaklarıma batmaya başladığındaysa açtım gözlerimi. Kocamınki gibi sikinin gövdesi temiz değildi. Kıllar ortasından başlıyor, köküne doğru daha sıklaşıp uzuyordu. Kılların kalınlığı da artıyor gibiydi. Ağzımda gidip gelen sikinin uzunluğu ve kalınlığı çoğalıyordu. Ağzımın derinliklerine doğru bastırıyor, parmaklarıyla yanaklarıma dokunup okşuyordu. Nazik ve acelesi olmadan yapıyordu bu işi. Oysa kocam hızlı ve hoyratça yapardı. İstemememin bir sebebi de bu hoyratlığıydı.

Günter sallanmaya başlamıştı. Siki ağzımda ileri geri gidip geliyordu. İyice şişen ve sarı kıllarla kaplı kırmızıya çalan taşakları top gibi sallanıyordu. Türbanım üzerinden başımı okşuyordu durmadan. Ellerim dizlerimin üstünde duruyordum, ama bu halim Günter’in hoşuna gitmemişti. Sikini ağzımdan çıkarıp, “Böyle soğuk durma, sen de katıl, zevk almaya bak. Kimse yok burada, bizi kimse görmez, korkmana gerek yok!” dedi sırıtarak.

“Saçma sapan konuşma, ne yapacaksan yap!” diyerek itirazda bulunduğumda birden surat ifadesi değişip çenemi sıktı sıkıca. “Beni memnun et, yoksa resimleri herkes görür. Böyle durma, hareket et, bana katıl. Beni memnun et!” diyerek geriye itti. Sırtım koltuğun sırtına çarparken, “Yala benim penisi, dilini çıkar yala!” dedi kalkık sikini sallayarak.

Doğrulduktan sonra sağ elimle sikini tuttum. Başımı kaldırıp yüzüne bakmadan sıvazlamaya başladım. Siki parmaklarımın arasında hareket eden canlı bir varlıktı sanki bir yılan gibi oynuyordu. “Dilini çıkar dışarı, öyle yap!” diye direktifte bulununca dilimi uzattım. Sikinin kafasına dilim değerken Günter Almanca anlayamadığım bir şeyler söyledi. Keyif almıştı belli ki. Dilimle sikin kafasına dokunup ufak bir dondurmayı yalıyormuşum gibi yapıyordum. Sağ elimleyse kökünden tutmaya devam ediyordum, bir ara elim taşaklarına çarptı bu sırada. Sertleşmiş ve şişmiş taşağı büyükçe bir yumurta gibiydi.

Siki zaman ilerledikçe sertleşip kalınlaşıyordu. Tek elimle zapt edemez hale geldiğimde sol elimi de kullanmaya başladım. İki elimle kontrol etmeye çalışıyordum sikini. Dilimle kafasını yalarken Günter başımı ve yanaklarımı okşamaya devam ediyordu yine. Sikin kafasındaki alınmamış deriyi geriye sıyırdım, bir sosis gibi yuvarlak başını dillerken anlayamadığım bir nedenle emmeye başladım. Neden yaptığımı çözemedim, ama siki dondurma reklamlarındaki kadınlar gibi emiyordum.

Günter bu hareketimden çok zevk aldığını Almanca, “Jaaa, schön, gut, gut!” diye diye söylenerek gösterdi. Sikin kafasını emdikçe ağzıma daha çok girmeye başlamıştı. Günter sikini ağzıma itelerken bir yandan da ben biraz daha ileri kayarak ağzıma daha çok alır olmuştum. Pembe dudaklarımın arasından ıslak ve sıcak ağız boşluğuma sikinin girmesine müsaade ediyordum. Ağzımda biriken tükürüğüm dudaklarımı ve çenemi ıslatıyordu. Kocaman sik ağzımı doldurmuş onu yutmama engel oluyordu. Sikinin kafası ağzımın içinde sağa sola oynuyordu durmadan.

Nerdeyse yarısı belki daha fazlası ağzımdaydı. Burun deliklerim kocaman olmuşlar, ihtiyacım olan havayı alabilmek için büyümüşlerdi. Bu esnada gözlerimi kaldırıp Günter’e baktım. Çok keyif aldığı, memnun olduğu yüzünün şeklinden belli oluyordu. Sallanan şişkin taşakları ellerime değiyordu. Köydeki ineklerin sütle dolan memeleri gibi olmuşlardı. Sağ elimle siki kontrol etmeye çalışırken sol elimle de taşaklarını tutmaya başladığımda, Günter kahkaha atarak, “Jaaa, gut, gut! “Sen de sevdin, sen çok özel bir kadın!” dedi koca ağzını yaya yaya.

Taşaklarını tutup sıkıyor, aşağı çekiyordum. Kıllı taşakları tek elimle tutamayacağım kadar büyümüştü. Sağ elimle de tutup çekmeye, sıkmaya başladım. Siki tek başına kalmış, sadece ağzımla kontrol eder hale gelmiştim. Kocaman açtığım gözlerim Günter’in üzerindeydi. Başımı ileri geri oynatmaya başlayıp sikini emiyor, ara ara da ısırıyordum. Kalın bir sosis ağzımın içinde gidip geliyordu hiç durmadan. Sikinin kalın gövdesindeki çalı dikeni gibi sarı kıllar narin dudaklarıma batıyordu. Etek tıraşı nedir bilmiyordu Günter, temizlik konusunda sınıfta kalmıştı.

Artık nefes alamayacak duruma geldiğimde kendimi geriye çektim. Sik ağzımdan çıkarken o kadar şeyi nasıl ağzıma aldığıma hayret ettim. Çenemdeki, dudaklarımdaki tükürüğümü sildim ellerimle. Günter sırıtarak, “Sen harika bir kadın, muhteşem!” dedi yanaklarımı okşayıp. Ardından beni ellerimden tutup kaldırdı. Boyu 1,90 vardı, bense 1,72 boyundaydım. Ayağımda kalın yüksek topuklu siyah ayakkabılarım vardı. Gene de benden uzun kalıyordu. Oysa normal boyumla bile kocamdan birkaç santim uzundum, hele ayağımda topuklular varken bu fark daha da artıyordu. Bazen kocamın benden kısa olmasının bana baskı yapmasına sebep olduğunu düşünürdüm.

Günter güçlü elleriyle belimden kavrayıp beni kendine çekerken, “Ne yapıyorsun?” dedim tepki göstererek. “Nein, konuşmak yok!” dedi mavi gözlerini açarak. Ardındansa ağzını kocaman açtı ve ne olduğunu anlayamadan ağzıma yapıştırdı. Kendimi geriye itmeye çalıştım, ama yapamıyordum. İki eliyle sıkı sıkı tutuyordu beni. Ağzıyla emiyordu ağzımı. Bütün hayat enerjimi emmeye çalışıyordu sanki. Kalın kırmızı dudakları kaplamıştı ağzımı. Uzun dilini ağzımın içinde hissettiğimdeyse garip bir duygu kapladı her yanımı. Ne olduğunu tam anlayamadığım, ama nefsimin, içimdeki şeytanın uyanmasına neden olan bir şeydi bu yaptığı.

Hoşuma gitmişti. Evet, hoşuma gitmişti. Yıllardır küllenmiş kadınlık duygularım Günter’in öpmesi ile uyanıvermişti. Kocam beni bir kadın değil, şişme bir bebek gibi görüyordu. Üzerime çıkıp işini görüyor, sonra da yatıyordu. Cinsellikten benim de zevk almam umurunda değildi. Yıllardır ilişkiye zorlamaları, tecavüzleri kadınlığımı öldürmüştü. Ama aslında ölmemişti kadınlığım, küllenmişti. Yeni farkına varıyordum. O küllerin altında yanan bir köz vardı halen. Günter’in küçük bir üflemesi ile küller dağılmış ve köz açığa çıkmıştı. Şimdi yavaş yavaş yanmaya başlamıştı. Bu ateş her yanımı sarıyordu. Vücudum titremeye başlamış, serin bahar günü terlememe sebep olmuştu.

Kocamın yaklaşımı haricinde cinselliği inancım gereği neslin devamı için yapılan bir eylem olarak görmüştüm. Küçük yaşlarımdan beri bana öğretilen bu olmuştu. Kadın şeytandır, cennetten de bir kadın yüzünden kovulduk diye diye kafama sokulmuştu düşünceler. Ama aslında yanlış olduğunu ateş vücudumu sararken anlıyordum. Yada şeytan mı aklımı ve bedenimi ele geçiriyordu?

Günter koca elleriyle bastırıyordu belimden. Dudaklarımı emiyor, dilimi çekmeye adeta yutmaya çalışıyordu. Televizyonda bir kadınla erkeğin öpüşme sahnesi göründüğünde kanalı değiştiren ben, şimdi sünnetsiz bir Hristiyanla sarmaş dolaş öpüşüyordum. Günter’in altta halen dimdik duran ve sallanmakta olan siki ellerime değiyor, çarpıyordu. Günter’in vahşi öpmesi sürerken önce sol elimi ardından sağ elimi siki tutmuş üzerinde gidip gelirken hissettim. Kendi başıma yaptığım bir eylemdi bu. Günter’in kabaran erkekliği ile benim de kadınlığım bir denizin dalgaları gibi kabarmıştı. Sikini iki elimle tutmuş okşuyor, koca ağzıyla beni yutmasına izin veriyordum.

Sonunda Günter kendini geri çekti. “Sen çok güzel bir kadınsın, çok özelsin!” dedi gülerek. Yanaklarımı okşadı. Sözleri karşısında göğsüm kabardı. Utandım, ama hoşuma gitmişti. Kocamın yıllarca bana söylemediği bir şeydi bu dedikleri. Kocamdan iltifat duymak çöle kırmızı kar yağması gibi bir şeydi. Beni aşağılayıp alay etmekti hep yaptığı. Makyaj yapmıyor, çenemdeki ve yanaklarımdaki tüyleri çok sık aldırmıyordum. Kaşlarımı aldırmak da sevdiğim bir şey değildi. Ancak bir düğüne yada nişana davetli olduğumda kuaförün yolunu tutuyordum. Bu da kocamın hoşuna gitmiyor, beni tersleyip azarlıyordu. Ama Günter’in karşısında yanaklarımda ve çenemde alınmamış uzamış siyah tüylü halimle duruyordum. Yüzümde bir gram makyaj yoktu. Kaşlarımı da epey zamandır aldırmamıştım. En doğal halimle duruyordum. Buna rağmen bana güzel bir kadın olduğumu söylüyordu.

Bir süre yanaklarımı tutup gözlerini gözlerime dikti. Sanki gözlerimin içinde bir şey arıyordu. Gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum, ama yapamıyordum. Daha doğrusu yapmak istemiyordum. Bu mavi gözlerde yıllardır özlemini çektiğim bir şeyler vardı. Beni içine çekiyordu. Şu an burada bulunmaktan dolayı itiraf etmekte zorlansam da memnundum. Kızımın başına gelen kötü olay kadınlığımın açığa çıkmasına vesile olmuştu.

Koltuğa oturmamı istedi, kendisi de yanıma oturdu. Sırtımı geriye yaslayıp dudaklarımı bu kez nazik bir şekilde öpmeye başladı. Bense sağ elimle kalkık sikini okşuyordum. Öpmelerine karşılık vermeye başlamıştım tüm acemiliğimle. Gözlerim kapalıydı. Elim sikinde, dudaklarım dudaklarındaydı. Kalın ve büyük elleri vücudum üzerinde gezinmeye başladığındaysa bir hoş oldum. Pardesümün üstünden memelerimi sıkıyor, kollarımı okşuyor, alta indirip kalçalarıma bastırıyordu. Az önce onun yaptığı şekilde kalın kırmızı dudaklarını emiyordum. Uzattığı diline dilimle karşılık veriyor, onu kendi ağzımla çekmeye çalışıyordum. Sağ elim sikinin üzerinde gidip geliyor, akıyordu. Sikinin kafası ıslanmıştı. Ağzımın ıslaklığından hariç meniye benzeyen bir sıvıydı bunun sebebi.

Derken kendini geri çekti. Sikini ağzıma almamı istedi tekrar. Yavaşça eğildim ve şişip kalınlaşmış ten rengi sosisi ağzıma aldım yeniden. Başımı kaldırıp indirerek yapıyordum. Sik ağzımın içinde ilerleyip duruyor, kafasına dilimle ufak dokunuşlar yapıyordum. Kıllı kasıklarının arasına sol elimi soktum, taşaklarını avuçladım. Güçlü ve kalın kalçalarını elledim. Elimin altında Günter’in tenini, etini hissediyordum. O ise kendini geriye yaslamış ve başımı okşamaya devam ediyordu. Ara sıra sırtıma kayıyordu eli.

Halen giyinik olmam onu mutlu ediyor gibiydi. Böyle bir şey hiç başıma gelmemişti. Tecavüzler haricinde kocamla cinsel ilişkilerimiz esnasında hep çırılçıplak olurduk. Mutfakta, salonda, yatak odasında hatta kızlarımın odasında bile tecavüze uğramıştım. Hepsinde de normal günlük kıyafetlerim vardı üzerimde. Kocam kendi anne babasının evinde, köyde annemlerin evinde bile tecavüz etmişti bana. Ama şimdi giyinik olsam da tecavüze uğramıyordum. Benimle sevişen bir erkek vardı yanımda.

Bu işe başlayalı ne kadar olmuştu bilmiyorum, ama geçen zamana rağmen Günter’in siki sertliğini koruyor, erkenden boşalma sıkıntısı çekmiyordu. Oysa kocamın yatakta bile bir dakika sürmeden, sikini içime sokmadan boşaldığı olurdu. Tecavüz ettiği zamanlardaysa külotuma, eteğime, üstüme başıma boşaldığı çok olmuştu.

Günter’in siki ağzımı dolduruyor, ama halen dışarıda bir parçası kalıyordu. O kalan parçayı da alabilmek için ağzımı daha çok açıyordum. Ama başaramıyordum. Bunu neden yapamadığımı anladığımda kalktım ayağa, Günter’in bacaklarının arasında eğildim dizlerimin üzerine. Şimdi daha rahat edebileceğim bir şekle gelmiştim. Sallanan siki kavradım ve bakışları arasında yeniden ağzıma soktum. Bu kez hiçbir parçası dışarıda kalmadan tamamen ağzıma girmişti. Kıllı kasıklarına, taşaklarına kadar almıştım ağzıma. Günter’den gelen iniltiler ve aralarda anlamadığım Almanca sözler arasında gırtlağıma kadar almıştım haşmetli siki.

Yavaşça kaldırdım başımı. Sik ağzımdan çıkar çıkmaz sağa sola oynadı tıpkı bir hacıyatmaz gibi. İşaret ederek bacaklarını ayırmasını istedim. Kıllı kasıklarını, şişkin taşaklarını emmeye, yalamaya ve ağzıma almaya başladım bu sefer. Günter’in sesleri çatı katını dolduruyordu. Güçlü kalçalarını, uyluklarını bile emiyor, yalıyordum. Kadınlığım yıllar süren derin uykusundan uyanmıştı artık…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Karım ve Diğerleri 14.Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Karım ve Diğerleri 14.Bölüm

O akşam işten döndüğümde, karıma Hakan’la diğer günler neler yaptıklarını sordum. Karım ikinci gününde geceyi beraber geçirdiği Hakan’la sabah güzel bir kahvaltı yapmış ve Hakan’ın çok görmek istediği birkaç tarihi yeri görmek için öğleden sonra beraber çıkmışlar. Karım anlatmaya devam etti… “Evden çıkmadan altıma ağı açık tül külotlarımdan birini giydim, üzerine dar ve streç kapri bir pantolon ve ince bir kazak giyerek yola çıktık. Yolumuzun üzerinde birkaç yere uğradık, Hakan bol bol fotoğraf çekiyor ve her fırsatta bana sarılarak hiç inmeyen yarağını önüme bastırıp beni tahrik ediyordu.
Onunla bugün çıkmamım sebebi, hep istediğim ama bir türlü gerçekleştiremediğim arabada am siktirmekti. Öğleden sonra manzarası çok güzel tenha bir yere arabayı çektim ve sürekli am isteyen yarağından dolayı kasıkları şişlenen Hakan’ı ve kendimi rahatlatmak için uygun ortamı bulmuştum. Bulunduğumuz yerden arabanın görünmesi çok zordu ve bu da beni hayli rahatlayordu. Bir ara çiseleyen yağmur sebebiyle de camlar buharlanmıştı. Ben vakit kaybetmeden
Hakan’ın şortundan azametli yarağını kurtardım…

Yerimizin dar olması işimizi biraz zorlaştırıyordu, ama Hakan’ın siki ağzımdaydı ve ben onu arzuyla emiyordum. Sabahtan beri kalkan siki fazla dayanamadı ve ağzıma boşaldı. Hakan biraz utanmıştı, ama ben hiçbir şey olmamış gibi kazağımı çıkardım, badimi indirdim. Hakan memelerimi emiyor ve yavaş yavaş aşağıya iniyordu. Bacaklarımı araladığımda gördüğü manzara onu dahada azdırmış, iyice arkaya ittiğim koltukla, başını rahatça bacakarama sokup amımı yalamaya başladı. Amcığımı eliyle aralıyor ve dilini amıma sokup çıkarıyordu. Nedense büzüğümü de yalatmak istiyordum. Bacaklarımı biraz yukarı kaldırınca, Hakan hem amımı hemde büzüğümü yalamaya başladı. Parmaklarını amıma sokarken büzüğümü yalaması beni çıldırttı. İçimdeki üç parmak ve büzüğümdeki ağzıyla başını bacaklarımla sıkıp boşaldım. Sanki içim boşalıyordu, harika bir şeydi…

Bu esnada Hakan’ın siki yine şahlanmıştı, bütün damarları belli oluyordu, sikinin ucundaki kabuk geri çekilmiş, yarrağının kafası elmas gibi parlıyordu. Hakan’ın koltuğunu geriye itip tam yatırdık. Benim koltuktan Hakan’ın koltuğuna geçerken vites kolu amıma değince müthiş hoşlanmıştım. Vites koluna bir iki sürtününce, neden almayayım diye düşünüp, süngersi başlığa oturarak sulanmış amımla yarısına kadar aldım. Yerin darlığı biraz canımı yakıyordu, ama hoşumada gidiyordu. Vites koluna sonuna kadar oturacağım hiç aklıma gelmezdi, ama bütün Vites kolu şimdi içimdeydi. Yavaşça Vites kolundan kalkıp Hakan’ın üzerine uzandım. Bu pozizyonda götüm neredeyse ön cama dayanıyordu. Keşke birileri bize zarar vermeden amımı büzüğümü görse istiyordum. İçimdeki bütün kadınsı orospu duygular uyanmıştı, hiçbirşey düşünmek istemiyordum…

Yerin darlığından Hakan’la tek bir beden gibi olmuştuk ve terleyen vücutlarımız birbirimize yapışıyordu. Karnımdaki sert yarrak bir kalp gibi atıyor ve boynumu memelerimi yiyen Hakan üstüne çıkmamı istiyordu. Ateş gibi yanıyorduk. Bir bacağımı iki koltuğun arasına sokarak Hakan’ın sikine oturdum. Başım tavana değiyordu, demek ki ata biner gibi sikişemeyecektik. Küçük hareketlerle yarağını içime aldım. Yerin darlığındanmıdır bilmiyorum, Hakan’ın yarrağı mideme kadar girmişti. Üzerinde öne eğilerek, memelerimi de ağzına verdim ve amımın en ücra noktasına kadar siktirmeye başladım. O sırada elleri de kalçalarımı okşuyordu. Hakan’ın ince ve uzun parmakları büzüğüme gelince, elini ağzına sokup ıslattı ve orta parmağını göt deliğime sokmaya başladı. İlk evlendiğimiz zaman sana birkez verdiğim göt deliğimde şimdi incede olsa bir parmak vardı. İçimdeki yarrakla beraber götümdeki parmak beni adeta uçuruyor, şimdi aynı anda hem am hem göt siktirmenin ne kadar güzel olduğunu ve orospu Füsun’un ne kadar şanslı olduğunu anlıyordum…

15 dakikadan fazla bu şekilde sikişerek ter su içinde kaldık. Daha fazla dayanamayarak ikimizde aynı anda boşaldık. İçime fışkıran dölleriyle birlikte Hakan’ın üzerine pelte gibi yığıldım. Birkaç dakika dinlenip yan koltuğa geçerek üzerimizi giyindik ve 5-10 dakika da öyle dinlenip tekrar yola koyulduk…

Yolda gelirken, Hakan bu yaşadıklarından çok mutlu olduğunu ve bu anları yaşayabileceğini hayal bile edemeyeceğini söylüyordu. Beni bir Tanrıça gibi görüyor ve seks yaşantımızı ve seni tanıdığı için neden böyle bir şey yaptığımı soruyordu. Ona, (Bak Hakan, ben tanıdığım en harika erkekle evliyim. Onun için yapamıyacağım hiçbir şey yoktur. Tanrı beni onu mutlu etmek için yaratmış. Kocamı taparcasına seviyorum ve seninle yaşadıklarım onu sevmeme engel değil. Biz bu tabuları yıllar önce yıktık. Şu an belki Ferit de başka bir am sikiyordur. Ona hayır diyebilecek kadın yoktur. Hakkını verir, Ferit’in yarağını yiyen kadın onun müptelası olur. Beni yıllardır sikiyor ve ben ona doyamadım. Sen Ferit’siz sikiştiğim ilk erkeksin ve beni çok mutlu ettin. Sana daha sürprizlerim olacak!) dedim…

Siteye vardığımızda evlerimize çıktık ve birer duş aldık. Ben telefonla uzun süredir şehir dışında annesinin yanında olan Füsun’u aradım. Kadıncağız bu sene yazlıktan birşey anlamamış ve sürekli şehir dışında kalmıştı. Telefonda bana, yarın geleceğini ve ona anlattığım Hakan’ı merak ettiğini, amının götünün yanıp kavrulduğunu, Semih’in de yurt dışında olduğunu, ruhunu dinlendireceğini söyledi. Arada, (Hakan nasıl, iyi sikiyor mu?) diye sorunca, (Gelince kendin anlarsın, ben kötü mala verirmiyim?) deyip telefonu kapatttım….

İki günün yorgunluğuyla yatıp uyumak istiyordum, çünkü Hakan beni dağıtmıştı. Amımın dudakları, o kalın yarrağı yemekten mosmor olmuştu. Hakan’ın da ertesi gün şehirde işleri olduğundan, ona telefon açıp, (Hakancığım, yarın görüşürüz!) deyip, bir şeyler atıştırdıktan sonra biraz televizyon seyredip uyudum…

Ertesi gün, koridordaki şuh kahkalardan Füsun’un geldiğini anlamıştım. Kapıyı açtığımda, biraz süzülmüş, ama her tarafı bıngıl bıngıl oynayan Fusun’a sarıldım. Sonra beraber onların evine geçerek, eşyalarını yerleştirip, edip tekrar bize geçtik. Annesinden ve havadan sudan konulardan konuştuk. Hastasının iyi olduğunu ve kafasının rahat ettiğini söyledi. Fusun Hakan’ı merak ettiğini, nerede olduğunu sorunca, (Merak etme, akşam gelince sabaha kadar bizim! Şu an site dışında, o da merakla akşamı bekliyor, ona yapacağım sürprizi merak ediyor! Senin amının götünün durumu nasıl? Ben bacaklarıma ağda yaptıracam, gelirsen beraber gidelim?) deyince, (İyi olur, benim önüm de orman gibi, bende aldırayım, oğlana kaymak gibi am vereyim!) dedi. Gülüşerek dışarı çıktık ve akşama kadar hem temizlik yaptırdık, hemde ufak tefek birşeyler aldık…

Eve gelince Füsun’la hazırlanıp, iyi bir sofra kurduk. İkimiz de kısa mini etekler giymiş, bir içim su olmuştuk. Akşam saat sekiz gibi kapı çaldığında Füsun’un kalbi duracak gibiydi. Ona, (Kız orospu, sanki ilkkez bir erkekle beraber olacaksın, ne bu heyacanın? Senin yediğin yaraklar buradan Mersin’e yol olur, biraz sakin ol!) deyince, (Telefonda bana anlattıklarından sonra heyecanlandım, ne yapayım!) dedi…

Hakan içeri girip, benle Füsun’u görünce önce şaşırmış, ama bu ilik gibi karıyı görünce sürprizi anlamıştı. Hoş beş faslından sonra yemek yedik. Sonra koltukta Hakan’ı aramıza alarak sevişmeye başladık. Fusun bir an önce amını siktirmek istiyordu. Ama Hakan’ın şortundan sikini çıkarınca şaşırdı ve (Kız bana bu kabukludan bahsetmedin? Dur bakayım bir tadına!) deyip Hakan’ın sikini emerek kazık gibi yaptı. Önceliği Füsun’a verdiğimden, Füsün ayakta Hakan’a amını yalattı ve külodunu yana kaydırarak yarrağa oturdu. (Kız sanki içimde aynı anda Ferit’le Semih’in yarağı var gibi! Orospu ağzının tadını biliyorsun!) deyip zıplamaya başladı. İkisi de durmak bilmiyor ve her pozisyonda çılgın gibi sikişiyorlardı…

Füsun’un bu yarrağı götüne almadan bırakmayacağını bildiğimden, Hakan Füsun’u bacak omuzda sikerken, ben de Füsün’un büzüğünü kremleyip hazırladım. Füsün, (Kız niye krem sürdün, bıraksaydın kuru kuru girseydi!) deyip, bir seferde koca yarağı büzüğüne alarak dibine vurdurdu. 10-15 dakika götünü siktirdikten sonra, amıyla oynayarak boşaldı ve kenara çekildi Füsun. Hakan bu defa beni domalttı ve su gibi olan amıma arkadan basarak sikmeye başladı. Biraz öyle siktikten sonra ve aynı pozisyonda kucağına oturtup sikmeye devam etti. Füsun da kafasını önden amıma dayayıp bızırımı yalayınca, ben de uçtum ve içimde patlayan Hakan’ın yarağıyla ikimiz de aynı anda boşaldık…

Sonra sırasıyla duşa girdik ve çırılçıplak yatak odasına geçip yatakta uzandık. Bana bir rehavet geldi, göz kapaklarıma bir ağırlık çöktü. Yatağın sallanmasından Füsun’un halen mesaide olduğunu anlayarak derin bir uykuya daldım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kuzenim orospuydu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba ben Süleyman,hikayeden önce kendimiz az bişey tanıtayım;Ben 28yaşında,1,75 boyunda,bekar,ela gözlü yakışıklı bir kişiyim. Anlatacağım olay iki sene önce Temmuz ayında oldu. Benim 22 yaşında Zehra adında orospu bir kuzenim var.Zehra`nın fiziği,tipi yani her yeri çok güzel biraz orospu ama buda benim işime yaradı. Geçen sene ailem denize gittiğinde ben evde kalmayı tercih etmiştim.Uykudan kaltığım zaman kahvaltı hazırlamıştım ve yemek üzereyken kapı çaldı ve kuzen her zaman olduğu gibi gene bize gelmişti çok güzel giyinmiş pendik escort sanki olacakları önceden biliyormuş gibiydi.Zehra ile birşeyler yedikten sonra ona yeni kalktığım için duş almam gerektiğini söyledim.Ben çıkana kadar sende ne yapıyorsan yap diyerek banyoya girdim.Zehra`nın o güzel bacaklarını gördükten sonra zatey yarrağım kalmıştı ve bende hazır banyodayken asılmaya karar verdim.1 posta gittikten sonra birden içeriye kuzenim girdi ve bana hayal kurmayı bırak gel seni zevkin doruklarına ulaştırayım dedi bende hayatımda pendik sınırsız escort bir kez biriyle yatmıştım Zehra ikinci olacaktı,heyecanlanmaya başlamıştım bir kaç dakika sonra Zehra soyunmaya başladı altında pembe bir südyen ve külot vardı.Soyunduktan sonra yanıma geldi ve yarrağımı yalamaya başladı,bende yeni asıldığımdan dolayı fazla isteğim yoktu ama 5 dakikıa sonra bütün herşeyi unutup başka biri olmuştum sanki azgın bir boğa gibiydim Zehra`yı bir çok şekilde siktikten sonra pendik escort onu damalttım ve gidip gelmeye başladım,Zehra artık inlemeye başlamıştı ama ben hiç aldırış etmeden onu delice sikiyordum içine boşaldıktan sonra beni amımdan sikebilirsin ama kızlığımı elleme dedi.Bende tamam diyerek bacak omza taktiğine geçtim onu feci şekilde sikmeye başlamıştım.Bir süre sonra işimiz bittikten sonra bana ben evlenene kadar benimle sikişebilirsin dedi.Biraz sonra Zehra gitti ben hayatımda ikinci kez olmasına rağmen çok başarılıydım ve çok zevk almıştım.Daha sonra Zehra ile iki sene içinde üç kez daha sikiştik artık Zehra evli bir tanede çocuğu var artık ben ne diyeyim çocuğu analı babalı büyüsün.E-mailim [email protected] bana isteklerinizi ulaştırabilirsiniz.Özellikle bayanları bekliyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mutluluk Getiren Özel Yerli Escortlar

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Asıl güzellikler ortaya çıkarken bunların hangi bayanlardan yana daha güzel olacak olduğuna karar vermek elbette bunların inceliklerini ve bodrum escort olarak ilanlarda verdikleri özelliklerine bağlı olarak seçimlerde yer alıyor. Güzellikleri görerek seçmek çok daha özel bu yüzden de ilan çeşitlerine kurtköy escort bayan kadar çok yoğun bir şekilde karşılaşılırsa bunlarında seçim şanslarının ne kadar yüksek oldu anlaşılır. Etkileyici birbodrum escort bayan güzelliği yeni bir hayat ve farklı şeyler paylaşırken de soluksuz pendik eve gelen escort yaşamlardaki o paha biçilmez güzellik. Bunları ıslak fantezilerle birlikte yaşamak gerekli ve farklı fanteziler peşinde artık hayatını ne kadar çalınca olabilecek olduğunu görmek ve kurtköy otele gelen escort bunların sınırsız olduğunu anlamak için de biraz daha hamle yapmak gerekiyor. Zaman içinde her keşfi yapmak ve bunları bulurken daha özel şeyleri paylaşmak da daha olası bir yönde gelişen güzelliklerin en yüksek zirvelerinden biri. Canınızı sıkan bir şey olduğunda ve bunları farklı bir hayat anlayışı olarak değiştirmek istediğinizde bunların neşesi ve renkleri de olmalıdır. Bu yüzden escort bodrum seçimlerde yer alacak birileri ve ateşli olarak görünecek birçok bedenin güzelliği ortaya çıkmalıdır.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Escort Aysu ile Beraberlikler

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Benimle birliktelikler ve de beraberlikler gerçekleştirmek, haz almak ve eğlenmek isteğiniz, böylesine bir şekilde de arzunuz varsa ben daima burada sizinle görüşme yapmak, eğlenmek ve de güzel, özel anları yaşamak için hazırda bekliyor olacağım. Farklılığı ve de sıra dışı anları pendik escort yaşamaktan Esenyurt Escort bayan olarak fazlasıyla memnun kaldığımı, eğlendiğimi de bilmelisiniz. Böylesine özel bir şekilde görüşme yapmak, haz almak isteğiniz, düşünceniz varsa ben daima buradayım. Sınır tanımayan pendik sınırsız escort bir şekilde görüşme yapmak, eğlenmek gibi bir şekilde düşünceniz, böylesine bir şekilde de arzunuz varsa Beylikdüzü Escort bayanınızla yani benimle görüşme pendik escort yapabileceğinizi belirtmekte de fazlasıyla fayda var. Hayatınız boyunca da bir an olsun aklınızdan çıkmayacak şekilde görüşme gerçekleştirmekten memnunsanız ya da eğlenmek istiyorsanız ben her zaman sizinle Avcılar Escort birlikteliği ve de beraberliği gerçekleştirmek için hazırda bekliyor olacağım. Siz de burada benimle sıradanlıktan öte bir şekilde görüşme yapmak isterseniz bunu da istediğiniz zaman bana belirtmeniz ikimiz için de en uygunu ve de en ideali de olacaktır

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bodrum Dolgun Balık Etli Escort Bilge

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Doğanın bazı kanunları var biliyorsunuz. Büyük balık küçük balığı yer mangalda kül bırakmayan delikanlılara sesleniyorum. Kaç kişinin benimle oturduktan sonra sertlik yapmaya cesareti var. Escort Bodrum Bilge hapishanede yatmış yol yordamı sizden öğrenecek değilim diyen türde cins bir şey. Tanıdıktan sonra onu çok seveceksin alkol, sigara ortamlarının vazgeçilmezi. 10 sene boyunca kurtköy escort yatmış olması ona çok şey kazandırmış. Zaten bunun 7 yılını hanım ağa olarak tamamlamış o ne derse o olmuş içeride. İçer de misin evlat soruna en büyük cevap Bilgemiz. İsmini aldığı babasının başına gelen talihsiz iflas davasına alacaklılar sebebiyle. Tefecilerin dalgasına maltepe escort beraat kararına muhtemelen kılındı. Paçayı zar zor yırttım efsane olaylarım dan birisi budur. Seçme seçilme hakkını görmek üstüme gelmeyenleri tanımakla ilgili. Süper ötesi bayanları bulmamızın tek nedeni sonsuna kadar birlikte olmak. Turgutreis escort küçük kasaba gibi bu yerde pendik escort üstüme varsa bir tane daha kıçı kırık bayan o zaman görüşelim. Sana dediklerimi harfiyen yaparsan unutamayacağın eşsiz sevişmeyi tatmin kılacağım bebeğim. Sen varsan ben varsam beraber olmaya başladığımızı sembol olarak gösteriyorum. Ödül oyununu kazanmak senin elinde Yalıkavak escort piyasasını uçurmadan edemiyorum aşkım. Sana sunulan imkanların kıymetini bil geri kalan hizmeti bana bırak. Son derece mutlu olmak herkesin hakkı tek bencil olmaktan vazgeç gerisini biz hallederiz zaten. Kendine iyi bak bebeğim seni çok seviyorum görüşürüz aşkım.

Kaynak ; http://gid3/

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Yengemle

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba. ben Murat (gerçek adım deği. 17 yaşındayım ümraniye escort title=’kartal escort’ >kartal escort title=’tuzla escort’ >tuzla escort 175 boyunda 82 kiloyum. yakışıklı sayılcak biriyim. abim 32 yaşında. yengem ise 27. yengem çok tatlı yüzlü (yani görseniz öpesiniz gelir

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım ve Bir Tabur Asker

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım ve Bir Tabur Asker
Subay kıyafetimle sokağa çıktığım ilk gün, kadınların bana olan ilgisini üzerimde fazlasıyla hissetmiştim. Gerçi bu ilgi benim kişiliğimden çok kıyafetimeydi biliyordum ama, yine de insan kendini bunun etkisinde kalmaktan alamıyor. O günden sonra bir kız arkadaş bulmak benim için hiç dert olmadı. Evlendiğim kadını da onların arasından ince eleyip sık dokuyarak seçtim. Delikanlı adamın ince eleyip sık dokumasından ne olacak, evlenilecek bir kadında ne aranması gerektiğini bilmiyordum ki… Benimkisi biraz dış görünüş, biraz işve, biraz cilve, güzellik, seksilik.. Yeterdi de artardı bile. Nerden bilebilirdim ki bir gün aradığım bu özelliklerin başıma dert olacağını…

Anadolunun şirin bir kasabasında görevliydim. Bölük komutanıydım. Büyük şehir terbiyesi almış biraz da yaratılıştan şuh eşim, bu küçük kent için biraz fazla havalıydı. Ben onun çevreye uygun bir kıyafet ve davranış içinde mütevazı görünüşe bürünmesini istedikçe o bütün şehri peşinden koşturmanın yollarını ararmışcasına her gün farklı, ilginç, seksi bir kıyafetle şehir turu atmayı, kendisi için marifet sayıyordu. Artık eşimi tanımayan kimse kalmamıştı. Herkes onu parmakla gösteriyordu. Yüzbaşının karısı… Bundan rahatsız olmadığımı söyleyemem. Ne var ki, ilişkimizde bugüne kadar onu istediği kadar doyuramamış olmakla beraber, beni aldattığını da sanmıyorum. En azından buna imkan bulamadığını düşünüyorum. Askerlik diğer mesleklere benzemez. Saati saatine dakikası dakikasına görev yerinde bulunmanız gerekir. Gerçi lojmanlarımız hemen nizamiyenin içinde sayılacak kadar yakındı ama, yine de ben işimin başımda komutanımdan önce bulunmak zorundaydım. Aksini düşünmek bile imkansız. Bir sabah yatakta oynaşırken zamanın nasıl geçtiğini farkedememişim. Görevime 8 dakika kaldığını farkedince yataktan bir fırlayışım, giyinip evden bir çıkışım vardı ki, ben bile kendime inanamadım. Saniye farkıyla komutanımdan önce işimin başındaydım. Ama acayip korkmuştum, canım sıkılmıştı. Bu stres akşama kadar sürdü. Eve gittiğimde aynı sıkıntının karımda da olduğunu gördüm. Sabah onu tam kıvamına gelmiş vaziyette sikmeden bırakıp gittiğim için bana kızıyor ve ileri geri söyleniyordu. Aslında istediği herhalde hemen oracıkta üstünü başını parçalayıp anında onu doyasıya sikmedi ama, ya ben yorgundum, ya canımın sıkıntısından bunu düşünememiştim. İstemeden ben de ona cevap verince atışmaya başlamıştık. Konu seksin dışına pek çıkamıyor ama, kavganın dozu giderek artıyor ve birbirimize beceriksizliklerimizi sıralayarak hakaretler yağdırıyorduk. Tabi bir kadın olarak o bana, kendisini doyuramadığımı, sikimin yeterince büyük olmadığını, günde bir kaç kez beceremediğimi filan söylüyordu. Akşamları yapacak pek fazla işimiz olmadığı için hemen her gece iyi kötü karımla sevişip seks dolu geceler yaşıyorduk. Ama o bana bunların yetmediğini söylüyordu şimdi. Bir ara kendimden iyice geçip, yuh, gözünü yarak doyursun, üzerinden bir tabur asker geçse gene de doymayacaksın, ne isterik karısın diye bağırdım. Daha sonra neler oldu, kavga ne kadar sürdü, nerede bitti, hatırlamıyorum. Bu bir tabur asker meselesi kafama takılmış, gözümün önünden binbir çeşit senaryo geçiyordu. Daha sonraki günler biz rormal yaşamımaza devam ettik. Ancak her sevişmemizde, o bir tabur asker de benimle beraber karımı sikmek için kuyruğa giriyordu sanki. Her eğitim dönemi sonunda bir moral gecesi yapılır askeriyede bilirsiniz. İşte yakında öyle bir gecemiz vardı. Bu işin organizasyonunu da komutanım bana vermişti. Hazırlıklar hızla devam ediyordu. Gecenin sonunda bir dansözün ortada çırılçıplak oynaması adettendi. Bu konuda yaptığım görüşmelerden henüz bir cevap alamamıştım.

Bir gece yine eşimle seviştik. Banyodan dönüşünde bir memesi açık, havluya yarıçıplak bir şekilde sarılmış olarak ve adeta rakseder halde odaya girince, Zuhal sen ne kadar güzel kıvırtıyorsun, dansöz bile haltetmiş senin yanında, bizim moral gecesinde seni sahneye çıkarsam vallahi mehmetçikler bayram yapar, zaten doğru dürüst birini de bulamadım deyiverdim. O an düşündüğüm bir şey değildi bu. Ama günlerdir aklımdan çıkmayan şu bir tabur asker fantezisi, sanırım bilinçaltıma öyle bir işlemiştki ki, bana bunu uluorta söyletiverdi. Sahi mi, diye karım işveyle sarılıp kucağıma oturdu. O an ne dediğimi daha iyi anladım ama iş işten geçmişti. Bana öyle bir yalvarışı vardı ki, bu teklif onu çılgına döndürmüştü. Lütfen canım, lütfen, ne olur yap bu dediğini, bak seni mahcup etmiycem, bütün tabur ayağa kalkacak, benimle gurur duyacaksın, deyip yalvarıyordu. Evet taburdaki herkesin sikinin havaya kalkacağı kesindi de sonrası ne olacaktı, onu kestiremiyordum. Çünkü moral gecelerinden sonra abaza kalmış bazı subay arkadaşların gelen dansözü sikmeden bırakmadıklarını biliyordum. Günler yaklaştıkça içimde fırtınalar kopuyordu. Bir taraftan benim için böylesine heyecan verici, karım içinse çıldırtıcı bir fırsatı bir kerelik uygulasak, ne olursa olsun deyip her şeyi göze alsak diyordum, bir taraftan da çıkacak rezaletle meslek hayatımın sonunun geleceğini düşünerek kendime lanet ediyordum. Şeytan herhalde daha ağır basmış olacak ki, moral gecesi geldi çattı ben daha bir dansöz bulamadım. Bunun anlamı, artık gecenin yıldızı karım olacaktı… Kendisine bunu söylediğim zaman nasıl sevindi, nasıl sevindi bir bilseniz. Üstünde ne varsa çıkarıp hemen kucağıma atladığı gibi yarağımı amına geçiriverdi. Bu kadar hızlı, ama bu kadar da güzel onu siktiğimi hiç hatırlamıyorum. Bir duvara yaslayıp onu pestilini çıkarıncaya kadar siktim. Yıllardan sonra ilk defa tam anlamıyla doymuştu. Hareketsiz kucağımda kaldığı dakikalarda eminim dansözlüğü yapıp yapmamayı bir kere daha zihinden geçiriyordu. Ama uzayan dakikalar, biraz önceki doygunluğunu unutturdukça, onu yeniden heyecana getirmiş ve bu iş ona cazip gelmişti. Hemen bir ok gibi kucağımdan fırladı ve artık hazırlanmaya başlamalıyız diyerek giyeceği kıyafetleri seçmek için gardrobune koştu. Kendine göre olabilecek şeyleri aynanın karşısında denerken ben de büyük bir arzuyla ve sevgiyle ona bakıyordum. Sanki en masum olarak onu son kez siktiğimi düşünüp bu gece olacakları hayal etmeye çalışıyordum. Yalnız bir şeyi söylemeyi unuttum, en çok karımın tanınmasından rahatsız olacağım için, ona bir formül bulmuştuk. Son yıllardaki mezdeke modasından yola çıkarak karım yüzüne bir peçe takacaktı. Son anda sahnede sütyensiz ve külotsuz kaldığı anda bile yüzünde peçesi olacaktı. Bu aynı zamanda dansöze daha esrarengiz bir hava verecek, tam bir striptiz görüntüsü olacaktı. Evet moral gecesi gelip çattı. Eşim sabah evden eşyalarını da alarak çıkıp gitmiş, bir yerlerde kendine tanınmayacak değişik bir kıyafet sağlayarak dansöz kimliğiyle tabura kadar gelmişti. Nizamiyeden nöbetçiler dansöz geldi komutanım diyerek alıp benim odama getirdiler. Duygularımın nasıl olduğunu anlatmak imkansız. Şu önümde duran karım, gecenin dansözü olacak kadındı işte. Umarım başına kötü bir şey gelmezdi. Birden kendimi yabancı gibi hissettim. Bir süre hiçbir şey konuşmadan birbirimize bakıştık. Höe2löe2 dansöz olmayı istiyor musun? diye son bir kez sordum. Mahcup bir şekilde yüzünü öne eğerek evet dedi. O an içimden bir şeylerin kopup gittiğini hissettim. Anlamsız bir biçimde ben de olayı kabullenmiş, hayır^deyip karımı kolundan tutarak, bunu yapamazsın diyememiştim. Herhalde olacak şeyler bilinçaltımda beni de kıskıvrak yakalamıştı. Karımın başına gelecek şeyler bana heyecan veriyordu demek. Saatler nasıl geçti bilmiyorum. Eğlence başladı. Hazırladığımız bir takım oyunlar, skeçler, fıkralar, şarkılar, türküler derken sıra gecenin son bölümü dansöze geldi. Vakit ilerledikçe birer ikişer yüksek rütbeli subaylar salondan ayrılmışlardı. Dansöz anonsu yapılınca kalan bir kaç subay arkadaş da bana elleriyle teşekkür işareti yaparak kalktılar, gittiler. Eratın yalnız kalmasını istiyorlar ve dansöz oynarken yaptıklarını görmemek için kolaylık sağlamaya çalışıyorlardı. Belki de erlerin yanında kendileri yanlış bir hareket yapmamak için önlem alıyorlardı. Çalgıcılar yerini aldıktan sonra dansöz Niiiiiillllll takdimiyle eşim sahneye çıktı. Kalbim duracak gibiydi. Fakat öyle güzel kıvırıyordu ki ben bile inanamadım. Ya karım esk**en dansözdü, ya da son anda karım vazgeçip yerine dansöz bir kadını sahneye çıkarmıştı. Üzerindeki kıyafetleri tanımasam ikinci şık daha ağır basacaktı ama bu giysiler bana tanıdık geliyordu. Kimbilir belki karım kıyafetlerini de yeni dansöze vermiştir diye bir ihtimal yaratmaya çalıştım kafamda. Ben bunları düşünürken sahnede bir baştan başa profesyonellere taş çıkartırcasına döktüren karıma askerlerden biri kepini fırlattı. Kepi havada yakalayan karımın ne yapacağını çok merak ediyordum. O hiç bozuntuya vermeden kepi aldı külodunun içine soktu ve şöyle amını siler gibi bir hareket yaptıktan sonra çıkarıp kepi geldiği yere fırlattı. o bölgedeki askerlerin hepsi birden gelen kepe planjon yapınca ortalık bir karıştı. Oooohhhhhh anam, yavrum, ne koku bu beee, ne koku,, hakiki am kokusu diye bir nara duydum. Karımın amınıın kokusu birilerinin elinde, yüzünde burnunda gezinip duruyordu. Dayanamayıp yarağına sürenler bile vardı. Hiç beklenmedik bu olay salondaki harareti artırmıştı. O ana kadar daha sabırlı daha sakin davranış gösteren askerler sanki birden coşup çağlamaya başlamışlardı. Nihayet programın sonuna yaklaştık. Uyanık bir çavuşum vardı, yanıma gelip komutanım, program sonunda arkadaşlar dansözle beraber olmak istiyorlar dedi, biraz utanarak. Olsunlar dedim ben de hiç düşünmeden. Ağzımdan çıkanı kulağım duymuyordu galiba.. Bu adı geçen dansöz, yani sikilecek kadın, benim karımdı. Sevinçle yerinden fırladı çavuş. Biliyordum komutanım bize bu izni vereceğinizi biliyordum dedi. Öyle bir plan yaptım ki, siz bile bayılacaksınız dedi. Ne planı yaptığımı bilmiyordum ama, az kalsın gerçekten bayılacaktım. Programın sonuna geldik. Sunuculuğu yapan er, bu proğram burada bitmez deyip onlara bu müjdeli haberi verdi. Kepler havalarda uçuşuyor, ne zamandır kadın yüzü görmemiş eratın sikleri pantalonlarını yırtarcasına önlerinden fırlıyordu. Karım sahnede sadece mezdekesi, memelerinin ucunda iki yıldız, önünde ve arkasında da incir yaprağı şeklinde yapılmış iki küçük örtüyle kalmıştı. Onu alıp kulise götürdüler. Merakla ne olacağını beklemeye başladım. Hemen sahnenin ortasına divan gibi bir yer yapıldı. Çavuşun yakın bir arkadaşı çırılçıplak soyunmuş olarak bu sedirin üstüne uzandı. Kabarmış yarağı, yelken direği gibi yere doksan derecelik bir açı çiziyordu. Az sonra iki centilmenin kucağında karım incir yapraklarından ve yıldızlarından kurtulmuş olarak sahneye getirildi. Anadan doğduğu gibi… Sadece yüzünde tanınmasını önleyecek tek şey olan mezdekesi vardı. Yavaşça ve özenle sedirin yanına yaklaşan iki genç aynı titizlikle onu, sırtüstü yatan gencin yarağının üzerine oturtmaya başladılar. Hem de kıçından. Her şey ayarlanmıştı. Göt deliği ve yarak önceden kremlenmişti. O kadar dikkate ve hassasiyete rağmen karım acı duyuyor olmalıydı ki, oturdukça yüzünün hali değişmeye ve ahhh ohhh sesleri arasında yarağı içine almaya başladı. Dibine kadar girdiğinde son bir çığlık salonun sessizliğini yırtmıştı. O zaman, şimdiye kadar herkesin nefesini tutarak dikkatle bu muhteşem olayı seyretmekten dolayı ses çıkarmadığını farkettim. Sonra o iki gencin yanında 3 genç daha belirdi. Karımı yine yavaşça yarağını kıçına sokan gencin üzerine sırtüstü yatırdılar. Karım beş erkek tarafından adeta abluka altına alınmıştı. Biri sürekli omzuna attığı sol bacağını ve kalçasını okşuyor, onun yanındaki bir eliyle göğsüne dayadığı sol kolunu sıvazlarken diğer eliyle sol göğsünü okşayıp çimdikliyor, biri baş ucuna geçmiş ellerini yüzünde, boynunda, kulaklarında gezdirirken sikini öptürüp yalatıyor, dördüncüsü aynı karşısındaki arkadaşı gibi bir eliyle karılın göğsüne dayadığı sağ kolunu sıvazlarken diğer eliyle sağ memesini avuçlayıp sıkıyor, beşincisi de bir eliyle omzuna attığı sağ bacağı sevip okşarken, diğer eliyle amının etrafında gezintiler yapıyordu. Bu bizim fırlama çavuşun fantezisiydi herhalde ama doğrusu seyretmesi bile heyecan vericiydi. Karıma da aynı duyguları yaşatıyor olmalıydı ki az önce götüne köklenen yarağa rağmen hiç acı çeker gibi bir tavır takınmıyor, tam tersine gözlerini kapayıp kendinden geçmiş, sanki farklı bir dünyada melekler gibi uçuyordu. Bir tapınma merasimi gibi devam eden bu görüntülerin büyüsünü çavuş bozdu. Arkadaşlar, içtima sırasında olduğu gibi herkes sıraya girecek ve sırayla hepiniz bu güzel nimetten istifade edeceksiniz. Şimdi sırası gelen ne yapıcak, nasıl yapacak, size onu gösteriyorum deyip, heyecandan sıvıları akmaya başlamış sikini karımın amına dayadı. Birden gözlerini açan karım sıraya dizilmiş askerleri görünce bilmiyorum içinden artık sevindi mi, üzüldü mü ama, azgın bir boğa gibi saldıran çavuşun yarağı çoktan hedefini bulmuş ve bu kadar erotik gösteriden etkilenerek sulanmış amcığın yumuşacık kalbine gömülmüştü. Arkadaşlar içine girer girmez kimse duraksamadan boşalıncaya kadar gidip gelecek, aha işte böyle deyip yarağını çıkarıp çıkarıp tekrar sokuyordu. Gözümün önünde karımın bu ilk sikiliş sahnesi bana çok uzun geldi. Ne kadar sürdü bilmiyorum. Ama çavuşun bir ara dermanı kesildi ve hareketleri yavaşlarken, sesinin tonu da alçalmaya başladı. Herkes anladı ki çavuş boşalıyordu. Ondan boşalan yeri hemen sıradaki asker doldurdu. Biliyorsunuz ictimada erat boy sırasına göre dizilir, en önde uzunlar vardır. Çavuş ne düşündüyse bilmiyorum muameleyi tersten başlatmış, kısa boyluları öne almıştı. Belki uzun boyluların yaraklarının da daha büyük olacağını düşünmüş ve böyle bir sıralama yapmış olabilir diye düşündüm. Taburda 250 civarında asker vardı. Zamandan kazanmak için herkes soyunuk vaziyette sıraya girmiş bekliyordu. Aman Allahım 250 çeşit yarak.. Kısası, uzunu, boduru, incesi, kalını, kabuklusu, kabuksuzu, damarlısı, kertiklisi.. ne büyük bir ziyafetti bu karım için. Bakalım bir tabur askerin üstünden geçmesinden sonra ohh yarağa doydum diyecek miydi. Bu heyecanın, bu köe2busun, ya da adı her neyse bu olayın bitmesi için herkesin işini yapması gerekiyordu. Sırası gelip bütün gücüyle yarağını karımın amına sokan sonra da büyük bir iştahla tohumlarını onun kadınlık torbasına dolduran her asker, sayıyı bir tane azaltıyordu. İlk üç beş tanesini ben de merakla heyecanla izledim. Sonra sonra artık benim için sıradan olmaya başladı. Ne yaraklar vardı görecektiniz. Hiç ummadığınız şekilde küçücük boyu olan askerlerde top gibi, buna karşılık deve gibi heriflerde kurşun kalem gibi sikler vardı. Artık döl yatağı menilerle dolup taştığı için giriş çıkışlar çok kolay oluyor, bu heyecanla sıcak ve ıslak bir deliğe giren sikler fazla dayanamayıp kusarak gidiyorlardı. Doğrusu bir yerden sonra ben bunun zevkten çok iğrenç bir duygu uyandırdığını düşünmeye başladım. Tabii ki benim için. Sıradan yaraklarda pek sesi soluğu çıkmayan karım, uzun ve kalın yarakların tadını aldıkça nnaaaaahhhh şeklinde bir ses çıkarıp mutluluğunu dile getirmeyi ihmal etmiyordu. Bu arada başında dikilen herif te bir kaç kere ağzına boşalmayı ihmal etmemişti tabii. Altta ki garibimin ne yaptığını doğrusu bilmiyorum. Onu herkes unutmuş kimse farketmiyordu zaten. Ama o da eminim bir kaç kere karımın götünü tohumlarıyla sulamıştı. Biraz sonra yan tarafta ikinci bir kuyruk oluşmuştu. Bir kere sikişenler yeniden kendilerine gelip yarakları kabarınca ikinci seans için kuyruğu girmişlerdi. Çavuşu çağırıp bu kuyruğu hemen dağıtmasını, işini bitirenin hamamlara gidip bir an evvel temizlenmesini istedim. Zaman olarak bir kere buna imkanımız yoktu. Yani zaman olsa demek bir kere daha taburun karımın üstünden geçmesine izin verecektim. Yuh pezevenk dedim kendi kendime.. Çavuşa sıkıca tembihleyip bir an evvel işimizi bitirmemiz gerektiğini, kimsenin bu geceden kimseye bahsetmemesini ve salonu hiçbir şey olmamış gibi sabaha temizlenmesini istedim. Çavuşun tek ricası son olarak bir kere daha yine kendisinin sikişiyle törene son verilmesiydi. Onu da çaresiz kabul etttim. 150 kişiyi geçmiştik. yaklaşık 4 saattir süren bir sikiş faslı bütün hızıyla devam ediyordu. Adam başı ortalama yaklaşık 1,5-2 dakika düşmesine rağmen gerçek daha farklıydı. Bu ortalamada sikişenlerin sayısı üçte bir kadardı. Diğer üçte birin bir kısmı girer girmez patlıyor, çoğu bir iki gidip gelmede boşalıyor, bir kısmı ise giremeden menilerini dışarı akıtıyordu. Son bölümdekiler doğrusu bayağı iyiydi. Tabii saat tutup bakmadım ama dakikalarca dizel motoru gibi gidip gelen süper herifler vardı. Tabi bunlar karımın da gözdeleriydi. Artık 5-10 kişi kalmıştı. Salonu ekşi bir am ve tohum kokusu sarmıştı. Karımın amından ve götünden güçsüz bir pınarın suyu gibi sürekli yere sızan meniler altta adeta bir gölcük oluşturmuştu. Yani bu haliyle ben olsam sanki hakkımdan ve sıramdan vazgeçer böyle iğrenç bir manzara karşısında sikimi bile kaldıramazdım diye düşündüm ama, abaza askerler için durum pek öyle değildi. Herkes tam performans göstererek sonuna kadar görevini yaptı ve son askerin yarağı da karımın amından çıktığında sanki üstümden bir yük kalkmış gibi kendimi hafiflemiş hissettim. Bizim çavuşu unutmuştum ama o yapacağını unutmamıştı tabii. Altta canı çıkan herifi de kaldırıp attıktan sonra çavuş karımın üstüne çıktı. Eline aldığı bir bezli karımın amını götünü bir güzel temizledi, kuruladı, kendisi için adeta özenle hazırladı. Bir tabur askerin karımı sikmesine bu kadar bozulmamıştım da bu bana biraz ağır geldi. Dudaklarımı ısırarak kendime hakim olmaya çalıştım. Eliyle düzeltip yarağını bir güzel geçirdi. Hani siki de hem kalın hem uzuncaydı. Ohhh diye inledi karım son kez. çok mu hoşuna gitmişti, bitti diye mi sevinmişti onu da bilmiyorum. Yavaş yavaş karımın içinde gidip gelmeye başlarken bir de eğilip dudaklarından öpmeye kalkmasın mı? Bu beni iyice çıldırttı. Karım da sanki bunu bekliyor ve istiyormuş gibi öyle bir karşılk verdi ki, şimdi sanki porno gösterilerin yapıldığı bir barın sahnesiydi burası. Etrafta seyirciler çoğalmaya başladı. Karımla çavuş tam bir gösteri yaparcasına sevişiyorlar, sevişiyorlar ve zaman zaman da durup sikişiyorlardı. Bana zaman çok uzun gelmişti ama ertesi gün gerçekten de bu unutulmaz öe2nın yarım saat sürdüğü gibi dedikodular duymuştum. İkisi de hakkını vererek geceye son noktayı koydular. İnlemeler arasında öyle boşalışları vardı ki, sanki seyredenlere işte böyle sevişilir, işte böyle sikişilir diye ders veriyorlardı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ortağımla Eşleri Değiştirdik.alıntı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ortağımla Eşleri Değiştirdik.alıntı

Ben 30 eşim Büşra ise 28 yaşında ,eşimin çok güzel kalçaları ve iri göğüsleri var. Bakan bir daha bakar. Onun için dışarıya çıkarken açık giyinmesine izin vermiyorum.

Beraber ortaklık yaptığım bir arkadaşım var çok samimi olduğumuz için her şeyi konuşuruz. Benden önce evlendiği için, evlendiğimde karımı nasıl hazırlayıp sikeceğimi bile o tarif etmişti.

Zamanla ortağımla fazla seks konuşmaya başladık, karımın sekste nasıl olduğunu, nelerden hoşlandığını, ona neler yaptığımı sordu. Çünkü bende onun karısını sekste çok merak ediyor, soruyordum.

Seks hayatımızı ballandırarak anlatıyordum, karımla sikişmeyi sevdiğimizi, karımın saksafon çekmeyi ve amını yalatmayı çok sevdiğini söyledim. Ortağım da bizde yalamayı seviyoruz, karım çok ateşlidir ama ben am yalamaya doyamıyorum dedi.

O gün konuyu kapattık arada bir hafta geçmişti bir gün karımla sikişirken karım sikimi yalıyordu ben de birden Okan iyi am yalıyormuş dedim ,oda Kafasını sikimden kaldırıp biliyorum deyince şaşırdım nasıl yani dedim.

Ebruyla konuştum o anlattı dedi. Peki sen ne anlattın diye sordum. Ne anlatayım, sana nasıl saksafon çektiğimi, beni nasıl siktiğini, yaladığını anlattım dedi.

Hoşuma gitti ve karıma bundan sonra biraz daha açık ve seksi giyinebilirsin dedim. Karım oh be canıma minnet zaten beni çok sıkıp bunaltıyordun dedi.

Karımın dudaklarına yapıştım, ateşli sevişmemize benzin dökmüş gibi ikimizde yanıyorduk. Aklımızda ortağım ve karısı vardı ama ilişki başka bir yere gelmiş zevkten uçuyorduk.

Ertesi gün akşam üzeri karım aradı, iş çıkışı Okan’ı da al gel Ebru’da bizde dedi. Akşam Okan’la eve gittik karım kapıyı açınca ne göreyim şok oldum. O kapalı karımdan eser yoktu, göğüsleri askılı body den taşmış, popo su dar beyaz pantolona zor girmişti. Giydiği kırmızı string külotu beyaz pantolondan açıkça belli oluyordu, Okan gözüyle karımı orada sikti, yenge bu şıklık deyince karım sen birde Ebruyu gör dedi.

Merakla içeri geçtik ebruda sütün gibi bacaklarını ortaya çıkaran daracık mini bir elbise giymişti. Elbise baya bir mini olduğundan tüm vücut hatları ortadaydı. Elbiseden taşan göğüslerini görünce ısırmak geldi içimden.

Karıma dönüp alışveriş yapmışsınız anlaşılan dedim. Karım nasıl beğendin mi dedi ? Süper olmuşsun bayıldım dedim. Ebru’ya dönüp sende süpersin dedim. Okan Ebru’ya sarılıp fıstık gibisin bebeğim diyerek öptü sonrada karımı öperek sende fıstık gibisin dedi. Beğendiğimiz için teşekkür ederek mutfağa gittiler.

İkimizin de siki kalkmıştı, Onlar mutfağa gidince Okan’a hayırdır bunlar deyince Okan’da oğlum bunlar sikiş istiyor dedi ama Okan’ın gözü sürekli karımın kalçalarında badiye sığmayan memelerinde idi. Bende gözümü tüm vücut hatlarını ortaya çıkan Ebru’dan alamıyordum.

Yemek boyunca sadece yemeği değil gözümüzle karılarımızı da yedik. Karımın dolgun iri göğüsleri neredeyse göğüs uçlarına kadar ortadaydı. Ebru’nun ise sütun gibi bacakları tamamen ortadaydı, her oturuşunda nerdeyse külotu görünüyordu. İkisine de güzelliklerinden dolayı bol bol iltifat ediyorduk. Tabi ki bu güzel sözler hoşlarına gidiyordu.

Yemekten sonra, kıvırtarak mutfağa çay getirmeye giden karımın kalçasın küçük bir şaplak atıp okşadım. Saçlarını savurarak daha çok kıvırtan karıma bakan Okan’ın içi gidiyordu. Çay servis eden karım tepsinin üstünden adeta koca göğüslerini sergiliyordu. Çayını alan Okan Ebru’nun bacağına külotuna kadar okşadı. Külotu ortaya çıkan Ebru elbiseyi aşağıya çekince göğüslerinden biri elbiseden fırladı. Elbise minicikti ve Ebru çok seksi görünüyordu.

Yaptıkları alışverişleri, gittikleri kuaförü uzun uzun anlattılar. Çaylar, kahveler, sohbet derken vakit ilerlemişti ama seks isteğimizde artmıştı. Okan Saat geç oldu kalkalım deyince karım bu saatte nereye gidiyorsunuz boş odamız var geçin uyuyun dedi.

Ebru Okan’a baktı, Okan hiç itiraz etmedi. Hep birlikte kalktık onlar odasına biz odamıza geçtik. Karıma bu haliniz ne dedim, karımda ne o hoşuna gitmedi mi deyince bende aksine çok hoşuma gittin dedim. Karımda o zaman bundan sonra böyle , içimize düşecektiniz, kadınlığımızı hissettik dedi.

Ben saçlarını okşarken karım, ortağınla biz karılarımızı şöyle sikeriz böyle yalarız diyorsunuz, beni inlete inlete sikte Okan nasıl am sikilir yan odadan duysun deyince ateşli bir şekilde sevişmeye başladık.

Karım zevkten çıldırıyordu normalden daha fazla ses çıkarıyor yan taraftan duyulmasını istiyordu. Onun yüksek sesle inlemeleri beni de çıldırtıyor daha çok azdırıyordu. Bir süre sonra Ebru’nun da iniltileri gelmeye başladı. Karım bana, Okan akşamdan beri içine düştüğün kadını sikiyor dedi. Bende karıma Okan’da senin kalçalarında gözünü alamıyordu bende onun içine düştüğü kadını sikiyorum dedim.

Karım ne o hoşuna mı gitti deyince bende evet sana bakması hoşuma gitti çünkü bu gün çok seksi olmuşsun dedim. O zaman ister misin bu gece eşleri değiştirelim diyince önce şok oldum sonra ortağımın karısını sikeceğim aklıma gelince tamam ama nasıl olacak dedim.

Sen orasını bana bırak biz Ebru ile konuştuk dedi. Karım telefonu aldı inleyen Ebru’yu aradı. Ebru teli açınca karım, Ebru’cum yardıma ihtiyacın var mı dedi. Ebru bilmem derken, Okan sesi duymuş olmalı ki yüksek sesle varrr dedi.

Karım Ebru’ya kız seninki azmış deyince, Ebru, kızım sen azdırdın hadi gel de indir dedi. Karım buradakini doyurayım öyle geleyim der demez Ebru onu da getir ben doyururum dedi.

O gün sabaha kadar sikiştik ve o günden sonra sürekli sikişir olduk. Ebru’yu her sikişimde o muhteşem bacaklarını artık doyasıya öpüp yalıyorum. Am yalamayı seven Okan ise artık iki amı da yalıyor ve karımı benden çok sikiyor. Ortağımla sadece işte değil eşte de ortak olduk.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

babamın keyfi çok yerinde çünki karım onada siktiriyor

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ben 38 yaşımdayım şimdi karımda benden 5 yaş küçüktür hastalık dolayısı ile sikiş fazla yapamıyorum karımda doymuyor sekse işte tamda bu sırada dul olan babam karımı iskmeye başalamış yada karım ona siktirimiş bunalrı yakaldığımda deli oldıuum amayapacak kartal escort bişeyde yoktu karım babamın yarağının üzeürnde dli gibi zıplıyor erkekğim benim sensin dedikçe yarağı alıyordu her türülü babamda sen artık benimsin hep diyordu babam ümraniye escort gencecik karımı yakalamış asla bırakmıyordu onu skmeden gece gündüz demeden sikiyordu bunakarımda razı idi 2 si bir olmuşlardı ayrılmıyordualr ayrılamadılar halende tuzla escort öyle bana susmak kaldı o yıldan bu güne kadar babam belkide amanımı skmemiştir bu kadar zevkli ve tatlıubir şekşlde karımı iskmeye ne doydu nede bıktı onu çok ker e hamşle bırakıyor bende ne yaparsanız yapın dedeim şimdi karım babamın karsı oldu gitti karımda babamda bana ihanet ettilar zevklerine bakıyorlar şimdi bende dışalamış deyilim elbette ama benimkisi vız gelir onalrın yanında ben şimdi onalrı igzliyen kocayım bu kadar işte İsim : melihMail :

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kurtköy escort ısparta escort trabzon escort ardahan escort balıkesir escort kayseri escort edirne escort çorlu escort kastamonu escort ığdır escort konya escort tekirdağ escort diyarbakır escort edirne escort aydın escort afyon escort sports betting mobil bahis bahis siteleri kaçak bahis güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis izmir escort bayan eryaman escort hd porno sakarya escort sakarya escort webmaster forum serdivan travesti bolu escort